Akne Vulgaris Danışmanlığı

Son güncelleme: 03-11-2020

Ecz. Merve Müftüoğlu

 

ECZANEDE AKNE VULGARİS DANIŞMANLIĞI

 

Akne Vulgaris; pilosebase ünitenin (kıl folikülü+sebase bez); artmış sebum salgısı, anormal foliküler keratinizasyon ve propionibacterium acnes bakteri kolonizasyonu ile karakterize kronik inflamatuvar hastalığıdır. Daha çok sebase bezlerin yoğun olduğu yüz, sırt, göğüs ve omuzda görülür. Etiyopatogenezi tam bilinmemekle beraber bilimsel yayınlar ışığında bazı çıkarımlar yapabilmekteyiz.. Örneğin; birinci derece akrabalarında akne olan kişilerde akne görülme olasılığı daha fazla olup, fiziksel aktivite ve antropometrik ölçümlerin (ağırlık, boy, BMI…) akne görülme sıklığıyla bir bağlantısı olmadığı düşünülmektedir.

 

Tedavisinde oral ya da topikal ilaçlar tercih edilmekte; fakat tedavinin başarıya ulaşmasında önemli rolü olan, hastaya günlük cilt bakımı, doğru beslenme ve kullanılabilecek gıda takviyeleri ile ilgili bilgilendirme yapma kısmı sıklıkla atlanmaktadır. Bu sebeple ilaç tedavisi esnasında düzelme sağlansa bile, oral ya da topikal ilaç kullanımı rutin olamayacağı ve sonlanması gereken bir süreç olduğundan tedavi bittikten sonra problem kısa bir süre içinde tekrarlamaktadır. Oysa ki; çalışma sonuçları ilaç tedavisi dışında kalan tedbirlerin de en az tedavi kadar etkili olduğunu göstermektedir.

 

PEKİ; AKNE VULGARİS HASTALARINDA İLAÇ TEDAVİSİ ALTINDA OLSUN YADA OLMASIN BAHSETMEMİZ GEREKEN ÖNLEMLER NELERDİR?

BESLENME: Akne vulgaris ve beslenme ilişkisini ortaya koyan çok fazla çalışma vardır. Bu çalışma sonuçlarının ana fikri; karbonhidrat yoksunu beslenme düzeni yada illa tüketilecekse glisemik indeksi(1) düşük karbonhidratlar ve insülin indeksi(2) düşük gıdalarla beslenmenin akne vulgaris görülme sıklığını ve şiddetini azaltan faktörler olduğudur. Şekerden, paketli gıdalardan ve fastfooddan uzak, rafine karbonhidrat içermeyen, yeşil yapraklı sebzelerden zengin,meyve-sebze ve balık tüketimi bol bir beslenme düzeni tercih edilmelidir. Tam yağlı/yağsız süt tüketen kişilerde Akne Vulgaris görülme sıklığı daha fazladır. Bu sebeple süt ve süt ürünlerinden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Yeşil çay polifenollerinin Akne Vulgariste olumlu etkileri olduğu gösterilmiştir. Bu sebeple akne problemi olan kişilere yeşil çay tüketimi önerilebilir.

GIDA TAKVİYELERİ: Akne problemi olanlarda ana antioksidan glutatyon peroksidaz düzeyleri düşük olup,bunun sonucu olarak oksidatif stres yüksektir. Bu sebeple L-Glutatyon içeren takviyelerin kullanımı faydalı olabilir. Yine bu kişilerde Çinko ve A vitamini düzeyleri de düşük bulunmuştur. Ağızdan çinko takviyesi, hem eksikliğinde akne görülme sıklığı arttığı için hem de takviye edildiğinde doku iyileşmesini hızlandırdığı için önerilebilir. Ayrıca A Vitamini öncülü Beta-karoten içeren takviyeler, hastanın tedavisinde A Vitamini türevi başka bir ilaç kullanmadığından emin isek önerilebilir. Laktoferrin içeren gıda takviyeleri ise propionibacterium acnes çoğalmasını kontrol etmesi sebebiyle tercih edilebilir. Ayrıca Omega 3 takviyeleri de anti-inflamatuvar özelliği sebebiyle gıda takviyesi planına eklenebilir.

YAŞAM TARZI: Sınav, uykusuzluk, beslenme düzeni değişikliği gibi kişide stres yaratan durumlarda akne sıklık ve şiddetinin arttığı görülmüştür. Ayrıca stresle artan akne yolma davranışı; hem lezyonları daha da kötüleştirmekte, hem de skar olasılığını artırmaktadır. Bildiğimiz üzere, günümüz yaşam tarzı stres dolu olup, stres kaynaklarına etki edebilmemiz çoğu zaman pek mümkün değildir. Stres kaynağına etki edilemediği için yapılabilecek olan stresle mücadelede faydalı olabilecek yöntemler aramaktır. Nefes egzersizleri, yoga, meditasyon gibi gevşeme tekniklerinin stresi azaltarak akne üzerinde olumlu etki gösterdiği retrospektif çalışmalarla ortaya konmuştur. Günümüz insanı akne vulgarisle mücadelede, stres dolu yaşantısı içinde sakinleşmesine yardımcı olacak bir teknikten muhakkak yararlanmalıdır.

CİLT BAKIMI: Akneli ciltlerde en önemli basamak; cildin ihmal edilmeksizin sabah ve akşam yağlı-akneli ciltlere uygun temizleyicilerle temizlenmesidir. Bu temizleyiciler genelde jel formundadır ve cildi sonrasında kullanılacak serum ve kremlere hazırlar. Eğer ciltte çok yaygın ve kistik akne mevcut ise peeling kullanımından kaçınılmalıdır. Peeling granülleri ovalama hareketi sebebiyle akneli cildi hasarlar ve bakterilerin daha da yayılmasına sebep olur. Cildi kurularken asla ortak havlu kullanılmamalı ve cilt tek kullanımlık kağıt havlu ile kurulanmalıdır. Sırt bölgesinde akne problemi olanlar için; duş esnasında saç kremi kullanılıyorsa, durularken omuzlara gelmemesi için saç öne doğru durulanmalıdır.  Cep telefonları yüzümüzde bakterinin başlıca yayılma sebebi olduğundan cep telefonu mümkünse kulaklıkla kullanılmalıdır. Akneli ciltler epidermis hasarlı olduğundan lekeye yatkındır, bu sebeple güneş koruyucu kullanımı çok önemlidir. Cildi yağlandırmayacak oil-free güneş koruyucular yaz-kış hiç aksatılmadan kullanılmalıdır. Dihidrotestosteron ve testosteron yüzdeki sebositlerin büyümesini uyardığından, inatçı akne probleminde konuyu hormonal açıdan değerlendirmesi için hekime başvurulmalıdır.

ÖZETLE; Akne Vulgaris, ilaç tedavisiyle kalıcı olarak tedavi edilebilen bir cilt problemi değildir. İlaçlı tedavi uygulansa dahi hasta, yukarıda saydığım faktörler ile ilgili uyarılmalıdır. Aksi takdirde akne hastalarının şikayetleri ilaç kullanımıyla azalmakta fakat gerekli önlemler alınmadığı için kısa süre sonra tekrar etmektedir. Dolayısıyla sadece akne ile ilgili bizlere danışan kişiler için değil, doktor reçetesiyle gelen kişiler için de mümkünse bu uyarıların biz eczacılar, eczacı teknisyenleri ve dermokozmetik uzmanları tarafından yapılmasının mesleki açıdan önemli olduğunu düşünüyorum.

SEVGİLER…

1)GLİSEMİK İNDEKS: Karbonhidratların kan şekerini yükseltme hızını ifade eder. Kompleks karbonhidratların sindirimi daha zor olduğundan, emilim hızı ve kan şekerini yükseltme hızları düşüktür. Dolayısıyla; Kompleks karbonhidratların glisemik indeksi<Basit karbonhidratların glisemik indeksi

2)İNSÜLİN İNDEKSİ: Karbonhidrat, protein ve yağ asitlerinin insülin düzeylerini yükseltme potansiyelini ifade eder. Sadece karbonhidratların değil, tüm besin ögelerinin metabolizmaya yaptığı etki ile ilgili fikir verdiğinden İNSÜLİN İNDEKSİ’ne göre gıda seçmek; GLİSEMİK İNDEKS’e göre gıda seçmekten daha doğrudur.

 

 


Ecz. Merve MÜFTÜOĞLU


Son eklenen haberler

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.