Ecz. Enver OLGUNSOY

Eau de Cologne

13-02-2018


 Ecz. Enver OLGUNSOY    

 

 

Ya da “Köln suyu”… Bildiğimiz kolonyanın diğer isimleri. İlk defa 18.yüzyılda Almanya’nın Köln şehrinde yapıldığı için “Köln suyu” diye isimlendirilen kolonya, 19.yüzyılın başlarında Fransa’da üretilmeye başlıyor ve Dünya kamuoyunda ismi Fransızca ”Eau de cologne” olarak yer ediyor. Ancak kolonya, ülkemizde Almanya’dan da Fransa’dan da daha çok tutuyor ve halen dünyanın en çok kolonya kullanan ülkesi Türkiye… Aslında Türk ailesinin misafir kabulündeki ritüelde kolonya çok önemli bir yer tutuyor. Yabancı bir dış ortamdan kabul edilen misafire öncelikle kolonya ikram ediliyor, bu da ellerinin dezenfekte edilmesini sağlarken, yaşam alanının da havasının daha hoş kokmasını sağlıyor. İşte bu yararlı alışkanlık da ülkemizi en çok kolonya kullanan ülke haline getiriyor.

Peki Türkiye’nin ilk kaliteli ve büyük çapta kolonya imalatı hangi şehirde oluyor dersiniz? Evet bildiniz İzmir’de... 1931 yılında 1.Beyler sokağında İzmir’in tanınmış Türk Eczacısı Süleyman Ferit Eczacıbaşı tarafından profosyonelce üretilmesi kayıtlara geçmiştir. O tarihe kadar genellikle eczacılar tarafından eczanelerinde üretilen kolonya, böylece özel üretim alanına geçerek oradan da Türkiye’ye dağılmıştır. Aynı süreç 1922 yılında Ecz.Kemal Kamil Aktaş tarafından Hilal eczanesinde başlamış, 1954 yılından sonra da Aktaş Kolonya Sanayi olarak tüm Türkiye’ye kolonya satar hale gelmiştir. Hatta E.Ü.İnkilap tarihi hocası Sn.Dr.Mehmet Karayaman’ın Kemal Kamil Aktaş’ı anlatan kitabında şöyle bir ifade geçmekte; Türkiye ve ortadoğunun en çok esans kullanıcısı Kemal Kamil’e yurtdışından esanslar şahsa özel kontratlı gelmektedir.

Otuzlu yıllarda İstanbul’da 4 bayi olmak üzere Ankara, Kuşadası, Balıkesir, Aydın, Kırkağaç, İsparta, Muğla hatta Edirne’de bile bayiler aracılığı ile Kemal Kamil, kolonyalarını satmakta idi. Daha sonraları Ankara’da Eyüp Sabri Tuncer, İstanbul’da Kanzuk ailesi Kanzuk ismiyle, Has ailesi Pereja ismiyle, Kemal Müderrisoğlu Rebul ismiyle kolonya yaptıklarını görüyoruz.

Daha önce Kemeraltı caddesinde Şifa eczanesinde 1911 yılından bu yana Ecz.Süleyman Ferit Eczacıbaşı tarafından üretilen kolonya, sözünü ettiğim gibi 1.beyler sokağında bir tür sanayi tipi üretime geçiyor. Bir anlamda bu günkü Eczacıbaşı topluluğunun ilk üretimi bu küçük imalathaneden başlıyor ve gelişerek bu günkü Eczacıbaşı imparatorluğu oluyor.

 Unutma beni, Bahar, Manolya, Beş çiçek, Yaz yağmuru, Dalya, Kamelya, Siyah lale, Nergiz, Ful, Fuar, Yasemin, Kır çiçekleri, Menekşe, Ecz.Süleyman Ferit’in kolonyalarının isimleri. Bu isimlerin çoğunu Ecz.Süleyman Ferit’in o tarihte arkadaşları olan ünlü şair ve edebiyatçılarımız Reşat Nuri Güntekin, Celal, Sahir, Ahmet Haşim, Orhan Seyfi, Halit Fahri Ozansoy koyuyorlar. En çok ünlenecek Altın Damlasının isim babası ise bizzat Ecz.Süleyman Ferit’tir.

Ecz.Süleyman Ferit Eczacıbaşı kolonyaları için şöyle diyor: Ürünlerin çoğu çevrede öylesine sevildi ve tutuldu ki, ürünleri kısa sürede İzmir’i aştı, tüm ülkeye yayıldı. İzmir’e gelenler, dönüşlerinde Altın damlasını bu güzel kentin bir simgesi olarak dostlarına armağan diye götürür oldular. Bu tutum gelenekleşti.

Bu değerlendirme aslında İzmir’imizin bir “kolonyalar şehri” olarak anılmasına da sebep olduğunun en güzel kanıtıdır. Çok daha sonraları bile İzmir’imizi ziyarete gelen veya fuar için gelenler İzmir’den hatıra olarak kolonya almadan gitmez olmuşlardır. Kolonyalar için çeşit çeşit şişe türleri yapılmış, çoğu da beğeni ile karşılanmıştır.

İzmir’imizin “kolonyalar şehri” olarak anılmasına Süleyman Ferit kadar, bacanağı Ecz.Kemal Kamil de katkıda bulunmuştur. Altın rüya, Bahar çiçeği, Gönül, Fulya, Akşam güneşi, Anber, Leylak, Son hatıra, Zümrüt damlası, hele hele Gizli çiçek… Bunlar da Ecz. Kemal Kamil’in Kemeraltında bacanağı Ecz.Süleyman Ferit’e ait Şifa eczanesinin tam karşısındaki Hilal eczanesinde imal ettiği kolonyaların isimleridir. Bu iki bacanak İzmir’e kolonyalar şehri ünvanını kazandırırken, tüm Türkiye’ye kolonyayı yaymışlardır.

Günümüzde de başta Tariş olmak üzere birçok kolonya üreticisi İzmir’in bir “kolonyalar şehri” olarak anılmasına katkıda bulunmaktadır. İzmir’imizin yerel çiçek kokuları ile birçok kolonya günümüzde de başarı ile üretilmektedir. Zeytin çiçeği, Tütün çiçeği, Şeftali çiçeği, Beyaz zambak, Jakaranda, Selluka, Mimoza, Anemon, Yasemin, Nergis, İmbat bugün de İzmir kokuları olarak tüm Türkiye’nin ve Dünyanın beğenisine sunuluyor..

Evet, İzmir’in dağlarında çiçekler açar, benzersiz kokularını da İzmir kolonyaları dünyaya saçar.

 

Yararlanılan eserler:

Yaşar Aksoy; Bir kent bir kent bir insan

Dr.Mehmet Karayaman; Kemal Kamil Aktaş – Hilal Eczanesi


Yazarın diğer yazıları

Yazıların tüm hakki Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.

Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim