Bir Kahramanlık Hikayesi : Bağışıklık

Son güncelleme: 26-11-2016

“Andolsun ki, Nuh'u kavmine gönderdik de içlerinde elli eksik bin (dokuz yüz elli) yıl kaldı, derken zulümlerini sürdürürlerken onları tufan yakalayıverdi.” ( Kuran-ı Kerim/ Ankebut 14)

Yar.7: 6 Yeryüzünde tufan koptuğunda Nuh altı yüz yaşındaydı. 

Yar.9: 28 Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı. 

Yar.9: 29 Toplam dokuz yüz elli yıl yaşadıktan sonra öldü. (Tevrat / Yaratılış)

En uzun yaşayan peygamber idi Hz. Nuh.

Babil ve Sümer söylencesi olan Gılgamış destanına (Tufan M.Ö. 2000; 1833-1850 ve 1250 yıllarına ait değişik versiyonlara sahiptir.) göre Utnapiştim…

Tufanı bir de destandan dinlemeniz için hikaye uzun anlatılacaktır…

Gılgamış Destanı bölüm VII-VIII: (Utnapiştim ve Tufan)

Fırat nehri kıyısındaki Şurippak kentinde tanrılar yaşlanır ve insanların yapmış olduğu gürültüye dayanamaz. Tanrı Enlil meclisi toplar, bu insanlar çok gürültü yapıyor Adad tufan yapsın der. Ea hariç diğer tanrı ve tanrıçalar aynı fikirdedir. Ea ,baştan beri toprağı işlerken yardım etmiştir insanlara, şimdi onları nasıl öldürür? Ea Utnapiştim’ i çok sever ve rüyasına girer. Ona buluşacakları yeri söyler. Utnapiştim rüyadan uyanır ve doğru dediği yere gider. Ona tufan olacağından ve ne yapması gerektiğinden bahseder. Bir gemi yapacaktır evini bozup, ailesini ve her yaşayan canlıdan birer çift alacaktır yanına. Yapacağı gemiyi anlatır ve toprağa çizer. Gemi 7 günde tamamlanır. Tufan başlar, gemiyi suya indirir.

Gördükleri manzara karşısında tüm tanrılar ağlar, nasıl bu kadar acımasız olmuşlardır?

Yar 8:21 İnsanlar yüzünden yeryüzünü bir daha lanetlemeyeceğim

Yar8:22 Tanrı Nuh ile bir daha tufan olmayacağına dair anlaşma yapar. (Tevrat/ Yaratılış )

Tufan bittiğinde Ea Enlil’ e kızar. Artık tufan değil, kıtlık yapmasını ister bu daha mantıklı olacaktır (kimbilir belki firavun zamanında geçen 7 yıllık kıtlık bu anlaşma sonucundadır.) diğeri acımasızlıktır. Enlil yaptıklarına karşılık Utnapiştim ve karısını kutsar ve bundan sonra tanrılar gibi yaşamasını diler.

Peki Gılgamış Utnapiştim gibi tanrılar meclisine kendisi nasıl katılacaktır? Bunu Utnapiştim’ e anlatır. Utnapiştim Gılgamış’ a uyumadan 7 gün geçirmesini söyler. Fakat Gılgamış bunu başaramaz. Utnapiştim ona olumsuz düşünmemesini tanrıların ona güç ve  kahramanlık verdiğini  ve Uruk’ a gitmeden önce bir hediye vereceğini söyler. Utnapiştim Gılgamış’ a derin suda yetişen bir gülü çıkarırsa ona ölümsüzlük verilmese de yaşadığı süre boyunca ona gençlik ve kuvvet vereceğini söyler. Gılgamış dalar ve gülü çıkarır. Dönüş yolculuğuna başlar, bir süre sonra yorulur ve kıyafetlerini toprağın üzerine koyar, gülü de kıyafetlerinin üzerine yerleştirip suya girer. Suda yüzen yılan gülün kokusunu alır, gülü çalar ve suya girer. Suya girer girmez yılan deri değiştirir Ölümsüzlüğü olmayan yılan gençlik iksirinin yakalamıştır.

Ölümsüzlüğe çare arayışını Şahmeran, Lokman hekim ve Gılgamış gibi destan ya da efsanelerden dinleyip; ölümsüzlüğün çaresini bulamasak da dönemsel olarak hastalıklara karşı korunmada kullanacağınız takviyeler bu yazıda sizinle paylaşılacaktır.

                           

              

 

 

Bağışıklık (İmmün) sistemi: "mikrop" diye tanımlanan, vücudumuzda  enfeksiyona yol açan virüs, bakteri, mantar ve parazit gibi mikroorganizmaların zarar verici etkilerine karşı kişiyi koruyan, savunma sistemimizdir. 

Bağışıklık sistemi hücreler ve organlar-dokulardan oluşur. Bir de özel moleküller vardır.

Hücreler: Monositler, makrofajlar, nötrofiller, bazofiller, mast hücreleri, eozinofiller, lenfositler

Organ/dokular:

Primer: Kemik iliği, timus

Sekonder: Lenf nodları, dalak, yoğun lenfoid dokular

Moleküller: Enzimler, kompleman bileşenleri, sitokinler (interferon,interlökinler, vs), antikorlar

 

İmmün sisteminin çalışması iki ana başlık altında incelenir.:

1.Doğal bağışıklık sistemi (doğal direnç):

Enfeksiyonlara yol açan mikropları, vücuda ilk girişte karşılayıp tanıyan ve daha sonra ortadan kaldırmak için çalışan, doğal olarak organizmada hazır bulunan bağışıklık sistemidir. Hafızası yoktur.

- PMNL→ nötrofiller, eozinofiller, bazofiller, mast hücreleri

   Monosit/ Makrofajlar

   Dendritik hücreler

   “Natural Killer” hücreler

- İlk ve ikincil savunma

- Doğuştan ve ömür boyu

- Özgül değil

- Erken başlar (0-4 saat)

2.Edinsel bağışıklık sistemi ( kazanılmış direnç): Bu sistem, vücuda zarar veren bir mikropla karşılaşmayı takiben, günlerle belirtilen bir hazırlık süresi sonucunda harekete geçer. Etkene spesifiktir ve hafızası vardır.

- Yapıtaşlarını T ve B lenfositler oluşturur.

- Üçüncül savunma

- Antijenik uyarı ile başlar

- Özgül

- Değişken (seçici)

- Yavaş başlar (4->96 saat)

 

Timus: Bağışıklık sisteminin ana bezidir.  T lenfosit üretir.

Timus işlevleri nasıl güçlendirirlir?

- Yeterli antioksidan alımı

- Timik hormonların üretimi ve işleyişi için gerekli besinler alınmalıdır (B6, çinko ve C vitaminince zengin beslenme)

- Bitkisel ürünler ya da hayvansal timüs dokusu içeren glandüler ürünler kullanılarak timüs aktivitesi güçlendirilmelidir. (Dalak ve timüs ekstreleri)

- Anne sütü bebekte timüs bezi gelişiminde rol oynar bu yüzden emzirme bağışıklık sisteminin gelişmesinde önemlidir. Yapılan çalışmalar sonucu anne sütü ile beslenen bebeklerin timüs bezi hazır mama ile beslenen bebeklere göre 20 kat daha büyüktür.

Dalak: Vücuttaki en geniş lenfatik doku kitlesidir.

Akyuvarlar: Nötrofil, eozinofil, bazofil, lenfosit ve monosit gibi birçok akyuvar hücresi vardır

   a. Nötrofiller: Özellikle bakteriyel enfeksiyonlarda etkilidir.

   b. Eozinofiller ve bazofiller: Alerjik ve paraziter durumlara müdahale eder.

   c .Lenfositler: T, B ve NK hücreleri gibi çeşitleri vardır.

 

T hücreleri: yardımcı T, supresor T ve sitotoksik T gibi çeşitleri vardır. Timusta olgunlaşır.

Yardımcı T: akyuvarlara yardımcı olur.

Supresor T: akyuvar hücrelerinin işlevlerini baskılar

Sitotoksik T: yabancı doku, kanser hücresi ve virüse bulaşmış hücreleri yok eder.

Yardımcı T/supresor T oranı: bağışıklığı en iyi belirleyen orandır. Örneğin AIDS’ te bu oran düşüktür. Alerjik ve otomimun hastalıklarda bu oran yüksektir.

B hücreleri: antikor üretiminden sorumludur. Antikorlar antijenler (bakteri, virüs ve diğer mikroorganizma) ile birleşerek oluşmaya başlayan aşamalı süreçte yabancı organizma ya da tümör hücresi yok edilir. Kemik iliğinde olgunlaşır.

Doğal öldürürcü hücre (NK): Kansere karşı vücudun ilk defans hattıdır. Virüsle enfekte olmuş ya da kanser hücrelerini yok eder.

 

  d. Monosit: Enfeksiyon sonrası çöp toplayıcı gibi çalışır. Bağışıklık işlevlerini tetikler.