1. Köşebent
  2. Orhan Yıldız
  3. o.yildiz@farmaziakademi.com
  4. 0532 283 56 68

05-03-2017


Perakeczane mi olmalı?

Günümüzde perakende sektörü, teknolojinin sunduğu her olanağı kullanarak, hiç olmadığı kadar hızlı ilerliyor. IOS; Android, Windows gibi devasa yazılımlar ve onların ücretsiz indirilebilen binlerce alışveriş uygulamaları, perakende sektörünün standart olarak kullandığı iş geliştirme araçları halini aldılar.

Artık mobil teknolojiden değil “mobinsan”dan faydalanmaya başladılar. Mobil telefonlardan sonra hayatımıza giren akıllı saatlerle birlikte giyilebilir teknoloji ürünleri ile de tanışmış olduk. Çok yakında eklenecek farklı aksesuarlarla,  hareket eden ve ederken veri toplanmasına, sisteme yüklenmesine ve sonrasında bu verilerin şimdilik hiç akla gelmeyen pazarlama-satış programlarında kullanılmasına aracılık eden teknolojik donanımı yüksek “mobinsan”lar olacağız.

Dünyadaki internet altyapısında kullanılan aktif cihazların %80’inden fazlasının üreticisi olan Cisco firması, 2020 yılında 50 milyar, 2030 yılında ise 500 milyar cihazın internete bağlı olmasını ön görüyor. Bu, dünya nüfusuyla oranladığımızda, attığımız her adımda en az onlarca cihaz tarafından takip ediliyor olacağımız anlamına geliyor.

Neden mi bahsediyorum?

Küçük bir örnekle başlayalım isterseniz:Bugün bile, her hangi bir alışveriş merkezine birkaç yüz metre yaklaştığımızda cep telefonlarınıza gelen indirim ve avantaj SMS’lerinin tesadüf olduğunu düşünmüyorsunuzdur sanırım. 

Alışveriş için dolaştığımız mağaza ve marketlerin reyonlarında ne kadar zaman geçirdiğimiz, hangi ürünlerle ilgilendiğimiz, renk ve beden tercihlerimiz kayıt altına alınmaya başlandı bile. Planlanan ya da hayal edilen şey; bu verileri işleyerek, siz henüz internetten sipariş vermeden, hatta o ürünü hiç görmeden, “%100 beğenilme-%0 reddedilme” olasılığı ile size kargolamak.

Bunun yanı sıra perakende sektörünün bir önceliği de mağazasız olmak. Online alışverişin bugün olduğundan çok daha etkin bir şekilde kullanılması için her türlü olanağı kullanıyorlar. Bugünün fiziksel mağazaları, yakın gelecekte sadece dağıtım merkezi olarak kullanılacak. Dağıtımda hedeflenen hız da bugün pizzacılardan alışık olduğumuz süre. Yani siparişten yarım saat sonra Drone teknolojisini kullanarak kapımıza ulaştırmak gibi bir hedefleri var. Amazon bunun ilk denemelerini yapmaya başladı bile.

Daha onlarca teknolojik yeniliğin perakende sektöründe ne şekilde kullanıldığı ya da kullanacağı ile ilgili örnek verilebilir. Ancak bu kadarı bile sektörel gelişim hedeflerinin ne boyutta olduğunu gösteriyor.

Peki, tüm bunları niye anlattım?

Özellikle son 10 yıl içerisinde sektörde yaşanan ekonomik sıkıntılar, hemen herkesi bir çıkış yolu bulmaya itmiş durumda.

Çıkış yolu ararken, bir omuzumuza ümitlerimizi, diğerine endişelerimizi alıp,  bilinmezin peşine düşeriz. Aklımız ve mantığımız doğrunun peşindedir ve bize hep doğruyu söyler. Ama bilebildiği, öngörebildiği kadarıyla.

Çabamız arayıştan çırpınışa döndüğünde ise hayatta kalma güdüsü, işi tamamen akıldan ve mantıktan uzaklaştırabilir. Bu da vazgeçilmezlerimizden vazgeçebilmemize neden olur. Tek amaç nefes alabilmek olduğunda, değerler önemini yitirmiştir artık.

Oysa eczacılık mesleği o denli önemli bir değeri içinde barındırır ki, vazgeçmek mümkün değildir. Birinci öncelik hep insan sağlığı olmuş ve tüm maddi kaynakların önüne geçmiştir.

Elbette perakende sektörünün iyi uygulamaları eczanelerde de uygulanabilir ve uygulanmalıdır da. Bu uygulamalar sırasında da gözetilecek olansa eczanenin ve eczacılığın ruhuna zarar vermemek olmalıdır. Her birinin ayrı ruhu olduğuna inandığım eczaneler, insan sağlığı ve ona sağlanacak  Fayda” kelimesine odaklanan kurumlardır. Bu durum da onları en güvenilir meslekler sıralamasında her zaman yukarıda tutmuştur.

Perakende sektörü kendi mecrasında çok güçlü ve başarılı olabilir. Ancak, ürün gamı olarak eczanelere en yakın olan kişisel bakım marketlerini ele alacak olursak, markaları değişse de biri birinin kopyası olduklarını görürüz. Orada birinci hedef “Satış ve karlılık” tır. Satış, daha fazla satış, en fazla satış. Elbette bu cümle onların insan sağlığına önem vermediğini göstermez. Ancak söz konusu ”Fayda” olunca sonuçlar kişilere göre değişir. Somut örnek verecek olursak baş ağrımızın geçmesi göreceli değildir ancak kırışıklıklarımızın giderilmesi oldukça görecelidir.

İşte bu temel farklılık, gerçek çıkış yolu olarak belirlenebilir.

“Fayda” ve “Satış” kavramlarının çarpıştığı bir mücadelede, ancak kendi güçlü silahımızı kullanarak galip gelebiliriz. Amaç kapıdan giren herkese fayda sağlamaktan, kapıdan giren herkese satış yapmaya, yani eczaneden perakeczaneye evrildiğinde kazanabilme olasılığımız azalır. Çünkü rekabeti onların uzman olduğu alanda yapmak zordur. Üstelik güven de kaybedebiliriz. Yıllarını mesleğine adamış bir eczacının kaybetmeyi en son düşüneceği şey de ona duyulan güven ve itibarıdır.

O halde odaklanılması gereken, kendi güçlü yönlerimiz olmalıdır. Yani, 4-5 yıl süren mesleki eğitimimiz, sonrasında aldığımız diplomamız ve onun sayesinde açtığımız eczanemiz, daima bizi örnek alan, bilgili ve güler yüzlü çalışanlarımız, sağlıkları ya da öz bakımları söz konusu olduğunda ilk akıllarına bizlerin geldiği sadık hasta ya da müşterilerimiz.

Yukarıda saydığım güçlü yönlerin bir-iki tanesinin biraz daha güçlenmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorsanız, yapılması gereken başkalarının güçlü yönlerini taklit etmek yerine oralara odaklanmak olmalı.

Çıkış noktamız kendi kapımızın önünde. Onu başka kapılarda aramamak zaman ve para kazandırabilir.

 

o.yildiz@farmaziakademi.com

 


Son eklenen yazılar

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.
Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi | Forum
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim