1. Majistral Formül
  2. Ecz. Ahmet Nezihi Pekcan
  3. a.pekcan@eczacininsesi.com
  4. 0332-3520657

27-05-2018


Balıkpulu’nda Majistral

BALIKPULU HASTALIĞINDA (İHTİYOZ, İKTİYOZ, İKTİYOZİS) MAJİSTRAL FORMÜL SEÇENEĞİ

 

İktiyozis, insan ve evcil hayvanlarda görülen kalıtsal bir deri hastalıkları ailesidir. Deri yüzeyinde aşırı skuam (kepek) ve kuruluk ile karakterize bir grup genodermotozlar olup, hastaların derisi balık pulu görünümündedir. Bu hastalıklar balık anlamına gelen ve orjini Yunanca olan ”Ichth” kelimesinden köken almıştır. Bu hastaların derileri balık pulu görünümündedir. İktiyozis eskiden deride lepraya benzer bir görünümü olduğu için cüzzam olarak da adlandırılmakta idi.

Stratum korneum yapısındaki anormalliklerden dolayı transepidermal su kaybındaki artış aşırı kuruluğa yol açmaktadır. İktiyozisler nadir olarak malignite taşıyan hastalıklar ile birlikte görülebilirler. İkitiyozis aynı ebeveynlere ait birden fazla bebekte de görülebilirİktiyozislerin dört sık görülen ve iki de seyrek görülen şeklinde sınıflandırılan tipleri vardır.

İktiyozis vulgaris; İktiyozislerin arasında en sık görülen bu form otozomal dominant geçişli ve hastalığın en hafif tipidir. Bu hastaların deri görünümü doğumda normal olup bebek 3 aylık olduktan sonra bebeğin cildi kepekli ve kuru görünür. Ciltteki kepekli oluşumlar balık puluna benzer, lezyonların ortaları yapışık kenarları kalkıktır ve ekstremitelerin (kol ve bacakların) ön yüzeyleri ile gövdede daha çok meydana gelirler. Deri çizgileri derin olup el içi ve ayak tabanında deri kalınlaşması vardır. Hastalarda atopik bir görünüm ile birlikte deri kuruluğu tespit edilir. Deride ter bezleri ve yağ bezleri daha az bulunduğu için ciltte kuruluk oldukça belirgindir, fakat kaşıntı olmaz. Nemli iklimler hastalığın azalmasında yardımcıdır ve yaş ilerledikçe kepeklenme azalır.

İktiyozis hastalığında tedavi; iktiyozislerin tipine, lezyonların yaygınlığına, hastanın genel durumuna bağlı farklı tedavi yöntemleri uygulanabilir. İktiyozis grubu hastalıklarda tedavi semptomatik (belirtilere yönelik) tedavi şeklinde yapılır. Her tip kuru ciltte olduğu gibi iktiyozis tedavisinde de amaç su kaybının önlenmesi, derinin nemlendirilmesi, stratum korneumun yumuşaklığının sağlanmasıdır.

Tedavide deriyi yumuşatmak ve buharlaşmayı önlemek için topikal (vücuda sürülen) vazelin ve su tutucu özelliği olan üre kullanılabilir. Skuamları (kepekli oluşumları) kaldırmak amaçlı keratolitik ajanlar uygulanabilir. Bu ilaçların arasında en sık kullanılanı vazelin içinde % 3-5 oranında asit salisiliktir. Su içinde % 60’lık propilen glikol solüsyonu da kullanılabilir.

Şiddetli iktiyozis vakalarında ağız yolu ile alınan retinoidler kullanılır, ancak büyümeye olan etkileri nedeni ile puberte (ergenlik) döneminden önce kullanımları sınırlıdır. Bu tip ilaçların kolesterol düzeyini arttırıcı, saç dökülmesi, deri döküntüleri gibi yan etkileri de vardır. İktiyozis tedavisinde antibiyotikler, lokal antiseptikler kullanılması da gerekebilir. Ayrıca iktiyozisli hastaların tedavisinde artmış besin gereksinimleri ve sıvı ve elektrolit dengeleri de dikkate alınmalıdır.

Yağ içerikli sabunlar ile banyo yapılması ve banyodan sonra ıslak deriye nemlendirici sürülmesi tüm iktiyozis tiplerinde derinin nemini korumada oldukça yararlıdır.

Değerli Meslektaşlarım bu hafta Fransa’da reçete edilen, İhtiyoz tedavisinde oldukça etkili bir formülü sizlerle birlikte inceleyeceğiz.

Formül:

Rp.

Glycérolé d’amidon           32 g

Vitamine A                 500 000 UI

Vitamine E                      11,25 g

Cérat de Galien modifié    300 g

Formülde yer alan maddeler:

Glycérolé d’amidon- Glycerinum amyli- Unguentum glycerini (GLİSERİN MERHEMİ) T.K.(1954):

Yağ ihtiva etmeyen, su ile yıkanabilen bir sıvağdır. T.K. de kayıtlı gliserin merheminin açık alev üzerinde yapılması pek istenmez. Temperatür 100 0 – 1050 yi geçmemelidir. Jel görünümündedir. Suda çözünen pomat sıvağı olarak kullanılır. Nişasta olarak buğday nişastası kullanılır. Pirinç ve mısır nişastası ile güç şişer ve geç jel halini alır. Bu nedenden kullanılan nişasta gliseresi turnusolü kızartmamalı, akrolein kokusuna sahip olmamalıdır. Bu preparat zamanla bozulabilir. Nem çeker ve yumuşar. Bu nedenle taze hazırlanmalı ve büyük miktarlarda hazırlanmamalı ve iyi kapalı kaplarda saklanmalıdır.

Formül:

Hazırlanışı:

Darası alınmış bir beher içinde nişasta su ile iyice ezilir, üzerine gliserin konurak karıştırılır.  Karışım 15-20 dk kaynar su banyosunda bekletilir. Sonra, saydam pelte görünümü alıncaya kadar ısıtılarak karıştırılır. Kütlenin yanmamasına dikkat edilerek su kısmı uçuncaya kadar ısıtılmalıdır. Bu formülde su denince distile su anlaşılacağı açıktır.

Önlemler: 100-105 ° C'nin üzerindeki bir sıcaklıkta ısıtmayın.

Görünüm: saydam grimsi jel, homojen, higroskopik.

Çözünürlük: su ile karışabilir.

Vitamine A- A vitamini- Alfasterol- Retinol [ASK; BAN1999; DCF; INCI; INN]:

A vitamini hem bitkisel hem de hayvansal kaynaklarda bulunan yağda çözünen bir vitamindir. Hayvansal kökenli A vitamini kaynakları retinoidler olarak isimlendirilirler. A vitamini öncü maddeleri (beta-karoten de dahil) için ise karotenoidler terimi kullanılır. Aslında A vitamini için son kaynak beta-karoten dir. Retinol, yumurta, tereyağı, tam yağlı süt, takviye edilmiş margarinler, et ve denizde yaşayan yağlı balıklarda bulunur. A vitamini, A vitamini eksikliğinin tedavi ve profilaksisi dışında, iktiyoz ve keratoz (keratosis follicularis) gibi bazı hastalıkların tedavisinde kullanılır. Ancak toksisite potansiyeli tretinoin ve izotretinoin gibi alternatif A vitamini analoglarının araştırılmasına yol açmıştır. A vitamini aslında toksisite potansiyeli taşıyan bir bileşiktir ve basit bir beslenme desteği olarak görülmemelidir. Dikkatler son zamanlarda antikanser maddeler olarak A vitamini ve diğer antioksidan vitaminlere yönelmiştir.

Amerikan Farmakopesi (USP)'ye göre A vitamini (Vitamin A, USP 23), retinol (vitamin A alkolü; C20H30O = 286.5; CAS-68-26-8) veya onun başta asetik ve palmitik asit gibi yemeklik yağlarla yaptığı esterlerini içerir. Açık sarıdan kırmızıya değişen renkte yağlı bir sıvıdır; soğukta sertleşir; pratikte kokusuz veya hafif balık kokusunda olmasına rağmen tadı ve kokusu kötü değildir. Sıvı halde, su ve gliserinde çözünmez; kloroform ve eterde çok çözünür; dehidrate alkol ve bitkisel yağlarda çözünür. Katı formu suda dağıtılabilir. Yemeklik yağlarla seyreltilebilir veya katı taşıyıcı ya da eksipiyanlara katılabilir; uygun antioksidanlar, dağıtıcılar veya antimikrobiyal ajanlar içerebilir. İngiliz Farmakopesi (BP)'ye göre doğal A vitamin esteri konsantresi (Vitamin A Ester Concentrate, Natural, BP 1993), fıstık yağı ya da uygun diğer bitkisel bir yağda retinol esteri veya ester karışımlarını içerir. Gram başına en az x485 000 ünite A vitamini içerir. Hafif kokulu sarı renkli bir yağ ve ya bir yağ ve kristalize madde karışımından ibarettir. Pratik olarak suda çözünmez; alkolde çözünür veya kısmen çözünür; kloroform, eter ve petrol eterinde çözünür.

BP'ye göre sentetik A vitamini konsantresi (Synthetic Vitamin A Concentrate, Oily Form, BP 1993) retinol esteri (asetat, propiyonat vey a palmitat) veya esterlerinin bir karışımıdır. Uygun bitkisel yağlarla seyreltilebilir. Gram başına 50.000 üniteden az A vitamini içermez. Sarıdan kahverengine değişen renkte hafif karakteristik kokulu bir maddedir; çözünürlüğü yukarıda belirtilen doğal konsantreye benzer.

BP'ye göre toz formdaki sentetik A vitamini konsantresi (Synthetic Vitamin A Concentrate, Powder Form, BP 1993) yine retinol esteri (asetat, propionat veya palmitat) veya esterlerinin karışımından oluşur ve bir matrikse dağıtılmıştır. Gram başına 250.000 üniteden az A vitamini aktivitesi göstermez. Sarımtrak bir tozdur. Pratik olarak suda çözünmez; ancak formülasyona bağlı olarak şişebilir veya emülsüfiye edilebilir.

A vitamini eksikliğinin kseroftalmiye neden olduğu iyi bilinmektedir. Retinol ve retinoik asit kemik gelişimi, testis ve overlerin normal işlev görmesi, embriyonik gelişim, mukozal ve epitelyal yüzeylerin sürdürülmesi için gereklidir. Bazı hastalıklarda A vitamininin depolanma ve transportu bozulur.

Vitamine E- Alfa-tokoferol- Alpha-Tocopherolum [Ph. Eur. 3]- DL-alpha-tocopherol [ASK; JP XIII]:

E vitamini bitkisel yağlar, buğday tohumu (embriyo), hububat, meyvalar, yeşil sebzeler, et, yumurta ve belirli balıklarda bulunan yağda çözünür bir vitamindir. "E vitamini" terimi gerçekte sekiz farklı tokoferolden oluşan bir bileşik grubunu temsil eder. Bu bileşikler bitkiler tarafından sentezlenen, insan ve çoğu hayvan için gerekli olan yağda çözünür vitaminlerdir. Bunlar içinde doğal olarak yapılan d-alfa-tokoferol en güçlü E vitamini aktivitesi gösteren türevdir. Sentetik formu dl-alfa tokoferol'dür. Ticari E vitamini preparatları başlıca sentetik dl-alfa-tokoferol asetat 'tan sentezlenirler. Bu asetat esteri bileşiğin stabilitesini sağlar.

Saf E vitamini ilk olarak 1936'da buğday tohumu yağından izole edilmiş, kimyasal yapısının aydınlatılması ve sentezi 1938 yılında başarılmıştır. Buna rağmen insandaki yararları 1970'li yılların başlar yılların başlarına kadar basılan biyokimya kitaplarında tanımlanamamıştır. E vitamini diyette bol miktarda bulunduğu için primer eksikliği olası değildir. İnsanda E vitamini eksikliğine bağlı anomalilerin çoğu subklinik düzeydedir; beslenme kaynaklı E vitamini eksikliği, prematüre çocuklar dışında, sadece değişik genetik veya sonradan edinilmiş hastalıkları olanlarda görülür. E vitamini ABD'de "Food and Nutrition Board of the National Research Council" tarafından ilk kez 1968 yılında tanımlanmış tır.

Alfa tokoferol (E vitamini) pratik olarak kokusuz, berrak, renksiz veya sarı-kahverengi viskoz bir yağdır. Pratik olarak suda çözünmez; dehidrate alkol, aseton, diklorometan, eter ve sabit yağlarda serbestçe çözünür. E vitamini insanda fizyolojik bakımdan çok önemlidir ve eksikliği belirli patolojik bozukluklara neden olur. İnsan vücudundaki en önemli etkisi antioksidan yani oksitlenmeye karşı koruyucu aktivitesidir.

Cérat de Galien modifié- Değiştirilmiş Galen ceratı

Beyaz, gül kokulu yumuşak krem formundadır. Yumuşatıcı ve koruyucudur. Formülde yer alan parafinin tatlı badem yağı ile değişimi sonucu klasik Galen Ceratı elde edilir. Su absorbe etmez. Modifiye Galen ceratı, 3 yaşın altındaki çocuklarda kontrendikedir. 60 °C'nin üzerinde ısıtılmaz.

Formül:

Hazırlanışı:

Bir kapsül içinde, beyaz balmumu 50 ° C'de sıvı parafin içinde eritilir. Öte yandan, gül suyu içinde borax çözündürülür ve 500 C’de ısıtılır. Isıtılmış bir havan içerisinde önceden sıvı parafin içerisinde eritilmiş balmumu karışımına sıvı karışım küçük miktarlarda eklenir ve homojen bir kütle elde edilene kadar hızlıca karıştırılarak formül tamamlanır.

Formülün Hazırlanması:

Glycérolé d’amidon ve Cérat de Galien modifié ayrı ayrı hazırlanır. Her iki sıvağ karıştırılır. Üzerlerine, Vitamine A ve Vitamine E ilavesi ile formül tamamlanır.

Kaynak:

1- The French Pharmacopoeia.

2-RxMediaPharma®2016 İnteraktif İlaç Bilgi Kaynağı.  

 


Son eklenen yazılar

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.
Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim