1. Pazar Yazıları
  2. Zafer Şarlayan
  3. z.sarlayan@eczacininsesi.com

27-11-2017


Tadını Çıkar!

         Hazırdı…

         Uzun zamandır çalışmıştı…

         Biliyordu ama sanki hep bir şeyler eksik gibi geliyordu. Ne yapsa ne etse bundan kurtulamamıştı. Yeni eczane açan bir eczacı, sınava girecek bir öğrenci, tez hazırlayan bir akademisyen, bir şeyler anlatacak bir sunumcu gibi…

         Ve bu durum onu daha fazla heyecanlandırıyor, aslında birazda kaygılandırıyordu.  Bulunduğu salon içerisinde bir ileri, bir geri yürüyor, arada bir kendi kendine konuşuyor, beyninin ona oynadığı oyunu çözmeye çalışıyordu.

         Her zaman onu rahatlatan, duruşuyla ve sözleriyle düğümleri çözdüğüne inandığı kişiyi karşısında görünce ilk etki gerçekleşmişti. Ona doğru yöneldi.

         “Hoş geldiniz…”

“İyi ki geldiniz…”

Gülümseyişi ve ona bakışı daha ilk baştan “Ben seni anlıyorum.” der gibiydi. Sanki bunları hep yaşamış, içselleştirmiş, zaman ona bir bilgelik bahşetmişti.

“Her insan bunu düşünür” dedi. Yüzünde geniş bir tebessümle…

Dayanamadı. “Ama ben hazır değil gibiyim. Sanki aklımda hiçbir şey yok. Nasıl anlatacağım. Ne söyleyeceğim?”

Dedim ya “Bu hep böyledir. Bitirmeyi düşündüğün bir tez, bir kitap, yapacağın bir sunum, düşündüğün bir proje her zaman yarımdır. Bitmeyen bir süreçtir bu.”

“Nasıl yani” dedi ondan bu sözleri duymanın rahatlığının ilk belirtilerini göstererek…

“Yani herkes böyle düşünür. Şunu da şöyle yapsaydım. Acaba böyle olsa daha mı iyi olur? Ve bitmeyen sürecin girdabına kapılır. Buna gerek yok. Yapılacak şey hazırlandığı kadarıyla hazırdır.”

Gülümsedi. “Evet, hazırlık yaptım.”

Ona doğru baktı. “Şimdi sürecin tadını çıkarmalısın.”

“Sen bu bitmeyen sürece kendini teslim ederken, yaşadığın bu zamanın güzelliklerini kaçırabilirsin. Hazırlıkların ne kadarsa yapacağın o kadar hazırdır. Gerisi ise içinde bulunduğun zamanda olmaktır. Bitmediğini ve hiçbir zaman bitmeyeceğini bilmektir insanı rahatlatan. Daha çok çalışarak, daha çok zaman vererek, tecrübelenerek, alışarak yapacağımız her şeyin gücü de artacaktır. Ama o zaman bile eksik gelecektir. Bu beyin oyununa teslim olmaktansa haydi şimdi bu zamana dön ve tadını çıkar.”

Düşününce gerçekten de öyleydi. Bulunduğu zamana, yere, insanlara yakınlaşmalıydı. Biraz daha rahatlamıştı.

“Çok teşekkür ederim” dedi. Onunla sohbete başladı. Projeler ve gelecek üzerine güzel bir konun içinde buldular kendilerini. Sonra bulunduğu yere, zamana, insanlara döndü.

Şimdi kendini daha iyi ve hazır hissediyordu.

z.sarlayan@eczacininsesi.com

 


Son eklenen yazılar

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.
Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim