7 Soruda Antidepresan Kullanımı

Ecz.Gaye ÖZEKEN yazdı

Son güncelleme: 04-11-2018

Ecz.Gaye ÖZEKEN

 

“7 Soruda Antidepresan Kullanan Hastayı Mutlu Etmek”

2.Bölüm

(1. Bölüm için linke tıklayınız

http://www.eczacininsesi.com/index.php?yon=haber&id=11043)

 

Soru 4: Cinsel hayatı etkiler mi?

 

          Genel olarak bu sorudan kaçınılmakla birlikte, SSRI kullanımına bağlı cinsel yan etkiler en yaygın yan etkilerdendir. Yapacağımız bilgilendirmeyle hastanın konu ile ilgili endişelerini azaltmaksa biz eczacıların elindedir.

          SSRI kullanımına bağlı cinsel yan etkileri şöyle sıralayabiliriz;

Bu yan etkilere sebep olan SSRI grubu ürünlerin sıralaması ise şu şekildedir:

(Kullanım sıklığından dolayı Sertralin, SSRI grubu olmamasına rağmen sıralamaya eklenmiştir.)

 

Paroksetin veya Fluoksetin kullanan erkek hastaların Sildenafil taleplerini karşılamadan önce, Sildenafil kullanımının Paroksetin ve Fluoksetin plazma düzeylerini arttıracağını hatırlamamız gerekmektedir.

          Yeni yapılan çalışmalar doğrultusunda “Safran” doğal çözüm önerilerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Erkekler için yapılan klinik bir araştırmada, 4 hafta boyunca günde iki kez 15 mg safran kullanan hastaların Uluslararası Erektil Fonksiyon Ölçeği’ ne göre plasebodan 7 puan fazla olduğu ve cinsel ilişkiden memnuniyetin anlamlı oranda arttığı belirlenmiştir. Ancak yine aynı çalışmada cinsel istek ve orgazm yeteneği konusundaki gelişmeler önemsiz kalmıştır.

Kadınlar için yapılan benzer bir klinik araştırmada ise, 4 hafta boyunca günde iki kez 15 mg safran kullanan hastaların plasebo grubuna oranla uyarılma ve lubrikasyon özelliklerinde anlamlı bir iyileşme olduğu ancak orgazm özelliğinde herhangi bir iyileşme olmadığı saptanmıştır.

Bu çalışmalar doğrultusunda; SSRI’ların istenmeyen cinsel yan etkilerinin uyarılma, lubrikasyon, erektil fonksiyon veya tatmin ile ilişkili olması durumunda, safranın ek tedavi olarak kullanılabileceği ortaya çıkmaktadır. Ancak henüz yeterli klinik çalışma olmaması “Safran”’ın bu konudaki güvenilirliğini sağlamamaktadır.

 

Soru 5: Bağımlılık yapar mı?

Hastaların kendilerine reçete edilmiş antidepresanları kullanmaktan kaçındığı diğer bir konu ise bağımlı olma endişesidir. SSRI grubu ürünlerde bağımlılık riski olmamakla birlikte bağımlılığın öncelikli belirtisi olan geri çekilme sendromunun yaşanmaması için uyulması gereken şablonlar vardır. Bu şablonlara geçmeden önce “bağımlılık” ve “geri çekilme sendromu” terimlerinin sütünden geçmemizde fayda var.

Dünya Sağlık Örgütünün belirlediği tanıma göre “Bağımlılık”:

“Psikotrop bir madde ile SSS arasındaki etkileşmeden doğan ve ilacın keyif artırıcı psişik tesirlerini duyumsamak ve bazen de yokluğunun vereceği huzursuzluktan sakınmak için, ilacı devamlı veya periyodik olarak alma dürtüsü” olarak tanımlanmıştır.

Üç ana etmene bağlı oluşur. Bunlar:

1-    İlacın “pekiştiri” yapması

2-    Hastanın kişisel özellikleri

3-    Çevresel etmenler

Pekiştirinin pozitif yönde olması ilacın alınmasıyla duyulan hazzın artması demekken, negatif yönde olması “geri çekilme (yoksunluk) sendromu” olarak tanımlanabilir.

 

Geri çekilme (yoksunluk) sendromu yaşayan hastalarda görülebilen bazı semptomlar şu şekildedir.

Burada eczacılar olarak bizlerin hastalarımıza mutlaka belirtmemiz gereken en önemli konu kendilerine reçete edilen ürünü kullanmaya başlarken ve kullanmayı bırakırken hekimin önerdiği doza riayet etmesi gerekliliğidir.

 

Soru 5: Kilo aldırır mı?

          Hastaların antidepresan tedaviye devam etmemelerinin en büyük etkenlerinden biri olan kilo alımı maalesef özellikle SSRI’ların yaygın yan etkilerinden biridir. Sadece Fluoksetin kullanımının kilo verdirdiği hem kullanıcıların geri dönüşleriyle hem de yapılan klinik çalışmalarla saptanmıştır.

          Texas Güneybatı Tıp Merkezi Üniversitesi’nin 2013 yılında yaptığı bir klinik deneyde, stresin doygunluğu azaltarak gıda alımını artırdığı buna karşılık Fluoksetin’in yeme davranışlarında stres kaynaklı değişiklikleri tersine döndürebileceği belirlenmiştir.

          Ancak bu yan etkinin kullanıcıya göre farklılık göstereceği unutulmamalıdır. Yan etki olarak kilo verdiren Fluoksetin’in, anoreksik hastalarda kullanımını inceleyen bir çok çalışmada hastalarda Fluoksetin ile kilo artışının yanı sıra yemekler ve beden ağırlığı ile aşırı uğraşta belirgin azalma gözlenmiştir. Ayrıca depresif belirtileri olan hastalarda duygulanımda belirgin düzelme not edilmiştir.

          SSRI grubu ürünleri kullanan hastaların kilo alımı diğer sistemleri etkileyecek düzeydeyse mutlaka hekime geri dönüş yapılmalıdır. Bu bağlamda yapılan klinik çalışmalarda anksiyete teşhisi sonucunda SSRI tedavisi uygulanan bireylerde oluşan kilo artışının “Topiramat” ile yönetilebileceği sonucu çıkmıştır.

 

Soru 6: Bitkisel tedavi ile uyumu nedir?

          Doğal antidepresan başlığı altında gerek internette dolaşan bilgiler gerek “komşunun kullandığı çaylar” hastaların hem tedavi etmemekte hem de hayatlarını tehlikeye sokmaktadır. Burada amaçlanan bitki bilimini kötüleyip ekarte etmek değil, öngörülen tedavilere destek olarak eklemek olmalıdır. Bitkisel ilaçların psikiyatride kullanımıyla ilgili yapılan birçok çalışmanın ortak sonuçları şu şekildedir.

 

Anksiyete ve uyku bozukluklarında kullanılan başlıca diğer bitkisel ürünler ise;

1-    Kava Kava

Anksiyetede 8 haftalık eşit bölünmüş dozlarla 300mg/gün tedavisinde anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Ayrıca epilepside de kullanıldığı belirtilmiştir. Yan etkilerinin yanı sıra kötüye kullanım riski taşımaktadır. Yan etkileri arasında, kol ve bacak derisinde pullanma (kava dermatopatisi), allerjik reaksiyonlar, karaciğer toksisitesi başlıcalarıdır. Gebelik ve emzirme dönemlerinde, klinik depresyonu olanlarda, St.John’s Wort veya valerian kullananlarda kava kullanımı kontrendikedir. Kava’nın alkolle beraber kullanımının ise koma ile sonuçlanabileceği araştırma sonuçları arasındadır.

 

2-    Valerian

Türkiye’de kedi otu olarak bilinen Valerian, insomnia tedavisinde sedatif ve hipnotik etkisi nedeniyle kullanılmaktadır. Hafif düzeyde anksiyete ve uykusuzlukta etkilidir. Çocuklardaki davranış bozukluklarında yapılan bir araştırmada, uyku bozukluğu, baş ağrısı, migren, öğrenme güçlüğü, alt ıslatma, anksiyete, tırnak yeme ve parmak emme gibi sorunlara sahip 120 çocuğa verilen Valerian üç haftalık kullanım sonunda; tüm çocuklarda iyi tolere edilmiş, allerjik reaksiyonlar ve diğer yan etki göstermemiş ve davranışlarda %75’e yakın olumlu sonuç vermiştir. Ancak santral sinir sistemi depresanlarıyla etkileşebileceği, uzun süre yüksek doz kullananlarda çekilme belirtilerinin gözlenebileceği dikkat edilmesi gereken hususlardır.

 

3-    Hops (Şerbetçi Otu)

Amerikan yerli kabilelerinde diş ağrısı için, sindirime ve uykuya yardımcı olarak kullanılan Hops, Alman Federal Sağlık Komisyonu tarafından 1978’den beri huzursuzluk, anksiyete ve uyku sorunlarında önerilmektedir. Ancak allerji ve menstruel düzensizlik yapabildiği, sedatif hipnotikler ve alkolle etkileşebildiği, gebelik, laktasyon dönemi ve kanama bozukluklarında kullanılmaması gerektiği belirtilmektedir.

 

“Beyaz adam çok konuşuyor, sürekli konuşuyor; bu yüzden hiçbir şey duymuyor!” demişti en sevdiğim renkte tüyü taşıyan Kızılderili, fakülteden mezun olduğum gece, rüyamda. Ve başından çıkartarak toprağa gözle görülmeyen bir daire çizmişti. “Sen” demişti, “İnsanlara yardım etmek için ant içtin senden binlerce yıl önce, benden binlerce yıl sonra doğmuş alimlerin yolundan gitmek için” Çizdiği daire gözle görülmese de çizildiği yerde girdap etkisi yaratmaya başlamıştı. Elindeki tüyü saçlarıma yerleştirdikten sonra ekledi “Bu tüyü getiren rüzgâr kadar özgür, tüyle çizdiğim daire kadar kararında olsun sözlerin. Ve unutma söz söylemek için önce duymalı öğrenmelisin”

Kan ter içinde değil ama tanımsız bir ürpertiyle uyandım eczacılığımın ilk sabahında. Sabah kahvemin yanında okuduğum kitapla atacaktım elbet bu ürpertiyi. Öyle de olmuştu ta ki şu hikâyeyi okuyana kadar;

“Bir gün New-York’ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıkar.

Gruptan biri, Kızılderili’dir. Yolda yürürken Kızılderili, onca insan gürültüsü, siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasından, kulağına cırcır böceği sesinin geldiğini söyleyerek o böceği aramaya başlar.

Arkadaşları, bu kadar gürültünün arasında bu sesi duyulamayacağını, Kızılderili’ye öyle geldiğini söyleyip yollarına devam ederler.

Ama içlerinden bir tanesi inanmasa da Kızılderili’yi yalnız bırakmamak için onun ile böceği aramaya devam eder.

Kızılderili, yolun karşı tarafına doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder. Binaların arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında bir cırcır böceği bulurlar.

Arkadaşı, Kızılderili’ye:

’Senin insanüstü güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun?’ diye sorar.

Kızılderili ise; bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmaya lüzum olmadığını söyleyerek, arkadaşından kendisini takip etmesini ister.

Kaldırıma çıkarlar, Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar.

Birçok insan, bozuk para sesini duyunca sesin geldiği tarafa bakarak, ceplerinden para düşürüp düşürmediklerini kontrol eder.

Kızılderili, arkadaşına dönerek:

’Mühim olan, nelere kıymet verdiğindir. Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin.”

Ve bu yazıyı yazarken aklıma geldi yıllar önceki bu anım. Kızılderili arkadaşım bu gece rüyama girse bir anlığına bile şaşırmayacaktım çünkü bana söyleyeceklerini biliyordum artık.

“Psikiyatri hastaları diye tanıttığın bu hassas ruhlarla verilen ve hakkında sayfalarca yazdığın bütün ilaç ve tedavilerden önce onlara vermen gereken şey kulağındır.”

          Şimdi sizler bu yazıyı okuduktan sonra kulaklarımızın arkasındaki görünmez tüyü hissedeceksiniz.

          “Ulu Manitu,

          Benim ki yine siyah olsun”

 

Ecz. Gaye ÖZEKEN

 

 

Kaynaklar:

Depression in Adults with a Chronic Physical Health Problem: Treatment and Management.NICE Clinical Guidelines, No. 91. National Collaborating Centre for Mental Health (UK).Leicester (UK): British Psychological Society; 2010.

Dr. Mesut Çetin Bull.C lin.Psychopharm acol. 9:2 (78-92), 1999

Dr. Ayça Gürdal Buil.Clin.Psychopharm acol. 9:1 (21-27), 1999

Ment Health Clin. 2016 Jul; 6(4): 191–196. Sexual dysfunction in selective serotonin reuptake inhibitors (SSRIs) and potential solutions: A narrative literature review Elizabeth Jing, BScorresponding author1 and Kristyn Straw-Wilson, PharmD, BCPP2

2013 May;64:81-8. doi: 10.1016/j.appet.2012.12.023. Epub 2013 Jan 11.Differential effects of chronic social stress and fluoxetine on meal patterns in mice. Kumar J1, Chuang JC, Na ES, Kuperman A, Gillman AG, Mukherjee S, Zigman JM, McClung CA, Lutter M.

Bitkisel İlaçlar ve Psikiyatride Kullanımı Selime ÇELİK *, Ramazan KONKAN **, Hüsnü ERKMEN ***, Abdülkadir TABO **, Murat ERKIRAN ** Düşünen Adam; 2007, 20(4):186-195

Ş.E.E.A.H. Tıp Bülteni 2011;45(2):65-74 Depresyon ve anksiyete bozuklukları Oğuz Karamustafalıoğlu, Hüseyin Yumrukçal

Antidepressants relevant to oral and maxillofacial surgical practice J. Thomas Lambrecht, Christian Greuter1, Christian Surber2 Department of Oral Surgery, Oral Radiology and Oral Medicine, School of Dental Medicine, University of Basel, Basel, 1Department of Orthodontics, University of Bern, Bern, 2Spirig Pharma AG Froschackerstrasse 6, CH-4622 Egerkingen, Switzerland

Comparative efficacy and acceptability of 21 antidepressant drugs for the acute treatment of adults with major depressive disorder: a systematic review and network meta-analysis Andrea Cipriani, Toshi A Furukawa*, Georgia Salanti*, Anna Chaimani, Lauren Z Atkinson, Yusuke Ogawa, Stefan Leucht, Henricus G Ruhe, Erick H Turner, Julian P T Higgins, Matthias Egger, Nozomi Takeshima, Yu Hayasaka, Hissei Imai, Kiyomi Shinohara, Aran Tajika, John P A Ioannidis, John R Geddes

DoğalBirAntidepresan: Hypericu m Perforatu m L. Dr. Özgür Devrim CAN,a Dr. Yusuf ÖZTÜRK,a Dr. Ümide DEMİR ÖZKAYa aFarmakoloji AD, Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Eskişehir Ge liş Ta ri hi/Re ce i ved: 11.01.2008K a bul Ta ri hi/Ac cep ted:05.03.2008

J Clin Psychiatry. 2002 Nov;63(11):981-4.Topiramate treatment for SSRI-induced weight gain in anxiety disorders. Van Ameringen M1, Mancini C, Pipe B, Campbell M, Oakman J.


Eczacının Sesi/ Farmazi Akademi


Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim