Ecz. Hakan Küçük

Eczacılık; yalnızca ilaç sunan bir meslek değil, insan sağlığını merkeze alan köklü bir bilim, büyük bir sorumluluk ve toplum sağlığının en önemli yapı taşlarından biridir.

Bugün 25 Eylül Dünya Eczacılar Günü’nü kutlarken, ülkemizde eczacılığın dünden bugüne kat ettiği büyük mesafeyi hatırlamak ve geleceğe dair sorumluluklarımızı yeniden düşünmek gerekiyor.

Türk eczacılığı, geçmişten günümüze önemli dönüşümler geçirmiş; bilimsel gelişmeler, teknolojik ilerlemeler, sağlık sistemindeki değişimler ve eczacıların mesleki gayretleri sayesinde bugün çok daha güçlü ve kapsamlı bir noktaya ulaşmıştır. Eczacılık eğitiminin gelişmesi, üniversitelerimizin ve akademik kadrolarımızın büyümesi, ilaç ve sağlık teknolojilerindeki ilerlemeler, klinik eczacılığın gelişimi ve eczacıların sağlık hizmetlerindeki rolünün genişlemesi, bu büyük dönüşümün önemli göstergeleridir.

Bugün eczacılarımız; yalnızca ilacı hastaya ulaştıran sağlık profesyonelleri değil, ilaç danışmanlığından farmasötik bakıma, kronik hastalıkların takibinden akılcı ilaç kullanımına, koruyucu sağlık hizmetlerinden toplum sağlığının geliştirilmesine kadar çok geniş bir alanda sorumluluk üstlenen sağlık bilimcileridir.

Ancak geçmişte elde edilen başarılar, gelecekte yapmamız gerekenlerin tamamlandığı anlamına gelmemektedir.

Tam tersine, önümüzde daha büyük hedefler bulunmaktadır.

Türkiye’de eczacılığın dünya standartlarının üzerine çıkması, yalnızca mevcut kazanımlarımızı korumakla değil; eğitimden akademiye, bilimsel araştırmalardan ilaç politikalarına, teknolojiden eczacılık mevzuatına kadar her alanda kendimizi sürekli geliştirmekle mümkündür.

Eczacılığın geleceğini yalnızca bugünün ihtiyaçları üzerinden değil, yarının sağlık sistemini öngörerek şekillendirmeliyiz.

Yapay zekâ, biyoteknoloji, kişiselleştirilmiş tedaviler, yeni ilaç teknolojileri, farmakogenetik ve dijital sağlık gibi alanlarda eczacıların rolünü daha da güçlendirmeliyiz. Eczacının sağlık sistemindeki bilimsel ve klinik katkısını artırmalı; mesleğimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin sağlık hizmetlerinin de merkezinde konumlandırmalıyız.

Elbette bugün eczacılık mesleğinin çözülmesi gereken önemli sorunları bulunmaktadır.

Ekonomik sorunlardan mesleki haklara, çalışma koşullarından istihdam ve eğitim politikalarına, eczanelerin sürdürülebilirliğinden sağlık sistemindeki mesleki konumumuza kadar pek çok konuda çözüm bekleyen meselelerimiz vardır.

Fakat şuna inanıyorum:

Hiçbir sorun, ortak akıldan; hiçbir güçlük, birlik ve beraberlikten daha büyük değildir.

Eczacılar olarak birbirimizi rakip değil, aynı mesleğin ve aynı geleceğin paydaşları olarak gördüğümüzde; farklı düşüncelerimizi ortak bir mesleki zeminde buluşturabildiğimizde ve bilimin, meslek onurunun ve toplum sağlığının etrafında kenetlendiğimizde aşamayacağımız sorun yoktur.

Bugün bize düşen görev yalnızca sorunlarımızı dile getirmek değil, çözüm üretmek, bilim üretmek, yeni fikirler geliştirmek ve gelecek nesil eczacılara daha güçlü bir meslek bırakmaktır.

Çünkü eczacılık yalnızca bizim mesleğimiz değildir.

Eczacılık; milyonlarca insanın sağlığına dokunan, toplumun her kesimine ulaşan ve sağlık sisteminin sürekliliğinde kritik bir rol üstlenen büyük bir mesleki emanettir.

Bu emaneti geçmişten devraldık.

Şimdi ise onu daha ileriye taşıma sorumluluğu bizim omuzlarımızdadır.

Dünden aldığımız birikimle, bugünün sorumluluğuyla ve geleceğin vizyonuyla; Türk eczacılığını daha güçlü, daha bilimsel, daha saygın ve dünya standartlarının da üzerinde bir noktaya taşımak için daha çok çalışmalıyız.

Birlikte üretecek, birlikte mücadele edecek, birlikte geliştirecek ve birlikte başaracağız.

Bu duygu ve düşüncelerle; başta ülkemizin dört bir yanında büyük bir özveriyle görev yapan meslektaşlarım olmak üzere, tüm eczacıların 25 Eylül Dünya Eczacılar Günü’nü kutluyor; sağlık, başarı ve meslek hayatlarında güzel yarınlar diliyorum.

Eczacılık bilimin, emeğin ve insan sağlığına adanmışlığın mesleğidir.

25 Eylül Dünya Eczacılar Günü kutlu olsun.



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat