Takviye Edici Gıdalarda Nereye?

SUNUŞ

Henüz kişi başı kullanımda gelişmiş ülkelerin çok gerisindeyiz, ancak ülkemizde takviye edici gıdaların kullanımı hızla artıyor. Biz, bu ürünlerin koşulsuz olarak “eczacı eli ile eczanelerden” halka ulaştırılmasını savunuyoruz.

Yunus Emre Alimoğlu, çok genç yaşlarda iş yaşamına başlamış, yine çok genç yaşlarda Orzaks Genel Müdürlüğü görevini yüklenmiş. Aynı zamanda Yönetim Kurulu Üyesi.

Ne zamandır bu röportaj/ söyleşi için aramızda konuşuyorduk. Ancak fırsat bulabildik. Eczacının Sesi Ofisinde bir araya geldik.

Çok sıcak ve keyifli bir söyleşi oldu. Alimoğlu’nun samimi, oldukça akıcı bir anlatımı var. Bende, yaptığı işin tüm detaylarına da tam olarak hâkim olduğu algısını uyandırdı.

Ses kayıt cihazı kaydını olabildiğince, anlam bütünlüğünü bozmayacak şekilde deşifre edip özetledik. Söyleşiyi 2 bölüm halinde yayımlamayı uygun bulduk. Çok bilgilendirici bir söyleşi olduğunu düşünüyorum.

Röportajın yapılmasında ve yayımlanmasında büyük katkıları olan Eczacının Sesi Editörü ve yol arkadaşım Ecz. Özlem Demir’e, asistanlarımız Nilüfer Çanşalı ve Nurdan Akdaş’a teşekkür ederim.

Sıcak söyleşisi ve konukluğu için Orzaks Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Sayın Yunus Emre Alimoğlu’na teşekkür ederiz.

Okumanız dileğiyle…

Ecz. Hakan Gençosmanoğlu

BÖLÜM 1

Ülkemizde takviye edici gıda sektörü ne durumda?

Orzaks İlaç olarak sektörde 20. yılımızı dolduruyoruz. 2018 yılından itibaren de pazar lideriyiz. Başladığımız dönemde, takviye edici gıda pazarı hem hekim ayağında hem eczacı tarafında hem de tüketicide çok bilinmeyen bir pazardı. Yıllar içerisinde Orzaks gibi sektöre değer katan diğer firmaların çalışmalarıyla birlikte farkındalık oluştu. Bu farkındalık, kar topu misali büyüyerek çığ gibi devam etti.

Gelişmiş ülkelerle mukayese ettiğinizde takviye gıda pazarında biz çok küçük bir pazara sahibiz. Toplamda eczane kanalı olarak göz önünde bulundurduğumuzda belki 400 milyon dolarlık bir pazarda faaliyet gösteriyoruz.

Evet, gelişmiş ülkelere göre oldukça küçük bir pazarımız var…

Avrupa ülkelerine göre gerçekten çok küçük bir sayı. Ama gelişmiş ülkelerde pazar ortalama %5 civarı büyüme gerçekleştirirken, Türkiye takviye gıda pazarında %25’in üzerinde bir büyümeyle devam ediyor. Sanırım 2021 yılında, kutu bazında bizim çalışmış olduğumuz pazar %35 büyümüştü. 2022 yılında, %25 büyüdü. 2023 yılında ise hiç büyümedi. Hatta belki %1 oranında küçüldü. Yaşadığımız pandeminin etkisi ve ülkemizde gerçekleşen deprem felaketi de tüm sektörler de olduğu gibi bizim sektörümüzde de dengeleri değiştirdi. Ardından yüksek enflasyon ortamıyla fiyat dengesinin bozulması, tüketicin satın alma gücünü ve önceliklerinin değişmesine sebep oldu. Ama 2028 yılına kadar biz Orzaks İlaç olarak pazarın %25 ortalama ile büyümesini öngörüyoruz. Gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki makasa baktığımızda aranın kapanması için bizim biraz daha yüksek oranlarda büyüyor olmamız gerekiyor. Ortalamada %25 büyüme ile hedeflere ulaşıyor olacağız.

Büyüme açısından çok iyi bir oran…

Pazarın büyüyebilmesi için önemli aktörler var. Aktörlerden birisi hekimler. Hekimlerin konuya ilgi duyması. Tedavi protokollerine hastalıklardan koruyucu olarak ya da destek tedavi olarak girmesi önemli. Eczacıların son dönemlerde özellikle Fonksiyonel Tıp veya Bütüncül Tıp yaklaşımıyla hastaları yakından izlemeleri, gözlemlemeleri bu doğrultuda ürün öneriyor olmaları pazarın büyümesinde bir faktör. Son dönemlerde diyetisyenlerde de bu farkındalığın oluştuğunu gözlemliyoruz.

Son yıllarda diyetisyenlik de çok gelişti, çok görünür oldu ülkemizde…

Evet öyle. Aslında bizim hitap ettiğimiz bir diğer önemli kitle diyetisyenler…

İnsanlar bozulan beslenme alışkanlıkları sebebiyle hedeflenen ve ihtiyaç duyulan miktarda vitamin, mineral takviyelerine ulaşamadığı için dışarıdan takviye ile bünyesi dengede tutmak istiyor. 

Bunun da çeşitli sebepleri var. Endüstriyel gelişmeyle birlikte paket gıdaların artması ve bizim artık sağlıklı gıdaya ulaşamıyor olmamız önemli etkenlerden biri olarak görülebilir. Bir diğer yandan yemekleri pişirirken vitamin/mineral değerlerine zarar veriyoruz. Dolayısıyla burada diyetisyenlere, topluma sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmakta önemli bir pay düşüyor.

Bu alanda beraber ciddi bir farkındalık oluşup tüketiciye doğru ürünü sunmak gerekiyor.

Bütüncül Tıp Yaklaşımı dediğimiz yaklaşıma dönüp baktığımız zaman artık hekimler diyetisyenlerle beraber çalışıyorlar. Hekim teşhisini koyduktan sonra tedavi aşamasında diyetisyenle birlikte çalışıyor.

Böylelikle pazar gelişiyor ve farkındalık artıyor. Bu pazarın büyümesi için toplumun sosyoekonomik olarak gelişmiş olması lâzım.

Orzaks İlaç olarak eczane dışı kanallara girmeyi düşünüyor musunuz?

Eczane kanalına ciddi bir yatırım yapan firmayız. Aynı zamanda kurucularımızın aralarında eczacılar, hekimler bulunuyor. Bu sebeple bakış açımız da ürünlerimizin sağlık profesyonelleri aracılığıyla tüketicilere ulaştırılması yönünde.

Dört farklı firmayla eczanelere hizmet götürüyoruz. İlaç etkileşimleri, ürünlerin birbirleriyle olan etkileşimleri, tüketicinin ya da eczanedeki danışanın günlük beslenme yaşam standardı birçok parametrenin göz önünde bulundurularak bu ürünlerin tüketilmesi önerilir. Bunun için de satın alma esnasında alanında uzman kişilere, sağlık profesyonellerine danışılması gerekmektedir. Bu sürecin market rafında yöneltilmesi mümkün değil.

Bildiğim kadarıyla market rafında yoksunuz değil mi?

Market rafında yokuz, girmeyi de düşünmüyoruz.

Ürünlerimizin market rafına ve online satışa çıkmaması için büyük çaba harcıyoruz. Bu konuda bakış açımız çok net. Ama ilaçtaki gibi bir karekod sisteminin ya da takip sistemin olmayışı nedeniyle de önüne de geçemiyorsunuz. Özellikle online kanalda satılması tercih edilen her ürünün taklidinin yapıldığını göz önünde bulundurduğumuzda, biz ürünlerin online kanalda satılmamasını gönülden arzu ediyoruz.

Bu çok önemli bir konu, altını çizelim, net olarak söylüyorsunuz, Orzaks eczanede dışında bir alana yönelmiyor, öyle değil mi?

Şu an mevzuat gereği markette ya da online satış kanallarında olmamızın önünde bir engel bulunmuyor. Şirket vizyonumuz gereği çok net bir bakış açısıyla ürünlerimizin hekim/eczacı desteğiyle eczanede konumlandırılması gerektiğini düşünüyoruz.

Orzaks İlaç ürünlerini nerede üretiyor?

Biz sürecimize, başta Amerika, Kanada, Almanya ve benzeri ülkelerde üretim yaptırarak ithalat ile başladık. Yıllar içerisinde iç pazarda büyüyen pazar payımız sebebiyle 2013 yılında yerli üretime geçmeye karar verdik. İstanbul’da kendi fabrikamızı kurduk, ürünlerimizi kendi fabrikamızda üretiyoruz. Üretimini dışarıda güvenli ve ileri düzey teknolojik standartlarda gerçekleştirmek isteyen firmalara da üretim yapıyoruz. Çünkü fabrikamız Türkiye'nin en büyük takviye edici gıda üretim kapasitesine sahip.

İhracata nasıl bakıyorsunuz, ne durumdasınız?

Orzaks İlaç’ın 2020 yılından itibaren ihracatta çok ciddi bir atılım içerisinde olduğunu söylebiliriz. Global pazarlara dönüp baktığımız zaman Türkiye pazarının çok küçük olduğunu görebiliyorsunuz. Dolayısıyla gelişmekte olan ya da gelişen ülkelerde çok büyük pazarların olduğunu ve bizim ihracatta buralarda hızlıca yol alabileceğimizi gözlemledik. Mevcut kadrolarımızı arttırarak, yaklaşık 30 kişilik ihracat bir ekibimiz ile operasyonlarımızı yönetiyoruz. 2028 yılına geldiğimizde şu anki bizim öngörümüz satışımızın %50’sini iç piyasadan gerçekleştirirken, % 50’sini de ihraç ediyor konuma geleceğiz.

Ağırlıklı olarak hangi ülkelere, hangi bölgelere ihracat yapıyorsunuz?

İhracatta şöyle bir zorluk var. Gelişmiş ülkelerde takviye edici gıda pazarında artık oturmuş markalar bulunuyor. Onlarla rekabet edip, tüketici satıl alma kararlarını değiştirmek elbette zor. Doğru pazarlama faaliyetleriyle, doğru ürünlerle bu pazarlarda da bir etkin olabilirsiniz.

Ama daha rahat ve kontrollü ilerleyeceğiniz yol, gelişmekte olan pazarlarda faaliyet göstermek. Şu an biz Vietnam’dan Amerika’ya kadar ürün gönderiyoruz. Yaklaşık 53 ülkeye ihracat yapıyoruz. Şu an Amerika’da, Hollanda’da, Azerbaycan’da, Rusya'da ürünlerimiz yaygın bir şekilde pazarda tüketiliyor. Elbette bazı ülkelerde ruhsatlandırma süreçleri çok uzun olduğu için kimi zorluklar yaşıyoruz.

Yalnızca takviye edici gıdalarla ilgili değil, Türkiye’nin ilaç üssü olması gibi bir tasarımdan sıkça söz ediliyor…

Bunlar ancak bizlerin emekleriyle gerçekleşecek şeyler, çok çalışmamız lâzım.

Bizim bu anlamda ülke olarak çok güçlü bir alt yapımız var. Çok güçlü bir üretim kapasitemiz var. Ama işin üretim kısmı, benim açımdan aslında en kolay yönetilen kısmı diyebilirim. Zor olan ürettikten sonra doğru pazarlama stratejileriyle pazarda pay almak, markayı büyütebilmektir. Bizim galiba ülke olarak biraz daha pazarlama alanımızı, pazarlama kaslarımızı güçlendirmemiz gerekiyor.

İnsan kaynağına dönüp baktığımız zaman maalesef özellikle son yıllarda alanında uzman insan kaynağına ulaşmakta zorlanıyoruz. Bunu sorguluyor, sebeplerini anlamaya çalışıyoruz.

Bazı işe alım pozisyonlarını 180 günde, bazı pozisyonları 250 günde 270 günde kapatamıyoruz. Dolayısıyla ulaşmak istediğimiz hedeflerde insan kaynağını en önemli husus olarak görüyoruz.



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat