Sporcu Destekleri: L-Karnitin

Son güncelleme: 21-01-2020

SPORCU BESİN DESTEKLERİ: L-KARNİTİN

Yeterli ve dengeli beslenmenin profesyonel anlamda olsun ya da olmasın spor yapan bireyler üzerindeki etkisi ve önemi tartışmasızdır. Doğru beslenme ve doğru besin destekleri kullanımı performans artışını sağlarken tam aksi yanlış beslenme ve uygunsuz takviye kullanımı performans kaybının yanı sıra sağlık problemlerine de yol açmaktadır.

Egzersiz yapan bireyler aşırı miktarda enerji kullanırlar ve tüketilen mikro-makro besin depoları göz önüne alındığında birtakım gereksinimlerde artış meydana gelir. Besin desteklerinin yapı taşı depolarını yeniden doldurduğu, vücut dengesini devam ettirdiği düşünülmektedir, birincil hedefleri performans artışı sağlamak, vücut yağ oranını dengelemek ve protein sentezini harekete geçirmektir. Ayrıca kaslar üzerine etki ederek yorgunluk duyumsamayı azalttığı da ortaya koyulmuş etkilerindendir.

Performansı ve verimi artıran, egzersiz sırasında yorgunluk hissini geciktiren, egzersiz sonrası yorgunluğu kolay atmayı sağlayan uygulama ya da tekniklere ‘ergojenik yardım’ adı verilir. Ergojenik desteğin bu gibi sonuçları sebebiyle adölesanlarda kullanım yaygınlığı %10‟dan %74‟e kadar ulaşmış bulunmaktadır. 

Son yıllarda meydana gelen teknolojik gelişmeler, internet kullanımın yaygınlaşması, yaşam standartlarının yükselmesiyle orantılı olarak besin desteklerinin bilinçsiz ve yanlış kullanımı ve buna bağlı olarak ortaya çıkan sorunlarla karşı karşıya kalınmıştır. Özellikle gelişme dönemindeki gençlerin hem fiziksel hem de duygusal durumunu etkiledikleri için besin desteklerinin kullanımın etik olup olmadığı sıklıkla tartışılmaya başlanmıştır.

Tüm bu tartışmaların ışığında doğru ürün ve doğru dozlama hususunda bir sağlık danışanından ya da profesyonelden yardım almanın hayati öneme sahip olduğu söylenebilir. Ergojenik desteklerin bazıları sporcular arasında eşit yarışma şartlarını ortadan kaldırdığı ve sporcuların sağlığını tehdit ettiği gerekçesiyle Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), Dünya Anti-Doping Ajansı (WADA) ve Uluslararası Spor Federasyonları (IF) tarafından doping maddesi olarak sınıflandırılmış ve kullanımı yasaklanmıştır.

 

L-Karnitin

L-karnitin (3-hidroksi–4-N-trimetil aminobutirik asit), 1905 yılında kas dokudan izole edilmiş ve buna dayanarak latince et manasına gelen ‘carnis’ adı verilmiştir. 1930’lu yıllarda hakkında kapsamlı çalışmalar yapılmış ve makaleler yayınlanmıştır. Mitokondride yağların yakılması ve yağ asitlerinin oksidasyonunu sağlaması asıl işlevleridir ve 1958 yılında yılında yapılan çalışmalar sonucu saptanmıştır.

Karnitinin, L ve D-Karnitin olmak üzere iki çeşidi mevcuttur. 1960’lı yıllarda doğal olarak bulunan L formu fizyolojik L-karnitin olarak tanımlanmıştır. Karnitin 1980’li yıllarda yağ yakımına yardımcı olabilen, egzersiz sırasındaki performansı güçlendirebilen ve iyileşme dönemini hızlandırabilen özelliklerine dayanarak takviye edici preparatlar olarak piyasaya sürülmüştür.

L-karnitin vücutta sahip olduğu aktivite ve işlevler dolayısıyla vitaminlere benzetilse de vücutta düşük miktarlarda sentezlenebildiği için vitamin olarak değerlendirilememektedir, yağ asidi metabolizması ve glukoz oksidasyonunda görevli doğal bir aminoasit olarak kabul görmüştür.  Aminoasit ve B grubu vitaminler benzeri besleyici esansiyel bir element olduğu söylenebilir.

L-karnitin insan vücudunda endojen olarak sentezlenir. Organizmada L-karnitin biyosentezi, memelilerde karaciğer ve beyinde gerçekleşirken, insanlarda ek olarak böbreklerde de sentezlenir. Sentezlendikten sonra dolaşım yoluyla enerji sağlamak için L-karnitin’e ihtiyaç duyan özellikle kas ve kalp dokuları gibi doku ve organlara taşınır. L-karnitin sentezi yapmayan organlar, ihtiyaçlarını dolaşım yoluyla gelen L-karnitin’den karşılarlar. L-karnitin’in insanlarda 0,16 mg/ kg/gün ile 0,48 mg/ kg/gün aralığındaki düzeylerde sentezlenir, yaklaşık 70 kg’lık bir yetişkinde günde 11-34 mg L-karnitin sentezlendiği söylenebilir. Sentezlenen bu karnitinin %98'i kaslarda, geri kalanı ise karaciğer ve böbreklerde bulunmaktadır.

 

L-Karnitin’in İşlevleri

L-karnitinin insan vücudundaki metabolik işlevlerini oldukça geniş bir bağlamda incelemek mümkündür. Başlıca etkisi; memeli dokularında uzun zincirli yağ asitlerinin sitoplazmadan oksidasyona uğrayacakları yer olan mitokondrilere taşınmasında görev almasıdır; besinlerin ATP’ye dönüştürülmesi için mitokondri içine taşınmaları şarttır, mitokondri besin maddelerini alıp, içinde bulunan enzimler yardımı ile onları metabolize ederek enerji oluşturur, bu açıdan değerlendirildiğinde yağ asitlerinden enerji üretilebilmesi için elzem olduğu söylenebilir.

Kısa ve orta uzunluktaki yağ asidi zincirleri L-karnitinden bağımsız olarak oksidasyona uğrayabildikleri halde uzun zincirli yağ asitlerinin oksidasyonu için L-karnitin varlığı şarttır, uzun zincirli yağ asitlerine karşı geçirgen olmayan mitokondrinin iç membranı, ancak L-karnitin’le birleşen uzun zincirli yağ asitlerinin geçişine izin verir.

Genel olarak L-karnitin yağların yanmasını sağlamakta ve lipogenezisi inhibe etmektedir denebilir. Egzersiz sırasında yağ asitlerininin enerji deposu olarak kullanılmasını sağlayarak kaslarda glukojen depolarından tasarruf edilmesine yardımcı olur. Kas glukojenlerinin kullanımının azaltılması, oluşacak laktik asidin azaltılması ve yorgunluk hissinin azalması anlamına gelmektedir.

L-karnitin’in fiziksel performans üzerine etkileri sadece bu sayılanlarla sınırlı değildir, damarlardaki dolaşımı artırırarak arter duvarlardaki yağ asidi oksidasyonunu ve amonyak detoksifikasyonunu arttırır, bu yolla protein yıkımını azaltarak yorgunluk duyumsamayı ertelemiş olur. Kaslara kan akışını hızlandırarak egzersiz sırasında en çok ihtiyaç duyduğu şey olan besin, oksijen ve hormon sunumunu da artırmış olur. L-karnitin kandaki nitrik oksit düzeylerini de yükselterek egzersizin ardından kasların daha hızlı onarılmasını da sağlar. Aynı zamanda fiziksel egzersiz sırasında artan serbest radikal üretimini baskılayabilme yeteneğine de sahiptir.

 

L-Karnitin’in Diğer Görevleri

Beyinde amonyak artışının önüne geçerek beyni amonyak toksisitesinden korur, mitokondrilerde oksijen kullanabilme yeteğini artırarak iskemiyi yavaşlatır-önler, hücre içi laktik asit birikimini önler, eritrosit yaşam süresini uzatarak egzersize toleransı artırır, düşük kalorili diyetle desteklendiğinde kilo kaybı sağlar, sperm sayısı ve hareketliliğinde artış sağlar. Yaşlanmayı geciktirmede, hafızanın geliştirilmesinde, kronik böbrek yetmezliği tedavisinde, şeker hastalığı tedavisinde etkilidir. Koroner arter hastalıkları, kardiyomiyopati, konjestif kalp yetmezliği, efor kapasitesi, aritmiler, anjinal ataklar üzerine olumlu etkileri olduğu, iskemi sonrası miyokardiyal fonksiyonlarda düzelme ve iskemide azalma sağladığı gösterilmiştir.

 

L-karnitin Eksikliği ve Semptomlar

Yukarıda bahsedilen oranlarda sentezlenen %95 oranında yeniden emilen karnitinin eksikliği genellikle yeterli derecede önlenebilmektedir. Genellikle nadiren ortaya çıkar. L-karnitin eksikliği durumuna diyabet, siroz ve kronik böbrek yetmezliği gibi kronik hastalıklarda daha sık rastlanmaktadır. Bazı ilaçların uzun süreli kullanımları da L-karnitin’in eksikliğine yol açmaktadır. Karnitin yetersizlik durumunun kesin tanısı, serumda, idrarda ya da diğer dokularda serbest karnitin düzeylerinin ölçülmesiyle konulmaktadır.

L-karnitin eksikliğinde öncelikle ortaya çıkan semptomlar spesifik özellikler taşımaz; fiziksel performansta azalma, erken yorgunluk duyumsama, yağ depolanmasında artış, enfeksiyonlara yatkınlık, mikroorganizmalara karşı direncin düşmesi, kaslardaki lipit damlaları şeklindeki yağ birikimi, kaslarda zayıflık, kardiyak kas ve musküler ağrı bu semptomlar arasında sayılabilir.

Miyopati, ilerleyici kas zayıflığı, kardiyomiyopati, karaciğer yetersizliği, periferik ve merkezi nöropati, konjestif kalp yetmezliği, ensefalopati, hepatomegali, infantlarda büyüme ve gelişme bozuklukları ve nöromusküler bozukluklar, egzersizlerden sonra kas yorgunluğu, kramp, miyoglobinemi, hipoglisemi ve kalp yetmezliği gibi rahatsızlıklar eksikliğinden kaynaklanabilecek diğer rahatsızlıklardır.

 

L-karnitin’in Kaynakları

Bir erişkinin ihtiyacı olan L-karnitin’in %25’i vücut tarafından endojen olarak üretilirken geri kalan %75’lik kısmı besinler yoluyla alınır. Diyetle alınması gereken miktar yetişkin bir birey için 150-500 mikromol/gün’dür. Hayvansal kaynaklı gıdaların karnitin içeriği bitkisel kaynaklı olanlara göre daha yüksektir. Hayvansal besinlerden balık, sığır eti, kuzu eti, kümes hayvanlarının eti ve yumurta; bitkisel besinlerden muz, mısır, mantar, havuç, domates, pirinç, buğday kepeği L-karnitin açısından yüksek içeriğe sahip besinler olarak sayılabilir.

 

L-Karnitin’in Kullanımı

L-karnitin doping maddesi olarak kabul edilmez ve toksisitesi düşük olan bir maddedir. L-karnitin Kristalize, L-karnitin L-Tartrat, L-karnitin Magnezyum Sitrat, Asetil-L-karnitin gibi farklı bileşikler halinde bulunur; ilaç, gıda ve çeşitli alanlarda kullanımı mevcuttur. Bu formların hepsi etki açısından birbiriyle benzerlik göstermektedir. Diyet yoluyla alınan L-karnitin’in biyoyararlanımı, destek preparatlarına göre daha yüksektir.  

L-karnitin’in oral ve enjeksiyon şeklinde kullanılan preparatları mevcuttur. Oral uygulananlar tablet veya sıvı formda olabilir.

L-karnitin için en uygun alım zamanı yüksek yoğunlukta karbonhidrat ve protein içeren bir öğünle birlikte ya da yemekten sonraki 30 dakika içinde alınmasıdır. Her 3 veya 4 saatte bir eşit aralıklarla kullanılmalıdır.  Sportif faaliyetlerin ardından alınması da oldukça uygun bir zamanlama olacaktır. Çünkü L-karnitin’den optimum düzeyde faydalanılabilmesi için insülin seviyesinin maksimum düzeyde olması istenmektedir. Bu durum L-Karnitin’in bütün türevleri için geçerlidir.

  • L-karnitin suplementasyonu insanlarda 2 ile 6 gr arasında değişen dozlarda günde 2-3 kez olmak üzere oral olarak uygulanır.
  • Karnitin eksikliği olan hastaların her bir dozu 990 mg olmak üzere günde iki ya da üç L-karnitin desteği almaları önerilir.
  • Egzersiz sırasında dayanıklılığını artırmak isteyen bir erişkin 2 g/gün dozunda L-karnitin desteği alabilir.
  • Ciddi anlamda yoğun sportif faaliyette bulunacak bir erişkin ise egzersizden yarım saat önce 3 g/gün dozunda L-karnitin kullanabilir.
  • Kilo vermek isteyen bireyler 1500 mg/gün dozunda yemeklerle birlikte tek doz ya da gün içinde 12 saat arayla 2 doz şeklinde L-karnitin kullanabilirler, bu dozlarda yağ yakmayı destekleyici etkisinden yararlanabilirler.

2 g üzerinde kullanılan oral desteklerin ekstra bir yarar sağlamadığı düşünülmektedir çünkü L-karnitin açısından doygunluğa ulaşan hücreler daha fazlasını kullanamazlar.

L-karnitin’in performans artışında etkili olmadığını savunan çalışmalar da vardır fakat bu durumun egzersiz yoğunluğu ve L-karnitin dozundan kaynaklandığı düşünülmektedir çünkü istenen etkinin elde edilebilmesi için yüksek yoğunluklu, zorlayıcı egzersizlerin yapılması gerekmektedir, düşük yoğunluktaki egzersizlerde beklenen etki elde edilememektedir.

 

L-karnitin’in Olası Yan Etkileri

Yaygın görülen yan etkiler; bulantı, kusma, mide rahatsızlığı, mide ekşimesi, ishaldir.

Bazen nöbet gelişimine de yol açabilir.  L-karnitin kullanılırken idrar, nefes ve terde balık kokusuna benzer bir koku ortaya çıkabilir.

 

L-karnitin Kullanılırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

L-karnitin’in en önemli aktivitelerinden biri glukoz kullanımını artırmasıdır ve antidiyabetik tedavi alan diyabet hastası bir erişkinde hipoglisemiye yol açabilir.

Doktor tavsiyesi olmadan L-karnitin takviyesi çocuklarda asla önerilmez.

Doğmamış bebek için herhangi bir zarara yol açtığı düşünülmemekle birlikte hamile kalmayı düşünen bireyler bunu mutlaka doktora bildirmelidir.

Süte geçişi olup olmadığı konusunda kesin veriler olmadığı için emziren annelerin kullanımından kaçınması gerekmektedir.

Böbrek fonksiyon bozukluğu olan, nöbet öyküsü bulunan, kan sulandırıcı herhangi bir ilaç kullanan bireylerin doktora danışmadan L-karnitin desteği alması kesinlikle önerilmemektedir.

 

Ecz. Dyt. Neda TANER

neda.taner@gmail.com

İstanbul Medipol Üniversitesi

Eczacılık Fakültesi Klinik Eczacılık Anabilim Dalı

 

Kaynaklar:

  • Alpar, F. (2011), Vücut Geliştirme Sporcularında Beslenme, Fiziksel Aktivite ve Besin Takviyesi Kullanım Durumlarının İncelenmesi, Yayımlanmış Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi.

  • Bilgiç, P., Ersoy, G. (2009), Amino asit suplemanlarının vücut bileşimine etkisi, Beslenme ve Diyet Dergisi, 37(1-2), 81-91.

  • Hackett, D., Johnson, N.A., Chow, C. (2013), Training practices and ergogenic aids used by male bodybuilders, J Strength Cond Res., 27(6), 1609–17.

  • Wachter, S., Vogt, M., Kreis, R., Boesch, C., Bigler, P., Hoppeler, H., Krahenbühl, S. (2002), Long-term administration of L-carnitine to humans: effect on skeletal muscle carnitine content and physical performance, Clinica Chimica Acta, 318, 51-61.

  • Brown WV. High-density lipoprotein and transport of cholesterol and triglyceride in blood. J Clin Lipidol. 2007 Mar;1(1):7–19.

  • Jones LL. McDonald DA, Borum PR. Acylcarnitines: Role in brain. Prog. Lipid Res. Epubahead Of Print, Aug, 2009;28.

  • Claudino JG, Mezêncio B, Amaral S, et al: Creatine monohydrate supplementation on lower-limb muscle power in Brazilian elite soccer players. J Int Soc Sports Nutr 11: 32, 2014.

  • Pandareesh MD, Anand T: Ergogenic effect of dietary L-carnitine and fat supplementation against exercise induced physical fatigue in Wistar rats. J Physiol Biochem 69: 799-809, 2013.

  • https://www.drugs.com/mtm/levocarnitine.html

  • https://search.medscape.com/search/?q=carnitine


Ecz.Dyt. Neda TANER


Son eklenen haberler

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.