Seçimlere 5 kala!

Ecz. Erdoğan Çolak yanıtladı...

Son güncelleme: 26-11-2019

ECZACININ SESİ/ ÖZEL

2 Soru 2 Yanıt…

TEB Başkanı Adayı, TEB Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak’ ın yanıtları…

Türk Eczacıları Birliği yeni dönem seçimleri 1 Aralık 2019- Pazar günü gerçekleştirilecek.

Eczacı kamuoyuna yansıyan haberlere göre, şu ana kadar, önümüzdeki seçimlerde TEB Başkanı adayı olarak 2 isim öne çıktı. Yeniden aday olan TEB Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak ve Gaziantep Eczacı Odası Başkanı Ecz. İrfan Demirci.

Her iki adaya da mail yoluyla benzer 2 soru yönelttik.

TEB Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak yanıtlarını mail yoluyla gönderdi. 

Sayın Ecz. Erdoğan Çolak’ a yanıtları için teşekkür ederiz, yanıtlarını olduğu gibi yayınlıyoruz.

Ecz. Hakan Gençosmanoğlu

 

Eczacının Sesi: İçinde bulunduğunuz ve TEB başkan adayı olduğunuz yapılanma mevcut TEB Yönetimi’nde iktidar ortağıydı. Şimdi bir ayrışma dönemi yaşanıyor. Bu ayrışmanın nedeni nedir? Neden ayrıldınız? Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Erdoğan Çolak: Öncelikle şunu ifade etmek isterim. Demokratik bir meslek örgütünde seçimlerde ayrı listelerin çıkması örgüt içi demokrasinin gereği. Üstelik seçimlerde farklı listelerin yarışıyor olmasının seçimlere dinamizm getiren, eczacı kamuoyu önüne çıkarken çeşitli plan ve projeler üretilmesini sağlayan bir yönü olduğunu unutmamak lazım.

Bir yönetimde ayrışmaların olmasını da hayatın olağan akışı içerisinde doğal karşılamak gerekiyor. Ama bunun için esaslı bir anlayış farkının da ortada olması lazım. 4 yıl boyunca yönetimde birlikte bulunduğumuz, şimdi ayrı bir liste çıkaran odalarla esasa ilişkin, mesleğin sorunlarına ve çözüm önerilerimize ilişkin derin bir anlayış farkımız olduğunu düşünmüyorum. Nitekim bu sayede Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere rağmen son 4 yılda eczacılar için eksiği -fazlası tartışılabilir ama sonuçta önemli kazanımlar sağladık. Hem meslektaşlarımızın bilimsel-mesleki gelişimine ve meslek örgütümüzün gelişimine hizmet edecek projelere ve uygulamalara imza attık. Belirli bir uyum içinde çalıştık. Uyum demek elbette her konuda hemfikir olmak değil. Yönetim içerisinde konuşularak, tartışılarak aşılması mümkün olan kimi ayrılıklar eleştiri-özeleştiri dinamiği içerisinde değerlendirilerek aşılabilir.  Ki bunu biz bir biçimde işletmeye çalıştık. Tam olarak işletememiş olabiliriz; eksiklikler, aksamalar olabilir ancak bu da kopma noktasına gelmeden aşılabilirdi kanaatindeyim. Sadece meslek örgütünde değil, hayatın her alanında böyle olmalı. Ben eleştirilerin zenginleştirici ve geliştirici olduğuna inanırım. Eleştiri örgüt içi demokrasinin sağlıklı işlediğinin göstergesidir aynı zamanda.

Nihayetinde ayrı bir liste ile seçime girmek söz konusu odaların kendi özgür iradeleriyle aldığı demokratik kararıdır, saygı duyuyorum. 

Eczacının Sesi: TEB başkan adayısınız. Önümüzdeki süreçte nasıl bir TEB Yönetimi öneriyor ve neler vaat ediyorsunuz?

Erdoğan Çolak: Nasıl bir TEB yönetimi sorusuna benim ve ekip arkadaşlarımın vereceğimiz cevabımız açık ve net olarak şudur: Temsil gücü yüksek, mümkün olan en geniş tabanlı ve kapsayıcı bir Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti oluşturarak örgütümüzün ve mesleğimizin geleceğini şekillendirmek istiyoruz. Hep şuna inandık ve yaşama geçirmeye çalıştık: Birlikte düşünelim, birlikte üretelim ve paylaşalım, meslek için meslektaşlarla birlikte yönetelim. Bu anlayışımızdan sapmadan daha da geliştirerek yolumuza devam etmek istiyoruz.

Bakınız TEB Büyük Kongresi’ne her grup faklı çalışma programları ile gelir, bizler seçim sonrası bu farklı çalışma programlarını biraraya getirerek, bir potada eriterek oda başkanlarına ve yöneticilerine sunar, son şeklini verdikten sonra iki yıl boyunca çalışmalarımızı sürdürürüz. Çünkü eczacı için, meslek için geliştirilmiş her bir öneri çok kıymetlidir. Sonuçta Kongre’nin kazanını gruplar olmaktan çok meslek ve meslek örgütümüzdür. Biz meselelere böyle bir pencereden bakıyoruz.

Geçtiğimiz dönem katılımcılığı artıracak formlar geliştirdik. En başta SGK Protokolü Çalıştayı olmak üzere çok farklı konularda yaptığımız çalıştaylar, sık sık yapılan başkanlar danışma kurulu toplantıları hep bu amaç doğrultusunda gerçekleştirildi. Bu dönemde 50 Merkez Heyeti toplantısının yanında 11 Çalıştay, 8 Başkanlar Danışma Kurulu toplantısı yaptık. 22 kitap bastık, 9500 eczacılık fakültesi öğrencisine ulaştık. Biri uluslararası, iki büyük kongre düzenledik. 59 tane Akademi eğitimi yaptık. Bütün bunları iki yıl içinde yapmak, gönüllülük esasında çalışan bizler için meşakkatli idi ama verimlilik ve katılımcılığı esas olarak gördüğümüz için de bundan geri durmadık.

Biz yeri geldiğinde müzakere eden, yeri geldiğinde mücadele eden bir meslek örgütü anlayışını savunduk. Tabandan aldığımız güçle, tabanın desteği ile sorunlara müdahale ederek aşabileceğimize inanıyorum.

Önümüzdeki dönemde ne yapmak istiyoruz? Eczane ekonomileri ve genel olarak serbest eczacıların dışındaki eczacı meslektaşlarımızın da refahı, eczacılık fakültelerinin durumu ve eğitimde alınacak genel önlemler, eczacı istihdam planlaması ile yardımcı – ikinci eczacılık gibi yeni istihdam alanlarındaki sorunlar ve mesleki dayanışma ana başlıklarımız. Mesleğimizin her alanında, eczanede, hastanede, sanayide, kamuda çalışan tüm meslektaşlarımızın ekonomik refahını temin etmek ve iyileştirmek başlıca görevimiz. Geçtiğimiz dönem yaptığımız protokollerle eczane eczacılarına önemli ekonomik girdiler sağladık. Bu konuda daha büyük kazanımlar elde etmek için mücadele edeceğiz. Ki bunların en başında meslek hakkını almak geliyor. Bu konuda Rehber Eczanem Programı ile belirli bir yol aldık. Ayrıca uluslararası bir tanınırlık kazandık. Dünya Sağlık Örgütü ile birlikte çalışan tek eczacı meslek örgütüyüz. Bu noktadan sonra da bu avantajımızı eczacı için hem hizmetlerin genişlemesi hem de bunların ücretlendirilmesi amacıyla kullanmak istiyoruz.

Yeni açılan fakültelerle mezun sayımız giderek artıyor, gençlerimize yeni istihdam alanları yaratmak yolundaki çabalarımızı devam ettireceğiz. Yardımcı eczacılığı sürdürülebilir hale getirmek için adımlar atacağız.

Bunların dışında yerli ve milli ilaç politikası doğrultusunda birliğimizin ve eczacıların özne olmasını sağlamak, eczacının ilaç üretiminde vazgeçilmezliğini kanıtlamak için ilaç ruhsatları, yetim ilaç üretimi gibi konularda projelerimizi hayata geçirmek istiyoruz.

Akreditasyon koşullarını yerine getirmiş, nitelikli bilimsel eğitim verecek, eczacı beyin gücünü en etkin biçimde kullanabileceğimiz bir Sağlık Bilimleri Üniversitesi kurmak hedefimiz var. Bunu hayata geçirebilirsek mesleğimizin bilimsel gelişimi açısından çok önemli bir adım atmış olacağız.

Eczacının birinci basamak sağlık çalışanı olarak rolünü genişletmek ve refahını artırmak bizim başlıca hedefimiz. Bunun için de sahadaki her bir eczacımızın gücüne, güvenine, desteğine ihtiyacımız var.

 

 


ECZACININ SESİ/ HABER


Son eklenen haberler

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.