Parkinson 2. Bölüm

Ecz.Şeyma ŞAHİN yazdı

Son güncelleme: 27-11-2018

Ecz.Şeyma ŞAHİN

 

PARKİNSON- 2. Bölüm

 

 

KETOJENİK DİYET

 

Mitokondriyal hastalık serisi ile başlayan yazı sırayla Alzheimer sonrasında da Parkinson ile devam etmektedir. Nörolojik hastalıklar artık mitokondriyal hastalık sınıflandırmasına girmeye başlamak ile beraber Alzheimer’ ın farklı mekanizması aynı zamanda tip 3 diyabet ile birleştirilmeye başlamış olmasıdır. Kan şekerinin yükselmesi vücut ve beyinde inflamasyonun artmasına neden olabilir. Kronik inflamasyon beyinde iki tip Alzheimer hastalığı benzeri değişikliğe neden olabilmektedir. Alzheimer hastalığında beta-amiloid plakları olarak adlandırılan birikimler beyin hücreleri arasında oluşarak, hücreler arası iletişimi engelleyebilmektedir. Yapılan araştırmalar tip 2 diyabeti bulunan bireylerin pankreaslarında tıpkı beyin hücrelerinde olduğu gibi birikimler olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca tip 2 diyabet hastalarında Alzheimer görülme ihtimali daha yüksektir. Parkinson bundan bağımsız olmakla beraber Alzheimer ile daha doğrusu nörolojik hastalıklar ile ortak bir diyet şekli bulunmaktadır. Ketojenik diyet!

Ketojenik diyetler nörolojik hastalıklarda önerilmektedir. Çok kısıtlı karbonhidrat ve yüksek yağ içeren bu diyette yağların kullanılması kanda keton cisimciklerinin açığa çıkmasına yol açar. Bu nedenle ‘‘ketojenik diyet’’ olarak adlandırılmaktadır. Ketojenik diyette günlük enerjinin %90’ı yağlardan, %10’u protein ve karbonhidratdan sağlanır.

Beyin enerjisini glikoz ve yağlardan ortaya çıkan keton cisimcikleri olmak üzere iki kaynaktan alır. Beynin kullandığı ilk yakıt; glikozdur. Beynin diğer önemli yakıtı; KETONLARDIR. Bunlar da yağ (zeytinyağı, tereyağı, krema, kaymak vb) veya yağ bulunduran yiyeceklerin metabolizması sonucu oluşur.

 

Nörodejeneratif hastalıklar da dahil olmak üzere son yıllarda kanser hücreleri üzerine olumlu çalışmaları vardır.

 

4 temel kategorisi olmakla beraber en çok kullanılanı LCT bazlı diyettir. (4:1; 3:1; 2:1 ve 1:1 şeklindedir. Yağ: kh+protein)

MCT bazlı diyet: LCT gibi oran yoktur. Kaprilik, kaprik, kaproilik ve laurik asit verilir. LCT ‘ ye göre daha hızlı taşınır ve mitokondriyal oksidasyon ile keton cisimcikleri oluşur.

 

 

 

PARKİNSON HASTALIĞINDA KULLANILABİECEK TAKVİYELER

 

 

BİTKİLER

 

Bacopa monnieri(Brahmi or waterhyssop)

·       Aktif etken madde; Bacopaside and bacoside

·       Serbest radikal hasarını azaltır.

·       Mitokondriyal fonksiyonları destekler.

·       Alfa sinüklein agregasyonu inhibe eder.

·       Kognisyonu (algı, hatırlama, hayal, düşünme, muhakeme, yargılama v.b.) arttırır.

·       Apoptozisi azaltır. 

 

 

Mucuna pruriens (Velvet bean)

·       Aktif etken madde: Glikozitler,gallik asit, glutatyon, levodopa

·       Lokomotor (haraket etmeyi sağlayan kısım) ve davranışsal fonksiyonları destekler.

·       Oksidatif stresi azaltır.

·       Metal şelasyonuna yardımcı olur.

·       Mitokondriyal ve sinaptik fonksiyonları destekler.

·       TH ekspresyonunu arttırır.

 

Withania somnifera (Ashwagandha or Indian ginseng)

·       Aktif etken madde: Withaferin, withanolide

·       Oksidatif stresi azaltır.

·       Dopamin seviyelerini arttırır.

·       Glutatyon seviyesini arttırır.

·       TH ekspresyonunu arttırır.

·       iNOS inhibe eder.

 

Curcuma longa (Turmeric)

·       Aktif etken madde: Kurkumin

·       Striatal dopamin seviyelerini arttırır.

·       Mitokondriyal kompleks I fonksiyonlarına katılır.

·       Oksidatif stresi azaltır.

·       SOD ve GPx aktivitesini upregüle (yukarı doğru arttırmak sureti ile düzeltme) eder

·       Asetilkolin seviyesini upregüle eder.

·       Mitokondriyal membran stabilize eder, bozulmuş ise yeniden yapılandırır.

·       ATP üretimini yeniden yapılandırır.

·       Alfa sinüklein fibrilasyonunu inhibe eder.

 

 

Gingko Biloba (Maidenhair tree)

·       Aktif etken madde: EGb 761 (patent isim; schwabe), Ginkgolid B

·       Dopamin seviyelerini arttırır.

·       Kas koordinasyonu ve davranış fonksiyonlarını destekler.

·       Mitokondriyal fonksiyon ve ATP üretimini destekler.

·       GSH, SOD ve katalaz enzimlerinde artışa bağlı düzelme sağlar.

 

 

 

Camellia sinensis (Green tea)

·       Aktif etken madde: Polifenoller, kateşinler [epicatechin (EC), epicatechin gallate (ECG), epigallocatechin (EGC) and epigallocatechin gallate (EGCG)]

·       Serbest radikal hasarı stabilize eder.

·       ROS- NO yolağı inhibe eder.

·       Metal şelasyonu yapar.

·       Nigral kısımdaki dopaminerjik nöronları korur.

 

Camellia sinensis (Black tea)

·       Aktif etken madde: Theaflavin [theaflavin (TF1), theaflavin-3-gallate (TF2A), theaflavin-30-gallate (TF2B) and theaflavin-3,30-digallate (TF3)]

·       Sinir sistemi koruyucudur.

·       Oksidatif hasara karşı koruyucudur.

·       TH ve DAT ekspreyonuna katılır.

·       Apoptozis engeller.

 

NOT:

TH: tirozin hidroksilaz

iNOS: indüklenebilir nitrik oksit sentaz

SOD: süperoksit dismutaz

GPx: glutatyon peroksidaz

ROS-NO: reaktif oksijen türevleri- nitrik oksit

ATP: adenozin trifosfat

DA-ergic: dopaminerjik

DAT: dopamin taşıyıcı

 

L-Theanin:

·       Thea sinensis, Ilex guayusa ve Boletus badius başta olmak üzere bitkilerde bulunan L- theanin bir aminoasit olup antioksidan özelliği ile nörotoksinlerin uzaklaştırılmasını sağlar.

·       L-gama glutamil etilamid ya da 5-N-etil-glutamin diğer isimleri olup kökte sentezlenir ve yapraklara taşınır.

·       Dopamin ve serotonin sekresyonunu arttırır.

·       Kan beyin bariyerini alımından sonra 30 dakika içinde geçer ve 5 saate kadar etkinliği gözlenir. Sonrasından böbreklerden glutamat ve etilamin olarak atılır.

·       Ansiyolitik etkinlik tek dozda 200-250 mg civarında başlar. Önerilen maksimal doz 1250 mg civarındadır.

·       Katalaz, superoksit dismutaz ve süksinat dehidrogenaz üzerinden etkinlik gösterir.

·       Sinir hücre ölümüne karşı ve glutamat hasarına karşı korur.

·       Beyindeki alfa dalga aktivitesine katılarak rahatlamada rol alır.

·       Kafeinin stimulan etkinliğini etkisiz hale getirir. Fakat bu etki doza bağlıdır günlük düşük dozlarda kafeinin etkisini arttırırken, yüksek dozlarda kafeinin etkinliğini azaltır.

Dikkat! Kemoterapi ilaçları ile yarışmalıdır bu yüzden kemoterapi ilaçlarının etkinliği azaltabilir. (doxorubicin, idarubicin, sisplatin, irinotekan  gibi)

 

Vicia faba (bakla)

 

·       Baklanın yeşil kabukları ve yaprakları, vücutta dopamine çevrilerek kullanılan levodopa maddesi içermektedir: 40 gram bakla yaklaşık 130 mg levodopa içerir. Baklanın tanelerinde levodopa bulunmaz.

·       Fakat hem ilaç değildir hem de levodopa dopamine dönüşeceği için tedavide kullanmak anlamlı değildir. Fazla miktarda yenildiğinde ise yüz, boyun veya uzuvlarda istem dışı oynamalar (diskineziler) ortaya çıkabilir.

VİTAMİNLER

·       E ve C vitaminleri antioksidan özelliğinden dolayı yeterli kanıt olmasa da destek olarak kullanılabilir.

·       C vitamini levodopanın mideden emilimini kolaylaştırır bu yüzden C vitamini ile beraber kullanılması daha doğru olacaktır.

·       B6 vitamini levodopayı dopamine çeviren “dekarboksilaz enzim” kofaktörüdür. Eğer kullanılan ilaç sadece levodopa ise dopamine dönüşüm hızlı ve beyne geçiş az olacağı için beraber kullanılmaması gerekmektedir fakat içerisinde enzim inhitörü olan bensarazid ve karbidopa olan ürünler ile beraber B6 vitamini kullanılmasının bir sakıncası yoktur.

·       Niasin dopamin sentezi için gerekli olan NAD-NADH yolağı için prekürsördür. Niasin verilmesi ile striatumdaki dopamin sentezi NADPH eklenmesi ile ve mitokonriyal yolağı tetikleyen NAD NADH oranını arttırarak yapar.

·       B1 vitamini olan tiamin farelerde tiamince fakir diyetin tetiklediği farelerdeki öldürme davranışlarını baskılamıştır. Bu da bize karbidopa’ nın etkinliğini destekleyeceğini göstermektedir. B1 eksikliği striatumdaki dopamin seviyelerinin azalmasına neden olur.

 

COENZYME Q 10

·       Parkinson hastalarında koenzim Q 10 seviyeleri azalmıştır.

·       Koenzim Q 10 demir, MPTP (uyuşturucu bağımlılarında oran yükselir), paraquat (herbisit), diclorovos (tarımsal savaş aracı) lara karşı dopaminerjik hücreleri korur.

·       Lipoamit (pürivat dehidrogenaz enzim kompleksi) ubikinol dönüşümüne katılır. (Antioksidan özelliği ubikinone göre 4 kat daha yüksek olduğu için vücutta dönüşüm yapılır.) Enzim eksikliği görülen kişilerde serbest radikal hasarına bağlı nörotoksisite artar. Konjenital enzim eksikliği görülen kişilerde tiamin takviyesi ile iyileşmeler kaydedilmiştir.

 

L-TİROZİN

·       Dopamin e norepinefrin prekürsörüdür.

·       Tirozin L-dopa’ ya tirozin hidroksilaz enzimi ile dönüşür.

Yukarıdaki şemada yer alan döngüye katılan maddeler şöyledir;

1.     Folik asit dihidrofolik asittetrahidrofolik asit

2.      piridoksinpiridoksalpiridoksal 5 fosfat (çinko kofaktör olarak gereklidir)

3.     niasinNMNNADNADH (or NADP)NADPH.

ANTİOKSİDANLAR

Parkinson multi-faktöriyel bir hastalıktır ve başta nigrostriatal dopaminerjik nörodejenerasyon rol oynar. Mitokondriyal hastalık olduğu için serbest radikal üretiminin ana kaynağı olan mitokondrilerin korunmasında yardımcı olmak amacıyla parkinson hastalığında antioksidanlar kullanılır.

·       Çalışmalar çelişkili de olsa E ve C vitaminlerinin parkinsona karşı koruyucu olduğu bildirilmiştir. (Çalışmalarda hastalığın kaçıncı evresi olduğu belirtilmemiştir.)

·       Koenzim Q 10 (1200-2400 mg)

·       Kreatin (Doğal olarak arjinin, glisin ve metiyoninden sentez edilir.)

·       Ürik asit (ürat) (hidroksil, superoksit, demir v.b. üzerine etkinliği ile antioksidan özellikte fakat yüksek oranda alımı guta sebebiyet verebilir.)

·       Apocynin: Apocynum cannabinum (Kanada keneviri) ve Picrorhiza kurroa kökünden elde edilen NADPH oksidaz inhibitörüdür. (Vücutta diapocynin’ e dönüşerek yağda çözünebilme özelliği kazanır. NADPH oksidaz membran komponenti ile etkileşime girer. Apocynin dopaminerjik nöronların korunmasında yardımcı olur.)

·       Mitokondriyal hasara bağlı kullanılacak antioksidanlar; Mitokinon, likopen , hesperidin , resveratrol , rutin, silimarin, acetil- l -karnitin and α-lipoik asit.

·       Alfa sinüklein(genetik) kaynaklı ise; melatonin, kurkumin, theaflavin, EGCG, kuersetin ve acetylcorynoline (Corynoline Corydalis bungeana herba’ sından elde edilen majör izokinolin alkolit türevidir.)  

·       Glutamat sinapslarda yüksek oranda bulunur ise nörotoksik etki gösterir. Sinaptik glutamat sitoplazmik membran proteinleri ile kalkar. (Eksitatör aminoasit taşıyıcıları (EAATs) EAATs eksikliği glutatyon seviyelerinin azalması ile bağlantılıdır. Nigral dopamin nöronları EAATs salgılatır. GSH azalması Parkinson hastalığı ile ilgilidir.)

·       Alfa ketoglutarat dehidrogenaz kompleks mitokondride olan ve krebs siklusunda görev alan enzimdir. Enzim eksikliği beyinde enerji azalması ile beraber fonksiyonlarının azalması ile karakterizedir. (mitokondriyal rahatsızlık ile ilgili)

 

MİKROBİYOTA

·       Parkinson hastalığında Prevotellaceae ve Enterobacteriaceae türlerinin gaitada azaldığı görülmüştür.

·       Her hastalıkta farklı tür bakterilerin sayıları azalmakta ya da artmaktadır. Alzheimer hastalığında Firmicutes ve Bifidobacterium sayıları azalmış buna karşın Bacteoides sayıları artmıştır. 

Diğer;

 

·       Parkinson hastalığına sigara içmeyen kişiler arasında biraz daha sık rastlanması, bilim adamlarını sigaranın hastalıktan koruyucu etkisi olabileceğini düşündürmüştür. Yapılan bilimsel araştırmalarda, gerçekten deney hayvanlarında da sigaradaki “nikotin”in dopamin hücrelerini koruduğu saptanmıştır. Fakat bu sigaranın zararlı olmadığı anlamına gelmez.

·       Yakın zamanda yapılmış olan ve az sayıdaki Parkinson hastasını kapsayan çalışmalar, kahvenin hastalıktan koruyucu etkisi olabileceğini desteklemiştir.

  

Bazı hastalıklar ise dert tanrısı tarafından bedenimize değil ruhumuza işleniyor: Ölümüne aşk gibi

Bedenimiz toprak anaya ruhumuz zeus’ a verilse bile onlar tarafından bağışlanıp ölümsüzlük hikayelerine konu oluyoruz…

 

Tispe ve Piremus birlikte büyüyen ve çocukluktan beri birbirine aşık iki genç idi. Aileler birbirlerine uygun olmadıklarını düşündükleri için beraber olmalarını istemediler. Dip dibe olan evlerinin aralarında gizli bir çatlak vardı, aileleri bunu bilmezler onlarda geceleri burada buluşur, birbirlerine seslerini duyurur aşklarını dile getirirlerdi. Bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler. Tispe ağaca Piremus’dan önce varmıştı. Gittiğinde avını yeni yemiş ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi. Korkarak bir mağaraya doğru koşmaya başladı. Farkında olmadan yolda boynundaki eşarbını düşürmüştü. O sırada Piremus geldi gördükleri karşısında donup kalmıştı. Aslan ağzında kanlarla birlikte biricik sevgilisi Tispe’nin eşarbını parçalıyordu. O an aklına gelen ilk ve tek şey aslanın Tispe’yi öldürerek yediğiydi. Tispe’ siz yaşayamazdı. Belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı. Kanlar içinde cansız bedeni yere düştü. Tispe ise korkusunu bir kenara atıp bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. Ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzleşti. Piremus’un cansız vücudu yerdeydi ve elinde Tispe’nin düşürdüğü eşarbını tutuyordu. Tispe bir an bile düşünmeden hançeri aldı ve göğsüne götürdü. Piremus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç çekinmeden canına kıyabilirdi ve hançeri sapladı. Birden vücudu Piremus’un  bendeninin üstüne yığıldı. O anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran ağacı bunların aşkına adadılar. Piremus’ un kanını bu ağacın meyvelerine, Tispe’ nin gözyaşlarını ise ağacın yapraklarına verdiler. O günden beri kara dut ağacının meyvesinin çıkmayan lekesini, (Piremus’ un kan lekesini), dut ağacının yaprakları, (Tispe’ nin gözyaşları) temizler.

Bilir misiniz dut ağacının meyvesinin lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır suyunu sıkarak ovuşturursanız lekenin gittiğini göreceksiniz.

 

Hikayeler güzeldir…

Hikayelerle kalmanız dileğiyle…

 

 

KAYNAKLAR

 

 

1.      Parkinson hastalığı derneği. Parkinson hastaları için el kitabı. 2013

2.      KVQ Luöng, LTH Nguyê. Thiamine and Parkinson’s disease. Journal of the Neurological Sciences 316 (2012) 1–8

3.      H. Jin et al. Mitochondria-targeted antioxidants for treatment of Parkinson’s disease: Preclinical and clinical outcomes. Biochimica et Biophysica Acta 1842 (2014) 1282–1294.

4.      Rajsekhar Adhikary, Vivekananda Mandal. L-theanine: A potential multifaceted natural bioactive amide as health supplement. Asian Pac J Trop Biomed 2017; 7(9): 842–848.

5.       Kuo YC, RajeshR.  Current development of nanocarrier delivery systems for Parkinson’s disease pharmacotherapy  Journal of the Taiwan Institute of Chemical Engineers 87 (2018) 15–25

6.      Sun MF, Shen YQ. Dysbiosis of gut microbiota and microbial metabolites in Parkinson’s Disease. Ageing Research Reviews 45 (2018) 53–61

7.       Parashar A, Udayabanu M. Parkinsonism and Related Disorders. Parkinsonism and Related Disorders 38 (2017) 1-7

8.      Wang Y et al. Epidemiology of complementary and alternative medicine use in patients with Parkinson’s diseaseJournal of Clinical Neuroscience 20 (2013) 1062–1067

9.      Yan MH et al. Mitochondrial defects and oxidative stress in Alzheimer disease and Parkinson disease. Free Radical Biology and Medicine 62 (2013) 90–101

10.   Srivastav S et al. Important medicinal herbs in Parkinson’s disease pharmacotherapy Biomedicine & Pharmacotherapy. 92 (2017) 856–863

11.   Akbayır E, Şen M, Ay U, Şenyer S,Tüzün E, Küçükali C. İ. Parkinson Hastalığının Etyopatogenezi. Deneysel Tıp Dergisi. 7;3; 2017. 1-23


Eczacının Sesi/ Farmazi Akademi


Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim