SEKTÖR ÖLMEZDEN GELİYOR !!!

Daha önce de anlatmışımdır, fıkra bu ya; bir yolcu uçağında bütün yolcular yerlerini almış, kaptan pilotun gelmesini bekliyormuş. Bir bakmışlar; ön kapıdan pilot kıyafetli gözlerinde siyah gözlük, kollarında üç noktalı beyaz kolluk, ellerinde beyaz baston olan iki kişi uçağa binmiş, kokpite geçmiş.

Uçak bir müddet sonra pist başı yapmış, hızlanmış, hızlanmış ama bir türlü uçağın burnu havalanmamış. Yolcular camdan dışarı bakmışlar; uçak son sürat pistin sonundaki duvara doğru gidiyor, tam çarpmak üzere iken hep birden çığlık atmışlar, uçak son anda havalanmış…

O sırada kokpitte kaptan pilot diğerine “Birgün çığlık atmayı unutacaklar diye ödüm kopuyor!” demiş ya, işte o hesap;

Sektörün son yıllarda yaşadığı sorunlara yetkililerin genel yaklaşımı da tıpkı bu fıkradaki uçağın yolcularını dinleyen kaptanlar gibi herkes çığlık çığlığa bağırmadıkça, eczane eczane ilaç arayan hasta görüntüleri televizyonlarda boy göstermedikçe bir çözüm düşünmüyorlar, zira ortada bir sorun görmüyorlar, “bugüne kadar batmayan sektör bundan sonra da batmaz ya!” diyorlar.

Sorunlarına çözüm arayan sektör bileşenlerine de birbirlerini hedef gösteriyorlar, öyle olunca da sanayici depocuyu, depocu eczacıyı sıkıştırıyor…

Nescafe bile üçü bir aradayken sektörün üç ayağı yani sanayiciler, dağıtım kuruluşları ve eczacılar bir masa etrafında toplanıp bir araya gelemiyor, sorunlarını ve çözüm önerilerini ortak bir şekilde ifade edemiyorlar. Oysa çözüm önerilerini alt alta yazsalar görülecek ki hem sanayi hem depo hem eczacı kazanacak, halk ilaca kolayca ulaşacak, devlet de ilaca ne ödeyeceğini ne kadar ödeyeceğini bilecek, tasarrufu ortak akıl sağlayacak, totalde herkes kazançlı çıkacak…

Ama maalesef ülkemizde en eğitimli kişilerden oluşan sektörün bir araya gelememek gibi bir sorunu var. Masraflardan kısmaya mı çalışıyorlar nedir?

Yahu tamam; Nescafeler benden, :) gelin sadece sohbet edelim! Yeter ki bir araya gelmiş olalım!

Yok mu bu işi kotaracak bir âkil adam bu sektörde?

Diyelim ki bir araya geldik, gündemli olarak toplandık, herkes birbirini dinledi, ortak akılla çözüm yollarını buldu ki -bulmamak imkânsız- bunu bir rapor haline getirdi ve yetkililere sundu ve yetkililer de hayır bu olmaz dediler…

Üretici dağıtım kanalları ve eczacıların tüm temsilcilerinin bir araya geldiği tarihi toplantıdan bir rapor çıktı ve buna olmaz dediler!?!

Olmaz ya, böyle bir sonuç ortaya çıktı.

Bundan hiçbir kaybımız olmaz!

Tam aksine, kabul etmeyen yetkililerin oluşacak ilaç krizinden veya yoklardan dolayı hem vatandaşa hem dünyaya verecek cevabı olmaz, onlar zararlı çıkarlar…

Zaten bu olmasın diye “Niye eczacılara avantajlı akış sağlıyorsunuz, onu kesin” falan gibi böl parçala yönet stratejisine uygun akıllar vermiyorlar mı?

Firmalarınızda, yönetim kurullarınızda kendi içinizde saatlerce toplanıp toplanıp dağılıyorsunuz ya, bu sefer de böyle deneyin;

Ne zararınız olabilir ki???

Olur da sektörün paydaşları alışageldiği üzere sağırlar diyaloğunu kesmez, birbirini görmezden gelmekten vazgeçmezse, korkarım güneş saatlerinin üzerinde yazılı olan Latince söz geçerli hale gelir:

Vulnerant omnes, ultima necat (*)

( *) (Her geçen dakika yaralar, sonuncu dakika ise öldürür)…

 

 

Ecz. Kadir Sedat Sofugil

basareczanesi@gmail.com



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat