Ecz. Murat AKER

Bir Portre, Yardımcı Eczacılık ve Biz

13-08-2018


 

Dr. Hakkı Gürsöz ismi meslektaşlarımıza yabancı gelmiyordur. Kendisi, mesleğimize bürokrasi ayağında yön veren ve bünyesinde çok sayıda kamu eczacısını çalıştıran, İlaç Ve Tıbbı Cihaz Kurumu’nun 2016 yılından bu yana başkanı. Bu göreve kurum başkan yardımcılığından geliyor. 1975 Çorum doğumlu, 2001 yılı Ankara Ü. Tıp Fakültesi mezunu. Giyimiyle, fiziğiyle, düzgün diksiyonuyla dikkat çeken ve devlet tecrübesiyle ülkemizi Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi yürütme kurulu üyesi olarak temsil eden değerli bir bürokrat.

Bizim için en önemlisi, eczacılık mesleğini çok seven ve mesleki sorunlarımıza, çözüm yolları arayan bir başkan. Bunu da meslek örgütlerimizin davet ettiği her toplantıya ve panele katılmaya çalışarak gösteriyor. Bünyesinde çalışan eczacıları zaman zaman sahaya, yani bizlerin arasına göndererek (ki ben buna şahidim) sorunlarımızı tespit etmeye yönelik çalışmalar yapıyor. Bu çalışmaların sonunda, elinde oluşturduğu 40 küsur maddelik, yapılması gerekli bir acil eylem planı var.

Benim kendileriyle ilk tanışmam, Ankara Eczacı Odası Gençlik Komisyonu’nun, 27-29 Nisan/ 2018 tarihinde düzenlemiş olduğu, 15.Hasta Bilgilendirme Yarışması’nda ve ağırlığını yardımcı eczacılığı kapsayan panelde oldu. Panelin sonunda öğrenci arkadaşlarımın ve benim kafamda soramadığımız ve belirsiz kalan birçok soru işareti kalmıştı. Bu belirsizlikleri aydınlatmak ve mezun olacak arkadaşlarımıza ve eczacılara aktarmayı çok istediğimi kendilerine iletmiş ve karşılıklı telefon numaralarımızı alarak uygun bir tarihte randevulaşma sözüyle ayrılmıştık.

O tarihte Yardımcı Eczacılık Uygulama Kılavuzu tamamlanmak üzereydi. Kılavuz resmi olarak yayımlanmadığı için geçen süre zarfında kendileriyle görüşemedik. Gayet doğal karşıladığım bu süreci zannedersem telafi etmek ve biz eczacılara verdiği değeri bir kez daha gösterircesine, geçen hafta eczaneme uğrayarak bir çayımı içmek istedikleri mesajını aldım.

Nihayet, beklediğim buluşma dün gerçekleşti. Eczanemin bahçesinde yaklaşık iki saat kadar süren kahvaltıda, ağırlıklı mesleki, birçok konuda görüşme imkanı buldum. Sohbet ortamında geçen bu konuşmaların detaylarını, burada hem aktarım olarak kayıtlı olmadığı için, hem de yanlış anlaşılmalara sebep olabilir diye yazmayacağım. Ancak genel izlenim ve kendi düşüncelerimi sizlere aktarmaya çalışacağım.

Öncelikli konumuz Yardımcı Eczacılık; 2012 yılındaki yasal düzenlemeyle gündemimize girdi ve ilk uygulaması 2013 yılında eczacılık fakültelerine giren ve bu yıl mezun olan, eczane açmak isteyen meslektaşlarımızı etkileyen uygulama.

O tarihte yanlış hatırlamıyorsam meclisteki eczacı milletvekillerin tamamının desteği ve TEB’ in görüşü alınarak çıkartılmış bir yasa. Uygulama esasları her zaman ki gibi son dakikalara maalesef kaldı.

Başkanın bu konuda ki samimi açıklaması; 15 Haziran’da kılavuzun hazırlandığı, seçim sonrasına kalmasın diye, imzaya bilfiil kendilerinin götürüp imzadan çıkmasına uğraştığı, ancak başaramadığı yönünde. Sonra Bakan değişikliği süresi uzatıyor ve bu hafta yayınlanması bekleniyor. Bu arada ki belirsizliğe acil bir çözüm olarak 26/07/2018 tarihinde valilikler aracılığıyla gönderilen yazıyla uygulamanın esasları hakkında bilgilendirme yapılıyor (Bu yazıyı detaylı bir şekilde okuyunca benim de kafamdaki belirsiz soruların tamamını açıklayıcı olduğunu gördüm).

Yardımcı Eczacılık Uygulaması hala yürürlükten kalkar mı, beklentisi içindeki yeni mezun meslektaşlarıma bu uygulamanın işlevinin önümüzdeki süreçlerde görülmeden maalesef kalkmayacağını söylemek isterim.

Planlama yapılmadan ve yeterli öğretim kadroları olmadan açılan Eczacılık Fakültelerinden yetişen öğrencilerin mesleğe daha iyi hazırlanması, eczanelerde hizmet kalitesinin eczacılar tarafından verilerek arttırılması düşüncesiyle yasalaştırılan yardımcı eczacılık uygulaması, 5 yıla çıkarılan eğitim süresine artı bir yıl daha ekleme yaparak 6 yıl gibi uzun bir süreye çıkartarak, kendi eczanesini açmak isteyenlere haklı bir itiraz sebebi oluşturmakta. Doygunluk noktasını çoktan aşan eczane sayısını, geçici olarak birer yıl ötelemekte… Bu konuda ki şahsi görüşüm; 5 yıla çıkarılan eğitim süresinin içinde branşlaşmaya, 3 yıldan sonra gidilmesi veya eğitim süresinin geri 4 yıla düşürülmesini tartışmak yönündedir.

Bu arada 28 yıldır aralıksız olarak eczane işleten bir eczacı olarak, mental yorgunluktan dolayı yardımcı eczacı çalıştırmayı gönüllü olarak isteyip, yeni mezun bir eczacı arkadaşımızı istihdam ederken; KOSGEB in 3 yıl 50 bin tl bütçe verdiği nitelikli iş gücü desteğinden yararlanabileceğimizi, yardımcı eczacılara verdiğimiz maaşın yarısını KOSGEB ten geri alabileceğimizi paylaşmak isterim.

Hakkı Gürsöz Başkan’la ortak görüşümüz; eczacıların üretim konusuna yönelmeleriydi, Ankara’da 10 kişilik küçük bir eczacı grubuyla 4 yıl önceki üretim üzerine bir kooperatif kurduğumuzu ancak yeterli destek bulamadığımızdan, bu konuda adım atamadığımızdan kendilerine bahsettim.

TEB’ in bu konuda, Novajenix üzerinden çalışmaları olduğunu söylediler. TEB’ in gıda takviyeleri ve yurtdışından ithal edilen bazı ilaçların ruhsatlarının alınması yönünde çalışması olduğunu biliyorum.

Ancak eczacı odalarının döner sermayelerinin ve TEB’ in iştirak kurumlarının ticari işlere yönelmelerini, ecza kooperatifleri gibi ekonomik yapılarımız olduğu için doğru bulmadığımı ifade ettim.

Özellikle TEB; editörümüz Ecz. Özlem Demir Hanım ‘ın son yazısında da çok güzel belirttiği gibi mesleğimizin önünü tıkayan sorunları ve gelecek 5-10 yıllık vizyonumuzu belirleyecek projeleri acilen planlamak zorunda.

Gıda takviyelerinden, geleneksel tıbbı bitkisel ürünlere, internet üzerinden yapılan satışlarla mücadeleye kadar, birçok konuyu ele aldığımızda da gördüğüm, TİTCK‘ nın bu konularda çok duyarlı ve ciddi çalışmaları olduğu yönündeydi. Mesleğimiz için son derece önemli olan bu konularda da meslektaşlarımızın ve meslek örgütlerimizin daha iyi, mesleğimizden yana politikalar geliştirmeleri ve lobi faaliyetleri yapmaları gene şahsi görüşümdür.

Biz eczacıları anlayan ve sorunlarımızı bilen bürokratların kıymetini bileceğimiz, mesleğimize sağlayacakları maksimum faydadan yararlanabileceğimiz, mesleki sorunlarımızın azalacağı, ekonomik yapılarımızın düzeleceği günler umut ederken, yardımcı eczacılık uygulamasının mesleğimiz için hayırlı olmasını diliyorum.

 


Yazarın diğer yazıları

Yazıların tüm hakki Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.

Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim