’Gönüllü karantinaya mecburuz!’

Sayılkan’ ın açıklamaları

Son güncelleme: 19-11-2020

İzmir Eczacı Odası Başkanı Sayılkan: Gönüllü karantinaya mecburuz!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in çağrısını desteklediklerini belirten Tuncay Sayılkan, "İlla ki koronayla hepimiz tanışacağız. Sağlık çalışanlarının yükünü hafifletmek ve salgının hızını kesmek için, Tunç başkanın çağrısına kulak vermeliyiz, hatta buna uymaya mecburuz" dedi.

egedesonsoz.com un haberi: İzmir Eczacı Odası Başkanı Tuncay Sayılkan, SonSöz TV’ye konuk oldu. Gazeteci yazar Muhittin Akbel’in sorularını yanıtlayan Sayılkan, koronavirüs aşısından, hayatımıza sokulan son tedbirlere kadar çok önemli açıklamalarda bulundu. Deprem bölgesindeki 57 eczaneden 9’unun ağır hasarlı olduğunu belirten Sayılkan, depremle ilgili gözlemlerini şöyle anlattı:

İLAÇLARINA ULAŞAMAYANLARIN SORUNA ÇÖZÜM ÜRETTİK

"İzmir’de yaşayan bir vatandaş olarak biz de depremi çok hissettik. 40 yıllık İzmirliyim, böyle bir şey görmedim. İzmir deprem bölgesi, hep sallanır ama bu farklı bir şeydi. Oda çalışanı arkadaşlarımızla dışarı çıktığımızda, şükür bir şey yok, derken kısa sürede internetten gelen görüntülerle durum netleşti. Toz bulutlarıyla endişemiz arttı. Çökme görüntüleriyle inanılmaz bir şey yaşadık. Çaresizliği yaşıyorsunuz. Deprem çok farklı bir şey, çok hızlı düşünmek gerekiyor o süreçte. 116 can kaybedildi, birçok dram yaşandı. Biz ilk anından itibaren ilaçlarına ulaşım sağlayamayan vatandaşlarımız için çözüm üretmeye çalıştık. En son kentin siyasilerine ulaştık ve 4 gün sonra o bölgede yaşayan, düzenli ilaç kullanması gereken kişilerin isimlerini ancak alabildik. Elinizde bir ilaç varsa, sistem gereği ilaç alamıyorsunuz, bitmesini beklemeniz lazım. Afet bölgesi ilan edilemediği için, karar biraz uzadı ve gecikti, kimler ihtiyaç sahibi bunu çözemediler. Biz bu süreci yaşadığımızda 8-9 eczanemiz hasarlıydı o bölgede. Biz zamanında Bornova’yı 3’e bölmüştük, Özkanlar Manavkuyu dediğimiz bölgeye 3’üncü bölge demiştik ve 57 eczane var burada. Bazı binalar riskli olduğu için günlerce eczanelere girilmediği oldu. Torbalı belediye binasının altında 2 eczane vardı. Orada da arkadaşlarımız kapatmak zorunda kaldı. 3 arkadaşımızın da evi yıkıldı ve biz bir kampanya yapmaya karar verdik. Pazar günü çağrımız vardı ,ihtiyaç olan malzemeler için... Bir günde 5 kamyon malzeme geldi. Yardımlaşma olağanüstüydü. İnsanlar bu anları televizyondan görünce yardım etmek istediler. Türkiye dört bir yanında destek vermek isteyenler için, bekleyin şu anda ihtiyaç yok, dedik. Para yardımı için bekliyorlar. Pazar sabahı uyandığımızda havanın soğuduğunu gördük, akşam üstü saatlerinde Eczacılar Birliğinden 1000 adet battaniye geldi. 12 saat bile sürmedi battaniyelerin gelişi... Çok ciddi bir emek vardı. Adapazarı’nda gördüğümüz tabloyla burada gördüklerimiz arasında çok büyük fark var. Orada bir şehir yok olmuştu. Burada, çok kısa sürede çadırlar kuruldu, ekipler geldi. UMKE grubu bize sürekli anlık olarak ihtiyaçları bildirdiler. Biz de tüm ihtiyaçları yetiştirmeye çalıştık. Bütün bunlara baktığımızda çok talihsiz bir şey yaşadık ama biz çabucak bütünleşmeyi sağlayan özel bir şehiriz ve meslek grubundayız. Çadırdan çıkma çalışmalarının çok daha hızlanması gerektiğini düşünüyorum. Neden çadır eczane kurmadınız dediler. 50 eczane bölgede zaten açık; çadır eczaneyi nereye kuracaksınız? 11 bölge var, hangisine kurmak gerektiğine dair doğru karar vermek zordu. İnsanların, çadır eczaneye gitmesini değil, ilaçların ayaklarına kadar götürülmesini istedik, bunu hedefledik. Zor bir süreçti o yüzden çevredeki arkadaşlar çok yardımcı oldu. O bölgede eczacılık yapan arkadaşlarım da depremzede sonuçta. Hızlı bir şekilde o bölge boşalıyor. İnsanlar o bölgeyi terk ediyor. O bölge yeniden yapılanacak. Benim 50 küsur arkadaşım, bu süreçte ne yiyecek, ne içecek, bu da bir sorun. Eczanesi 10 gün kapalı kalan, taşımak zorunda kalan, beklemek zorunda kalan arkadaşlara bir miktar yardımda bulunmak istiyoruz. Valilik birkaç evrak daha istiyor, detayları istiyor, kampanyayla ilgili... Eskisi gibi olsaydık biz ilk gün karar alıp ikinci gün toplardık ama şimdi süreç biraz yavaş ilerliyor. Bu da sorun değil, çözülecektir, aşılacaktır, diye bekliyoruz."

DAHA KATI TEDBİRLER ALINACAĞINI DÜŞÜNÜYORDUK, AMA...

"Korona salgınında bugün geldiğimiz nokta dehşet verici. Alınan son kararlara gelince... Bilim Kurulu’nun açıklamasında bu olay belliydi, daha katı tedbirler bekleniyordu ama... Şöyle de bakmak lazım.,ülkedeki ekonominin ne kadar kırılgan olduğu, personel giderleri gibi konular var. Bunu herkes biliyor; 14+14 gün kapatmak gerekiyor. Yani 14 gün açıksa, 14 gün kapalı tutmak gerekiyor. Dün bir arkadaşımız da bunu söyledi ama eğer bunu yaparsak, bu ülke çok büyük sıkıntı yaşar. Küçük esnaflar paket servis dışında devam edemeyecekler. Hepimiz ülkenin durumunu görüyoruz, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer’in bir çağrısı oldu, ben de onu destekliyorum. ‘Gönüllü karantina’. İş daha da sarpasarmadan, sağlık çalışanlarının yükünü ağırlaştırmadan ve salgının hızını kesmek için, gönüllü karantinaya girmeye mecburuz. Bu süreç biraz sıkıntılı. Gönüllü karantinayı yapalım, bu işin içinden çıkalım. Bize dayatılmadan inşallah çözeriz. Çünkü biz İzmir halkı olarak dayatmayı sevmiyoruz. Umarım dayatılmadan kendi dikkatimizle bu sorunu ortadan kaldırırız.  Bir çözüm bulmamız lazım. 103 değil de 203 kişi vefat etti dediğimizde bile ben çok bir şey değişeceğini düşünmüyorum. 1 Haziran’dan sonra bu insanlar, salgın bitti, diye düşündü. Mehmet Öz’ün ilk zamanlar söylediği geliyor aklıma. ‘Bu virüsten kaçış yok, herkes bir şekilde tanışacak’ şeklindeki sözler ciddiye alınmalı. Tedavi süreçlerini nasıl çözeriz, bu daha belli değil. Elimizde veriler net değil ama aşı çalışmaları yapılıyor. Bu kadar kısa sürede aşı bulunur mu, bulunmaz mı, bilmiyorum. Benim bildiğim, bu kadar hızlı bulunabileceğini düşünmüyorum. Daha grip aşısını çözememişiz. Vatandaşın burada ihtiyaç duymadıkça çıkmaması, maske takması, dikkat etmesi lazım. Covid partisi yapanlar var, dikkat etmemiz lazım. Tunç Başkanın da dediği gibi, bu tehlikeyi görün artık, fark edin. Tatillerinizi erteleyin. Tatile çıkıp, dönüşte, abi bizi de buldu diyorlar; hayır covid seni bulmadı, sen ona gittin, onu sen buldun."

HASTANELER, DAHA FAZLA BU YÜKÜ KALDIRAMAZ

"Salgın çok hızlı yayıldı, kimsee yetişemez oldu. Herkesin daha dikkatli olması lazım. Hastaneler ve yoğun bakım doluluk oranları, bu yüksek rakamları kaldıramaz. İzmir’de yaşıyorsanız, illa ki covidle tanışacaksınız ama herkesin aynı anda tanışmaması lazım. Sağlık personelleri zor durumda, o insanlar emeklerinin karşılığı görmek istiyor; parasal kaygılardan ziyade, önlemler konusunda... Bizim insanımızda, bana bir şey olmaz diye bir tavır var. Mart ve nisanda herkes korktu fakat  şu an herkes, ben C vitamini alıyorum, hijyene dikkat ediyorum, bana bir şey olmaz, kafasında. Böyle bir şey olamaz. Hiçbir çalışma sonlanmış değil. Herkes için ölümcül riskte şu an. Koku ve tat alamamakla fark edenler var. Kime nasıl yansıyor, net bir veri yok."

DEPREMDE SOSYAL MESAFEYİ MAALESEF İHMAL ETTİK

"Temizliğe, mesafeye dikkat edeceğiz, AVM’lere gitmeyeceğiz, toplu taşımaları mümkün olduğunca kullanmayacağız. Otobüste minibüste yolculuk edenler arasında mutlaka taşıyıcılar var.  Bana bir şey olmaz, demeyin. Farkında olmadan arkadaşınıza, yakınınıza zarar veriyorsunuz. Vitaminlerimizi alacağız, besinlerimizi düzenli alacağız. İzmir, Türkiye’nin aydınlık yüzü, bizim kalabalık tabloları sakinleştirip, örnek olmamız, model olmamız lazım. Çünkü İstanbul Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu, bir günde koronadan ölenlerin sayısının 143 olduğuna dair rakam verdi. Bu korkunç bir şey. İzmir’de, deprem sürecinde doğal olarak pandemiyi biraz unuttuk. Arama kurtarma ekiplerinden bazılarının koronaya yakalandıklarını duyuyoruz. Önümüzdeki iki haftayı doğru değerlendirelim ve buradan güzel bir mesajı tüm Türkiye’ye verelim."

AŞIYI HAYAL ETMEKTEN ZİYADE İÇİMİZDE BAZI İŞLERİ HALLETMEMİZ LAZIM

"Bir belediye başkanımız ikinci defa yakalandı koronaya... Yeterli antikorla ilgili soru işaretleri var. Aşı çok hızlı olacak bir olay değil, aşı olurum bana bir şey olmazdan, ziyade toplumsal bilinci tedbiri almamız gerekiyor. Grip aşısı gibi 1 milyon 300 bin tane gelirse kime vurulacak? Eksi 79’da yolculuk eden bir aşıyı, kaç dakikada uygulamamız gerekiyor? Türkiye’de çok ciddi sorunlar çıkarabilir. Hiçbir

hastanede bile eksi 79 soğutma sistemi yok. Bana sorarsanız aşıyı hayal etmekten ziyade kendi içimizde bazı işleri halletmemiz gerekiyor. Türkiye’deki çalışmalar tam benim beklentime uygun, aşıyı bulan Türk vatandaşımız Uğur Bey, 2021 kışında sonunda çözeceğiz demişti ama bu işi aşıya bırakmayıp bu yaza kalmadan çözmemiz gerekiyor."

KORONA AŞISINA BAĞLANIP HÜSRANA UĞRAMAYALIM

"Aşı ,ihtiyacı olana yapılsın, çıkışını yapan biziz, yani Eczacı odaları... Daha aşı Türkiye’de yokken önlem alınmalı diye biz demiştik. Grip aşısının son partisi gelecek ülkemize, bir o kaldı. Sağlık bakanlığının ilk baştaki kriterleri çok yüksekti, daha sonra limitler aşağı doğru çekildi. O yüzden pek çok kimse grip aşısı yaptıramadı. İki, hatta üç hastalığı olanlar bile aşı olamadı. Eskiden parayı veren herkes aşı vurulurdu, bu sene o kişilere gerek olmadığını anlattık. Bu yıl bu aşıyla ilgili patlamaların yaşanmasının sebebi, tabii ki covid salgını.. Grip aşısı sizi kurtarmaz, grip de olabilirsiniz. Covidi zaten engellemez. Grip aşısı kronik hastalığı olanlar için önemli. Grip aşısı vurulmamak sağlıklı insanlar için hiç sıkıntılı bir durum yaratmaz. Korona aşısına bağlanmak, bizi sonra hüsrana uğratabilir. Önemli olan, şu an tedbirlerimizi alıp beklemek."

HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPARSA, 5-6 AYDA BİZ BUNUN ÜSTESİNDEN GELİRİZ

"Semptomuza artık korona test yapılmıyor. Covid aşısı geldiğinde herkese yapılmasını beklemeyelim. Belirtileri çok iyi gözlemlememiz lazım. Boş yere sağlık kurumları meşgul edilmemeli. Sağlık çalışanlarımız, normal temponun çok üstünde, 3 vardiya çalışıyorlar, onları anlamak, destek olmak lazım. Yoksa daha uzun ve daha sancılı bir süreç yaşayacağız. Herkes üzerine düşeni yaparsa, 5- 6 ayda bu işin üstesinden geleceğimizi düşünüyorum."

ASPİRİN, GÜNDE BİR TANE KULLANILABİLİR

"Aspirin satışları bizde de arttı. Tavsiye ediliyor, belli dozlarda aspirin alınması faydalı. Pıhtılaşmayla gelecek hastalıklarda çok faydalı. Koronada da kanın pıhtılaşması söz konusu. Hiçbir sıkıntınız yokken çok da gençken kullanmanızı önermiyorum. Aspirini, büyük dediğimiz formdan ziyade, midede sıkıntı çıkarmayan, bağırsakta kolayca çözünen tipini eczacınızdan isteyin. Covidin bir çok bünyede pıhtılaşmayı hızlandırdığını söylüyor hekimlerimiz. Aspirinin ihtiyaç olan kesim tarafından çok sık olmamak kaydıyla kullanılması mantıklı.

http://www.egedesonsoz.com/haber/izmir-eczaci-odasi-baskani-sayilkan-gonullu-karantinaya-mecburuz/1053598


ECZACININ SESİ/ HABER


Son eklenen haberler

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.