1. Pazar Yazıları
  2. Zafer Şarlayan
  3. z.sarlayan@eczacininsesi.com

08-07-2018


Secundum Artem

           

            “Bir sanatçıdır eczacı” diye düşündü. Kararlı ve derin bakışlarıyla kendi kendine tekrar etti.

“Evet, her yönüyle bir sanatçı… Bunu anlayabileceğimiz birçok iz taşır, eczacılık… Mesleği bir sanat gibi icra eden, aldığı eğitimi, kazandığı donanımları ile hastası için istenenleri kendi sanatına göre tasarlayan bir sanatkâr…”

Kapı sesiyle irkildi…

Yıl 1885, aylardan aralık ve kapıyla içeriye doğru savrulan karlar elinde reçetesi ile umutla bakan bir hasta daha kapıdan içeriye girmişti. Paltosunun üzerinde buzlaşmaya yüz tutmuş kar taneleri dikkat çekiyordu. Boynuna ağzını kapatacak şekilde sardığı uzun ve kırmızı renkteki atkısını ağzından aşağı doğru çekti… Biraz yorgun ve halsiz kelimelerle elindeki kâğıdı uzattı.

İşini bir sanat olarak gören eczacı gülümsedi…

Ve özenle ilgilendiği hastasının elinden, doktordan gelen reçeteyi aldı…

Ona ilaçları hazırlanana kadar oturması için yer gösterdi. İlaçlar ve nasıl uygulanacaklarını dikkatle okudu ve onu her zaman duygulandıran, bir o kadar da heyecanlandıran yazıyı okumak için reçetenin altına baktı…

Bu tam bir motivasyon kaynağıydı onun için ve yaptığı işin değerini tam anlamıyla anlatıyordu. Üstelik bunu kendi ya da kendi mesleğinden bir arkadaşı değil, bir başka meslek grubu yazıyordu. Yine gülümsedi ve okudu;

“Secundum Artem”

Heyecanından sesli okuduğunun farkında bile değildi. Hastası yorgun ve halsiz kelimelerle sordu.

“Anlamadım. Bana mı dediniz?”

Eczacı yaptığının farkına vararak;

“Aaa özür dilerim. Reçetenin altındaki yazıyı sesli okudum. Kusura bakmayın. Sevdiğim ve mesleğimin değerini çok iyi anlatan bir yazı…”

 

Hasta merak etmişti ve sordu; “Ne yazıyor?”

Eczacı okudu;

“Secundum Artem”

Hasta yine anlamamıştı… Eczacıya doğru merakla baktı…

Eczacı;

“-Secundum Artem- latince bir yazı; Sanatınıza göre hazırlayınız demektir. Sizin için yazılan reçeteyi tüm bilgi ve donanımımızı kullanarak hazırlamamız sanatımızın göstergesi…”

Eczacı konuşurken bir yandan da reçeteyi hazırlamıştı. Gerekli açıklamalardan sonra yine özenle hastasını yolcu etti. Hasta atkısı ile yüzünü iyice örterek kapıyı açtı. Rüzgâr yine içeriye kar taşımıştı. Hızlıca kapıyı kapattı. Üç beş adım attı. Eczacının anlattıkları hoşuna gitmişti. Kafasını çevirdi ve eczaneye doğru baktığında puslanmış camın arkasında el sallayan eczacısını gördü… Büyük çerçeveli pencerenin üzerinde kocaman bir yazı vardı…

SECUNDUM ARTEM

Gülümsedi ve el sallayarak yürümeye devam etti…

 


Son eklenen yazılar

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.
Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim