Av. Dicle Gençosmanoğlu

Hastaların Hakları Vardır!

14-06-2016


Av. Dicle Gençosmanoğlu

İstanbul Barosu

 

 
 
 

Tarihi ve Hukuki Boyutlarıyla Hasta Hakları

Hastanın; yitirdiği sağlığını, teşhis ve tedavi sürelerinin her aşamasında, mümkün olan en kısa zaman ve en yüksek seviyede, saygın bir biçimde geri almasını sağlayan haklara hasta hakları diyoruz.

 
Mevzuatımızdaki “Hasta Hakları Yönetmeliği” ’nin 4.maddesi ’’Hasta Hakları’’ nı şöyle tanımlamıştır:
 
’’Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan fertlerin, sırf insan olmaları sebebiyle sahip bulundukları ve T.C. Anayasası, milletlerarası antlaşmalar,  kanunlar ve diğer mevzuat ile teminat altına alınmış bulunan haklarını ifade eder.’’
 
Hasta hakları, hastaların yaşam kalitesinin korunması ve insan onuruna yakışır bir biçimde gereksinim duyacağı her türlü destek ve sağlık hizmetine kolayca ulaşabilmelerinin güvencesidir.
 
Hastanın teşhis ve tedavi süresinde görev alan bütün kurumlar, sağlık profesyonelleri (Başta kamu otoritesi, hekimler, eczacılar, hemşireler, tüm sağlık çalışanları) hasta haklarına saygı göstermekle dahası korumakla yükümlüdürler.

 
Tarihsel Gelişim
 
Hasta haklarının tarihsel gelişimine baktığımızda, bu konudaki ilk adımların Amerika Birleşik Devletleri’nde hekimler tarafından atıldığını görmekteyiz.
 
Amerikan Hastaneler Birliği, bu konuda ilk girişimleri başlatmış ve 1972 yılında Hasta Hakları Beyannamesi’ni yayınlamıştır.
 
Hasta Hakları Beyannamesi, hasta haklarına ilişkin yayınlanan ilk belgedir.
 
Avrupa’da ise; Lizbon Bildirgesi 1 (1981), Amsterdam Bildirgesi(1994),Lizbon Bildirgesi 2(1995), hasta haklarının gelişimi açısından düzenlenen önemli bildirilerdir. Köşe taşlarıdırlar.

 
Ülkemizde Hasta Hakları
 
Ülkemizdeki gelişmeleri incelediğimizde; daha Osmanlı Devleti’nde hastaya güleryüz, saygı ve şefkat göstermek, moral destek vermek, sır tutmak, mahremiyetini korumak , geçerli tedavi yöntemlerini kullanmak, hastanın ağrısını ıstırabını dindirmek, hastaya özen göstermek gibi birçok hasta hakkına saygı gösterildiği görülmektedir.
 
Hasta haklarına ilişkin Türkiye’deki hukuki zeminin oluşması, 1960 yılında hazırlanan ’’Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’’ ile başlamıştır.
 
Söz konusu düzenleme, hasta hekim ilişkisini düzenleyen ilk yazılı belge olması açısından önemlidir.
Bu nizamname daha sonra Ekim 1998’de Türk Tabipleri Birliği’nin 47.Büyük Kongresi’nde ’’Hekimlik ve Meslek Etiği Kuralları’’ adı altında yeniden düzenlenerek kabul edilmiştir.
 
Hasta haklarına ilişkin mevzuatı incelediğimizde; iç mevzuatımızda dağınık halde bulunan hasta haklarına ilişkin düzenlemeleri tek çatı altında toplayan 1 Ağustos 1998 tarihli Hasta Hakları Yönetmeliği’ni görmekteyiz.

 
Hasta Hakları Yönetmeliği
 
Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanıp,1 Ağustos 1998’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliği’ nin ilkeleri şöyledir:

1) Adalet ve Hakkaniyete Uygun Olarak Faydalanmak
 
2) Bilgi İstemek
 
3) Sağlık Kuruluşunu Seçmek ve Değiştirmek
 
4) Personeli Tanımak, Seçmek ve Değiştirmek
 
5) Öncelik Sırasının Belirlenmesini İstemek
 
6) Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım
 
7) Tıbbi Gereklilikler Dışında Müdahale Yasağı
 
8) Ötenazi Yasağı
 
9) Tıbbi Özen Gösterilmesi
 
10) Genel Olarak Bilgi İstemek
 
11) Kayıtları İncelemek
 
12) Mahremiyete Saygı Gösterilmesi
 
13) Bilgilerin Gizli Tutulması 
 
14) Tıbbi Müdahalede Hastanın Rızası
 
15) Alışılmış Olmayan Tedavi Usullerinin Uygulanması
 
16) Aile Planlaması Hizmetleri ve Gebeliğin Sona Erdirilmesi
 
17) Tıbbi Araştırmalarda Hasta Hakları
 
18) Güvenliğin Sağlanması 
 
19) Dini Vecibeleri Yerine Getirebilmek ve Dini Hizmetlerden Faydalanmak
 
20) İnsani Değerlere Saygı Gösterilmesi ve Ziyaret 
 
21) Refakatçi Bulundurmak
 
22) Hizmetin Sağlık Kurum ve Kuruluşu Dışında Verilmesi
 
23) Hastaya Yeterli Vakit Ayrılması ve Hastanın Vaktine Riayet Edilmesi
 
24) Müracaat , Şikayet ve Dava Hakkı

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 42.maddesi uyarınca; hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları vardır.
 
Yargı ve ilgili makamlar, sorumlular, şikayetlerin gereklerini yapmak durumundadırlar.
 
 
Sonuç
 
Bugüne dek hastaların hakları, haklara ilişkin uygulamalar hep tartışma konusu olmuştur.
 
Kuşkusuz olmayı da sürdürecektir.
 
Yeterli midir, değil midir, hakkıyla uygulanıyor mu?
 
Özellikle uygulamalarda alınacak daha çok yolumuzun olduğu açıktır.
 
Doğal olarak, gelişen yaşam ve insan hakları anlayışına koşut olarak hasta hakları da gelişmeye devam edecektir.
 
 

diclegencosman@gmail.com
https://www.facebook.com/DicleGencosmanoglu
https://www.twitter.com/DicleGencosmanoglu

Yazarın diğer yazıları

Yazıların tüm hakki Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.

Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi | Forum
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim