Teşhisler gözden kaçıyor

SUT kısıtlıyor

Son güncelleme: 11-06-2019

SUT kısıtladığı için mi diyabet teşhisleri gözden kaçıyor?

Aile hekimliğine başvuran kişilerde diyabet kontrolünün önemine dikkat çeken bir araştırma, birinci basamakta erken teşhisin diyabet riskini ve maliyetini azaltacağını ortaya koydu.

Aile hekimleri de kronik hastalıkların takibinde SUT kısıtlamalarının kaldırılması talebinde bulunuyor.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından en fazla ölüme neden olan kronik hastalıklar arasında sayılan diyabette erken tanı oldukça önemli.

Yapılan bir araştırma hastaların ilk başvuru yeri olması gereken aile hekimliklerine başvuran bireylerde Tip 2 diyabet risk düzeyinin belirlenmesine mercek tuttu. Asemptomatik ilerleyebilen hastalığın risk düzeyini belirlemek, yüksek riskli olanları tanı ve müdahale için yönlendirmek amacıyla aile hekimliği nezdinde hastalığın erken tanısına dikkat çekildi.

Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne Aile Hekimliği polikliniklerine herhangi bir nedenle başvuran daha önce diyabet tanısı almamış 171 kişi ile gerçekleştirilen araştırmada Finlandiya Diyabet Risk Anketi (FINDRISK ) uygulandı.

Kronik hastalığı olanların yüzde 21,3’ü yüksek riskli

Boy, kilo ve bel çevresi ölçümü de yapılan katılımcıların yüzde 61,4’ünü kadınlar yüzde 38,6’sını erkekler oluşturdu. Katılımcılardan yüzde 35,7’sinin kronik hastalığı bulunurken, yüzde 42,1’inin sigara kullandığı kaydedildi.

Kronik hastalığı olanların yüzde 21,3’ü yüksek riskli, yüzde 44,3’ü düşük riskli; kronik hastalığı olmayanların yüzde 17,3’ü yüksek riskli, yüzde 66,4’ü düşük riskli olduğu belirtilen araştırmada günlük 30 dakika egzersiz yapanlarda riskin daha düşük olduğu tespit edildi.

FINDRISK ölçeğinden alınan toplam puana göre araştırmaya katılanların yüzde 19,3’ü yüksek-çok yüksek riskli, yüzde 22,2’si orta riskli, yüzde 58,5’i hafif-düşük riskli kategoride yer aldığı ortaya çıktı.

"Türkiye’de Tip-2 diyabet hastalarının yüzde 40’ı aile hekimlerinin müdahil olduğu tedavi ve izleme sürecine sahip"

Araştırmanın sonuçlarına göre; diyabet risk düzeyi ve on yılda diyabet gelişme riski ilişkisi göz önüne alındığında, herhangi bir önlem alınmadığı takdirde 20 katılımcı yüzde 11,7 on yıl içinde diyabet tanısı ile karşı karşıya kalabilir.

Avrupa’da birinci basamak sağlık hizmetlerinin değerlendirilmesi projesinin Türkiye sonuçlarına bakıldığında; komplike olmayan Tip-2 diyabet hastalarının yaklaşık yüzde 40’ı neredeyse her zaman, yüzde 42’si ise çoğunlukla aile hekiminin de müdahil olduğu tedavi ve izlem sürecine sahip. Araştırmanın sonuçlarına göre diyabetin erken tanısında aile hekimlerinin ve erişkinlere hizmet veren klinisyenlerin diyabet taraması yapması oldukça önemli.

Daha önce İSTAHED Yönetim Kurulundan yapılan açıklamada diyabet tanı, tedavi ve takibinde aktif olan aile hekimlerinin SUT kısıtlamaları yüzünden aile hekimliğinin merkez konumda olmasına engel olduğunu söylemişti.

 

https://www.medimagazin.com.tr/hekim/aile-hekimligi/tr-sut-kisitladigi-icin-mi-diyabet-teshisleri-gozden-kaciyor-2-21-81976.html


ECZACININ SESİ/ HABER


Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim