Eczanede Çatışma Yönetimi

Ecz. Mürvet DÖKÜCÜ yazdı

Son güncelleme: 02-08-2018

Ecz. Mürvet DÖKÜCÜ

 

ECZANEDE ÇATIŞMA YÖNETİMİ

 

Eczaneler profesyonel iş ortamlarıdır. Sorumlulukları yerine getirmek için bir araya gelmiş insanlar bir arada bulunur. Peki bu durum çatışma yaşanmasına engel midir? Pratikte de gördüğümüz gibi tüm iş yerleri gibi eczanelerde de çatışma için uygun ortam oluşması çok kolaydır. Genel popülasyondaki tüm insanlar gibi eczane ortamında da gerek eczacının gerek de çalışanların sonuç alma yöntemlerindeki farklılıklar, sahip oldukları kişisel özellikleri ve öğretileri çatışma ortamının oluşmasına zemin hazırlayabilmektedir. Her gün birbirimizle iletişim ve etkileşim içine giriyoruz. Hedefe giden yolda iş yapış yöntemimiz, iletişim tarzımız, alınan kararlar, inisiyatif kullanma ya da kullanmama gibi konular farklı beklenti ve amaçları olan kişiler arasında çatışma nedeni olabilmektedir. Paylaşılan küçük metrekarelerde uzun mesai saatleri belki de şartları zorlaştırıyor. Bazen de içerisinde bulunduğumuz özel problemler farkında olmadan işyerlerine yansıyabilmekte, eczacı ve çalışanlar arasında istemsizce kopuk iletişim kurulabilmekte, kişilerin içerisinde bulunduğu duygu durumu çatışmaların önlenememesine neden olmaktadır. 

Peki çatışma kötü ve zarar verici bir şey midir? Eğer toplumsal öğretilere bakarsak uyumlu olmak çatışmacı yaklaşıma göre daha tercih edilir bir kişilik özelliğidir. Tüm takım üyelerinin sihirli bir değnek değmiş gibi ortak fikirde olması, her birinin birbirlerinden beklenilen gibi hareket etmesi, etmezse de hoşgörü egemenliğinde gürültüsüz bir ortama sahip olmak beklenen ve hayal edilen bir gerçekliktir. Oysa hayat deneyimlerimize baktığımızda bazen çok zor kişilikler gibi görünen kişilerden vazgeçilemediğini görürüz. Dışarıdan birisi bu elemana ya da bu patrona nasıl katlanıyorsun diyebilir. Belki de bu durumu en iyi açıklayan şey sonuçta o kişi ile ilerleyebiliyor olmaktır. Düşündüğümüzde çatışma yaşanan bazı durumlarda sonuçta daha önce hiç fark etmediğimiz gerçeklerle yüzleştiğimiz, iş yapış şeklimizde değişiklik yaparak bir ilerleme kaydettiğimiz örneklerini hatırlayabiliriz.

Çatışmalar bir problem değil çözüm için bir fırsattır. Küslükler, kavgalar, gruplaşmalar iyi yönetilmeyen çatışmaların sonucudur. Buna bağlı olarak iş motivasyonu ve kalitesinde düşüş, önemli işlerin ortada kalması, sorumlulukların aksaması ile sonuçlanabilir. Zamanında kolayca düzeltilip yarar sağlanabilecek bir durum olmaktan çıkıp çok değerli bir ya da birkaç elemanın işten ayrılması gibi uç noktalara varabilir. Bu durum eczacı açısından yeniden iyi bir kadro oluşturmak için büyük bir çaba sarf etmeye, zaman harcamaya ve bunlarla beraber sadık hastaların memnuniyetsizliğine dönüşebilir. Bu sırada gelir kaybı, iş yoğunluğu ve strese bağlı yaşam kalitemizin düşmesi kaçınılmaz olur. Çalışan ise işsiz bir süreç geçirebilir, elde ettiği bazı haklardan mahrum kalabilir, alıştığı düzenden farklı sürpriz çalışma ortamlarına girmek zorunda kalabilir.

Çatışma ortamı elbette birdenbire ortaya çıkmaz. İşaretleri fark etmek ve gereken önemi vererek durumu ele almak gerekir. Bizim için çok önemsiz görünen bir konu başka birisi için tahminimizden daha önemli olabilir. Bunu anlamak için her zaman sahip olduğumuz empati yeteneğimiz yeterli olmayabilir.  Doğru zamanda etkin geri bildirim almak ve vermek astın ve üstün karşılıklı sorumluluğudur. Açık bir iletişim somut veri sağlar. Bu yüzden çalışanları açık bir iletişim ortamına özendirmek eczacı için oluşturacağı sağlıklı bir iş ortamının anahtarıdır. Bir sorun ortaya çıktığında müdahale edip etmeme kararı da oldukça kritiktir. Müdahale edilebilecek durumlarda da bunun zamanlaması ve ele alış şekli sonuç için belirleyici olur.

Müdahale etmemiz gereken bir çatışma söz konusu ise harekete geçmeden durum analizi yapmak gerekir. ‘Çatışma nedeni’ mutlaka anlaşılmalıdır. Altında görünenden farklı sebepler olabileceği unutulmamalıdır. Ayrıca bu çatışmaya dahil olanlar kimler? Kim hangi tutumu takınıyor? Yapıcı bir yaklaşım sergileniyor mu? soruları da cevaplarını bulmalıdır. Bunun için:

-İlgili kişi ya da kişiler ile yüz yüze gelip konuşmak.

-Diğer çalışanlardan bilgi ve yardım alma yöntemleri kullanılabilir. Özellikle çatışan kişilerden farklı bilgiler geliyorsa kimin samimi olduğunu anlamak konusunda ayrı bir titizlik göstermekte fayda vardır.

Bu görüşmeleri sürdürürken çözüm bulma ve açık olma yani yapıcı yaklaşım motivasyonu oluşturulmalıdır. Bu ancak güven ortamı içerisinde sağlanabilmektedir. Muhataplar dinlenildiğini bilmeli, söyledikleri karşısında tepki görmeyeceğinden emin olmalıdır. İstenilen ve hedeflenen bu durum ise ancak kişilerin kendisinin ve diğerlerinin zarar görmeden bu çatışma sürecinden çıkabileceklerinden emin olması ile sağlanabilir. Tüm bunlar ışığında süreci yürüten kişi konuyu ele alış şeklini objektif bir şekilde ortaya koymalıdır. Örneğin eczacı çok baskın bir karakter olabilir. Çalışan kişi mecburen talimatları uygulamaya çalışırken taşıyamayacağı kadar ağır bir iş yükünün altında bulmuştur kendisini ve aslında çözüm sağlanamamıştır. Ya da yapma yetkinliği olmayan bir iş beklendiği için stres altında işi sürekli erteliyordur. Başka bir örnekte eczacı teknisyeni diğer bir çalışana baskı uyguluyordur. Diğer çalışan sorun yokmuş gibi davranmak zorunda kalıyordur.  Bu gibi durumlarda sorun büyümeye devam eder. Bu yüzden belli sıklıkta sözlü geri bildirim almaya, gözlem yapmaya devam etmek gerekir. Sorun yokmuş gibi davrandığımızda soruna çözüm bulunamamasıyla birlikte çözümlenemeyen ya da fark edilmeyen sorunlar, çalışanların yöneticilerine karşı güven duygularının tahribatına dönüşebilmektedir. İşte bu yüzden özenle ele alarak çatışmayı faydalı hale getirecek bir süreç ortaya koymak zorundayız.

Çatışma sonucunda şu kazanımlarımız olabilir:

Eczanede var olan problemlerin farkına varılması ve çözülmesi için adım atmak,

Verimliliği artıracak tatlı bir rekabet sağlamak,

İletişim kanallarının açılması ve bilgi akışının hızlanması,

Daha iyi bir örgütlenme – iş tanımları ve iş akışlarının güncellenmesi gibi.

Sonuç olarak tüm bu olumlu sonuçlara ulaşmak için doğru yönetim hedefleri koymak gerekir. Sizin kişilik özelliklerinize göre koyduğunuz hedef zayıf ya da güçlü yanınız olabilir. Acaba sizin genel yaklaşımınız aşağıdakilerden hangisine yakın? Hangisini yapabilmeyi arzularsınız? Başkalarından hangisini beklersiniz?

-Alttan alma Uyum Uyum - Aman bir tatsızlık çıkmasın - Başarı feda edilebilir.

-Uzlaşma – Ortada buluşalım - Her iki taraf da biraz kazanmalı.

-Geri çekilme kaçınma – Çaresiz çabalamak gereksiz – Olacaklar olur.

-Yüzleşme işbirliği yapma – Her iki tarafın amacına ulaşmasını hedefler.

-Zorlama - Rekabet - Saldırı – Sevilme beklentileri yoktur - başarısızlık onlar için zayıflıktır.

 

Sizlere çözüm, huzur ve yüksek performansa ulaştıracak yapıcı çatışmalarla renklenmiş günler dilerim…

 


Eczacının Sesi/ Farmazi Akademi


Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim