Giriş Yazısı

İstanbul Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dr. Öğr. Üye. Neda Taner, akıllı takviye kullanımının önemini ve tüketicilere bilinçli danışmanlık sağlamak isteyen eczacılara tavsiyelerini, Eczanın Sesi okurları ile paylaştı.  

Analiz

AKILCI KULLANIM: BU SEFER TAKVİYELERE!

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin çoğunun, takviye edici gıda kullanımı ile ilgili karşı karşıya kaldığı sorun, takviye edici gıdaların gereksiz ve yanlış kullanımıdır. Yetişkinlerin takviye edici gıda kullanımından beklentileri “genel sağlığı iyileştirmek” (%45) ve “sağlığı korumak” (%33) olarak öne çıkıyor. Bunu takiben, takviye edici gıda kullanımının diğer nedenleri “enerji düzeyini artırmak”, “ruh sağlığını iyileştirmek”, “kilo vermek” ve “menopoza bağlı sıcak basması semptomlarından korunmak” olarak karşımıza çıkıyor. Multivitamin-mineral ürünleri, en yaygın kullanılan takviye edici gıda türü olmaya devam ediyor.

 

Reçeteli ve reçetesiz ilaçlarla karşılaştırıldığında, takviye edici gıdalar ülkemize daha esnek düzenlemelere ve daha hafif üretim denetimine tabi tutuluyor. İnternet, sağlıklı gıda mağazaları, marketler ve eczanelerden çok kolay temin edilebilen ürünlerden söz ediyoruz. Üstelik tüketicilerin çoğundan duyduğumuz şey ürün tavsiyesini internet -özellikle sosyal medya-, arkadaş ya da reklamlardan aldıkları yönünde… Yani gıda takviyesi kullanım süreci, bir sağlık profesyonelinin danışmanlığı dışında başlıyor.

Adı ilaç olmayan herhangi bir şeyin, özellikle de içinde ‘bitkisel’ kelimesi geçen herhangi bir ürünün hastalardaki karşılığı ne yazık ki ‘zararsız’ şeklinde. Oysa gerçek çok daha farklı ve yeterince dile getirilmiyor. Çok kısa birkaç örnekle durumun ciddiyetine değinip okuyucuları bu konuda farkındalığa davet edelim.

A vitamini, tetrasiklinlerle ciddi etkileşim gösterir. Tetrasiklinler enfeksiyonların tedavisinde sıklıkla karşımıza çıkan antibiyotikler, tek başına kafa içi basıncını arttırdığı gösterilmiş ve yüksek dozda A vitamini kullanımının da aynı etkiyi yaptığı ortaya koyulmuş. İkisinin birlikte kullanımının nasıl bir sonuca yol açabileceğini bir düşünün. Folik asit günümüzde çok tercih edilmekle birlikte faydasının her konuda geçerli olmadığını da unutmamak lazım. Folik asidin doz aşımı epilepsi hastalarında nöbetlere sebep oluyor. Hipervitaminoz terimini duymuşsunuzdur, çok değil bundan sadece birkaç yıl önce hipervitaminoz vakalarının sayısı oldukça azdı, bugün ise hastaneye D vitamini toksisitesiyle gelen hastalarla çok sık karşılaşmaya başladık.

Kullandığımız takviyeden üst düzey verimi elde etmek için profesyonel danışmanlık almak ihtiyaçtır.  Mesela resveratrol, elde edeceğiniz fayda günün hangi saatinde alındığıyla yakından ilişkili. En yüksek kan konsantrasyonları sabah alımından sonra elde edilirken ve sabahları riboz ve piperidin eşliğinde alımı biyoyararlanımını artırırken, yağdan zengin bir öğünle kullanılması biyoyararlanımını düşürüyor.  Çok basit bir örnek olarak yeşil çay kateşinleri, askorbik asit gibi sinerjistik etkiye sahip moleküllerle birlikte uygulandığında vücutta daha iyi absorbe olduğu kanıtlanmış. Yeşil çay gibi basit bir üründen maksimum faydayı elde etmek için bile eczacı danışmanlığına ihtiyacınız olabilir. Üstelik yeşil çay kateşinlerinin florokinolon grubu antibiyotiklerin ve antiretrovirallerin emilimini azalttığı gösterilmiştir. Bu nedenle bu ilaçlarla birlikte kullanımından kaçınılmalı. Fenolik bileşiklerden zengin zerdeçal, bazı meyveler, üzüm ve çay gibi ürünler düzenli tüketimlerine dair çok sayıda çalışmaya dayanarak genellikle güvenli kabul ediliyor oysa hamileliğin üçüncü trimesterinde antienflamatuar aktiviteye sahip fenolik bileşiklerin sınırlandırılması öneriliyor. Kersetin; bugünün çok popüler takviye içeriklerinden biri ancak digoksin, ranolazin, valsartan, verapamil, diltiazem veya pioglitazon başta olmak üzere bazı ilaçların emilimini artırırken simvastatinin emilimini azaltıyor. Bir başka misal antioksidanlar, özellikle antikanser ilaçlarla etkileşim potansiyelleri oldukça yüksek. 

Pek çok reklam pek çok tavsiye… Peki umut vadeden ve heyecan yaratan yönlerinin ötesinde size bu risklerden hiç bahsedildi mi? Kaçımız risklerin farkında?

Belli popülasyonlarda takviye edici gıdaların kullanımına sıcak bakmakta sakınca yok çünkü bu gruplarda vitamin ve mineral eksikliklerinin ortaya çıkması muhtemel, örneğin uzun süreli kilo verdirici diyetler, özellikle günde 1.200 kalorinin altında veya beslenme açısından dengesiz diyetler uygulayan bireyler; ameliyattan çıkmış veya normal beslenme alışkanlıklarını bozan ciddi hastalıklardan mücadele eden kişiler; sedanter hale gelen veya yemeğe olan ilgisini kaybeden yaşlı bireyler, menopoz sonrası osteoporoza yatkın hale gelen yaşlı kadınlar, vejetaryen beslenme biçimini benimsemiş kişiler bu hasta gruplarının başlıcaları... Takviye edici gıdalara ihtiyacı olduğunu tahmin etmenin zor olmadığı bu gruplarda bile gerekli tetkikler yapılıp bir doktor tarafından değerlendirilmediği takdirde takviye kullanımını onaylamak mümkün değil.

Söz konusu takviyelerin etkinliğine ilişkin kanıtlar genellikle eksik veya çelişkili olduğundan, hastalara bu ürünler hakkında bilinçli ve tutarlı önerilerde bulunmak sağlık profesyonelleri için zor olabilir. Takviyeler konusunda yetersiz eğitim ve bilgi birikimi, bu ürünlere karşı bazı çevrelerce geliştirilen olumsuz tutum, literatürde takviyeler hakkında sınırlı kanıta dayalı veri ve hasta danışmanlığına ayrılan sürenin çeşitli nedenlerle kısa tutulması bahsettiğimiz zorluğun temelinde yatıyor.

 Artık tıpkı ilaçlarda olduğu gibi takviye kullanımında da ‘’akılcı kullanım’’ yaklaşımı devreye giriyor.

Takviyelerin akılcı kullanımı, klinik kanıtların objektif değerlendirmesinin yanı sıra risklerin, faydaların, ekonomik maliyetlerin ve potansiyel ilaç etkileşimlerinin subjektif değerlendirmesine dayanmalı. Kanıta dayalı ve akılcı birçok kullanımının yanı sıra ne yazık ki gıda takviyeleri pazarının büyüyen ekonomisi suistimalleri de beraberinde getirme riskini taşıyor. Günümüzde takviye edici gıda satışları çok yüksek bir kâr potansiyeline sahip. Eczanelerin ürünlerin satışından kar elde etmesi gerektiği beklentisine rağmen, mesleki etik, her türlü tavsiyenin veya satın alma önerisinin, müşterinin veya hastanın iyiliğini öncelikli olarak dikkate alarak yapılmasını zorunlu kılıyor.

Takviye edici gıdaların sayısı arttıkça, eczacıların kullanımları ve güvenlikleriyle ilgili en son öneriler hakkında bilgi sahibi olmaları mecburi hale geliyor.  Ürün seçimi, ürünün orijinalliğin doğrulanmasına dayanmalı. Takviye edici gıdalar da tıpkı ilaçlar gibi hastaya özel.  Ayrıntılı bir hasta öyküsü, mevcut ilaçların değerlendirilmesi, risk ve faydaların belirlenmesi, eczacıların takviye edici gıdalarla ilgili tavsiyelerine rehberlik etmeli.

Birçok hasta, takviye edici gıda kullandıklarını doktorlarına açıklamamak eğiliminde, bunu gizlemek, saklamak gibi nedenlerden dolayı değil genellikle unuttukları için ya da bir probleme yol açmayacağını düşündükleri için yapıyorlar. Burada sorumluluk alması gereken kişi ise eczacı, hastaya doğru soruları sorarak, danışmanlık hizmeti vermesi için ihtiyacı olan tüm bilgileri hastadan öğrenebilecek şekilde eğitilmiş olmalı, peki hastalar takviye edici gıdalara yönelik danışmanlık almak istediği takdirde eczacılar hastaları tatmin edebilecek danışmanlık uygulama yeterliliğine sahipler mi?

Eczacılık fakültelerindeki eczacı adaylarına ve lisansüstü eğitimde eczacılara sağlanan bilgi miktarının, bu ürünlerin yaygın kullanımı ile orantılı olmadığını görüyoruz. Hala takviye edici gıdalara yönelik ders vermeyen fakülteler bulunuyor. Ayrıca serbest eczacılar, eczacılık eğitimi sırasında takviye edici gıdalar hakkında tatmin edici bir eğitim almadıklarını sürekli dile getiriyorlar.

Eczacılık eğitiminde takviyelerle ilgili müfredat içeriği için kılavuzların oluşturulması acil bir ihtiyaç diyebiliriz. Eczacılar, halk sağlığı hizmetlerindeki rolleri ve sorumlulukları konusunda daima güncel bilgilere sahip olmalı.  Eczacılar, sadece ürün satışı yapmakla kalmayıp danışmanlık yapmak üzere eğitim aldıklarını halka göstermeli. Eczacıların eğitimi, pediatri, geriatri ve sporcular dahil tüm popülasyonlara bir danışmanlık programı oluşturma ve sağlamadaki rolüne ilişkin bir anlayış ile düzenlenmeli. Pek çok tüketici doktor ziyaretlerinde takviyeler hakkında yeterli bilgi alamadığından, eczacıların danışmanlığı bir öncelik haline getirilmeli. Eczacı hem gerekli mevzuat değişikliklerinin uygulanması hem de gıda takviyelerinin uygunsuz kullanımının önlenmesi için hastalara danışmanlık yapılmasında birincil role sahip kişi konumunu korumalı.

Takviye edici gıda kullanan veya kullanmayı düşünen tüketicilere bilinçli danışmanlık sağlamak için eczacıların aşina olması gereken başlıkları şöyle özetleyelim:

 • Yaygın takviyelerin tipik kullanımları, etkinliği ve güvenliği ile ilgili bilimsel literatür

• Yaygın takviyeler ile reçeteli ve reçetesiz ilaçlar arasındaki kanıtlanmış ve potansiyel etkileşimler

• Potansiyel yan etkilerin ve toksisitelerin belirti ve semptomları dahil olmak üzere yaygın takviyeler için terapötik izleme yöntemleri

• Bazı hastalık durumlarının, takviyelerin emilim, dağılım, metabolizma ve eliminasyon üzerindeki kanıtlanmış ve potansiyel etkileri

• Ameliyattan önce veya sonra diyet takviyeleri kullanmanın güvenliği

Bu noktada hastaların kan tahlilleri ve laboratuvar sonuçları en güvenilir rehberlerimiz. Bir eczacı, en azından hayati öneme sahip ya da günümüzde çok sık kullanılan, etkisi ve güvenilirliği kanıtlanmış vitamin ve minerallerin referans aralıklarını bilip, hangi durumda eksik hangi durumda fazla olarak nitelendirilebileceği ile ilgili yorum yapabilmeli. Hastayı okuyabilmek eczacının başlıca yükümlülüğü.

‘Depresif hissediyorum, enerjim düşük, uykuya dalmakta güçlük çekiyorum, takviye edici gıda kullanmalıyım’ hayır, doktora başvurup altta yatan neden araştırıldıktan sonra gerekliyse takviye edici gıda kullanmalısın.

‘Kilo veremiyorum takviye edici gıda kullanmalıyım’ hayır, doktora ve beslenme uzmanına başvurup altta yatan neden araştırıldıktan sonra gerekliyse takviye edici gıda kullanmalısın.

Örnekler bu şekilde çoğaltılabilir…

Teşhisi doktor koyar, kendi kendinize koyamazsınız!

Tedavi danışmanlığını eczacı yapar, kendi kendinize yapamazsınız!

Takviye edici gıdaların güvenliği ve etkinliği hakkındaki bilimsel literatür sürekli olarak güncellenmekte. Eczacılar, takviye edici gıdaların saflığı, güvenliği, etkinliği ve kullanımı ile ilgili güncel bilgiler için FDA web sitesine başvurabilirler. Eczacıların takviye edici gıdalar hakkında bilgi almak ve kalitelerini doğrulamak için kullanabilecekleri yetkili kaynaklardan biri USP. USP, diyet takviyeleri için standartları belirler. Meraklılar için buraya linkini bırakalım: https://www.usp.org/dietary-supplements-herbal-medicines.

Vitamin, mineral ve tüm besin ögelerini almanın en iyi yolu, dengeli bir diyetle besinlerden faydalanmak. Profesyonel tavsiye için birkaç gün boyunca bir yemek günlüğü tutun ve bir diyetisyen/doktordan yardım isteyin. Bir vitamin-mineral eksikliğiniz varsa, diyetinizi ayarlayarak düzeltmeye çalışın, doktorunuz gerekli tetkikler ışığında takviye edici gıda kullanmanızın uygun olduğunu düşündüğü durumda bir eczacı danışmanlığında bir eczacıdan temin ettiğiniz takviyenizi kullanmaya başlayın. Sizi karşılaşabileceğiniz tehlikelere karşı koruyacak mekanizma aslında bu kadar basit.

 

Sağlık ve sevgi dolu günler.

Dr. Öğr. Üye. Neda TANER

ntaner@medipol.edu.tr

Kaynaklar

  • Barrett S. Antioxidants and other phytochemicals: Current scientific perspective. Quackwatch January 22, 2010.
  • Lin HW, Pickard AS, Mahady GB, Karabatsos G, Crawford SY, Popovich NG. An instrument to evaluate pharmacists' patient counseling on herbal and dietary supplements. Am J Pharm Educ. 2010 Dec 15;74(10):192.
  • Meier M, Singh RL, Thyagarajan B. Consumer's Opinion on a Pharmacist's Role in Nutritional Counseling. Innov Pharm. 2021 Apr 7;12(2):10.24926/iip.v12i2.3634.
  • Astin JA. Why patients use alternative medicine: results of a national study. JAMA. 1998; 279:1548–53.
  • Kaufman DW, Kelly JP, Rosenberg L, et al. Recent patterns of medication use in the ambulatory adult population of the United States: the Slone survey. JAMA. 2002; 287:337–44.
  • Leape LL, Cullen DJ, Clapp M, et al. Pharmacist participation on physician rounds and adverse drug events in the intensive care unit. JAMA. 1999; 282:267–70.
  • Eisenberg DM, Kessler RC, Van Rompay MI, et al. Perceptions about complementary therapies relative to conventional therapies among adults who use both: results from a national survey. Ann Intern Med. 2001; 135:344–51.
  • Ang-Lee MK, Moss J, Yuan CS. Herbal medicines and perioperative care. JAMA. 2001; 286:208–16.
  • Chambliss WG, Hufford CD, Flagg ML, et al. Assessment of the quality of reference books on botanical dietary supplements. J Am Pharm Assoc. 2002; 42:723–34.
  • Haller CA, Anderson IB, Kim SY, et al. An evaluation of selected herbal reference texts and comparison to published reports of adverse herbal events. Adverse Drug React Toxicol Rev. 2002; 21:143–50.
  • Kemper KJ, Amata-Kynvi A, Sanghavi D, et al. Randomized trial of an internet curriculum on herbs and other dietary supplements for health care professionals. Acad Med. 2002; 77:882–9.
  • Sweet BV, Gay WE, Leady MA, et al. Usefulness of herbal and dietary supplement References. Ann Pharmacother. 2003; 37:494–9.
  • Office of Dietary Supplements. International Bibliographic Information on Dietary Supplements (IBIDS) database. http://ods.od.nih.gov/showpage. aspx? pageid=48 (accessed 2003 Dec 11).
  • Memorial Sloan-Kettering Cancer Center. AboutHerbs Web site. www.mskcc.org/mskcc/html/11570.cfm (accessed 2003 Dec 11).
  • Mechanick J. I. (2005). The rational use of dietary supplements and nutraceuticals in clinical medicine. The Mount Sinai journal of medicine, New York, 72(3), 161–165.

 



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat