Konya’da Bir Başkan Adayı-2.Bölüm

Son güncelleme: 19-09-2013

Konya'da Bir Başkan Adayı-2. Bölüm

 

A.N.PEKCAN: Yönetime gelince yapacaklarımızı burada kısaca birkaç projeyi aktararak bahsetmek isterim.

1- Odaya üye eczacılara şu sloganları hatırlatırım: Kişisel gelişiminizden vazgeçtiğiniz zaman grup yeteneği ve kolektif zekânızda gerileyecektir. Zincir eczane veya diğer uluslararası güçlerin projelerini beklemektense, çağdaş, pratik ve uygulanabilir kendi yerel projemizi kuralım derim.

Örnek mi; odaya üye eczacıları, bir ortak üretim tesisi veya kooperatif veya işletmede hissedar ederim, bunun için bir form daha hazırlarım ve tüm projeleri toplarım. Konya Eczacı Odasını ticari anlamda da markalaştırırım. Yarattığımız markayı bir düşünün. Örnek verecek olursak kutusunda Konya Eczacı Odası’nın markası bulunan bir pişik kreminin 750 eczanede öncelikli ve ağırlıklı olarak satıldığını ve hem perakende satışta ve hem toptan anlamında 750 eczacının ortaklık duygusunun pekiştirilmesiyle oluşan başarı ve kar duygusunun oluşturduğu sinerjiyi bir düşünün.

2- Bir kimlik formu hazırlarım. Bu form ad soy formu değil, odaya kayıtlı her eczacının kişiliği ve yetenekleri hakkında var ise mesleki  uzmanlık anlamında  kapsamlı bilgi toplarım. ( iyi bir oda başkanı üyelerinden kaç tanesi Fransızca kaç tanesi İngilizce vs. biliyor haberdar olmalı.) Seçim sonrası kurulacak olan komisyonlarda bu arkadaşlarımızın uzmanlık ve yeteneklerinden maksimum faydalanma  çerçevesinde bu bilgi bankası çok önemlidir.

3-Hemen seçim sonrasında tüm üyelere, bir form daha dağıtırım. Bu formda çözümünü beklediği ilk  on sorunu yazmasını isterim. Sonra bu istatistikleri grafik halinde herkesle paylaşırım.

4-Tüm eczanelerde durum tespiti yapıp, ne fazla ne eksik ise yine formlar ile tespit edip kapsamlı 3B bir harita çıkartırım. Bu haritada, eczaneleri beş sınıfa ayırırım. Her sınıftan üç örnek eczaneyi seçerim, bu eczaneleri diğer eczacılara örnek olarak gösteririm.

5-Konya Eczacı Odası için özel bir gün seçerim, örneğin Konya kökenli bir duayen eczacının doğum günü ve o günü "Konya eczacı günü" ilan ederim ve tabi etkinlikler yaparım.

6-Farklı kategorilerde ödüllü bilimsel yarışmalar düzenlerim. Çeşitli fakültelerde eczacılık eğitimi alan Konyalı öğrencileri de kapsayan yarışmalarda, eczanelerinde danışmanlık hizmeti veren en başarılı meslektaşlarımızdan, mesleki beceri  alanlarındaki  ödüllere kadar yılın en başarılı eczanelerini ve eczacılarını seçer ve ilan ederim.

7-Odaya  üye eczacıların, evlilik, vefat, çocuk doğumu ve hatta yardımlaşma gibi çok önemli insani  dayanışma davranışlarına ağırlık vererek, odayı sembolik ve ruhsuz bir formattan canlı ve manevi bir ortama çeviririm.

8-Konya Belediyesi ile görüşüp, tarihi  kimyager veya eczacı  heykellerini  şehir merkezinde ve oda önünde yaptırırım. Bir Akşemseddin: (1389 - 1459) bilindiği gibi Pasteur’den çok önce Mikrobu bulan ilk bilim adamı; İstanbul’un fethinin manevi babası, Fatih sultan Mehmet’ in Hocasıdır. Bir İbni Baytar: (1190 - 1248) Ortaçağın en büyük botanikçisi ve eczacısıdır. Yine İbn-i Sina: (980 - 1037 ) doktorların sultanı. Eserleri Avrupa üniversitelerinde 600 sene temel kitap olarak okutulan dahi doktor. Hastalık yayan küçük organizmalardan bahseden, civa ile tedaviyi tıbba kazandıran, Pastör’ e ışık tutan, ilaç bilim ustası, dış belirtilere dayanarak teşhis koyma yöntemi unutulabilir mi, yine  Kambur Vesim: (? - 1761) Verem mikrobunu Robert Koch’dan 150 sene önce keşfeden ünlü doktor. Şu anda tek tek  isimlerini burada yazamayacağım bu Türk ve İslam alimlerin geçmişe ait  hatıralarını geleceğe taşırım.

9-Eczacıların acil sorunlarını çözecek, küçük ancak pratik cep kitaplar serisi bastırırım (bu uygulamalar diğer odalar tarafından da örnek alınacaktır) eczacı muhasebe, farmakoloji, ilaç etkileşim, ilaç ve eczacılık  standart terimler listesi gibi küçük rehber kitaplar...

10-Konya Eczacı Odası tüm kolejler ve ilköğretim okulları ile proje yapıp ilaç kullanım ve sorumluluk posterlerini tasarlayıp bu okullara astırırım.

11-Tüm eczanelerin majistral yapmasını teşvik ederim, gerekirse eczanelere teknoloji transferi yaparım.

12-Eczacılık için yeni bir manifesto hazırlarım.

13-Avrupa ve gelişmiş ülkelere eczacılık gezileri düzenlerim, eczacıların dünyaya açılmalarını ve sadece yerel düşüncelerden beslenmeleri değil, evrensel düşünceler ile tanışmalarını sağlarım.

14-Eczacıların, çeşitli komisyon, aktivite, toplantı, etkinlik ve seminerlerde aktif katılmalarını sağlarım, ataletlerini yenmelerinde yardımcı olurum.

Bu yukarda saydığımız projeler yapmayı düşündüğümüz yeniliklerden sadece birkaçı .İnanın bu yazdıklarımızın yarısını bile gerçekleştirsek Konya Eczacı Odası diğer odalarımızın örnek aldığı seçkin kurumsal kişiliğiyle öne çıkan ve anılan bir oda haline gelecektir.

 

Ö.DEMİR: Son olarak söylemek istedikleriniz nelerdir?

A.N.PEKCAN: Meslektaşlarıma şunu hatırlatmak isterim. 15 eylülde gerçekleşecek olan Konya Eczacı Odası seçimleri mesleğimizde yeni bir dönemi başlatacaktır. Bir tarafta sekiz yıldır görevde olan;  yorgun, hedefsiz  başarılı olamayan bir kadro diğer tarafta, mesleğin içinde bulunduğu durumu analiz eden ve proje üretebilen haksızlıklara karşı direnen, hizmete hazır, katılımcı genç dinamik kadrolar. Bunun seçimini  elbette Konyalı Eczacı Meslektaşlarımız yapacaktır. Ancak şu unutulmamalıdır; eğer şu an bizi yöneten kadrolar yeterli oyu alacak olursa yani sandıktan bu yönde bir devam kararı  çıkarsa bürokrasi tarafından bunun yorumu şöyle olacaktır. Eczacılar, sadece eczaneler üzerinden yapılmakta olan sağlıkta tasarruf politikasına onay vermektedir. Mevcut statükonun devamından yana tavır takınmıştır. Durumdan şikayetçi değillerdir. İtiraz yoksa "o halde Eczacılar üzerinden tasarruf politikası daha da genişletilerek ağırlaştırılmalıdır". İşte Eczacı kardeşlerimiz oylarını verirken bunun kararını vereceklerdir.

Son olarak kimseye biat etmeyen onurlu, kişilikli, her şeyi eczacı gibi düşünen, eczacının lehine karar veren ve diğer meslek odalarının örnek alacağı bağımsız bir meslek odası oluşturacağız ve bunu meslektaşlarımızın ortak aklı ile yapacağız. Çünkü hiçbirimiz hepimizden daha akıllı değiliz.

Bana bu fırsatı verdiğiniz için eczacının sesi e-gazetesine teşekkürlerimi sunarım.

SON


Eczacının Sesi


Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi | Forum
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim