Av. Gülden KARAGÖZ ÖNDER

 

Takviye Edici Gıda Reklamlarında

Aldatıcı Unsurlar ve Yasal Düzenlemeler

 

Son zamanlarda gerek sosyal medya üzerinden gerekse televizyon kanalları vasıtasıyla özellikle bitkisel ürünler, takviye edici gıdalara ilişkin reklamalar yapılmakta, bahsi geçen ürünlerin kullanımıyla tüketiciler nezdinde gerçeğe aykırı olarak mucizevi sonuçlar elde edileceği yönünde ifadelere yer verilmektedir. Bu nedenle günümüz reklamlarının çoğu, tüketicisine ürünün sağlayacağı temel yarar yerine tüketiciyi ikna etmeye odaklı, hazza yönelik, soyut faydalar sunmaktadır. Ayrıca ürünleri tanıtmak için ünlü kişilerin (celebrity) kullanımının, dünya çapında popüler bir reklam tekniğidir. Bu nedenle Türkiye’de yürürlükte olan takviye edici gıdalar ile ilgili hukuki yaptırımları ele alarak daha detaylı konuyu ele alacağız.

İlgili düzenlemeler şöyledir:

  • Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi, İşlenmesi ve Piyasaya Arzına İlişkin Yönetmelik (Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 2 Mayıs 2013, 28635 sayılı Resmi Gazete).
  • Türk Gıda Kodeksi Takviye Edici Gıdalar Tebliği (Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 16.08.2013, 28737 sayılı Resmi Gazete)
  • Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’nın 16/2. maddesinde tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici reklam yapılamayacağı açıkça belirtilmiştir.
  • Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 10 Ocak 2015’te yayınlanan yönetmeliğinin ilgili maddeleri şöyledir: Yanlış bilgi içeren veya verilen bilgiler esasen doğru olsa bile, sunuluşuna dair bütün koşullar değerlendirildiğinde, ortalama tüketiciyi aldatan ya da aldatmaya elverişli olan ve bu suretle tüketicinin normal şartlar altında taraf olmayacağı bir hukuki işleme taraf olmasına yol açan ya da yol açma olasılığı bulunan ticari uygulamalar aldatıcı olarak kabul edilir (29232 Sayılı Resmi Gazete, Madde 29).
  • Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik kapsamında; “Gıda reklamlarında, ilgili mevzuata göre, sağlık beyanı kapsamına giren hususlar karşılaştırmaya konu edilemez. Beslenme beyanı kapsamındaki hususların reklamlarda karşılaştırma unsuru olarak kullanılması ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Takviye edici gıdaların karşılaştırmalı reklamı ise hiçbir şekilde yapılamaz.” ifadesine yer verilmiştir. (Değişik: RG-4/1/2017-29938) 
  • Aldatıcı reklama karşılık gelebilecek unsurların neler olabileceği konusunda Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un (TKHK) reklamla ilgili maddelerinde şu hususlar yer almaktadır (TKHK, Madde 61): (2) Ticari reklamların Reklam Kurulunca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, doğru ve dürüst olmaları esastır. (3) Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamaz.
  • Ticari Reklam Yönetmeliği’nin 16. maddesi uyarınca, reklamlarda doktor, diş hekimi, veteriner hekim ve eczacılar ile sağlık kuruluşlarının bir mal veya hizmete yönelik sağlık beyanında bulunduğuna ilişkin ya da bu izlenimi uyandıran herhangi bir görüntü, beyan veya atfa yer verilmemelidir. 

Aldatıcı veya saldırgan nitelikteki ticari uygulamalar haksız olarak nitelendirilmiş ve haksız ticari uygulamalar yasaklanmıştır. Haksız ticari uygulamaların reklam yoluyla gerçekleştirilmesi durumunda ise ticari reklamlarla ilgili hükümler uygulanacak ve denetimi Reklam Kurulu tarafından yapılacaktır. Reklam Kurulu; ticari reklamlarda uyulması gereken ilkeleri belirleme ve haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeleri yapma, bu hususlar çerçevesinde inceleme ve gerektiğinde denetim yapma, inceleme ve denetim sonucuna göre durdurma veya aynı yöntemle düzeltme veya idari para cezası veya gerekli görülen hâllerde de üç aya kadar tedbiren durdurma cezası verme hususlarında görevlidir.

Takviye Edici Gıda Şikâyetleri ve Reklam Kurulu Kararları incelendiğinde ürünlerin genelde:

Cinsel Ürün, Cinsel Ürün Başka firmaya ait tescilli bir marka adının kullanılması, Gıda (balık yağı), Gıda (çeşitli bitkiler), Zayıflama Ürünü, Zayıflama Kombini, Gıda (probiyotik), Gıda (propolis) olduğu görülmektedir.

Yapılan incelemede karar gerekçeleri olarak gıda takviyesi niteliğindeki söz konusu her iki ürünün de “tıbbi ürün” gibi tanıtılması, bilimsel olarak ispata muhtaç ve mevzuatta izin verilen sağlık beyanının dışında ifadelerle tüketicileri yanıltması olarak ifade edilmiştir.

Çocuklara yönelik takviye edici gıda ürününün reklam içeriğinde, çocuklar tarafından diledikleri zaman, istedikleri kadar tüketilmesinin olumlu bir davranış olacağına yönelik ifadeler kullanılmıştır.

Çalışma kapsamında incelenen Reklam Kurulu Başkanlığı tarafından yayınlanan Basın Bültenleri’nde sıklıkla kullanılan tüketiciyi yanıltıcı/aldatıcı ifadeleri şöyle sıralamak mümkündür:

Kansere karşı koruyucu, kanseri baskılayıcı ve tedavi edici özellikleri olduğu görülmüştür.

Diyabet (şeker) kan şekerini düzenlemeye yardımcı olur. Günlük şeker ihtiyacını dengeler.

Güçlü ve hızlı yağ yakar.1 ay içerisinde 12 kiloya yakın zayıflamanızı sağlar.

%85 oranında akciğerlerinizi sigaradan temizler.

Kısırlık tedavisine yardımcı olur.” v.b. ifadeler kullanılarak,

· Takviye edici gıdaların bol tüketilmesinin olumlu ve faydalı bir davranış olacağı,

· İspata muhtaç ifadelerle düzenlenen reklam içerikleri (ruhi sıkıntıları giderir, beden ve zihni gücü arttırır, mikropları arındırır, kalbi kuvvetlendirir, yağ yakımını sağlar, enerji verir, ödem atılmasına yardımcı olur vb.),

· Gıda takviyesi niteliğindeki ürünün tıbbi bir ürün olarak tanıtılması ve tıp literatüründe “hastalık” olarak tanımlanan sağlık problemlerini tedavi ettiği izleniminin yaratılmaktadır.

Kurul gerek televizyon gerekse internet ortamı üzerinden tüketicilere yönelik yapılan reklamları titizlikle değerlendirmekte ve bu reklamlardaki ihlâllere yönelik idari para cezası, reklam durdurma cezası gibi yaptırımların uygulanmasına karar verebilmektedir.

Özetle, bitkisel kaynaklı olup da farmasötik forma getirilmiş ürünlerin (ilaç ve ilaç etkisi gösteren ürünlerin) tamamının sadece Sağlık Bakanlığı onayıyla ‘sadece eczanelerden’ halka ulaştırılması düşünülebilir.

Aksi takdirde takviye edici gıda adı altındaki zayıflama haplarının veya çaylarının ya da macun veya toz gibi bunlara benzer ürünlerin insan sağlığına verdikleri zararlara ilişkin haberleri duymaya, olayları yaşamaya devam edeceğiz.

 

Arabulucu Avukat Gülden KARAGÖZ ÖNDER

Önder Hukuk Bürosu

Tel   : +90 216 474 12 44

Fax : +90 216 474 12 46

Cep:   0 533 931 1353

gulden.karagoz@ozguronderhukuk.com

av.guldenonder@gmail.com

 



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat