Greenpeace Lübnan kıyılarını vuran petrol sızıntısının deniz tabanındaki etkilerini ortaya çıkarttı

 

Ciyyeh (Güney Beyrut), 19 Agustos 2006 Beyrut’un 28 km güneyinde, Ciyyeh Termik Santrali çevresinde denize yayılan petrolün kalınlığı 10 cm. İsrail’in 15 Temmuz 2006 tarihinde petrol tanklarını bombalaması üzerine, 15000 ton petrol Lübnan kıyılarına yayıldı. Bu fotoğraflar, petrol sızıntısının ve savaş sonrası çevresel felaketin Lübnan’daki etkilerini azaltmak için acil harekete geçilmesi gerektiğini gösteriyor.

 

Beyrut, Lübnan — Greenpeace ve "Lübnanlı Profesyonel Dalgıçlar Birliği" Ciyyeh Elektirik Santrali’nin bombalanması ardından petrol sızıntısının deniz tabanındaki etkilerini ilk defa görüntüledi. Görüntüler petrol sızıntısının en az 100 m batıya, düzinelerce metre kuzey ve güneye doğru ilerlediğini ve petrolün su üstünde 1-10cm arasında kalınlıkta bir tabaka oluşturduğunu gösteriyor. İncelemeler, savaş yüzünden meydana gelen petrol sızıntısının deniz tabanını kapladığını gösteriyor.

Petrol sızıntısının üzerinden altı hafta geçmesine rağmen, Lübnanın kıyısının petrolden dolayı hala bulanık ve kirli görülüyor. Ciyyeh kıyısından ilk bakıldığında denizin güzel mavisi insanı aldatıyor, çünkü yüzeyin altında; petrol, deniz tabanındaki yaşamı öldürüp denizi zehirliyor.

Görüntüler dehşet verici, deniz dibi tamamen petrol ile örtülmüş durumda. Petrolün daha fazla yayılması hemen önlenmez ve petrol temizlenmezse, bütün deniz yaşamı seneler boyunca bundan olumsuz şekilde etkilenecek.

Ciyyeh de keşfedilenler ve Beyrut ve Jbeil’deki diğer dalışlardan alınan görüntüler, tahmin edilenin çok üzerinde zehirli petrolün, deniz tabanı ve kıyısını olumsuz şekilde etkilediğini gösteriyor; biran önce tam bir kıyı çevre değerlendirmesinin yapılması gerekiyor.

Ciyyeh de termik santralin bombalanması ardından (13 ve 15 Temmuz 2006) tahminlere göre 10.000 – 15.000 ton Fuel Oil 150  Akdeniz’e karışmıştır. Lübnan’ın kuzeyinde 150 km uzunlukta ve 22 bölgeyi kaplayan kıyı büyük hasar gördü. Havadan inceleme hala yasak olduğu için denize dökülen petrolün tümü belgelenememiştir.

Denize tam olarak ne kadar petrol karıştığını bilmek ve değerlendirebilmek için, kıyıda ve su altında araştırmalar, ayrıca  havadan incelemeler yapılması gerekiyor. Değerlendirmenin sürdürülebilmesi için blokajın bir an önce kardırılmalısı gerekiyor. Ayrıca petrolden etkilenmiş alanların iyileştirilme çalışmaları artırılmalıdır.

Savaş nedeniyle petrol sızıntısına karşı ilk önlemler ancak beş hafta sonra alınabildi, bugün hala gerekli uzman ve malzemenin alana gönderilmesindeki zorluklar nedeniyle yeterli çalışma yapılamıyor. Bu gecikmeler daha fazla alanın etkilenmesine sebep oluyor.  Deniz dibinde bulunan petrol akıntı ve rüzgarla kıyıların daha fazla kirletiyor.

Görüntüler yerel yöneticilerin uluslarası otoritelerle beraber biran önce harekete geçilmesi gerektigini gösteriyor. Savaşın çevreye olan etkilerinin tam olarak değerlendirilebilmesi için, petrol sızıntısı başta olmak üzere çevreye diğer etkilerinin de bir rapor haline getirilmesi gerekiyor. Kendi hükümetimizinde uluslar arası çağrılara cevap vererek bizim denizimiz olan Akdeniz’e sahip çıkmasını ve biran önce uluslar arası kurumlar  ve diğer hükümetlerle çalışmaya başlamalı.

Greenpeace savaş sonrası çevre etki değerlendirmesi yapmak için bilgi toplamayı ve araştırma yapmayı sürdürüyor. Ayrıca otoriteleri deniz tabanındaki kirlenme ile ilgili bilgilendirecek. Organizasyon gerek Lübnan hükümetine gerek de bölgesel kuruluşlara istendiği takdirde her türlü yardıma hazır olduğunu bildirdi ve petrol temizleme çalışmalarına gönüllü gruplarını koordine ederek katılacak



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat