1. Köşebent
  2. Orhan Yıldız
  3. o.yildiz@farmaziakademi.com
  4. 0532 283 56 68

08-01-2017


Uzmanlık para etmeli

Konu ilaç, sağlık ve kişisel bakım olduğunda uzmanının da eczacılar olduğu tartışılmaz. Eczacılarımız her zaman bizim ilk, en yakın ve güvenilir danışmanlarımız, uzmanlarımız oldular. Bu durum bizi mutlu ettiği kadar onları da mutlu etti ve onurlandırdı. Çok büyük bir çoğunluğunun mesleki sorumluluk duyguları, her zaman maddi kazancın çok önünde geldi. Hatta hastadan kendilerine ait olmayan 3-5 TL’lık muayene ücretini isterken bile zorlandıklarına şahit olduk çoğu kez.

Ancak eczanelerin mesleki ve sosyal sorumluluğu çok yüksek olmakla birlikte, kâr etmek zorunda olan ticari kuruluşlar olduğu gerçeğini sanırım biraz fazla göz ardı ettik.

Bunu sadece gözlemlerime ve dost sohbetlerinden edindiğim bilgilere göre söylemiyorum elbette. TEB’ in 2014 yılında yayınladığı, bugüne kadarki en yüksek katılımla 8520 eczane eczacısının dâhil olduğu, eczane ekonomileri ağırlıklı araştırmasının birkaç sonucuna göz attığımızda, tabloyu çok daha net görebiliyoruz:

1-   Araştırmaya katılan eczacılarımızın %65’ inin KDV hariç yıllık cirosu 700.000 TL’ nin altında. Yani her 3 eczaneden ikisi, aylık ortalama 58.000 TL’nin altında ciro elde edebiliyor. Ya da bir başka deyişle yaklaşık 16.000 eczane bu cironun altında kapatıyor her ayını. Bu oranın homojen olarak dağılmadığını düşünerek, yarısından fazlasının cirosunun 30.000-35.000 TL civarında olduğunu söyleyebiliriz.

 

2-   SGK anlaşması oranının %96,4 olduğu bu eczanelerin %63,8’ inin SGK’ ya aylık kestiği fatura 50.000 TL ve altında. Bir üstteki maddenin rakamları ile oranladığımızda, cirolarını %86 oranında reçeteli ve geri ödemeli ürün grubundan, en iyi ihtimalle %14’ ünü ilaç dışı gruptan elde edebiliyorlar. Yani neredeyse tamamen devlete bağlı özel teşebbüs konumundalar.

 

 

3-   Bu ekonomik tablonun getirisi olarak da %54,8’ i kredi kullanıyor. Kredi kullananların da %66’ sı sürekli kullanmak zorunda olduğunu bildirmiş. Bu, toplamda 8.000-9.000 eczacının mesleğini yapabilmek için sürekli olarak maddi zorluklara göğüs germeye çalıştığının çok net bir göstergesi.

 

4-   Ekonomik zorluklarla başa çıkabilmenin bir yolunu da eczanelerinin yerini değiştirmekte görenlerin oranı %54. Eczanesinin yerini değiştirenlerin de %77’ si 1-2 kere bu eylemi gerçekleştirirken, %21’ i 3-5 kez yer değiştirerek sorunlarını çözmeye çalışmış.

 

5-   Tüm bunlara rağmen “Eczanelerini kapatmaları şartıyla kamuya geçiş” teklif edildiğinde, eczacılarımızın sadece %26,3’ ü evet derken, %24,8’ i kararsız kalmış. Bunca sıkıntıya rağmen neredeyse yarısı yani %48,9’ u hayır demiş. Bu soruya evet diyenlerin çoğu genç eczacılarımız. Bunun nedeni de mesleğe başladıklarından beri hiç günyüzü görmemeleri şeklinde yorumlanabilir.

 

Yine de tüm bunlardan çıkartabileceğimiz en önemli sonuç; eczacılarımızın yaptıkları işi çok seviyor oldukları ve ne pahasına olursa olsun yapmaya devam etmeye çalıştıkları olmalı.

 

Ülkemizde ortalama 3100 kişiye bir eczane düştüğü ve doğu illerimizde bu rakamların 8000-9000 kişi/eczane olduğu düşünüldüğünde, bizim sağlığımızı teslim edeceğimiz eczanelere de eczacılarımızın uzmanlığına da ihtiyacımız var.

 

Ancak başka bir gerçek var ki, eczacılarımızın da mesleklerini devam ettirebilmeleri, hatta daha iyi şartlarda çalışabilmeleri adına, işin ekonomisine, finansal yönetimine, stok takibine, müşteri ilişkileri yönetimine, kısacası ticaretine de bugünden daha hâkim olmaya ihtiyaçları var.

 

Kaynaklar hiçbir zaman sınırsız değildi ama bugün geçmişte olduğundan daha da sınırlı. Kasaya giren her kuruş, rafta olan her bir kutu ürün, kapıdan giren her hasta ya da müşteri, geçmişte olduğundan daha değerli. Her birinin analizini iyi yapabilmek, elimizdeki tüm kaynakları etkin bir şekilde kullanabilmek, geleceğe daha güvenli bakabilmeyi sağlayacaktır.

 

Öncelikli olan bu gelişim ihtiyacının farkında olup kabul etmek, sonrasında da bunun için çaba göstermek olmalıdır.  Hayatta kalmanın güçle değil adaptasyon yeteneği ile ilgili olduğundan hareketle, iş yapış şeklimizi mevcut şartlara adapte edebilme yeteneğimizi geliştirebilmek, odaklanılması gereken konu olmalı.

 

Sözün özü, eczacılarımızın eczane eczacılığını devam ettirebilmeleri için uzmanlık para etmeli.

 

 

o.yildiz@farmaziakademi.com

 


Son eklenen yazılar

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.
Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi | Forum
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim