Bahar Allerjisi ve Aromaterapi

Ecz. Sevil Ağalar Altınel yazdı

Son güncelleme: 15-04-2017

Ecz. Sevil Ağalar Altınel

 

 

 

Uzun ve soğuk geçen bir kışın ardından yavaş yavaş güneş yüzünü göstermeye başladı… İstanbul’da baharın ilk habercilerinden biri mimozalardır, sonra erguanlar açar ve bahar gelir…. Hepimizin özlemle beklediği içimizin kıpır kıpır olduğu aydınlık günler…

 

 

 

Ama bu güzel bahar günleri, alerjik reaksiyon yaşayan kişilere kabus olur.

Alerjik kişilerin güzel bahar günlerini kabusa çeviren polenler ya da diğer adıyla çiçek tozları, bitkilerin erkek tohumlarıdır. Genellikle, renkli, kokulu çiçeklerin polenleri büyüktür ve bitkilerin cezbedici özellikleri nedeniyle arılarla taşınırlar. Güzel çiçekli bitkiler havaya yayılmadıklarından alerjiye neden olmaları enderdir. Oysa küçük polenler, rüzgarla taşındıklarından bitkiden kilometrelerce uzaktaki kişide bile alerjiye neden olabilirler. En çok alerjiye neden olan polenler arasında kavak, çim ve yabani ot polenleri sayılabilir. Yağmurlu günlerde havada uçuşan polen miktarı azaldığından polen alerjisi olan kişiler rahat  ederler. Tam tersine sıcak ve rüzgarlı günlerde polen yayılımı artar. 

Havanın ısınması ve doğanın canlanması ile alerjik rinit, gözlerde kaşınma, nefeste tıkanıklık gibi reaksiyonlar başlar. Büyük şehirlerdeki hava kirliliği de  bu yakınmaların artışına neden olur. Pollenler için en kötü zaman, sabah saat 05-10  arası ve akşamüstünden geceye kadar olan zamandır. Hava durumu polenlerin yayılmasında etkili faktördür. Rüzgar polen taşıyıcıdır. 

Ayrıca küflerde alerjik reaksiyona neden olabilir. Alerjik reaksiyona neden olan20 den fazla değişik küf çeşidi bilinmektedir. Küfler hem içerde hem dışarda yaşayabilmektedirler.

 

Bahar Alerji Belirtileri:

Alerji belirtileri havada uçuşan tozlara ve kişinin özel durumuna göre değişmekle beraber aşağıdaki belirtilerin biri veya birkaçı alerjik kişilerde görülmektedir.

Buruntıkanıklığı

Burun akıntısı

Sık hapşırma

Kaşıntılı ve akan gözler

Boğazda, burunda ve gözlerde kaşıntı

Koku almada zorluk

Nefes darlığı

Öksürük

Konsantrasyon güçlüğü

 

Polenler, vücutta enflamasyona neden olurlar. Saman nezlesi (alerjik nezle) ve astım belirtilerini tetikleyebilirler. Alerjik nezlesi olan bazı hastalar, mikrobik bir solunum yolu enfeksiyonu geçirdiklerini düşünebilirler.

Saman nezlesinden korunmada ilk adım, hastanın hangi polene karşı alerjisinin olduğunun saptanmasıdır. Bu amaçla hızlı ve kolay uygulanan deri testlerinden, kimi zaman da kan testlerinden yararlanılır. Alerji yapan etken saptandığında, kişi bundan olabildiğince uzaklaşmalıdır. Tedavide alerji önleyici ilaçlardan yararlanılır. Uygun kişilerde aşı tedavisi de belirtilerin giderilmesine yardımcı olabilir.

Nefesdarlığı, hava açlığı, öksürük, balgam çıkarma, göğüste tıkanma hissi gibi belirtilerle seyreden astım, bahar aylarında polenlerin yayılmasıyla kötüleşebilir. Polen alerjisi olan astımlı hastaların alerjik oldukları polenlerin yayıldığı haftalar/aylar boyunca  şikayetleri artabilir. Bu dönemde hastanın ilaç tedavisinin yeniden düzenlenmesi gerekebilir.

 

Polen mevsiminde mekanik  önlemler:

   Evlerin pencereleri kapalı tutulmalıdır. Polenler daha çok sabah saat 05.00-10.00 arasında yayıldıklarından ev öğleden sonra havalandırılmalıdır.

   Polen mevsiminde açık havada spor yapmak allerji riski olan kişilerce doğru değildir.

   Araba ile yolculuk yapıldığında camlar kapalı tutulmalıdır.

   Gözlerin yanını da örten güneş gözlüklerinin faydası olabilir.

   Dışarıdan eve gelindiğinde hemen giysiler değiştirilerek yıkanmalı, mümkünse burun içini dahi yıkayarak banyo yapılmalıdır. Saçların yıkanması da buraya yapışan polenlerin temizlenmesi açısından yarar sağlar.

   Evde ve arabadaki klimaların filtreleri sık sık değiştirilmelidir.

   Ev içi hava temizleyiciler eve giren polenlerin ortadan kaldırılmasında faydalı olabilir.

   Evcil hayvanlar yatak odasına sokulmamalıdır. Bu hayvanların dışarıda gezdiklerinde tüylerine yapışan polenler de alerjiye neden olabilir.

   Polen mevsiminde toz, sigara dumanı, boya kokusu, parfüm gibi irritanlardan uzak durmak, polen alerjisi olan kişinin şikayetlerinin ağırlaşmasını engeller.

 

Unutulmamalıdır ki, kişi kalıtsal olarak alerjiye eğilimli de olsa, alerji gelişiminde çevrenin rolü yadsınamaz. Alerjiye genetik yatkınlığı olan kişilerin alacağı alerji karşıtı önlemler, alerjik yakınmaların ortaya çıkmasını engeller ya da geciktirir.

 

Histamin reaksiyonu :

Ağaç, çimen ve otlardan yayılan polenler ,bağışıklık sisteminin aşırı duyarlılık göstererek antikor üretmesine neden olurlar. Bu aşırı duyarlılık nedeni ile vücutta histamin serbest  hale geçer. Histamin üst solunum yolları pasajlarında burun, sinuslar, boğaz, gözler de alerjik reaksiyonlara neden olur.

Allerjik hastalıkların çoğu IgE aracılıklı mekanizmalarla ortaya çıkan enflamatuvar hastalıklardır.

Antihistaminik ilaçlar, saman nezlesi gibi alerjik reaksiyonlarda histamine salgılanmasını engelleyerek semptomların rahatlamasını sağlarlar.

 

Uçucu yağların allerjik reaksiyonlardaki etkinliği

 

Uçucu yağlar hem inflamasyon ile savaşırken  bağışıklık sistemini de desteklerler. Alerjide etkili uçucu yağlar  aynı zamanda bakteri ve enfeksiyonlar üzerinde de etkilidirler ve vücuttaki zararlı toksinleri uzaklaştırarak detoks görevini yaparlar.

 

Bahar Alerjilerinde Kullanılan Uçucu Yağlar


Konvansiyonel farmakolojik testlerde allerjik etkinliği gösterilmiş iki uçucu yağ; Çay ağacı ve Niauli özellikle allerji semptomlarının giderilmesinde oldukça etkilidir.

Çay Ağacı (Melaleuca  alternifolia):

Myrtaceae ailesindendir. İsminin çay ağacı olması Kaptan Cook’a dayanmaktadır.  Yeni Zelanda’nın keşfi sırasında gemideki tayfalar yaprakları kaynatıp çay yerine kullanmışlardır ,sonrasında bu çayın iyileştirici ve temizleyici etkisini keşfetmişlerdir.

Çay ağacı birinci dünya savaşına kadar  çok fazla bilinmiyordu. Birinci dünya savaşı sırasında Avustralyalı bilim adamı Dr.A.R Penfold  çay ağacının , standart  antibakteriyel  olarak  kullanılan fenol’den 12 kat daha güçlü olduğunu keşfetmiştir.  Çay ağacının antiviral, antibakteriyel ve antiseptik  etkilerinin yanında bağışıklık sistemini de aktive etme özelliği bulunmaktadır.  Çay ağacı buharı; burun kanallarını temizler ve burun kanallarının ve mukozasının rahatlamasını sağlar, nefes alıp vermeyi kolaylaştırır.  Çay ağacı uçucu yağı kesinlikle  yutulmamalı veya içilmemelidir.

 

Roman Papatyası (Chamaemeleum nobile ) :

Asteraceae  ailesindendir. Bu uçucu yağ kamazulen ve sesquiterpen laktonlar içermektedir. Kırpapatyası  içerisindeki  sesqiterpenler sayesinde histamine salgılanımını azaltarak enflamasyonu yavaşlatır.

Uzun  bir tarihçeye  sahip etkili ve güvenilir bir bitkidir. Kaşıntılı, enflamasyonlu, irrite olmuş  bahar alerjilerinde her yaşta kullanılabilecek bir uçucu yağdır.

 

 

Niaouli (Melaleuca viridiflora ):

Myrtaceae ailesindendir.  Konsantrasyonu arttırmada,  zihini temizlemede etkilidir.  Güçlü bir antibakteriyel ve antiseptiktir. İçeriğindeki 1-8 cineol, limonen ve pinen sayesinde solunum yollarında rahatlama sağlar. Başağrısında etkilidir. İmmun sistemini güçlendirir.

 

 

Çam (Pinus  Sivestris ) :

Pinaceae ailesinin bir üyesidir.  Antiseptik etkisi iyi bilinen ve solunum sistemi üzerine etkili bir bitkidir. Çam ucucu yağı burun pasajını açmada hızlı ve etkili bir yağdır. Fransız  kitaplarında kortizon benzeri özellikleri nedeni ile iyi bir dekonjestan olarak tanımlanmaktadır.

Etkili bir kullanım için sarı çam uçucu yağını sabit bir yağda seyreltip topikal olarak böbreklere masaj yaparak sürmek alerji eğilimini azaltır. (Kurt Schnaubelt, PH.D The healing İntelligence of Essential oils)

 

Defne (Laurus nobilis ) :

Lauraceae ailesinden olan defne bitkisi yüzyıllardan beri yaprakları çorba ve yemeklerde tat vermek için kullanılmakta olan asil bir bitki olup, yağı allerjik reaksiyonları yatıştırmak için kullanılır. Geleneksel olarak sağlıkta hazımsızlık , enfeksiyon ile savaşma ve romatizmal ağrılarda kullanılmıştır. Yeni modern aromaterapi de ise eklem ve adele ağrılarında karışımlara eklenmesi, ağrıların  azaltmada faydalı olduğundan kullanılmaktadır.

Defne yağı içeriğinde bulunan 1,8 cineol den dolayı solunum problemelerinde antienflamatuvar etki ile rahatlama sağlayan güçlü bir uçucu yağdır. Yanlız içeriğinde bulunan metileugenol den dolayı düşük oranlarda seyreltilerek kullanılmalıdır. Hamile ve çocuklar yüksek cineol içeriğinden dolayı buharını  solumamalıdır.

 

 

 

Ökaliptus (Eucalyptus globulus):

Myrtace ailesindendir. Avustralya aborjinleri tarafından enfeksiyon ve ateşte kullanılmıştır. Daha sonra Fransız Herbalist De Labillardiere tarafından inhale edildiğinde sıtma ateşini düşürdüğü bulunmuştur. Ökaliptus  uçucu yağı cineol bakımından zengindir. Cineol içerikli yağlar influenza ve soğuk algınlıklarında etkilidirler. Ökaliptus uçucu yağı, sinus tıkanıklığında mukusun dışarı çıkmasını sağlar.

 

 

 

 

 

Bahar Alerjilerinde Kullanılabilecek Karışım Önerileri:

 

Akut ve yoğun alerji yaşayanlar için en azından başlangıçta multidisipliner bir yaklaşım gerekmektedir. Eğer allerji orta derece ise aşağıdaki önerilerden birinin denenmesi yeterli olabiir. Önerilen tedaviler maksimum iki hafta kullanılmalıdır. Sonra bir hafta ara verilip tekrar başlanabilir. Her tedavide aynı karışım yerine karımdaki uçucu yağlar  değiştirilerek uygulanabilir.

 

Buhar inhalasyonu :

1 damla  Lavanta (Lavandula angustifolia )  

1 damla  Kır Papatya     (Roman papatya – chammemeleum nobile) 

1 damla  Ökaliptus  (Eucalyptus globules )

 

Sıcak su dolu bir kap içine Lavanta, Roman papatya ve Ökaliptus uçucu yağlarını damlatın .

Başınıza bir havlu geçirip , gözlerinizi kapayarak burnunuzdan 3 kez derin nefes alıp verin. Bunu günde 2-3 kez olmak üzere 5 gün devam edin. 5-7 gün ara verip tekrarlayın.

 

İnhale edilen uçucu yağlar düzenli olarak aşağıdaki gibi değiştirilebilir.

Defne 

Alman Papatya

Tıbbi nane

Ökaliptus 

 

Soğutucu etkili yüz masajı:

7 damla Alman papatyası ( Chamomilla recutita )

5 damla Çam  (Pinus sylvestris)

3 damla Defne (Laurus nobilis )

 

Bu karışımı 30 ml kalendula veya susam yağı veya aloe vera jel  ile karıştırın.

Karışımı gözlerinize getirmeden burnunuzdan başlayarak iki parmağanız ile şakaklarınıza doğru ve sinus bölgenize masaj yaparak uygulayın. 15-20 dakika gözlerinizi kapayarak bekleyin (kalan yağı ışık geçirmeyen cam bir kapta tekrar kullanmak üzere saklayın).

 

Ayrıca bu karışımı sırt bölgenize ve  solunum sistemini rahatlatmak amacı ile göğüs bölgenize sürebilirsiniz.

 

Diğer bir klasik karışım:

4.5 ml Niaouli (Melaleuca viridiflora)

0.5 ml Kır papatyası (Chamameleum nobile )

3-4 damlaTıbbi Nane  (Mentha piperita )

Bu karışım  susam yağı gibi  sabit yağda  karıştırılıp 1-2 damla yüze uygulandığında burun ve göz akıntısı, kaşıntılı gözlerdeki reaksiyonların azalmasını sağlar.  Eğer  bu karışımı önce yüzümüzü soğuk su ile yıkadıktan sonra uygularsak suyun ekstra soğutucu  etkisi ile daha etkili olacaktır. Tabii ki bu tedavialler  alerjeni yok etmeyecek ama semtomlar ile daha rahat başedilmeyi sağlayacaktır.

 

Uyku Spreyi:

5 damla Çam (Pinus sylvestris )

4 damla Lavanta (Lavandula angustifolia )

3 damla  Kekik  (Tymus vulgaris )

 

Yukarıdaki uçucu yağları  lavanta hidrolatı veya distile su  içeren  50-60 ml lik spreyli   bir şişeye koyun. İyice çalkalayarak her gece yatmadan evvel yastığınıza sıkın.

 

Uyku Banyosu: Kır papatyası, Lavanta ve Çam karışımı hazırlayıp içi sıcak su dolu bir küvete karıştırıp içine girebilir ve dinlenebilirsiniz. Sonrasında da güzelce uykuya dalabilirsiniz.

 

Bahar keyfinizi rahat yaşamanız dileği ile alerjisiz günler dilerim…

 

References

• Brown D (2001) Herbal The Essential Guide to Herbs for Living, London: Barnes & Noble Books

• Hensel W (2008) Medicinal Plants of Britain and Europe, London: A&C Black

• Johnson AT & Smith HA (1972) Plant Names Simplified, Abingdon: The Hamlyn Publishing Group

• Lawless J (1995) The Illustrated Encyclopedia of Essential Oils, Dorset, Massachusetts & Victoria: Element

• Peace Rhind J (2012) Essential Oils (second edition), London & Philadelphia; Singing Dragon

• Price L & Price S (2007) Aromatherapy for Health Professionals (3rd Edition), Churchill Livingstone Elsevier

• Tisserand R & Young R (2014) Essential Oil Safety (second edition), Edinburgh, London, New York et al: Churchill Livingstone Elsevier

 

***** End Article ***** ***** Administrator Options ***** ***** End Administrator ***** ***** Quicklinks ***** ***** End Quicklinks *****

 

 

 


Farmazi Akademi/ Eczacının Sesi


Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi | Forum
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim