1. Bir Tutam Tuz
  2. Ecz. Sabih Tekin Çağlar
  3. t.caglar@eczacininsesi.com

28-07-2016


Bir Tutam Tuz

İlk yazımın yayınladığı gün meydana gelen darbe girişimini hayra mı yorsam, şerre mi yorsam bilemedim. ”Guguk Kuşu”nun üreme yöntemini araştırırken malum çetenin de guguk kuşuna benzer bir örgütlenme modeli ile çalıştığına dair iddialar okumuştum ama takdir edersiniz ki bu çetenin o gece darbe yapmaya niyetleneceklerinden haberim yoktu. Yazımda da onlara bir atıfta bile bulunmamıştım.

Böylesi korkunç günlerde insan çevresine bakıp yeniden muhasebe yapma gereksinimi duyuyor. Şöyle bir titreyip kendime geldiğimde uzun zamandır beynimi kemiren o soru karşıma tekrar dikilip durdu. “Biz nasıl bu hale geldik.” Nasıl Mevlana’nın hoşgörüsünden vazgeçip Conan’ın barbar topluma doğru evrildik. Bu linç kültürü nereden sirayet etti bize.

Tartışırken tek hedef karşımızdakini mağlup etmek artık. Bir diğer görüşün varlığını kabul etmeyen bir toplum olduk. Karşımızdakinden yeni bir şeyler öğrenmek olasılığını yok sayıp kendimizin bile inanmadığı argümanları kullanarak galibiyetin yollarını arar olduk. Günlük konuşma biçimimize bitirim jargonları egemen oldu.

Kavga edenleri barıştırmak yerine kafaları gözleri yarılsın diye el ovuşturanlar ile dolu etrafımız.

Özetle biz bir linç toplumu olduk. İnsanları ve öngörüleri acımasızca yaftalayıp linç etmekten zevk alan bir topluma dönüştük.

Bu ülkenin aydınları, siyasetçileri, yazarları bugünlerde yaşananlar hakkında yıllarca araştırma yaptılar, kitaplar yazdılar, seslerini duyurmaya ve yetkilileri uyarmaya çalıştılar. Fakat bu insanlar,  ülkemizde egemen olan linç kültürü nedeniyle, büyük çaplı bir linçe uğradılar, hapislere atıldılar, toplumdan dışlandılar. Oysaki o insanların mücadeleleri bu ülke içindi. Onlar ne aldatılmış ne de kandırılmıştı…

Aslında şu anda geldiğimiz noktayı, önde gelen bir hükümet yetkilisinin, o korkunç gece sonrası sarf ettiği şu sözler çok net özetliyordu; “Bu illegal yapı ile ilgili MİT saldırısına kadar muhalefetin dediğini biz dinlemedik, ondan sonra da muhalefet bizim dediğimizi dinlemedi".  Bir diğer siyasi aktör ise kendisinin “ahmak” olduğunu söyleyip günah çıkartıyor. Bir diğer üst düzey yetkili ise TBMM kürsüsünden “17Aralık’a kadar biz inanmadık, 17 Aralık’tan sonra bize inanmadılar” diyebiliyor. O sayın yetkililerin bu açıklamalarını görünce insan ister istemez bir türk atasözünü hatırlamak ve hatırlatmak gereğini hissediyor; “Göz odur ki dağın arkasını göre, akıl odur ki başa geleceği bile.” 

Elbette ki bu erozyondan eczacı camiası da nasibini aldı. Biz dilimiz döndüğünce, kalemimiz yettiğince hep uzlaşmadan taraf olmaya çaba gösterdik. Bölgelerarası toplantılarda, başkanlar danışma kurullarında, büyük kongrelerdeki konuşmalarda ve yazılarımızda hep sağduyudan yana olmaya çalıştık. Hep gerçeklerin altını çizdik. Doğrulara dikkat çektik. Eczacı örgütünü, günlük sarmalın dışında ülke gerçekleri ile yüzleşmeye ve yaşanan hukuksuzluklara müdahil olmaya çağırdık. Eczacılar da bu ülkenin bir gerçeği ve aynasıdır.  Sonuçta uyarılarımız “ne söylendiği değil, kimin söylediği önemlidir” felsefesine takıldı. Bu anlamda 2005 yılında gerçekleştirilen TEB Büyük Kongresi öncesinin, kongre sürecinin ve sonrasının çok iyi okunması gerektiğini düşünüyorum. Bu bağlamda bu kongreden birçok ders çıkarılabileceği inancındayım. Farklı açılardan bakıldığında çok farklı şeyler görüneceğinden eminim. Aslında Eczacının Sesi’nde yazı yazmaya karar vermemim bir amacı da bu. Sizlere, yaşadığımız bazı süreçleri farklı açılardan yansıtabilmek. TEB çatısı altında kesintisiz 20 yıl görev yaparken yaşadıklarımı ve edindiğim deneyimleri sizlerle paylaşarak, buzdağının görünmeyen yüzünün biraz olsun açığa çıkmasına katkı sağlamak...

Elbette ki bugüne kadar olduğu gibi; eğilip bükülmeden, hep doğrudan yana olarak. Her platformda doğru bildiklerimi yazmaya, söylemeye, savunmaya devam ederek. "Kula minnet eylemeyen kul Nesimi değil, Seyyid Nesimidir" diyerek.

Onun için köşemizin adı “Bir Tutam Tuz” olsun dedik. İstedik ki, buradan paylaşacaklarımız, isteyenin çorbasına, isteyenin de yarasına bir tutam tuz olsun…

 

t.caglar@eczacininsesi.com

 


Son eklenen yazılar

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.
Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi | Forum
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim