Pandora ile Başlayan Bir Kadın Hikayesi

Son güncelleme: 18-07-2016

Ecz. Şeyma ŞAHİN

 

Prometheus, Zeus’un kuzenidir. Prometheus, bir gün boş bir zamanında çamurdan bir erkek şekli yapar, semadan çaldığı ateş ile de onu canlandırır ve bu yeni yaratığa Epimetheus adını vererek onu dünyaya salar. Fakat Zeus, kendisinden habersiz gökten ateş çalınarak Epimetheus’un yaratıldığını haber alınca oldukça öfkelenir ve kutsal ateşin hırsızı Prometheus’u yakalatarak onu Kafkas Dağları’ nın tepesinde zincire vurdurur.

Ardından Epimetheus’a bir ceza vermek isteyen Zeus düşünür taşınır, onun başını ebediyen belaya sokmak amacıyla Heptoistos’ dan( bazı kaynaklara göre İapetos) bir kadın yaratmasını ister. Karısı Aphrodite’den esinlenerek bir kadın vücudu yaratır. Kalbine ateş verince heykel canlanır. Herkes çamur ve sudan yaratılan bu kadını çok beğenir ve her tanrı kendi özelliğinden armağanlar verir. Adına da “ tanrıların armağanı” anlamına gelen PANDORA denir. Böylece ilk kadın yaratılmış olur. Zeus ona düğün hediyesi olarak bir kutu verir (bazı kaynaklara göre çömlek) ve açmaması gerektiğini söyler.Epimetheus dünyada canı sıkılmış bir vaziyette, oradan oraya dolaşırken birden karşısına Pandora çıkar. Epimetheus bu muhteşem kadına görür görmez aşık olur ve onunla evlenir. Zifaf gecesi Epimetheus, Pandora’nın çeyizi olan göz alıcı bir kutu görür ve merak ederek onu açar. Açar açmaz Pandora kutuya hapsolur ve kutunun içindeki türlü kötülüğün dünyaya yayılmasına sebep olur. Fakat Zeus kutuyu kötülükle doldururken her nasılsa, içine bir de umut koymuştur. Kötülüklerin (hırs, kibir,hastalık, sıkıntı, ızdırap, acı riya v.b.) kutudan çıktığını gören Epimetheus, ürkerek kutuyu derhal kapatmış ama içinde umut kutuda kalakalmıştır.Böylece Epimetheus’a karısından çeyiz olarak sadece UMUT  kalır.

Derler ki işte o günden beri erkek, Zeus’un kendisini cezalandırmak için başına musallat ettiği kadına ve ondan gelen her türlü cefaya sadece bu UMUT sayesinde katlanabilmektedir…

NOT: Aynı konudaki 3 farklı mitolojik hikayenin benim tarafımdan birleştirilmiş halidir. Kadın işte, kadına göre hikaye böyle olmalıdır J

Pandora’ nın kutusundan miras kalan hastalık, acı ve ıstırap yaşam döngüsünde çeşitli rahatsızlıklara mı dönüşmüş bilinmez ama kadın doğar ve  büyür. Bu süreçte önce adet döngüsü ile karşılaşır. PMS sıkıntıları bu dönemde en çok karşılaşılan problemdir. Doğurganlık çağı başlamıştır. Sonra gebelik ve doğum ile ilgili süreç ile devam eder. En sık karşılaşılan vajinal kandidiyazis, idrar yolu enfeksiyonuv.b. hastalıklar bu dönemdedir. Kadın yaşı ilerledikçe menopoz ve buna bağlı osteoporoz ile devam eder. Peki bu dönemlerde takviye olarak ne kullanılmalıdır?

PREMENSTRÜEL SENDROM (PMS):

Bilinmesi gerekenler:

  1. Östrojen ve testosteron steroid grubu hormonlardır. Vücutta ön maddeleri kolesteroldür. Yumurtalıklar ve böbrek üstü bezleri kolesterolü enzimlerle dönüştürerek testosteron ve östrojeni üretirler.
  2. Kadın tipi yani östrojen hormonları estradiol, estriol, estron ve türevlerini kapsar.
  3. Ergenlik çağında hipofiz bezinden salgılanan FSH ve LH hormonları genç kızlarda yumurtalıkları uyararak östrojen salgısını başlatır. Genç kızlarda boy uzaması erkeklere nazaran ergenliğin başında başlar, hızlı olur ve daha çabuk biter. Östrojenin etkisi ile genital bölgede kıllanma, kalça bölgesinde yağlanma, memelerde büyüme, meme başının renginde koyulaşma ve gelişme görülür. Vücut hatları yuvarlaklaşır, meme ve kalçalar dolgunlaşır. Yumurtalıkların hacmi artar, rahim iç ve dıştan kalınlaşır, vagina boy olarak uzar ve içindeki hücreler kayganlığı sağlayan mukus maddesini salgılar. Kadınlarda ergenliğin son noktası olarak adet kanaması gerçekleşir. Genital organlar çocuk formundan çıkar, cinsel birleşmeye uygun hale gelir.
  4. Östrojen kadın psikolojisi üzerine son derece etkilidir. Beyine etki ederek özellikle geometrik zekanın gelişimine, aşk tutkunluğunun, sevecen duyguların ve ana rolunüngelişmine katkıda bulunur.
  5. Cinsel isteksizlik östrojene bağlı değildir. Kadınlarda düşük oranda salgılanan testosteron kadınlarda şehvet duygusunun oluşmasında, kadının cinsel isteğinin artışında rol oynar. Testosteronun (erkeklik hormonu) kadında normal seviyelerde olması kadınların sekste doyuma ulaşması için önemlidir. 
  6. FSH hormonu etkisiyle foliküller büyür ve adetin orta döneminde LH (Luteinizan hormon) hormonun etkisiyle çatlama sonucunda yumurtlama (ovulasyon) gerçekleşir. FSH hormon ölçümü özellikle adet düzensizliği ve kısırlık (infertilite) problemi olan hastalarda önemlidir.
  7. Yaş ilerledikçe yumurtalık (over) rezervi azalır ve FSH hormonu yükselir. Özellikle 35 yaşından sonra FSH hormonunda yavaş yavaş yükselme izlenir ve 40 yaşından sonra bu yükselme daha da hızlanır.

Menstrüasyon: 21-35 gün aralığında olan gebelik oluşmamış ise kanama ile sonuçlanan döngü. İki fazdan oluşur. Foliküler faz ve luteal faz

Foliküler faz: Kanamanın başladığı ilk gün birinci günü ile başlar. Yaklaşık 14 gün sürer ve ağırlıklı yumurtlama ile sonuçlanır. Gebelik olmaz ise luteal faza geçilir

Lutealfaz:Çatlayan ama döllenmeyen yumurtanın geriye bıraktığı maddeye corpusluteum denir. Progesteron salgılatır ve progesteron salgısı yaklaşık 14 günde bu fazda sürer. Sonrasında kanama başlar.

Polimenore:Sık adet görme

Oligomenore:Adet gecikmesi

Metroraji: Ara kanama

Hipermenore: Normalden fazla adet olma (pıhtılı kanama da buna girmektedir)

Dismenore:Günlük aktiviteleri engelleyecek düzeyde ağrılı adet görme 

Mastalji/ Mastoidini: Meme ağrısı özellikle adet dönemi öncesinde görülür

HRT: Hormonreplasman tedavisi (menopoz şikayetlerini azaltmaya yöneliktir)

Premenstrüel sendrom (PMS):Kadınlarda adet öncesi dönemde adetten yaklaşık 7-14 gün önce başlayan ruhsal ya da fiziksel bir takım sıkıntılara ve gerginliklere verilen isimdir.Bu belirtiler kadınların yarısından daha azında rahatsız edici, ancak dayanabilecek şiddette olurken, %5 kadında oldukça şiddetli belirtiler ortaya çıkmaktadır. Depresyon, anksiyete, memede ağrı ve gerginlik, migren, vücutta ödem gibi semptomları içermektedir.

PMS görülen kadınlar ile görülmeyen kadınlar arasındaki hormonal farklar;

  1. Östrojenoranıdaha fazlabuna karşı progesteronplasma düzeyi adetten 5-10 gün önce daha az (östrojenprogesteron oranı yüksek)
  2. Serotonin üretiminde azalma, B6 işleyişinde azalma, nörotransmitter ve endorfin üretiminde azalma
  3. Hipotirodizmvakaları yaygın ve prolaktin seviyeleri daha yüksek
  4. FSH ilk adet başlangıcı 6-9 gün daha yüksek
  5. Aldosteron adet başlangıcında ilk 2-8 gün çok yüksek (vücutta ödem sebebi)

B VİTAMİNi TAKVİYELERİ

  1. Sinir sitemini güçlendirmeleri sebebi ile kullanılabilecek takviyeler arasındadır. Hem anksiyete, depresyon gibi problemlerin giderilmesinde yardımcı olur hem de kan yapımı gibi vücut fonksiyonlarında görev alır.
  2. Folik asit, B12 ve demir kan yapımında görevlidir. Adet döngüsünde olan çoğu kadında görülen kansızlık probleminin giderilmesinde de yardımcı olur. (Folikasitin kan yapımında görev alan aktif formuna geçebilmesi için uygun oranda B2, B3, B6, çinko, C vitamini ve serin’ e ihtyaç vardır.)
  3. Karaciğer östrojeni arındırmak ve safra ile atmak için B vitamini kullanır.
  4. Serotonin ve GABA sentezinde B6 vitamininin aktif formu (P5P) düzenleyicidir.
  5. Parkinson ilaçları ile beraber kullanımında dikkat edilmesi gerekir. Şöyle ki; Benserazide ve karbidopa B6 eksikliği yapabilir fakat doza bağlı olarak piridoksinlevodopanın etkinliğini azaltabilir.
  6. Doğum kontrol hapları ya da menopoz sonrası östrojen replasmantedavileri B6başta olmak üzere B vitaminleri eksikliği yapabilir.
  7. Folik asit, B12 v.b. B vitaminlerinin tek başına özel bir eksikliği yok ise tek çeşit bir B vitamininin uzun süre kullanımı birbirinin emilimini maskeleyeceği için B kompleks olarak kullanmak doğru olacaktır.

OMEGA-6

  1. EveningPrimroseOil (çuha çiçeği yağı) en iyi kaynağıdır.
  2. Mastalji durumunda tercih edilebilir ama ilk tercih AgnusCastus yani hayıttır.
  3. GLA vücutta enzimlerce prostaglandinlere dönüşür ve lokal hormon etkili olan bu bileşikler hamile olmayan kadınlarda uterusta gevşeme yaparak etki eder. (Hamile kadınlarda durum tam tersidir, doğum başlatır)
  4. Fakat omega6/omega3 oranının sağlıklı bir vücut için düşük olması gerekir. Sürekli omega6 kulllanmak zorunda kalacak PMS hastanıza yanında mutlaka omega 3 almasını da söyleyiniz. Hem dengenin korunmasına yardımcı olacak hem de omega 3 antidepresan, hafıza ve konsantrasyon arttırıcı etkisi ile PMS semptomlarının azaltılmasında destek verecektir.

 

DONG QUAI ROOT

  1. Çin geleneksel tıbbında yıllardır dismenore, düzensiz menstrüasyonv.b. durumlarda kullanılmaktadır.
  2. Uterus kan akış hızına etki ettiği için cinsel afrodizyak olarakta kullanılabilir.
  3. Hafif östrojenik etkisi ile menstrüel döngülerde destek amaçlı kullanılabilir.
  4. Tümör hücreleri üzerine etkisi in vitro çalışmalar ve hayvan çalışmalarında farklıdır. Bu yüzden ailede meme kanser öyküsü olan ya da fibrokistleri bulunan kişilere verilmemelidir.
  5. Doza bağlı (genelde yüksek dozda) PT ve INR de artış meydana geldiği için hipermenorajisi olan kadınlara verilmemelidir. Antikoagülan ilaçlarla beraber kullanılmamalıdır.

 

AGNUS CASTUS (HAYIT)

  1. Meyvelerindeki flavonoid içeriği (özellikle apigenin) ile fitoöstrojenik etki gösterir.
  2. Menstrüel bozukluk, mastalji ve PMS’ te kullanılabilir.
  3. Hem östrojen reseptörüne bağlanarak hem de dopamin reseptörüne (prolaktinihibisyonu yapar) bağlanarak etki eder.
  4. Bazı kaynaklara göre FSH ve LH üzerine etkisi yoktur ama bazı kaynaklara göre LH sekresyonunustimule eder ve FSH inhibisyonu yapar.
  5. Oligomenore, sekonderamenore, corpusluteum yetersizliği ve hiperprolaktinemiye bağlı menstrüel bozukluklara etki eder.
  6. Luteal faz defektlerineetkisi vardır.
  7. 3 adet döngüsünden sonra etki direkt farkedilmektedir
  8. Fluoksetin ile yapılan karşılaştırmalı çalışmalarda PMS’ e bağlı duygudurumbozukluklarında aralarında belirgin fark görülmez iken, adete bağlı meme ağrılarında hayıt kullananlarda azalma görülmüştür.
  9. Yan etki olarak GI rahatsızlık, ürtiker, yorgunluk, baş ağrısı, kuru ağız, taşikardi, kusma ve ajitasyon görülebilir.
  10. Hormon replasman tedavisi ve dopaminagonisti ilaçlar (levodopa) ile beraber kullanılmamalıdır.

YARROW (CİVAN PERÇEMİ)

  • İçerisindeki apigenin ve flavonoidler ile menstrüelsiklusbozuluklarında ve PMS semptomlarının azaltılmasında yardımcı olur.

MAGNEZYUM

  1. Kas kasılması ve kramplarda kullanılabilir.
  2. Sinir sisteminin aşırı duyarlılığını azaltır.

BLACK COHOSH/ SOYA İSOFLAVON

  • En son tercih edilmesi gereken ürünlerdir.
  • Östrojenprogesteron dengesini sağlamada yardımcıdır.
  • Black cohosh6 aylık periyotlar halinde kullanılmalıdır(Alman KomisyonE)
  • Black cohosh içeriğindeki formononetin ile fitoöstrojenik etki gösterir. Bunun dışında antiinflamatvar, analjezik ve antipiretik etkisi ile de etkinliğini sağlar.
  • Menstrüel migren ataklarında (ciddi vakalarda) yardımcı olarak kullanılabilir.
  • Fitoöstrojence zengin diyetle beslenen kadınlarda menstrüasyon süresi 32 güne kadar uzamaktadır.

NAR

  • Prostoglandin sentezini inhibe ederek antiinflamatuvar etki gösterir.
  • Pusinik asit ise ER (östrojen reseptörü) doza bağlı olarak bağlanarak östrojenik ya da antiöstrojenik etki gösterir.

DİĞER

  • Kalsiyum ve D vitamini
  • St. John’ s Wort (sarı kantaron)
  • Omega 3
  • Menstrüel sancılarda rezene yağı kullanılabilir.
  • E vitamini göğüs gerginliğine bağlı PMSsemptomlarını azaltmada etkindir.
  • Günde 1200 mg kalsiyum alımı PMS in fizyolojik semptomlarını azaltmıştır.
  • Özellikle adet dönemi öncesi bağışıklık düşer. Çeşitli enfeksiyonlara sebebiyet verdiği gibi ağız içi yaralarının giderilmesinde de çinko ve C vitamini önemli rol oynar. Ayrıca çinko adet öncesi ve sırasında oluşan aknelerin azaltılmasında yardımcı olur.
  • Halsizlik söz konusu ise ya da strese karşı intolerans gelişimi var ise ginseng ve multivitamin- mineral takviyesi eklenebilir. Hastada memede fibrokist (ailedeki fibrokist öyküsü de buna dahil) var ise kırmızı kore ginsengi kullanılmamalıdır. Sadece multivitamin- mineral kombinasyonu kullanılmalıdır.

Devam edecek...


Ecz. Şeyma ŞAHİN


Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi | Forum
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim