Bitki Çaylarında Doğru ve Yanlışlar-2

Son güncelleme: 08-10-2020

Dr. Ecz. Hilal Bardakcı

Acıbadem Üniversitesi

Eczacılık Fakültesi

Farmakognozi Anabilim Dalı

 

Bitki çayları hakkında doğru bilinen yanlışlar…

2. Bölüm

Bitki çayları nasıl hazırlanır?

Bitki çayı hazırlamak için droglar toz edilmelidir. Bunun için farmakopelerde uygun elek numaraları yer almaktadır. Yaprak, çiçek gibi organlar için 5600 numaralı elek kullanılırken, kök, rizom, odunsu kısımlar, meyve ve tohumlar için 4000 numaralı elek kullanılır. Bitkilerin çok ince toz edilmesi çayın bulanık olmasına yol açacağından tercih edilmez. Çeşitli drogları bir araya getirdikten sonra oluşan karışım homojen görünümde olmalıdır.

Bir litre çay için genellikle 10-20 gram arası drog/drog karışımı kullanılır. Yani bitki çayları için oranın %2’lik (yaklaşık 2 kısım kurutulmuş bitki organı+100 kısım su) olduğunu söyleyebiliriz.

Bitki çayı hazırlama teknikleri nelerdir?

İnfüzyon (enfüzyon, demleme), dekoksiyon (kaynatma) ve maserasyon (bekletme) bilinen en yaygın bitki çayı hazırlama tekniklerindendir.

İnfüzyon: Bitkinin çiçek ve yaprak gibi (papatya çiçeği, nane yaprakları, ıhlamur çiçekli brakteleri…) yumuşak kısımlarının kullanıldığı durumlarda sıklıkla bu yöntem tercih edilir. Aynı şekilde aktivitenin bitkinin uçucu yağına bağlı olduğu durumlarda da bitkinin aromatik bileşenleri kaybetmemesi için bu yöntem kullanılır. İnfüzyonlar ham droğun ılık ya da kaynamış su ile kısa süre maserasyona bırakılması ile elde edilir.

  • Genel olarak %2’lik hazırlanır. Ortalama olarak bir yemek kaşığı kurutulmuş bitki organının üzerine, bir bardak kaynar su eklenir.
  • Kullanılan demlik veya bardağın ağzı kapatılır ve 5‐10 dk bekletilir.
  • Demlendikten sonra süzülür ve soğutulduktan sonra tüketilir.

Dekoksiyon: Bitkinin toprak altı kısımları gibi odunsu ve geçirgenliği daha az olan dokuların (kabuk, odun, kök, tohum vs.) (zencefil, tarçın kabuğu) kullanıldığı durumlarda, maddenin drogdan ayrılıp suya geçişi daha zor olduğundan, dekoksiyon yani kaynatma işlemi tercih edilir.  Suda çözünen ve ısıya dayanıklı bileşiklerin elde edilmesi için uygundur. Etken maddesi uçucu yağ olan droglara uygulanamaz (ıhlamur) ya da etkili bileşeni ısı ile bozulan droglara (valeryan) uygulanamaz.

  • Bazı durumlarda dekoksiyon öncesinde drog soğuk su ile birkaç saat bekletilebilir.
  • Genel olarak %2’lik hazırlanır. Ortalama olarak bir yemek kaşığı kurutulmuş bitki organının üzerine, bir su eklenir.
  • Karışım kaynatılır, kaynama başladıktan sonra 5‐10 dakika süre ile kısık ateşte kaynamaya bırakılır. Kaynatma işlemi droğun fiziksel özelliklerine göre 15-30 dk arasında değişebilir.
  • Kaynatıldıktan sonra süzülür ve soğutulduktan sonra tüketilir.
  • Kaynatma ile beraber drogda bulunan müsilajlarda ekstreye geçebilir, bu durumda ekstre bulanık olabilir, müsilajlar soğutulduğunda çökelti oluşturacaklardır.

Maserasyon (bekletme): Genellikle müsilaj taşıyan bitkiler (keten tohumu, ebegümeci, hatmi kökü gibi) için bu metot tercih edilir.  

  • Parçalanan drog üzerine su eklenir. Kapaklı bir şişe içine koyulur.
  • Tercihen karanlık bir yerde, oda ısısında bir süre (4-8 saat) bekletilir.
  • Belirli aralıklarla çalkalanırsa verim artar. Her seferinde kullanılacak miktarlarda hazırlanır.
  • Gün boyunca kullanılacak miktarda hazırlanır.
  • Soğuk olarak veya içmeden önce ısıtılarak tüketilebilir

Dijesyon: Maserasyon sırasında hafif bir ısı (40-60 °C) kullanılırsa buna dijesyon denir. Bu şekilde verimin artırılması hedeflenmektedir.

Perdesens metodu: Drogun bir geçirgen bir malzeme (süzgeç kağıdı gibi) içinde çözücü içerisine daldırılması ile yapılan bir maserasyon işlemidir.

*Bitki çayları aynı zamanda basit şurup (180 g şeker-100 ml tisan) olarak da tüketilebilirler. Özellikle ekspektoran etkili ve antitusif özellikteki çaylar bu şekilde tüketilebilir.

Bitki çayları ne zaman ve hangi sıklıkta içilmeli?

Eğer bitki çayını sindirimi kolaylaştırmak gibi şikayetler için kullanıyorsanız öğünlerden hemen sonra tüketebilirsiniz. Bunun dışında genellikle yemeklerden 1-2 saat önce ya da sonra içilmesi önerilir. Emilimin daha iyi sağlanabilmesi aksi belirtilmezse boş mideye alınmalıdır.

Uyku problemlerine yardımcı olmak için yatmadan 30-40 dk önce tüketilmelidir.

Bitki çayları zayıf etkili olduklarından etkileri kullanıldıkça artar bu yüzden günde 3-6 kez içilmesi önerilir.

Bitki çayının kalitesi nelere bağlıdır?

  1. Bitkinin kalitesi:

Günümüzde tıbbi bitkilere ulaşmak oldukça kolaydır. Eczaneler, aktarlar, manavlar, sağlık gıda mağazaları, organik gıda mağazalarından tıbbi bitkilere ulaşılabilir. Ancak bitkinin kalitesini tahmin etmek hiçte kolay değildir. Fotosentez ile bitkilerin sentezlediği bileşenlerin çeşitleri ve miktarları çeşitli etkenlere bağlı olarak ciddi ölçüde farklılık gösterebilir. Bu farklılıklara bağlı olarak bitkilerin biyolojik aktiviteleri de değişmektedir. Bitkinin kimyasal bileşimlerini etkileyen faktörleri, coğrafi etkenler (sıcaklık, ışık, yağmur, çevredeki canlılar…), tarımsal etkenler (toprak, pH, ağır metal…), çevresel etkenler, hasat zamanı, işlenme şekli ve saklama koşulları (ışık, oksijen, nem, sıcaklık…) olarak sıralandırabiliriz. Eczaneler dışında alınan bitkisel materyallerin genellikle doğru bitki türü olup olmadığı, doğru zamanda toplanıp toplanmadığı, kurutma ve depolama şartlarının uygun şekilde olup olmadığı, standardizasyon ve kalite kontrolü yapılmadığından beklenen etki çoğunlukla istenen şekilde olmamaktadır.

Avrupa ülkelerinde tıbbi bitkisel ürünler Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ESCOP (European Scientific Cooperative on Phytotherapy) ve Komisyon E gibi kuruluşlar tarafından oluşturulan monograflar standardize edildikten sonra eczanelerde kullanıma sunulmaktadır.

  1. Kullanılan Suyun Kalitesi ve Sıcaklığı

Taze kaynatılmış içme suyu ile hazırlanmalıdır. Zira suyun tekrar tekrar kaynatılması içindeki mineral yoğunluğunu değiştireceğinden sağlık üzerine etkileri de değişecektir. Çoğunlukla infüzyon yöntemi uygulanmaktadır, bu nedenle suyun 100ºC’ye kadar ısıtılması, droğun üzerine dökülmeden önce yaklaşık 80ºC’ye kadar soğuması beklenmelidir.

  1. Çayın Derişimi ve Demleme Süresi

Çayın derişimi kullanım amacına göre değişmektedir. Hafif etki için %2 daha kuvvetli etki için %5 tercih edilir. İstenen lezzetin yoğunluğuna göre ise demleme süresi 5-15 dk arasında değişmektedir

Tıbbi çaylar tüketilirken dikkat edilmesi gerekenler!

İlk olarak tıbbi çayları tedavinize olumlu katkı sağlayacağına inanarak tüketmeniz şüphesiz ki etkiyi artıracaktır. Tercihen rahat bir ortamda, güzel bir müzik ile beraber, inanarak içmelisiniz.

Tıbbi çayların etkisini göstermesi için belirli bir süre düzenli olarak kullanılması gerekir. İlk kullanımdan sonra mucizevi bir etki görmeyi beklemek doğru değildir. Ancak belirli bir süre derken eczacınızın önerdiği süreleri geçmemelisiniz. Aksi takdirde tahammülsüzlük ve hatta yan etkiler görülebilir.

Tıbbi çaylara genellikle şeker veya tatlandırıcı ilavesi önerilmez. Özellikle şeker mide asidini arttırdığı için midesi hassas kişileri rahatsız ederken, tam tersi olarak öksürük, boğaz ağrısı gibi şikayetlerde kullanılan çaylarda ise bal ilavesi etkinliği artırabilir. Uçucu yağ taşıyan bitkilerin çayı oldukça acı olacağından az miktarda doğal tatlandırıcılar ilave edilebilir.

Yaptığımız son çalışma çay hazırlanan kabın materyalinin çayın kimyasal bileşimi ve antioksidan etkisi üzerine etkili olduğunu göstermiştir. Yapılan diğer çalışmalar da incelendiğinde çayın demleneceği materyalin kaliteli porselen olması önerilmektedir.

Sulu bir karışım hazırlandığından, bakteriyel kontaminasyonu önlemek için bitki çayları her seferinde taze hazırlanmalıdır.

Ve tabi ki en önemlisi bitki çayı kullandığınızı mutlaka eczacı ve hekiminize bildirmelisiniz, özellikle kullandığınız başka ilaçlar varsa. Bitki-ilaç, bitki-bitki etkileşimleri sık karşılaştığımız bir durumdur. Hamile ya da emzirme dönemi ile ilgili çok sayıda bilimsel çalışma olmadığı için mutlaka uzmana danışmalısınınız.

 

1.Bölümü okumak için linke tıklayınız.

http://eczacininsesi.com/index.php?yon=dosya&id=968

 


Dr.Ecz. Hilal BARDAKCI


Son eklenen haberler

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.