1. Pazar Yazıları
  2. Zafer Şarlayan
  3. z.sarlayan@eczacininsesi.com

06-02-2017


Yalnız değilsin

Önce baş parmağını serçe parmağına dokundu…

Sonra baş parmağını yüzük parmağına,

Arkasından orta parmağı ve işaret parmağına,

Yeniden döndü başa ve yeniden yeniden tüm parmaklara aynı sıra da dokundu…

Neydi şimdi bu?

Sürekli parmaklarına bakıp, birbirine dokunan bir çocuk…

Daha ikinci sınıfta 8 yaşlarında, arada bir kaldırdığında başını ne kadar da güzel gülümsüyor… Ama bir an kadar kısa… Hemen ciddi şekilde görv,ne döner gibi dokunuyor parmaklarına…

Dokunuyor… Dokunuyor… Dokunuyor…

Bıkmadan usanmadan…

Günlerce gözlemledim. Her gün aynı şekilde devam ediyordu. Dayanamadım ve yanıma çağırdım.

“Adın nedir?”

Utangaç bir ifade, büyük siyah gözlerle kaçamak bakışlar. Biraz suskun… Yaklaştım… Daha şefkatle yaklaştım… Saçlarına dokundum hafifçe… “Adın nedir?”

“Adım Can” dedi… Ürkek, korkmuş ve hemen başını eğdi… Uzun sorular için erkendi…

Bir kaç hafta küçük konuşmalar, minik hediyeler ısınmanın bin bir oyunu geçti aramızda… Çok yakınlaşmasakta büyük siyah gözlerini daha fazla görebiliyordum artık…

Günün çoğunluğunda ve öğrendiğime göre derslerde bile paraklarına dokunmalar devam ediyordu. Çok merak ettiğim bu soruyu, en uygun zamanı bularak sordum.. “Can neden parmaklarına dokunuyorsun?” İlk günkü gibi bir hava esti sanki… Yine ürkmüştü… “Anlatmak istemiyorsan anlatmayabilirsin…”

Biraz durduk öylece ve o yine dokunmaya başladı…

“Çünkü yalnız kalıyorlar…”

Ağzından hiç beklemediğim anda dökülmüştü kelimeler. Hiç söylemeyecek sanıyordum. Çünkü yalnız kalıyorlar demişti. “Nasıl yani?” diye kendi kendime sordum. “Anlamadım Can biraz açıklar mısın? Kim yalnız kalıyor?” dedim…

“Öğretmenim” dedi… Bakışlarından anladım.Bana anlatacaktı. Merakla onu dinlemeye başladım…

“Baş parmağımı küçük  parmağıma donuyorum. Yanındaki(Yüzük Parmağı) yalnız kalıyor. Ona dokunuyorum. Diğeri(Orta Parmak) yalnız kalıyor. Ona dokunuyorum bu(İşaret Parmağı) yalnız kalıyor. Ona dokunuyorum. Sonra küçük parmağımın yalnız kaldığını görüyorum. Hiç biri yalnız kalmasın diye sırayla hepsine dokunuyorum.”

İçim bir tuaf olmuştu. Yalnızlık bu kadar güzel anlatılırdı ve yalnızlığa çare bu kadar güzel bulunabilirdi. Dokunmak… Sevgiyle… Şevkatle… Gönülden…

İyi ama bu kadar küçük yaşta neden bu konu içerisinde kalmışt bu çocuk. Öğretmeni ile konuşmaya karar verdim. Bir yıl önce babasını kaybetmişti. Kaybettiği günün akşamında annesi onu odasında parmaklarına dokunarak bulmuştu. Hiçbir şey söylemeden saatlerce parmaklarına dokunması, günler, aylar sürmüş, bir çok kez rehberlik araştırma merkezlerine, doktorlara götürülmüştü. Küçücük bebek yüreğinde yalnızlığı acı bir tecrübe ile görmüş onu parmaklarında görünür hale getirmişti. Yalnızlığa sevgiyle dokunarak cevabını vermişti.

Yalnız değilsin…

 

z.sarlayan@eczacininsesi.com

 

 


Son eklenen yazılar

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.
Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim