1. Pazar Yazıları
  2. Zafer Şarlayan
  3. z.sarlayan@eczacininsesi.com

11-10-2016


Hamuş

Bilge kişi konuştu; “Sana bazı örneklerle anlatayım.”

“Sus dedi… Sakın Söyleme, bundan hiç kimseye bahsetme… Kardeşlerine bile söyleme dedi Hz.Yakup, Hz. Yusuf’a… Çünkü söylersen sana zarar verirler…

Sus dedi koca heybetiyle Cudi Dağı Mem’e, sakın Zin’i sevdiğini kimseye söyleme… Yoksa seni yaşatmazlar…

Sus dedi Mevlana dilden gönüle bir yol vardır, konuştukça kapanır, sustukça açılır yollar.

Sus dedi Mevlana, inci nasıl inci olur bilir misin? Gizlenerek… Gizlenmezse kararır sedef olur.

Sus dedi büyükbaba küçük ağaca dinle… Doğayı daha iyi anlayacaksın…”

“Anlıyorum” dedi dinleyici. “Belki biraz susmak gerek yaşamda, susarak anlamak ve susarak gerçekten dinlemek söylenenleri, anlatılmak istenenleri ve aslında gerçekleri…”

Bilge kişi devam etti;

“Günlük hayatımız içerisinde konuşmamamız gereken durumlarda bile ne kadar konuşma yapıyoruz. Bazen konuştuklarımız incitiyor yada mutlu ediyor insanları... Yunus’un dediği gibi;

Dil ola kese savaşı,

Dil ola kestire başı,

Dil ola ağulu aşı,

Yağ ile bal ide bir söz”

“O zaman yerinde, zamanında, ölçüsünü bilerek yapılan konuşmalar yağ ile bala dönüşürken, tersi durumlarda zehre dönüşebiliyor.”

Bilge Kişi; “Anadolu’da konuş bakalım da senin kim olduğunu anlayalım yaklaşımı mevcut, insan konuşmadan onu tam olarak anlamakta mümkün değil gibi… Konuşmanın yeri, zamanı, içeriği, söyleniş biçimi, söylenen kişi veya toplumlar ve kültür oldukça önemli… Beyniyle, yüreğiyle konuşmak ihtiyacı içerisinde insan ve bir dert ortağı, bir gönül bağı kurmanın yollarından biri de konuşmak… Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır diye yola çıkmak ve dili doğru kullanmak.” Dedi ve devam etti.

“Nasıl diyordu Mevlana “Dildaşını bulan bülbül kesilir.”

Dinleyici: “Öyleyse susmak ve konuşmanın en önemli kavramı ölçü…”

Bilge kişi; “Eşlerin, dostların, toplumun arasında ve çalışma hayatında ne kadar da önemli susmak ve konuşmak ölçüsü… Gerektiği kadar susmak, dinlemenin, anlamanın, içselleştirmenin, farkında olmanın temel anahtarı iken, seni sen olduğun için dinliyorum iletişim dilinin en önemli göstergesi ve varlığını kabul etmenin en güzel yolu, yerinde susmak ve yerinde konuşmak…”

Dinleyici; “Ya konuşmanın temeli, beslendiği kaynaklar ne olacak?”

Bilge kişi; “Kaynak sorunu en önemli nokta gibi duruyor. Hangi bilgi ile ne için konuşuyoruz? Mevlana derki; “Su içeceksen kaynağından iç, ağacın dalına tutunacağına git gövdeye sarıl” doğru kaynak ve ağacın gövdesine sarılmak, aldığın bilginin doğruluğunu anlamak ve yağı bal ederek konuşmak ve her bilgiyi doğru olarak kabul etmemek” dedikten sonra bir süre sustu.”

Ardından son cümlesini söyledi,

“Araştırmak, anlamak, doğru bilgi ile yerinde konuşmak ve birazda Hamuş

 

z.sarlayan@eczacininsesi.com

 


Son eklenen yazılar

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.
Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi | Forum
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim