“Sıyırmak”.

“Paçayı sıyırmak”, “yakayı sıyırmak”, “kafayı sıyırmak”, “balatayı sıyırmak”, “kolları sıyırmak”, “çekip sıyırmak”, “sıyırıp geçmek”.

Sevgili editörümüz Ecz. Mustafa Nuri ŞENER köşesinde yazdığı “meslek içi şiddet” başlıklı yazısında özellikle SGK tarafından uygulattırılan akıllara ziyan, yasalara aykırı işlemler dizgesini belletmiş.

Bu yazının mürekkebi kurumadan, aynı gün içersinde İstanbul Sosyal Güvenlik Kurumunun web sitesinde SGK bürokratlarınca bir buyruk yayınlandı. “eczanelerde bulunan emekli sandığı, bağ-kur, ssk ile anlaşmalıdır yazılarını kaldırın, sgk logosunu da içerecek şekilde sgk ile anlaşmalıdır ibaresini koyun”.

SGK bürokratları kendilerini iyice eczanelerin asıl sahipleri, eczacıları da emir kulu tezgâhtar olarak görmeye başladılar. Yoksa herhangi bir yasal ya da kurumlarla yapılan sözleşme gereği olmayıp, tamamı ile eczacıların kendi istemleri doğrultusunda vitrinlerine veya eczaneye ait duvarlara yazdıkları anlaşmalı oldukları kurumları belirten yazıları belirledikleri şekilde ve sgk logolu olarak değiştirin diye buyruk yayınlamaya nasıl cüret edebilirler, bu cesareti kendilerinde nasıl bulabilirler?

Kendini diğer kişilerden üstün gören, daha akıllı olduğunu zanneden, akıllara ziyan fikirler üreten arkadaşlarımıza sözel olarak tepkimizi belirtiriz. “İyice sıyırdın oğlum -ya da kızım- sen” diye. Abuk sabukluğu iyice arttırana da “kafayı sıyırdı” veya şoför ağzı ile “balatayı sıyırdı” deriz.

Peki, kendini eczanelerin anlaşma yaptığı diğer özel ve kamu kurumlarından daha üstün gören, akıllara ziyan ve yasalara aykırı buyruklarda bulunan, işlemler yapan SGK bürokratlarına ne diyeceğiz?

Ya da akıllara ziyan ve yasalara aykırı bu buyrukları ve işlemleri tam bir emir eri disiplini içersinde kabul eden ve uygulattırmayı kendine görev edinen meslek idarecilerimiz (yönetim ve iktidar olma erkini benimseyememiş, sadece idareciliği becerebilen idarecilerimiz) hakkında ne diyeceğiz?

"Yakayı ya da paçayı sıyıracaklarını" mı zannediyorlar?

Kendimizi bu abuk sabuk angaryalardan “çekip sıyırmak” için hepimizin “kolları sıyırmak” zamanı gelmiş ve geçmektedir. Bir mücadeleye girerken ya da zor bir işi becermeye başlarken söylenen deyimdir “kolları sıyırmak”.

Hiçbir meslektaşımız kendisinin “sıyırıp geçeceğini” düşünmesin.

Birlikteliğin, daha gür bir ses vermenin, kısacası “kolları sıyırmanın” odağı da ECZACININ SESİ’dir.

Ecz. Ertan ÇİFTÇİ

Eczacının Sesi Meclisi üyesi

e.ciftci@eczacininsesi.com

 



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat