Ecz.Metin SEVAL

 Eczacının Sesi Meclis Üyesi

21 aralık "ARTIK YETER" mitinginden yaklaşık 1 hafta önceydi.Pharmetic Girişimci Ecz.Derneğinin bir üyesi beni aradı ve şu içerikte bir konuşma yaptı. ‘’Metin senin eczacılıkla ilgili konulara çok vakıf olduğunu, bu konudaki yazılarını ve çabanı biliyorum. Koltuk kapmak gibi bir derdinde yok. Miting sonrası TRT 1 de Tayfun Talipoğlu bir proğram yapacak, formatı canlı olacak ve sgk yetkilileri de katılacak. Programın yapılması %90 garanti. Sadece TRT den izin bekleniyor Destek verirmisin, programa katılırmısın?’’

Cevabım net oldu‘’Seve seve katılırım. Hem canlı olması hemde konulara hakim olmam nedeniyle eczacının yaşadığı tüm sorunları anında belgeleyerek çok faydalı olabilirim.’’

Benden, program tam olarak netleşmediği için birkaç gün kimseye bahsetmememi,bir iki güne kadar geri dönüş yapacağını benim bu sürede hazırlanmamı söyledi.

Hemen hazırlıklara başladım. %3 Kamu kurum iskontosu zararını herkes biliyordu ama ben herkesin tam olarak bilmediği, firmaların ticari kaygıyla yaptıkları her kamu kurum iskontosu değişiminde eczacının nasıl zarar ettiğini, firmaların vermediği iskontoyu kurumun bizden nasıl tahsil ettiğini anlatacaktım.

Muayene ücretinin sıkıntılarını herkes biliyordu. Ama ben herkesin tam olarak bilmediği, emeklilerin muayene ücretlerinden kesilmesi gereken muayene ücretlerinin nasıl hatalı olarak bizlerden kesildiğini anlatacaktım.

Yani herkesin bildiği ana maddeleri değil o ana maddenin etrafında oluşan ve eczacıyı eriten örnekleri belgeleyecektim.Yani her konuya karşı detaylarıyla hazırlıklıydım.

Aradan 3 gün geçti. Geri dönüş olmayınca. Ben aradım. Proğramın %99 yapılacağını, TRT den de onayın çıktığını ama benim katılımım konusunda, malum dengeler var deyince sigortam attı.

Dengeler kelimesine ifrit olduğumu, benim için denge kelimesinin bir şey ifade etmediğini,tek kıstasımın eczacı lehine olan her şey anlamına geldiğini, eczacı lehine kim bir şey yaparsa birikimimle katkı vereceğimi ama bana dengeler dendiği zaman sigortamın attığını belirttim.

Daha önce bu denge kelimesi ile yine karşılaştığımı TEB’in bir komisyonuna teklif edildiğimi, ama bir TEB Merkez Heyeti üyesinin o olmaz, çünkü o taraf (ECZACININ SESİ) cümlesini kurduğunu, sürekli denge, denge diye bu hallere geldiğimizi söyledim.

(Çünkü benim için karşıdan söylenen denge şu anlama geliyordu. Evet sen olaya çok katkı verebilirsin. Eczacının problemlerini çok iyi biliyorsun ama karşı tarafı yani SGK'yı susturursan, yani başarılı olursan eczacının problemleri belki çözülür ama olumlu tepkileri sen alacağın için, ŞU ANKİ YÖNETİMİN ÖNÜNE GEÇERSİN.

Onun için senin vereceğin katkıda, eczacı lehine kazanımlarında eksik olsun...)

Programa katılan SGK yetkililerinin mi beni istemediklerini sordum. Öyle bir şeyin mümkün olamayacağını, bu haklı tepkimin bile, beni seçmekte ve düşünmekte ne kadar haklı olunduğunun ispatı olduğunu, ama bazı dengeler olduğunu ve benim bir taraf (ECZACININ SESİ) olduğumdan bahsetti.

Bir daha da zaten aramadı. Bu konuyu hiç yazmaya dillendirmeye niyetim yoktu. Taki TRT de TEB, oda başkanları ve SGK yetkililerinin dışında, eczane sahibi olarak katılmış Ecz Mehmet ŞAHİN’i görünceye kadar.

Tam bir siyasi çığırtkan Ecza-Bir genel sekreteri Ecz. Mehmet ŞAHİN’in söylediklerini 25 bin eczacı dinledi. Onun görevi mikserlik yapmaktı. Zaten mikser olarak da görevini en iyi şekilde yaptı.

Ama şuna inanıyorum bu DENGELER karşıma çıkarılmayıp, Pharmetic Girişimci Ecz.Derneğinin üyesi Ecz. Emine AKGÜN’ün yada hangi grup adına katıldığını çözemediğim Ecz.İsmail BUĞDAYCI’nın yerinde ben yada benim gibi konuya hakim bir meslektaşım oturmuş olsaydı, eczacı lehine ve belgelendirerek çok fazla şeyi dillendirebilirdik.

AMA TABİ DENGELER, O KUTSAL DENGELER!…

Kamu kurum iskontosu konusu tartışılırken tırnaklarımı yedim. Çünkü eczacının bu konuda zarar etmediğini Çalışma Bakanı daha önce tv 8 de canlı yayında da söylemişti. Eczacıların istediği hesap uzmanına bunu sorabileceğini, kamu kurum iskontolarından eczacı zararı oluşmadığını, eğer kamu kurum iskontosu eczacıların istediği şekle dönüşürse, eczacı karlılığının %25 olan kanuni sınırın üzerine çıkacağından bahsetmişti.

Aynı şeyleri TRT de GSS Genel Müdürü Sami Türkoğlu da, SGK Daire Başkanı da Hanefi GÖK'de, İlaç Eczacılık Genel Müdürü Mahmut TOKAÇ’da söyledi. Eczacının Kamu Kurum İskontosunda hiçbir zararı yoktur.Kamu Kurum iskontosunu eczacıların istediği şekle getirirsek eczacı karlılığı %25 in üzerine çıkar. Bu da kararnameye aykırıdır.

Peki doğru hesap mı yapıyorlardı? Kesinlikle HAYIR.

Çalışma Bakanı daha önce tv8 de aynı şeyi söylediğinde hemen TEB Merkez Heyeti üyelerinden birini arayıp, bunu kendisine ilettim. Bakanın ve bürokratlarının matematik olarak hesaplar yaptıklarını, kendi mantıklarına göre haklı olduklarını ama ilaç fiyat kararnamesinin kurallarına göre bir usul hatası yaptıklarından bahsettim. Bu konuda da çalıştığımı ve karşı tarafın yaptığı hatayı belgeleriyle hemen ispata hazır olduğumu belirttim.

Ama TEB ve oda yönetimleri bu uyarımı dikkate almadı ki, sadece bakanların ve SGK  daha önce kamu kurum iskonto zararını kabul etmişti tezinden savunma yaptılar.

Çalışma bakanı ve SGK yetkilileri oransal olarak bu hesapları yapabilir ve kendilerine göre haklı olabilir. Çünkü ilaç fiyat kararnamesinin maddelerini detayları ile bilmezseniz, eczacının zarar etmediği sonucuna varırsınız. Eczacının istediği biçimde de eczacı karlılığının % 25 in üzerine çıktığı sonucuna varırsınız. Çünkü bu savunmayı daha önce de ilaç sanayi yapmıştı.

Ama İlaç Fiyat Kararnamesinin sahibi ve uygulayıcısı konumunda bulunan İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Dr.Mahmut TOKAÇ’ın bu konuda hata yapması, Kararnamenin detaylarını bilmeden eczacının Kamu Kurum İskontosu konusunda zarar etmediğini söylemesi affedilemez.

Bu kadar yazının altına, karşı tarafın Kamu Kurum İskontosu konusunda eczacı zararı yoktur tezini, kendi silahları ile,yani İlaç Fiyat Kararnamesi ile çürütecek belgelerimi şu an için yazmamın bir anlamı yok.

Dengeler konusunu karşıma çıkarmadan, tam da protokol görüşmeleri aşamasında ister TEB, ister Eczacı odaları olsun, eczacı lehine olacak her konuda, her yardıma, her zaman hazırım.

  YAZIYA SONRADAN EK--

Yukarıdaki yazımda "Pharmetic Girişimci Ecz.Derneğinin bir üyesi beni aradı ve şu içerikte bir konuşma yaptı..." şeklinde andığım meslektaşım, bana " girişiminin tümüyle bireysel olduğunu, Pharmetic dernek yönetimiyle ilişkisi olmadığı" açıklamasını yapmıştır.(M.S)

                                                                                                      Ecz.Metin SEVAL

                                                                                                      ECZACININ SESİ



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat