İRLANDA DAN ESKİ BİR DEYİŞ;

“KELEBEKLER, ÖLÜLERİN RUHUYLA ARAFTAN GEÇMEYİ BEKLEMEKTEDİRLER.” DER.

BAZISI DA,

“KELEBEKLER DİRİLİŞİN SEMBOLU” DİYE ADLANDIRIR.

BİR DE;

“KELEBEKLER RUHANİ HABERCİDİR.”

ESKİ YUNAN’DA

RUHUN BEDEN ÜZERİNDE Kİ ETKİSİNİ VE BU ETKİNİN YARATTIĞI BÜYÜK DEĞİŞİMLERİ SİMGELER.

KADİM BİLGELİK’TE,

DİREKT RUHUN SEMBOLUDÜR.

RUHUN ÖZGÜRLÜĞÜ, HAFİFLİĞİNİ VE ZARAFETİNİ SİMGELER.

 

“Nereden çıktı bu kelebek işi eczacı hanım?” dediğinizi duyar gibiyim.

İyi ki bu MEDİKAL DURUŞ var.

İyi ki beni okuyanlar var.

İçimi döküyorum, paylaşıyorum son 3 aydır yaşadığım bir şey var bunu da paylaşmasaydım olmazdı…

Her gün, hiç atlamadan her gün, nerede olursam olayım beyaz bir kelebek çevremde dolaşıyor.

Bazen sabah, bazen akşamüstü, bazen günde 2 defa...

Kadıköy’ün egzos kokulu sokağında, eczanenin kapısında, yazlığımın balkonunda, arabama binerken…

Ben de kendi kendime; “yine babam geldi”’ diye fısıldıyorum.

Sevgiyle bakıyorum.

-Üzülme, diyor.

-Ben senin hep yanındayım.

-Her an farkediyorum, hissediyorum diyor.

Ben de ona göz kırpıyor, selam veriyorum.

Kendi kendime duygusala mı bağladım derken, araştırıcı tarafım baskın çıktı.

Derledim, toparladım, okudum ve anladım ki;

O naif insanın ruhu hep benim yanımda...

Bitmiyor...

Kelebek uzak doğuda gençliği ve dinamizmi simgelermiş...

Araştırdıkça yeni anlamlar çıkıyor. Seç beğen al...

Hangi duyusal durumdaysan onu kabulleniyorsun işte...

 

O çirkin tırtıldan o güzelim kelebek haline gelen güzelliği düşünün.

Değişim aşamasının tabi ki bir de bilimsel yönü var.

Böceklerin başkalaşım geçirerek değişik biçimlere girmelerini beyinden salgılanan hormonlar kontrol edermiş.

Deri hücreleri, nispeten çok miktarda kabuk dökme ve biraz gençlik hormonuyla karşılaştığı zaman pupa oluşur.

Gençlik hormonu artık üretilmediği zaman ergin kelebek meydana gelir.

Bütün bu olaylar dizisini genler kontrol ettiği için işlem daha da karmaşık bir hal alır.

Kırmızı, turuncu, sarı ve ayrıca beyaz.

Bu renkleri böceğin oluşturduğu ve gelişme sırasında kanatlarındaki pullara doldurduğu kimyasal boyalar sağlar.

Bu boya maddesi ‘ptad diye bilinir.

Adi beyazların kanatlarındaki ak boya ise ‘lukopterin’ denen özel bir pterindir; kimyasal bakımdan asit üriğe benzer.

Zaten eskiden bu asitle de karıştırılırdı.

Hareli beyaz kelebeğin kanatları siyah ve ak damalıdır. Aslında bu hayvan gerçek beyazların değil, kahverengi çayır kelebeğinin bir akrabasıdır. Bir piyerid örneği, örneğin büyük beyazla bir hareli birlikte amonyak buharına tutulduğu zaman ilginç bir şey olur.

Büyük beyaz kelebeğin rengi değişmez. Ama hareli beyazın rengi koyulaşarak sarımsı bir tona bürünür.

Doğanın bize sunduğu mucizevi dönüşümü kabul etmeliyiz, değil mi?

Şamanizmde kelebek bir işarettir ve mutlaka bir anlamı vardır. Beyaz kelebek görmek iyiye yorulur.

Ben iyiye yoruyorum.

Çin’de beyaz kelebek reenkarnasyonu simgeler.

Ve…

Can Yücel ile taçlandıralım bu beyaz kelebek hikayesini…

 

KELEBEK

Bir sabah uyanacağım

İki kelebek selamlayacak beni başucumda

Biri sarı olacak diğeri bembeyaz

Tamamen dinmiş olacak ruhumdaki ayaz

 

Bir sabah uyanacağım

Ne sen kalacaksın ne de ben

El ele kelebek misali uçuşacağız

Her an yenilenen bir özlemle bakışacağız

 

Bir sabah uyanacağım

Elimde sefer tasım olmadan

Uzun bir yolculuğa çıkacağım

Tüm dünyevi gemileri yakacağım

 

Bir sabah uyanacağım

O sabah ölmüş olacağım

 

Uzm.Ecz. Gül Kara

hurriyeteczanesi@ttmail.com

05325814059- Hürriyet Eczanesi

Rıhtım caddesi No:64 Kadıköy -İstanbul 



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat