Bir önceki yazımda pandemi nedeni ile takviye edici gıdalara olan talep artışından bahsetmiş, internet sitelerinde oluşan bilgi kirliliğine değinmiş, bu kirliliğin bir nebze de olsa önüne geçmek için www.eczacidansaglık.com isimli web sitesini oluşturduğumuzu belirtmiştim.

Yine bahsettiğim bir konu da takviye edici gıda olarak belirtilen ürünlerin internet alış veriş sitelerinden kontrolsüz bir şekilde satıldığı ve bunun da halk sağlığı üzerinde yarattığı olumsuz etkileri idi.

Bu yazımda, Takviye Edici Gıda adı altında üretilen ürünlerin neden eczaneden alınmasının daha doğru bir yaklaşım olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Meslektaş haricindeki dostlarımızın da bilmesi açısından konuya öncelikle eczacılıktan bahsederek başlamak gerekir.

Eczacı unvanına sahip olabilmek için aldığımız 5 yıllık (önceden 4 yıldı) akademik eğitimde Genel Botanik, Farmakognozi gibi tıbbi bitki bilimi derslerinin yanı sıra Farmakoloji, Farmasötik Kimya ve Farmasötik Teknoloji gibi ilaç ve ilaç yapımı derslerini, Toksikoloji gibi zehir bilimi derslerini de görüyor, laboratuvar uygulamalarına katılıyor ve tüm derslerden ve laboratuvar uygulamalarından “geçer” not alıyoruz.

Yani, piyasada arz-ı endam eden birileri gibi 2-3 aylık kurslara katılarak bu konuda ahkâm kesmiyoruz. Dönem dönem de meslek içi eğitimlere, seminerlere katılarak bilgilerimizi tazeliyor, yeni gelişmelerden de haberdar oluyoruz.

Demem o ki, Takviye Edici Gıdalar hakkında birine danışacaksanız o kişi öncelikle eczacı olmalıdır.

Bizim ülkemiz bir gariptir.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan Takviye Edici Gıdalara verilen izin (onay) Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi, İşlenmesi ve Piyasaya Arzına İlişkin Yönetmelik hükümlerine dayanılarak veriliyor.

Bu yönetmelik de 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na dayanılarak çıkarılmış.

Yani, insanların kullandığı Takviye Edici Gıda Ürünleri ile hayvan yemi aynı kategoride değerlendiriliyor.

Firma, ürünü üretiyor veya ürettiriyor ya da ithal ediyor, yönetmelik hükümleri gereği Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na ürün başına 3-5 bin TL harcını yatırıyor ve izni (onayı) alıyor. Her gelen ya da üretilen parti ürünün içeriğinin kontrol zorunluluğu hak getire.

Pazara sürülen birçok ürün için de öncelikle güven kazanmak amacıyla ilanlarında bizlerden izinsiz olarak “eczanelerde”, “eczacıların tavsiyesi” gibi ifadeleri kullanıyorlar.

Tabi ki, yasa, işleyiş böyle. Tüm olumsuz işleyişe karşın işini ciddiyetle yapan, ürününü GMP (İyi İmalat Uygulamaları) koşullarına uygun belge almış üretim yerlerinde üreten, ürününe sahip çıkan, takibini yapan, talep halinde ilgili belgelerini her daim sunan firmalar var. Sözlerim onlardan hariç, lütfen üzerlerine alınmasınlar.

Eczanelere gelen her ürün tek bir yönetmelikle değil, birçok yönetmelikte belirtilen sıkı kurallar dâhilinde üreticiden ecza depolarına, ecza depolarından da eczanelere ulaşır. Eczanelerde de gerekli ısı nem şartlarında saklanır ve son kullanıcıya eczacı danışmanlığı desteği ile ulaştırılır.

İnternet sitelerinde ya da eczanelerin haricinde satılan ürünlerin ise ne şekilde temin edildiği, hangi şartlarda saklandığı, son kullanıcıya ulaşana dek kargoda hangi olumsuz etkilere maruz kaldığı bilinmemektedir.

İşin doğrusu ne olmalı?

Piyasaya arz edilen her Takviye Edici Gıda, endikasyon belirtilmesi yasak olmasına karşın bir hastalık unsurunu gidermede yardımcı olacağı iddiası ile sunulur. Yani, direkt ürünün ticari adı ile değil, ürünün içinde yer alan maddeler üzerinden doğru yanlış bildirimler, tanıtımlar yapılır.

İçerikte yer alan ürünler; vitaminler, mineraller, bitkisel, hayvansal ve kimyasal ağırlıklı maddeler içermektedir.

Yanıltıcı reklam ve yönlendirmelerle halkımız çoğunlukla içeriğinde en fazla etken madde bulunan ürünü tercih etmekte ve kontrolsüz kullanmaktadır.

Sonucunda da birçok kullanıcıda bazen farkına bile varılmayan vitamin, mineral zehirlenmeleri, organ işlevlerinde kalıcı olabilecek bozulmalar ortaya çıkmaktadır.

Olması gereken; Takviye Edici Gıda olarak piyasaya arz edilen ve tespiti yapılacak miktarın üzerinde etken madde içeren her ürünün TC Sağlık Bakanlığı kontrolünde, Geleneksel Bitkisel Tıbbi Ürünler Yönetmeliği kuralları kapsamında ruhsatlanması (onay ya da izin değil), üretilmesi, ambalajlanması, kuralları belirlenmiş ulaşım zinciri içerisinde son kullanıcıya ulaştırılmasıdır. Bu şartları sağlayacak yegane adres de eczanelerdir.

Bu konuda kamuoyu bilinci oluşturacak girişimlerde, tanıtımlarda bulunmak ve idari erke durumu anlatmak görevi de başta Türk Eczacı Birliği olmak üzere Eczacı Odalarımızın yönetimlerine düşmektedir.

6643 sayılı örgüt yasamızın 20. ve 39. maddeleri örgüt yöneticilerimize görev ve yetki vermektedir. Lütfen bu yetkinizi kullanın, görevinizi yerine getirin.

Olması gerekenlerin bir bölümünü meslektaşım Ecz. Murat Aker e-gazetemizin Özgür Köşe bölümünde “Değişime Hazır Olmalıyız” başlıklı yazısında ayrıntılı olarak belirtmiş. Eline, kalemine sağlık.

Unutmamalı.

“Sağlık; öncelikle bir kafa, bir düşünce meselesidir”

 

İLETİŞİM

e.ciftci@eczacininsesi.com
Tel : 0212 5474746

https://twitter.com/#!/ECiftci1

https://www.facebook.com/#!/ertan.ciftci1



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat