16 Haziran 2012 tarihinde İskop’ un genel kurulu yapılacak.

Biz, İstanbul da ki eczacılar olarak, meslek yaşamımızın parçası olan İstanbul Ecza Kooperatifine sahip çıkmamızın ve dikkatlerimizi üzerine çevirmemizin zamanıdır.      

 

Bir kuruma daha o kurum yaşamakta iken sahip çıkmalı. Batma noktasına geldikten sonra yapılacak fazla bir şey kalmadığının acı deneyimlerle öğrenilmiş olunması lazım. Kaldı ki, gelişmesi için, yeni bir kan ve heyecan yaratmak içinde üyelerin katılımı çok önemli.

 

İstanbul Ecza Kooperatifinin 2010 yılındaki seçimli kongresi ve 2011 yılındaki olağan kongresi çok az sayıda üyenin katılımı ile yapılmıştı.

 

 4350 üyesi olan bir kooperatifin kongresi sadece 100 üyenin katılımı ile yapılıyorsa; o kurumdan umudun kesilmiş olması demektir. Kongreye katılan bu 100 kişide temsilciler meclisinin üyeleri. Yani danışma meclisi niteliğinde olan ve iki yıllık bir dönemde iki veya üç kez toplanabilen, yasal olarak bir sıfatı olmayan ve çoğunlukla aynı üyelerden oluşan demokratik.! olarak seçilmiş yaklaşık 150 kişilik bir kurul.

 

 Genel kurula katılımı sağlama konusunda yöneticilerin sorumluluğu olduğu kadar, üyelerinde katılmak sorumluluğu vardır.

Yöneticilerin bir ay önceden üyelere yazılı olarak kongre gününü, yerini ve gündemini bildirmeleri gerekir. Oysa bu gereği gibi yapılmıyor. İnternet sayfasından, kongreye çok az bir zaman kala duyuru yapılıyor. Üyelerin kongreye katılımının çok az sayıda olmasının hiçbir şeye yararı olmayacağı çok açık. Hem de seçim yapılarak yeni yöneticilerin seçileceği bir kongreye.

 

Olan biteni öğrenmek; kooperatifin ekonomik durumunu, gelecekle ilgili projelerinin ne olduğunu, İstanbul da ki pazar payını ve Türkiye de ki Pazar payını, diğer kooperatifler ile ilişkilerini, bugüne kadar nasıl bir anlayış ile yönetildiğini, üyelere eşit davranılıp davranılmadığını adaletli ve şeffaf bir yönetim uygulanıp uygulanmadığını, kaç şubesi olduğunu, İstanbul dışında nerelerde şubeler olduğunu ve o şubelerden hangilerinin kar veya zarar ettiğini bilmek her üyenin hakkı. İşte bu bilgilere en sağlıklı bir şekilde ancak genel kuruldaki tartışmaları izlemekle sahip olunabilinir.

 

Bugün ki Türkiye konjoktüründe eczacıların 23 yıl emek vererek, fedakarlıklar yaparak destek olarak yaşattıkları ancak arzu ettikleri güce ve Pazar payına sahip noktalara bir türlü gelemeyen kooperatifler, bugün üyelerinin ilgisine ve sahiplenmesine muhtaç.

 

Kooperatifini seven durmasın,16 Haziran da gelsin.

 

 



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat