Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, yasa değişikliğinden sonra puanlama yapmak, nüfusa göre eczane açılabilecek yerleri belirlemek ve ardından boş yerlerde açılabilecek eczaneleri saptamak için Eczacı Yerleştirme Sistemi (EYS) adı altında elektronik bir portal kurdu. (https://eys.titck.gov.tr/)

Buradan aldığı taleplerle 2014 yılında (15.07.2014-15.08.2014 tarihleri arası alınan taleplerle) 2301 boş eczane yeri için, nüfusa göre eczane sınırlamasına tabi eczacıların başvurularını değerlendirerek 20 eczacıya ilk tercihlerine göre eczane açma yetkisi verdi.

Arkasından 2014 yılında, ilk yerleştirmede boş kalan yerler için (01.09.2014-15.09.2014 tarihleri arası) ek bir yerleştirme duyurusu yaptı. Ancak ikinci ilanla ilgili başvuru olmadığı için herhangi bir yerleştirme yapılamadı.

Şimdi 2015 yılının ilk duyurusunu yaptı ve 16.02.2015-17.03.2015 arası tercih dönemini başlattı.

2014 yılı TİTCK faaliyet raporuna göre EYS sistemine 800 kullanıcı kayıtlı. Bu yerleştirme döneminde de birkaç yüz kayıt olacağı düşünüldüğünde sisteme ihtiyaç duyan ve kaydolan eczacı sayısının ne denli az olduğu ortaya çıkacak.

Bu işlemlerin şu an itibariyle sessiz sedasız yapılması son derece normal. Ancak 2018 yılından itibaren başvuru ve yerleştirmelerde kıyametin kopacağı kesin. Çünkü 2018’den itibaren, eczacılık fakültelerinden istediği yerde eczane açma hakkına sahip olmayan eczacılar mezun olacak ve doğrudan puanlamaya tabi olacak.

Öte yandan, önümüzdeki dönemde, giderek daha fazla eczacının “bir kereliğine nakil hakkını” kullanacağı ve “kazanılmış haklarını kaybederek” puanlama sistemine tabi olmaya başlayacakları gözönüne alındığında işlerin daha çatallaşacağı açık.

Şu haliyle Eczacı Yerleştirme Sistemi, çok büyük eksiklikler içermekte ve bir türlü bunların düzeltilmesine yanaşılmamaktadır. Diğer yandan eczacı odaları da henüz eczacıların sorunları tam yansımadığı için ciddi bir baskı grubu olma noktasına gelmiş değil.

Bu nedenle kara düzen ilerleyen Eczacı Yerleştirme Sistemi henüz eczacılar ve örgütleri tarafından yeterince tartışılmış ve sorgulanmış değil. Ancak zaman daralıyor ve halen çalışan eczacıların bile istekle ya da zorunlu nedenlerle kazanılmış haklarını kaybetmeye başladıkları görülüyor.

Eczacı Yerleştirme Sistemi’nin güçlükleri iki açıdan ilerliyor. Birincisi, değişiklik yasalarının yetersizliği ve bunlara dayalı olarak çıkarılan Yönetmelik’in bu eksikliği giderecek yetkinlikte olmaması, hatta yeni sorunlara yol açması. İkincisi ise yetersiz de olsa yapılan düzenlemelerin İdare tarafından yeterince kavrayıcı biçimde uygulamaya aktarılamaması ve başvuru, hesaplama ve yerleştirme sayısal(dijital) ortamının eksiklikleri ve uyumsuzluklarının olması.

İsterseniz bu iki sorun kümesiyle ilgili birkaç somut örnek verelim…

Örneğin nüfusa göre eczane sınırlamasına tabi olmakla birlikte, evlilik nedeniyle ya da başkaca mücbir sebeple mutlaka bir şehirde bulunması gereken eczacının durumunun ne olacağını halen bilen yok.

Yine düzenlemeler hep kuru nüfusu esas almakta, nüfus mobilitesini hiçe saymaktadır. Büyükşehirlerde çalışmak, ticaret yapmak, eğitim kurumlarına gitmek için gündüz nüfusun yoğunlaştığı, gece çekildiği ilçeler var. Bu ilçelerde gerçek nüfus düşük olduğu için eczane sayısı az belirlenmekte, tam tersine gece nüfusunun çok olduğu ilçelerde eczane sayısı çok çıkmaktadır. Oysa insanlar, nüfusun gündüz aktığı ilçelerde sağlık kuruluşuna gitmekte ve çoklukla ilaçlarını buralardaki eczanelerden almaktadırlar. Buna ilişkin değişiklik yaslarında ya da Yönetmelikte bir düzenleme yok. Benzer şekilde yazın artan kışın azalan turizm bölgeleri de düşünülmemiştir.

Sadece bir il veya ilçe halkına değil bütün bir ülkeye veya bir bölgeye, yoğunlaşan sağlık tesisleri nedeniyle hizmet veren sağlık kuruluşlarının olduğu ilçeler var. Doğal olarak eczaneler de bu büyük sağlık kuruluşlarının etrafında yoğunlaşmış durumdalar. Oysa o ilin, bölgenin ve ülkenin her yerinden hastanın geldiği, çok kere ileri tetkik ve tedavinin yapıldığı bu sağlık kuruluşlarının bulunduğu ilçedeki eczane sayısı, o ilçenin kendi nüfusuna göre belirlenmekte ve yeni düzenleme buna bir açıklama getirememektedir.

Dikkat edilirse bir ilçede nüfus başka bir şey, sağlık hizmeti alan nüfus başka birşeydir. Sağlık hizmeti alan ya da talep eden nüfus o ilçenin coğrafi sınırlarıyla ölçülemez. Bazen sağlık hizmeti talep eden nüfus bulunulan yerin nüfusunun çok üzerine çıkarken, bazen de çok altına düşebilmektedir. Maalesef gerek çıkarılan 6308 sayılı yasa, gerekse Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik bu epidemiyolojik ayrıntıyı kavrayabilmiş değildir.

EYS adlı elektronik platforma bakıldığında, nüfusa göre serbest eczane sayısı sınırlanır, puanlama yapılırken, örneğin bir depoda, bir ilaç şirketinde ya da kamuda eczacı olarak geçirilen süre ile serbest eczacı olarak geçirilen hizmet süresi arasında hiçbir fark bulunmamaktadır. Başka bir deyişle, adı serbest eczacı sınırlaması olan sistemde, serbest eczacı olarak çalışmanın puanlamada hiçbir avantajı yoktur.

Bunlar sadece birkaç örnek… Tartışılması gereken çok sayıda benzer konu var. Nitekim duyarlı eczacılar bunlardan birini enikonu tartışıyorlar ve bu sistemin muvazaaya yeni kapılar açacağını şimdiden isabetle saptamış durumdalar.

 

 

https://twitter.com/_FevziCakmak_

f.cakmak@eczacininsesi.com



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat