1. Sis Çanı
  2. Fevzi Çakmak
  3. f.cakmak@eczacininsesi.com

26-09-2019


Eczacılara Fiili Hizmet Süresi Zammı

Eczacılara ve Diğer Sağlık Çalışanlarına Fiili Hizmet Süresi Zammı

 

Halk arasında “yıpranma payı” ya da “itibari hizmet süresi”, sosyal sigorta mevzuatında ise “fiili hizmet süresi zammı” olarak bilinen uygulamanın kaynağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’dur.

Kanunun 40. maddesinde fiili hizmet süresi zammından kimlerin, ne kadar yararlanacağı, sigortalılık süresi ve emeklilik yaş koşuluna nasıl etki edeceği sayma yoluyla belirtilmiştir. Uygulamanın ayrıntısı ise Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile belirlenmiştir.

Kimlerin bu haktan yararlanacağı, yasa ilk çıktığı zaman 01.10.2008 tarihinden itibaren liste halinde belirlenmiş olmasına karşın; zaman içinde örneğin gazeteciler ve milletvekilleri gibi gruplar bu listeye eklenmiş, giderek herkesin buraya göz dikmesine neden olmuştur. Bu arayışta, elbette emeklilik koşullarının giderek ağırlaşması, yıpranma hakkının ise emekliliği kolaylaştırması önemli etkenlerden birisidir.

Fiili hizmet süresi zammı, giderek yıpranmanın olduğu meslek gruplarının gerçekçi kriterlerle saptanması değil; kim bastırır kulis yaparsa, siyasal iktidarı etkileyebilirse onların aldığı bir “hak!” haline dönüşmüştür.

Son olarak kamuda ve başkasının yanında hizmet akdiyle fiilen insan sağlığıyla ilgili çalışan hekim, eczacı, hemşire ve diğer sağlık çalışanları da; 03.03.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 7146 sayılı kanunun 11. maddesiyle 5510 sayılı yasanın 40. maddesindeki Tablo’nun 20. sırasına ek yapılmak suretiyle, fiili hizmet süresi zammından yararlananlar listesine girdi.

Ancak “bu kanuna kadar sağlık çalışanlarının hiçbirine daha önce yıpranma payı verilmediği” yönündeki açıklamaların üzerinde durmak yararlı olacaktır. Bu yanlış bir bilgidir. Çünkü değişiklikten önce yasanın 40. maddesindeki Tablo’nun 11. sırasında “doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler maddelerle veya bütün diğer korpüsküler emanasyon kaynakları ile yapılan işlerde çalışanlar” bir yılda 90 gün ek hizmet süresi kazanmaktadır. Sağlık kuruluşlarında radyasyonla iş yapan örneğin radyoloji uzmanı, teknisyeni ve benzerlerini içine alan bu özel düzenleme için de “kamuda çalışma” koşulu yoktur. Özel sektör ya da kamu sektörü çalışanı olduğuna bakılmamaktadır.

Buradan, “çalışma biçimine göre” bu haktan bir kısmının yararlandığı eczacıların durumuna hızlı bir geçiş yapalım…

Kanun değişikliği ile 03.03.2018 tarihinden itibaren, hizmet akdiyle çalışan ya da kamu çalışanı bir eczacı, her 360 günlük çalışması karşılığında 60 gün de ek hizmet süresi kazanıyor.

Öncelikle belirtelim ki, 5510 sayılı yasanın yıpranma payı ya da fiili hizmet süresi zammına dair maddesi kamu çalışanlarına özgü bir madde değildir. İster kamuda ister özel sektörde bütün çalışma biçimlerini düzenlemektedir. Değişiklik hükmünden, hakkın, kamu çalışanı ya da özel sektör çalışanı ayrımı yapılmadan verildiğini anlıyoruz.

Ancak düzenleme tüm çalışma biçimlerini kapsamaktadır derken, hemen bir yanlış anlamaya meydan vermeden belirtelim ki, kendi adına ve hesabına çalışanlar yani bağımsız çalışanlar bu hakkın dışında kalmıştır.

Kanun değişikliği örneğin serbest eczacıları kapsamamaktadır.

Buna karşın 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 1. maddesinde tanımlanan eczacılık mesleği çerçevesinde kamuda ya da bir eczanede, ilaç deposunda, ilaç fabrikasında hizmet sözleşmesiyle fiilen eczacılık yapanlar ya da yine hizmet sözleşmesiyle fiilen başkasının yanında çalışan eczacılar kanun değişikliği çerçevesinde fiili hizmet süresi zammından yararlanacaklardır. Bu hak hem hizmet süresi kazandırmakta hem de emeklilik yaş sınırını geriye çekmektedir.

Buna karşın fiili hizmet süresi zammından yararlanan eczacıların sayısı ve hizmet kazanma çerçevesi; çalışma biçimine, yerine ve çalışma süresine göre daraltılmıştır. Konunun ayrıntıları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bir genel yazıyla duyurulmasına karşın, eczacılar sözkonusu olduğunda uygulama henüz oturmuş değildir.

Eczacıların bu haktan nasıl yararlanılabileceği, çalışma süresinin ne kadarının sayılacağı, hangi eczacıların bu hak kapsamında olduğu şeklindeki konuları açıklamaya ve tartışmaya sonraki yazılarımızda devam edeceğiz.

 


Son eklenen yazılar

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.
Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim