Ecz. İrfan DEMİRCİ

KÜSMEK VE AMİN

08-02-2012


Bir röportajda Amerikalı yazar Paul Auster “ bu kadar tutuklu gazetecinin olduğu bir ülkeye gitmem” dedi.

Olay oldu. Gelsin mi, gelmesin mi? Çok konuştuk, çok yorum yapıldı.

Hatta yazarın İsrail bağlantısı ve Türkiye’ye karşı komplo planlarının içinde bulunduğunu yazan gazeteciler bile oldu.

Mustafa Kemal’e olan benzerliği de gündem edildi.

Ancak gelmek istememe nedeni ve gerekçeleri geride kaldı. Kimse tutuklu ve hükümlü olarak cezaevlerinde özgürlükleri ellerinden alınan gazeteciler, yazarlar, aydınlar, akademisyenler hakkında konuşmadı. Hatta onların konuları bile geçmedi.

Yazarların, askerlerin, bilim adamlarının düşünceleri ve yazdıkları nedeniyle aylardır, yıllardır hapis yattıkları çok da önemsenmedi.

Asıl konu geride kaldı. Paul Auster diyalogları ise öne çıktı. Gelsin mi gelmesin mi ?

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Mevlit Kandili’nde Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda mahkûmlara;

Bütün cezaevlerinin boş olduğu bir Türkiye niyaz ediyorum” dedi.

Ne güzel bir dilek, ne güzel bir dua… Hemen hemen herkes buna amin der herhalde.

Kim istemez cezaevlerinin bomboş olduğu bir ülkeyi,

Kim istemez hırsızı, dolandırıcısı, kaçakçısı, katili, mafyası olmayan bir ülkede, dünyada yaşamayı, o çevrenin huzurunu tatmayı,

Kim istemez, cebine uzanan, kapısını zorlayacak bir elin olamayacağını düşünmeyi.

Bu yüzden herkes bu dileğe, bu duaya amin demeli.

Gerek Auster, gerekse Prof. Görmez’in aslında insan özgürlüklerinin kısıtlandığı cezaevlerinin olmadığı bir dünya istedikleri kesin.

Ancak istemekle, hayal etmekle, geleceği daha güzel yapabilmek mümkün olmuyor.

Auster aydın ve yazardır. Aydınların cezaevlerinde olmalarıyla ilgili mücadele sorumluluğu vardır. Dünyanın neresinde olursa olsun kaçmak gelmemek gibi bir davranışı olamaz.

Görmez ‘de bir din adamı aynı zamanda bir akademisyendir. Niyaz ettiği dualarına insanlara “amin” dedirtmenin ötesinde, aydınların neden cezaevinde olduklarıyla ilgili sorgulamaların içinde olmalıdır.

Ancak bu sorgulayıcı bakış açısını yerleştirdikten sonra gerçek demokrasi adına ciddi bir adım atılmış olur.

Gaziantep Eczacı Odası Başkanı


Yazarın diğer yazıları

Yazıların tüm hakki Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.

Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim