CUMHURİYETİN İLANINDAN GÜNÜMÜZE MÜZİK – 4

(1980-2000)

80’ler Türkiye için ilginç yıllardı. Bir yandan disko toplarının, kabarık saçların, vatkalar, walkmanler,  kasetlerin yıllarıydı. Bir yandan da karanlık, kederli zamanlardı. 70’li yıllar ekonomik, siyasal ve toplumsal kaoslarla bitiyordu. Öyle ki Türkiye, Eurovision şarkı yarışmasına Türkiye'nin petrol sorununa dikkat çeken  Ajda Pekkan’ın seslendirdiği ‘Petrol’ şarkısı ile katılmıştı.

https://www.youtube.com/watch?v=XFV4QtNhNDA

Ajda Pekkan – Petrol (1980)

1980 yılına gelindiğinde iktidarda Süleyman Demirel vardı. Siyasi partiler hiçbir konuda birlik olamıyor hatta cumhurbaşkanı seçimini bile geciktiriyorlardı. Siyasi- ekonomik istikrarsızlıklardan, katliamlardan, bombalardan bıkmış olan halk artık neredeyse askerin duruma el koymasını ister hale gelmişti. Ordu durumdan rahatsızdı.

Ülkede olayların ve ölümlerin ardı arkası kesilmeyince 12 Eylül 1980 günü, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve Millî Güvenlik Konseyinin liderliğinde Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 12 Eylül Darbesi gerçekleştirildi.

Saat 04.00'te radyolardan tüm ülkeye duyurulan ilk bildiri şu şekilde idi:

"Girişilen harekâtın amacı; ülke bütünlüğünü korumak, millî birlik ve beraberliği sağlamak, muhtemel bir iç savaşı ve kardeş kavgasını önlemek, devlet otoritesini ve varlığını yeniden tesis etmek ve demokratik düzenin işlemesine mâni olan sebepleri ortadan kaldırmaktır." 

Müdahale sonucu TBMM ve  hükûmetin faaliyetine son verildi, ülkenin her yerinde sıkıyönetim ilan edildi. Partiler kapatıldı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren devlet başkanı oldu. Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı bir askeri dönem başladı. 1982 Anayasası hazırlandı. Darbe sonrası; resmî rakamlara göre 650.000 kişi gözaltına alındı, 230.000 kişi askerî mahkemelerce yargılandı, cezaevlerinde ise işkence sonucu 171 kişi olmak üzere yaklaşık 300 kişi hayatını kaybetti, 48 kişi idam edildi, 1.683.000 kişi ise fişlendi.

Tabi ki bu darbe günlerinin karanlığı ülkede müziği de kötü etkiledi ve pek çok sanatçının çalışmaları sekteye uğradı. Bu dönemde yapılan en iyi işlerden birisi 1981 yılında Nur Yoldaş’ın seslendirdiği Sultan-ı Yegah şarkışı idi. Ergüder Yoldaş imzalı “Sultan-ı Yegâh”  geleneksel musikinin Batı müziğiyle birleştirildiği bir eserdi ve ve hala Türk popunun en farklı işlerinden olduğu kabul edilmektedir.

https://www.youtube.com/watch?v=zvA2vuJpInw

Nur Yoldaş – Sultan-ı Yegah (1981)

1983 yılına gelindiğinde ülke seçim havasına girmişti. Darbeden sonra devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak 12 Eylül Kabinesine alınan Turgut Özal Anavatan Partisi’ni kurmuştu. Kapatılan siyasi partiler ve liderlerin hiçbirisi bu seçime katılamadı. Seçimleri ANAP ezici bir çoğunlukla kazandı.

Bu seçimlerde Turgut Özal seçim şarkısını amblemlerindeki arı ve peteğe uygun olarak seçmişti fakat şarkı arabeske yakın bir düzenlemeyle kullanıldı. Zaten daha sonraları Turgut Özal arabesk müziğe olan  sempatisini sık sık dillendirecekti.

“Arım balım peteğim / Anavatan çiçeğim / Bilsem ki öleceğim / Yine onu seçeceğim // Tek ümidim her şeyim / Özal benim liderim / Bilsem ki öleceğim / Yine onu seçeceğim…

 1983- 1991 yılları arasını kapsayacak olan ANAP ve Turgut Özal döneminde ülkede ekonomik, toplumsal ve siyasi köklü değişimler yaşandı. 70’li yıllarda etkin olmaya başlayan fakat devlet nezdinde serbest olmayan arabesk müzik türü de 80’lerin başında, Turgut Özal’ın sempatisini de arkasına alarak o yıllara damgasını vurmaya başladı. Ferdi Tayfur, Orhan Gencebay ve İbrahim Tatlıses gibi isimlerin sesleri ve şarkıları duyulmaktaydı. Arabesk, metropollerde gecekondulaşmanın da artması ile büyük kitlelere ulaşan bir müzik türü olmuştu.

Zamanla kentlerdeki yaşantının etkisiyle arabeskin alaturka, pop, rock altyapılarından beslenmesiyle başka türler de meydana geldi. 80’li yıllarda büyük kentlerde çok revaçta olan piyanist şantörler bunlardan biriydi. Bunların en önemli örneklerinden birisi günümüzde hâlâ herkesin ezbere eşlik ettiği  Ümit Besen’in sesinden “Nikâh Masası” idi.

https://www.youtube.com/watch?v=rGQxz19bG-M

Ümit Besen – Nikah Masası (1982)

Nikâhına beni çağır, sevgilim / İstersen şahidin olurum senin / "Bu adam kim?" diye soran olursa / "Eski bir tanıdık" dersin, sevgilim

Pop tarafında ise tüm bu rüzgarlara karşı Atilla Özdemiroğlu , Aysel Gürel gibi isimlerin çalışmaları vardı. Firuze, Sevda, Sen ağlama bu pop çalışmalarının örneklerindendi. Sezen Aksu, Nilüfer, Nükhet Duru, Erol Evgin gibi isimler günümüzde klasik haline gelen eserleri ile gündemdeydi. Fakat o dönem pop müzik çalışmaları da söz ve sound olarak arabesk ve alaturkanın etkileri altındaydı.

Böyle bir ortam varken 1984 yılında müzik tarihinin kırılma noktalarından kabul edilen bir albüm çıktı. Herkesin yeniden yüzünü batılı çalışmalara çevirmesine neden olan, pop ve rock müziğin yeniden yükselmesine vesile olan ve sonrasında art arta kurulacak gruplara öncülük edecek bu çalışma Mazhar Fuat Özkan’dan gelmişti. Götürdükleri prodüktörün ‘Bu şarkılar satmaz’ dediği MFÖ’nün ilk albümü: “Ele Güne Karşı Yapayalnız”

https://www.youtube.com/watch?v=B7O-fXNgDp0&list=RDB7O-fXNgDp0&start_radio=1

MFÖ – Ele Güne Karşı  (1984)

Bu albümden sonra 1980’li yılların ikinci yarısında Rock türünde eser vermeye başlayan, aralarında Whisky, Devil, Kramp ve Egzotik Band gibi gruplar çıktı. Bu grupların çalışmaları  sosyal haklardan çok bireysel sorunlarla ilgilendiği için halk ile kalıcı bir bağ kuramadı. Rock müziğin politik boyutunun çalışmaları  yine 1980- 1987 yıllarını Almanya’da zorunlu sürgünde olan  Cem Karaca’dan gelmişti.  Almanya’daki Türkiyeli göçmen işçilerin sorunları ile ilgili verdiği eserlere bir örnek Hasret albümüdür.

O dönemde pek çok politik müzik yapan grubun yanı sıra kitleleri buluşturan Zülfü Livaneli, Ahmet Kaya gibi isimler de albümleri ve konserleri ile yeni fırtınalar yaratıyorlardı.

https://www.youtube.com/watch?v=Y-XaQEmeYeA

Zülfü Livaneli - Mikis Theodorakis - Güneş Topla Benim İçin (1986)

Bu arada 1987 yılında siyasi yasaklar artık kalkmıştı. Ecevit Demokratik Sol Parti'nin, Türkeş Milliyetçi Çalışma Partisi'nin, Demirel Doğru Yol Partisi'nin, Erbakan ise Refah Partisi'nin başında yeniden siyaset sahnesinde yerlerini almışlardı. Turgut Özal 9 Kasım 1989'da Kenan Evren'den boşalan cumhurbaşkanlığına seçildi. Onun ardından Önce Yıldırım Akbulut daha sonra Mesut Yılmaz başbakanlık görevini yürüttü.

Siyasette sert rüzgarların, çekişmelerin olduğu 80’lerin sonu 90’ların başlarında pop müzik patlamasına giden yolu açan 3 albüm piyasaya çıktı. 1989 tarihli Hakan Peker albümü “Bir Efsane”, 1990 yılında Aşkın Nur Yengi “Sevgiliye” , 1991 yılında  (“Dansçı” alt başlığıyla)  Yonca Evcimik  “Abone”...

https://www.youtube.com/watch?v=dO_FYA_YcS4

Yonca Evcimik – Abone (1991)

1990’lı yıllarda rock müzikte ise Anadolu Pop-Anadolu Rock türlerinin tekrar yükseldiği zamanlardı.  Moğollar’ın yeniden müziğe başlaması, Cem Karaca albümlerinin etkisiyle Haluk Levent, Murat Göğebakan ve Kıraç gibi isimler popüler hale gelmişti 

“Markla ırgatlıktır işim geldim geleli/Bantta akan sanki ömrüm bildim bileli”

Rock müzik-sosyal haklar ilişkisi bakımından 1980’li yıllarda Cem Karaca dışında öne çıkan iki yeni örnek Mozaik ve Bulutsuzluk Özlemi oldu. Art arda ortaya çıkan Gündoğarken, Ezginin Günlüğü, Yeni Türkü ve Grup Yorum gibi yeni toplulukların albümleri çok sattı ve ‘90’lı yıllara doğru ilerlerken piyasa onlarla hareketlendi.

Bu arada yapılan 1991 seçimlerinde DYP en çok oyu alan parti oldu.  Demirel DYP-SHP koalisyon hükûmetini 20 Kasım 1991'de kurdu. Süleymen Demirel başbakan ,SHP Genel Başkanı Erdal İnönü Başbakan Yardımcılığı görevini almıştı. SHP içindeki muhalifler Deniz Baykal önderliğinde CHP'yi yeniden açtılar. 17 Nisan 1993'te Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın aniden vefat etmesi üzerine 16 Mayıs 1993'te Süleyman Demirel Cumhurbaşkanlığına seçildi. 1993'te Genel Başkanlığına seçilen Tansu Çiller 50. hükümeti kurma görevini aldı.

Politik arenadaki bu büyük değişimlerin paralelinde müzik piyasasında da yeni isimler kendini göstermeye başlamıştı. 1992 yılında ilerde mega star olarak anılacak olan Tarkan ilk albümü 'Yine Sensiz'i çıkarmış,ekoseli pantolonlu 'Kıl Oldum Abi' klibi ile büyük bir çıkış yakalamıştı.

https://www.youtube.com/watch?v=OHaputL9fD0

Tarkan - Kıl Oldum Abi (1992)

Takmış takıştırmış / Sürmüş sürüştürmüş / Bir dağınıklık, bir rüküşlük / Kıl oldum abi

Özel  televizyonlar, radyo kanalarının hayata geçmiş olması, müzik kanalları ile kliplerin hayatımıza girmesiyle birlikte Ferda Anıl Yarkın, Deniz Arcak, Ajlan-Mine, Gökhan Kırdar, İzel Çelik Ercan, Burak Kut, Mustafa Sandal, Serdar Ortaç gibi isimler popüler olmuştu. Sezen Aksu okulundan çıkan Sertab Erener, Aşkın Nur Yengi, Levent Yüksel, Yıldız Tilbe gibi isimlerin yanı sıra Sezen aksu şarkıları ile Türk pop müziği en parlak günlerini yaşamaya başlamıştı.

1995 yılında televizyonlarda dönen bir klip hem şarkının sözleri, hem müziği hem de seslendirenleri ile bir anda gündemi altüst etti. “Cartel 1 numara en büyük, cehennemden çıkan çılgın Türk…”  sözleriyle hip hop kültürünü ve 2000’lerde çok yükselecek Türkçe rap altyapısını Türkiye’ye getiren ekip Almanya’dandı. Almanya’da Rap yapan üç ayrı Türk grubun birleşmesiyle oluşan Cartel müzik tarihimizde yeni bir dönem başlattı.

https://www.youtube.com/watch?v=RqEhguGFvFU

Cartel – Cartel (1995)

1995 yılında bir de ‘Her Gece’ şarkısının klibiyle koşan adam olarak hayatımıza giren Mirkelam bir gecede ülkenin gündemine oturdu. Ve yine peşi sıra Türkiye Sibel Alaş, Rafet El Roman, Özlem Tekin, Yaşar, Teoman, Şebnem Ferah gibi isimlerle tanıştı. Yonca Evcimik ülkede ilk defa dans edip şarkı söyleyen Birkaç İyi Adam ve Çıtır Kızlar gibi kurduğu gruplarla pop müziğinde farklı yollar açmaya devam etmekteydi.

https://www.youtube.com/watch?v=7w9IDP_OR9M

Mirkelam - Her Gece (1995)

Bu arada Kerem Görsev yaptığı caz albümleri, Mercan Dede Sufi müzik albümleri ile dönemlerine göre oldukça farklı işler yapıyordu.

Hareketli geçen 1995 yılında ülkede yine seçim havası vardı. Seçimlerde Anavatan Partisi'nin Genel Başkanı Mesut Yılmaz DYP ile koalisyon kurarak ANAYOL Hükümetini kurdu. Fakat bu hükümet 3 ay gibi kısa sürede dağıldı. Cumhurbaşkanı Demirel, hükûmet kurma görevini Necmettin Erbakan'a verdi ve 95 seçimlerinden kuvvetlenerek çıkan Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi'nin oluşturduğu koalisyon hükûmeti TBMM den güven oyu almayı başardı. Fakat bu hükümet dönemindeki bazı şeriat yanlısı söylemler ve olaylar toplumda endişe ve tepki yaratmıştı.

28 Şubat 1997 tarihinde "irtica ve buna karşı alınacak tedbirler" gündemiyle toplanan Millî Güvenlik Kurulu bazı kararlar aldı. Türk siyaset tarihine 28 Şubat Kararları olarak geçen kararlar  ‘Postmodern Darbe’ olarak nitelendirildi. Necmettin Erbakan başbakanlık görevinden istifa etti ve Demirel  hükûmeti kurma görevini ANAP genel başkanı Mesut Yılmaz'a verdi.  Mesut Yılmaz  başkanlığında ANAP-DSP-DTP arasında kurulan 55. hükûmet TBMM'den güvenoyu aldı.

1998'in Kasım ayında eski Refah Partisi mensubu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın belediye başkanlığı düşürüldü ve cezaevine girdi.

2000’li yıllara Süleyman Demirel’den cumhurbaşkanlığı görevini devralan Ahmet Necdet Sezer cumhurbaşkanlığında girildi. Milenyumun ilk yıllarında sonraki yıllarda tek başına iktidara gelecek olan Ak Parti Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kuruluyordu.

Artık bundan sonrası henüz nostalji değil, tarihin sayfalarında yerini almadı. Bunun için bir süre daha var sanırım. Cumhuriyetimizin 100. yılına girdiğimiz 2023 ‘ün gelecekte hem ülke tarihimiz hem sanat tarihimiz için çok güzel olaylar ve haberlerle yazılması,anılması en büyük temennim.

Sağlıkla, sanatla dolu çok güzel bir yıl olması dileğiyle...

 

Ecz. Neşe Köysüren

nesekutlu05@hotmail.com

Faydalanılan kaynaklar:

*Murat Meriç’in podcast ve yazıları

* https://www.researchgate.net/profile/Mehmet-Gueler-7/publication/329906419_Muzigin_Izinde_Turkiye%27de_1980%27den_Gunumuze_Rock_Muzik_ve

_Sosyal_Haklar/links/5c21f0e4299bf12be3983848/Muezigin-Izinde-Tuerkiyede-1980den-Guenuemueze-Rock-Muezik-ve-Sosyal-Haklar.pdf?origin=publication_detail

* https://tr.wikipedia.org/wiki/12_Eyl%C3%BCl_Darbesi

* https://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye_siyasi_tarihi#1990'l%C4%B1_y%C4%B1llar

 

 

 

 

 



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat