Çok sert polemik

Hava sertleşiyor

Son güncelleme: 15-08-2017

ECZACININ SESİ/ ÖZEL HABER

 
İstanbul Eczacı Odası seçimleri yaklaşırken (24 Eylül 2017) seçim tartışmaları da sertleşmeye başladı.
 
İstanbul Eczacı Odası önceki Başkanı ve Başkan adayı Ecz. Semih Güngör, Sosyal Güvenlik Kurumunu ziyaret etti. 
 
Ziyaret sırasında, orada görevli ve İstanbul Eczacı Odası TEB delegesi de olan eczacılardan biri ile Güngör arasında bir tartşma yaşandı.
 
Yaşanan tartışmayı İstanbul Eczacı Odası Başkanı Ecz. Cenap Sarıalioğlu Facebook sayfasına taşıyarak isim vermeden Semih Güngör hakkında ağır ifadelerde bulundu.
 
Sarıalioğlu’ nun Facebook paylaşımı şöyle:
 
’’Siyaset mi yapacaksın, adam gibi yap. Kendini, ekibini, projelerini anlat, inananlar seni desteklesin. Devlet memurunu tehdit ederek, rakiplerine belden aşağı saldırarak, dedikodu yaparak siyaset yapılmaz. Siyasetin de bir ahlakı vardır, önce adam olacaksın.’’
 
Bu paylaşım üzerine Semih Güngör, yine Facebook sayfası üzerinden Sarıalioğlu’ na cevap verdi.
 
Güngör’ ün Facebook paylaşımı şöyle:
 
’’İSTANBUL ECZACI ODASI BAŞKANI’NA CEVABIMDIR ...

İstanbul Eczacı Odası seçimleri yaklaşırken dozu giderek artan yalan yanlış suçlamalara kesinlikle cevap vermeme kararı almış ve bu güne kadar sessiz kalmayı başarmıştım. Ancak Sayın İEO Başkanı bugün yaptığı tamamı gerçek dışı suçlamalar içeren açıklama ile haddini aştığı için bu cevabı kamuoyuna duyurmak zorunda kaldım.

Sayın Başkan yaptığı açıklamada rakiplerime belden aşağı saldırarak, dedikodu yaparak siyaset yaptığımı iddia ediyor.

Benim bu güne kadar Oda seçimlerinde rakibim olacak meslektaşlarıma yönelik ne yazılı olarak yayımladığım, ne de eczane ziyaretlerinde dile getirdiğim yazılı ve sözlü tek bir açıklama mevcut değildir. Sayın Başkanın dile getirdiği bu yöntem yandaşları tarafından her ortamda dile getirildiği için anlaşılan o ki beni onlarla karıştırmış olacak ki böylesine saçma bir suçlamada bulunuyor.

Sayın Başkan suçlamalarının devamında Devlet memurunu tehdit ederek siyaset yaptığımı da dile getiriyor.

Tehdit edilen Devlet memuru olarak nitelendirdiği kişi Sayın Başkanın listesinde bu dönem yer alan ve SGK Cibali Biriminde raporlu reçetelerin kontrolünde görev yapan bir meslektaşımız.

Bu arkadaşımız anladığım kadarıyla Kamu kesiminde görev yapan meslektaşlarımızı temsilen Sayın Başkanın listesinde yer aldı. Bu meslektaşımız seçim çalışmaları başladığından beri gerek şahsıma, gerekse grubuma yönelik sosyal medya üzerinden yazılı olarak, yaptığı eczane ziyaretlerinde ise sözlü olarak tamda Sayın Başkanın beni suçladığı gibi dedikodu ve belden aşağı saldırılar içeren suçlamalarda bulunmaktan hiç geri kalmıyor. Asıl çalışma alanı temsil ettiği Kamu Eczacıları olmasına rağmen, herhalde çalışan azlığından olsa gerek çok hassas bir görev yüklenmiş olmanın sorumluluğunu bir kenara koyarak eczane ziyaretleri yapıyor. Ve daha da önemlisi bilip bilmeden çok ağır suçlamalarda bulunabiliyor.

İşte bu arkadaşımızın görev yaptığı kurumda bulunan meslektaşlarımıza bir arkadaşımla birlikte ziyarette bulunduk. Kendisini görünce beni hiç tanımadığı, birlikte hiç çalışmadığımız halde neden şahsımla ilgili yalan yanlış suçlamalarda bulunduğunu kendisine sordum.

Sayın Başkan bana yapılan hakaretlerin nedenini bu hakaretleri yapandan öğrenmek istemem mi bir Devlet memurunu tehdit etmektir ? 

Yoksa meslektaşım cevap olarak bana Ankara da öldürülen meslektaşlarımızın mahkemesine neden katılmadığımı suçlar gibi sormasına karşılık olarak benim;

O mahkeme esnasında resmi bir kimliğim olmadığı için neyi ve kimi temsil ederek orada yer alacağımı sormam,

Ancak kalleşçe öldürülen meslektaşlarımızdan birinin İstanbul’da düzenlenen cenaze töreninde yer aldığımı,

Fakat Sayın Oda Başkanımızın o cenazede neden yer almadığını hatırlatmam,

Ankara Eczacı Odasının Sayın Başkanının yüzlerce kilometrelik bir yolu kat edip cenazede hazır bulunmasına rağmen, İstanbul Eczacı Odası Başkanının burnunun dibindeki cenaze törenine katılmamasının hiçbir mazereti olamayacağını belirtmem,

Yada İEO Genel Sekreterine kendisini tanımadığı için Ankara Eczacı Odası Başkanını kendisiyle tanıştırmak zorunda kaldığımı açıklamam mı bir Devlet memurunu tehdit etmektir?

Sayın Başkan sizin belirttiğiniz gibi ben siyaset yapmam çünkü siyasetten anlamam bu nedenle de İstanbul eczacısı sağ olsun beni sever, sayar ve dinler.

Benim sizin söyleminizle adam olmama hiç gerek yok, çünkü adam gibi adamım ve bu nedenle saygın bir kimliğim var.

Sayın Başkan beceriksiz yönetim anlayışının bir sonucu olarak sürekli duvara vurmana mutlaka bir suçlu arıyorsan dön arkanda duran aynaya bak, o suçlu sana bakıyor.

Saygılarımla.’’


ECZACININ SESİ/ HABER


Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim