1. Köşebent
  2. Orhan Yıldız
  3. o.yildiz@farmaziakademi.com
  4. 0532 283 56 68

07-02-2017


Stok sorunu olmayan kaleye mum diksin

Son bir aydır eczanelerin en önemli sorunlarından biri “YOK” ürünler. Sebebi de zam duyurusunun zamanı mı demek lazım, zamansızlığı mı bilemiyorum. Hatta iş stokçulukla suçlanmaya kadar vardı ne yazık ki.

Oysa işin biraz içinde olan ve biraz da vicdan sahibi olan herkes bilir ki; eczacı, sadece yılda 1-2 kez sorulma ihtimaline karşı, hastayı mağdur etmemek için onlarca kalem ürünü stoğunda tutarak zararı göze alır.

Stok yapmak şöyle dursun, görüştüğüm birçok eczanenin listeler dolusu olmayan ürünü var. Bu da özellikle kronik hastalıkları olan hastalar açısından çok önemli bir sorun haline geldi. Doğal olarak da eczanelerin akut sorunu olarak gündeme oturdu.

Stok kelimesi bu kadar gündemdeyken, biraz da eczaneler için kronik olan tarafından ele almakta fayda olacağını düşünüyorum. 

Eczanelerin stokları, toplam varlıklarının önemli bir kısmını oluşturuyor ve doğru yönetilemediğinde en önemli sorunu haline gelebiliyor.

Peki, stokların doğru yönetilmesinden kasıt ne olabilir? Ya da doğru yönetebilmek için ne yapmalı?

Elbette öncelikle anam-babam usulü ürün alma devrinin çoktan son bulduğu konusunda net olmak gerekiyor. Hatta analiz yapmadan, ahbap-çavuş ilişkisiyle, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen firma temsilcilerinin ürünlerini, sadece çok sevdiğimiz için almak artık ticari bir intihar şeklinde algılanmalı.

Her eczanenin bir stok takip programı var. Bu programların etkin bir şekilde kullanılması dahi stokların sorun olmasını çok büyük ölçüde engelleyebilir. Ancak geçtiğimiz yıl yaptığımız ve yaklaşık 200 eczaneyi kapsayan araştırma gösteriyor ki; %67’sinde bu programlar etkin bir şekilde kullanılmıyor. Yani her 3 eczanenin 2’sinde ya atıl durumdalar ya da çok sınırlı işlemler için kullanılıyorlar. Genellikle veri girişi eksikliği, kullanıcının gerekli önemi göstermemesi ya da bazen programın bekleneni tam olarak karşılayamaması nedeniyle atıl durumdalar.

Oysa bu programları etkin bir şekilde kullanarak, hangi ürün ve ürün gruplarını ne oranda almanız gerektiğini, hangilerini hiç almamanız gerektiğini, hangi ürünleri bir an önce elinizden çıkartmanız gerektiğini ve daha onlarca farklı analizi yapabilmeniz mümkün.

Özellikle ilaç dışı ürünlerin analizi doğru yapıldığında, neredeyse istisnasız olarak ortaya şu sonuçlar çıkar:

- Elimizdeki ürünlerin bir bölümü neredeyse hiç hareket görmeyerek, bize çok önemli bir stok maliyeti oluşturur.

- Bu ürünlere ayırdığımız kaynaklar nedeniyle, sürümü fazla olan ürünleri hacimli ve karlı alım şansımızı değerlendiremeyiz.

- Yine aynı ürünler, rafımızda fiziki olarak da yer kapladıkları için, nakit sıkıntısı çekmiyor dahi olsak, yerlerine sürümü olabilecek ürünleri alıp çeşitliliğimizi artıramadığımız için ciromuzda olası artışa ve karlılığa engel olurlar.

- Ürünlerin bir kısmının miadı dolmak üzeredir ya da dolmuştur. Bu da bizim karlılığımızı negatif olarak etkileyecektir.

 

Elbette yazılımların da geliştirilmeye ihtiyaçları olabilir. Ancak bu gelişim noktalarını bulacak ve o konularda ilgili firmaya talep ve şikâyetlerini dile getirecek olan kullanıcılar, bu gelişimin en büyük tetikleyicisi olmalılar.

Akut sorunlar her ne kadar gündemi belirlese de kronik olanların daha yaşamsal olduğu gerçeğinden uzaklaşmamakta fayda var.

Geçmişteki ciro seviyeleri ve karlılıklardan her geçen gün uzaklaşmış olmak, eczanelerin ayakta kalabilmek için kılı kırk yarma zorunluluğunu beraberinde getirdi. Bugün her üç eczaneden biri, banka kredileri ile faaliyetlerini sürdürmeye devam edebiliyor.

Varlığı ayrı, yokluğu ayrı dert olan stokların analizini doğru yapabilmek, yani eldeki mevcut kaynakları daha iyi değerlendirmek, eczaneleri finansal olarak rahatlatacak, hareket kabiliyetlerini arttıracak, dış kaynaklara yönelimi azaltarak sonrasındaki faiz yükünde hafiflemeyi sağlayacaktır.

Bugün kredi almamızı gerektirmeyecek kaynaklarımızı, yani zamanımızı, enerjimizi ve aklımızı biraz daha verimli kullanarak, yarına bugünden daha umutlu bakabiliriz.

 

o.yildiz@farmaziakademi.com

 


Son eklenen yazılar

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.
Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi | Forum
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim