1. Köşebent
  2. Orhan Yıldız
  3. o.yildiz@farmaziakademi.com
  4. 0532 283 56 68

13-12-2016


Hasta mısın müşterim?

Adımız sanımız bellidir. Belli istisnalar dışında ömür boyu değişmez. Aynı karakterimiz ve davranış biçimlerimiz gibi. Çok istediğimiz halde değiştiremediğimiz davranışlarımız vardır örneğin.

Oysa sıfatlarımız gün içerisinde dahi değişir. Sabah işe gitmek için toplu taşıma aracına bindiğimizde “yolcu” oluruz.  İşimize kendi aracımızla giderken radyo dinliyorsak “sevgili dinleyiciler” den biri oluruz mesela. İş yerimize vardığımızda “çalışan” ya da “patron” oluruz. Akşam sinemaya gider “seyirci”  oluruz. Ya da bir restorana gider “müşteri” oluruz. Orada yediğimiz bir şey dokunmuşsa hastaneye gider “hasta” oluruz.  Durumumuza uygun sıfatlar kullanıldığında ve “uyuşuk”, “pinti”, “geveze”, “ahmak”   gibi hakaret içermediği sürece de rahatsızlık duymayız. Çünkü gerçekten de oyuzdur ve “O” olmak için orada bulunuyoruzdur.

Yıllar boyu reçete karşılayan bir kurum olmanın verdiği alışkanlıkların yanı sıra, mesleki etik ve hassasiyetin bir getirisi olsa gerek, eczanelerin kapısından giren herkese “Hasta” demek gibi bir tutumumuz var. Daha da önemlisi bunun kapıdan giren kişi tarafından da duyuluyor ya da duyulabilir şekilde dillendiriliyor olması. Aslında çok naif bulduğum mesleki hassasiyetten dolayı, eczanelerin zorla bir şeyler satılan ticarethaneler olarak algılanmasını istememeniz ve bundan rahatsızlık duyuyor olmanız normal. Kapıdan girenlerin müşteri olarak adlandırılmasının aynı algıyı oluşturabileceği endişesini taşıyor olmanız da kuvvetle muhtemel. 

Peki, hasta olmayan birine hasta demek sağlıklı bir durum mu? Yani bebeğine mama, biberon ya da bez almaya gelen bir anne hasta sıfatıyla mı eczanenizde bulunuyor? Ya da diş macunu-fırçası almaya gelen biri? Cilt bakım ya da güneş ürünü almaya gelenler hasta olarak nitelendirilmeyi kabul ederler mi? Siz benzeri bir durumda kendinizi nasıl hissederdiniz?

Hiçbirimiz olduğumuzu düşünmediğimiz şekilde tanımlanmaktan hoşlanmayız aslında. Hastaysak hastayızdır. Ama müşteriysek de müşteriyizdir.  Diş fırçamızı da hasta olarak tanımlanabileceğimiz bir yerden almaktansa müşteri olarak tanımlanabileceğimiz bir yerden almayı tercih edebiliriz ki bu dikkat edilmesi gereken bir tehdit.

Hem müşteri ne demek? Müşteri, Arapça kökenli bir kelime. “İştirâ” yani “satın alma” kelimesinden türemiş. Anlamı; Satın alan, alıcı. Edilgen bir anlam barındırmıyor. Kendi iradesi ile alışveriş yapan kişileri tanımlıyor.

Bir kişi öz bakımıyla ilgili bir ürün almak için kapınızdan içeri giriyorsa, onun müşteri olmasında hiçbir sakınca yoktur. Kendinin o şekilde tanımlanmasından da rahatsızlık duymaz. Satın almayı düşündüğü ürün grubuyla ilgili olarak en fazla sizden tavsiye alabilir. Sonrasında da kendi iradesi ile alışverişini yapar.

Mesleğinizi titizlikle yürütüyor olmanız, geçmişten gelen bazı tabuların yıkılmasına engel değil. Bir yandan reçetesiz ürünlerin eczanelerimizde daha fazla satılabiliyor olması için çaba gösterirken, diğer yandan dilimize yerleşmiş olduğu için yanlış kullandığımız ya da kullanmadığımız kelimelere de özen göstermekte fayda var. Öncelikle kabul etmeliyiz ki bizim sadece hastalarımız yok. Müşterilerimiz de var. 

Eczanenizin kapısından giren herkes hangi sıfatla orada olduğunu biliyor. İstisnai olarak sizin onun fark etmediği bir rahatsızlığını görüp tavsiyelerde bulunmadığınız sürece kimi selam veren ve hatırınızı soran bir dost, kimi müşteri, kimi ise gerçekten hasta. Kapıdan her girdiğinde, aynı kişiyi bu üç farklı kimlikten biri olarak da karşınızda bulabilirsiniz. O da sizi her seferinde farklı bir kimlikle görmek istiyor zaten. Bazen bir dost, bazen alış veriş yaptığı yerin tanıdık, bilgili ve sıcak sahibi, bazen de en yakın sağlık danışmanı.İşin püf noktası hepsini doğru tanımlamak ve her seferinde hissettikleri gibi davranmak.

Hasta-Müşteri ikileminde durum kısaca bu şekilde. Durumu olduğu gibi ele almak, kabul etmek ve ona göre davranmak da bu ikilemin ve belirsizliğin giderilmesi yolundaki en basit çözüm.

Derdine deva olduğunuz hastalarınızın ve derdinize deva olan müşterilerinizin her geçen gün artması dileğimle.

Dostluk her zaman baki zaten...

 

o.yildiz@farmaziakademi.com

 


Son eklenen yazılar

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.
Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi | Forum
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim