1. Bir Tutam Tuz
  2. Ecz. Sabih Tekin Çağlar
  3. t.caglar@eczacininsesi.com

26-12-2019


TEB’de Yeni Dönem

42. Büyük Kongresini tamamlayan Türk Eczacıları Birliği her zaman olduğu gibi yine yoğun bir gündemle çalışmalarına başlıyor. Büyük Kongrede alınan kararların ve seçime giren gurupların projelerinin harmanlanacağı bir çalıştayın düzenlenmesi ve bu çalıştay sonuçlarının oda başkanları ile paylaşılacağı bir başkanlar danışma kurulu toplantısının organize edilmesi yeni dönemin ilk hamleleri olacaktır. Temennimiz ve beklentimiz odur ki; önümüzdeki iki yıla ait yol haritasının belirleneceği bu ilk başkanlar kurulu toplantısının biz Trabzonluların dediği gibi başkanlar tanişma toplantisi olmaması ve seçim hesaplaşmaları ile heba edilmemesidir.

Merkez Heyet’imizden beklentiler her zaman çok yüksektir. Kongre sürecinde tüm eczacıları umutlandıran gerginlikten uzak seçim ortamı ve kongre sonrası her iki taraftan paylaşılan sıcak sosyal medya mesajları eczacı tabanında memnuniyetle karşılanmıştır. Bu ortamın iş yaparken de muhafaza edilmesi en büyük dilek olarak gündeme yerleşmiştir. Yedinci kez güven tazeleyen Sayın Erdoğan ÇOLAK’tan bu dönem ilk adım olarak çalışma anlayışını farklılaştırması beklenmektedir.

Yeni dönemde dikey örgütlenme olarak adlandırılan merkezden karar alınıp tabana yaygınlaştırılması yöntemi terk edilip, kararların Eczacı Odaları ile ortaklaşa alınacağı yatay örgütlenme modeline geçiş yapılmalıdır.  Elbette ki yasa ve yönetmelikler tarafından Merkez Heyeti’ne verilen yetkilerin sorgulanması veya heyetin alacağı kararların tartışmaya açılması değil kastettiğim. Ancak eczacıların yaşamsal öneme sahip sorunlarının sırası ile üye eczacıdan başlayarak Eczacı Odası süzgecinden geçirilmesi ve meslek örgütümüzün ortak kararı ile uygulanması ideal yöntemdir diye düşünüyorum.

Katılımı esas alan bir örgütlenmeyle, Büyük Kongre, Eczacı Odası Genel Kurulları, Başkanlar Danışma Kurulu Toplantıları, Bölge Toplantıları, Bölgelerarası Toplantılar ve Bilimsel Kongrelere (koşullara ve yasal mevzuata uygun olarak) yönetici olmayan eczacıların da katılmasını sağlamak, katılımın sağlanmasının olanaklı olmadığı durumlarda da toplantı içerikleri ve toplantı sonuç bildirgelerinin paylaşılması hedeflenmelidir.

Bu anlamda yükü tamamen Merkez Heyetine bırakmak da doğru bir düşünce değildir. Bu bakımdan yatay ilişkilerin önce Odalar daha sonra da merkezi toplantılar bazında gerçekleştirileceği bir zemin çok önemlidir. Eczacı Odaları Eczacılar Birliği çatısı altında düzenlenecek toplantılara gelmeden önce kendi kurullarında ve üye tabanında tartışma, üretim ve katkı almaya yönelik toplantılar düzenlemeli ve bu toplantı sonuçlarını yönetim bazında değerlendirerek oluşturdukları oda görüşlerini toplantılarda paylaşmalıdırlar.

Büyük Kongre sonrası yaşanan gelişmelere baktığımızda ise farklı bir dönem olacağı düşüncesi eczacı kamuoyuna hakim olmuş durumdadır.

13.12.2019 tarihinde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti ve Denetleme Kurulu’nu kabul etmiş ve sorun, talep ve önerilerini dinlemiş ve kamuoyuna yansıdığı kadarı ile son derece verimli bir toplantı gerçekleşmiştir. Bu toplantı organizasyonunun mimarının Malatya Milletvekili Sayın Öznur ÇALIK olduğunu biliyor ve eczacılar adına kendisine teşekkür ediyorum. Büyük Kongredeki konuşmasını “Eczacılık alanındaki sorunlara duyarlılığı ile bilinen AKP milletvekili Ecz. Öznur ÇALIK’ın konuşması siyaset ağırlıklı olmasının yarattığı burukluk dışında, kendisinin geçmiş dönemlerde sağladığı katkılar da göz önünde bulundurularak genel anlamda olumlu karşılandı.” ifadeleri ile paylaşmamdan sonra kendisi ile siyasi görüş farklılığımız nedeni ile hafif sitemkar tavır gösteren sevgili dostlarım ne demek istediğimi şimdi daha iyi anlamışlardır diye düşünüyorum. Öte yandan Sayın Çalık’a keşke bu toplantılar çok daha önce gerçekleşebilseydi demek istiyorum

Olumlu gelişmeler bu kadarla kalmamış, AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın Jülide SARIEROĞLU ve beraberindeki heyet, 19 Aralık 2019 tarihinde Türk Eczacıları Birliği’ni ziyaret etmiştir.

Bu iki görüşme çok ama çok önemlidir.

Benim anımsayabildiğim süreçte Türk Eczacıları Birliği Cumhurbaşkanlığı makamı ile üç görüşme yapmıştır.

Birincisi, Türk Eczacıları Birliği tarafından kurulan Novagenix-Bio Analitik Araştırma Merkezi kuruluş aşamasında dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman DEMİREL ile görüşülmüş ve 30 Ocak 2000 tarihinde Sayın Demirel açılışı gerçekleştirmiştir.

İkinci ve üçüncü görüşme de dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah GÜL ile gerçekleşmiştir. 1 Eylül 2009 tarihindeki görüşme 69.Dünya Eczacılık ve Farmasötik Bilimler Kongresi’ne davet için yapılmıştı. 13 Ocak 2010 tarihindeki son görüşmenin gündemi tıkanan SGK protokol görüşmeleri ve güncel sorunlar idi.

Bu dönem yapılan Dolmabahçe görüşmesinin katılımcıları, süresi ve içeriği incelendiğinde önceki dönem görüşmelerinden çok farklı olduğu anlaşılmaktadır. Önceki görüşmelerden en önemli farkı ülkemizin yönetim biçimindeki değişikliktir. Ülkemiz artık başkanlık sistemi ile yönetilmekte olduğundan Sayın Cumhurbaşkanı hem karar verme hem de uygulama makamındadır. Tüm bu gerçeklerin ışığında toplantının önemi eczacılar tarafından çok iyi bilinmektedir. İşte bu nedenledir ki bu görüşme sorunlarımızın paylaşımı anlamında Merkez Heyetimizin çok büyük bir şansı olmasının yanı sıra kendilerine çok da büyük sorumluluk yüklemiştir.

Ben Sayın Erdoğan ÇOLAK başkanlığındaki Merkez Heyeti’mizin bu şansı iyi kullanacağına inananlardanım. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı ile olan görüşmede sunulan dosya içeriği ve özellikle de kan ürünleri ile ilgili bilgi aktarımında çok başarılı olduğu bilgisine ulaştım.  Kan ürünleri sorununun çözümü ve devamında sağlıklı ilişkiler kurduğu bürokratlar ile yapılacak olan Protokol görüşmelerinde oluşturulacak yeni SGK sözleşmesinin üye tabanında olumlu karşılanması Sayın ÇOLAK ve ekibine oldukça yüksek bir kredi açacaktır. Sorunların artık çözümlenmekte olduğu yaklaşımı üye tabanında örgüte güveni tazeleyecek, bu güven Eczacı Odalarına yansıyacak, Eczacı Odaları Birliğe daha fazla güç katacak ve sonunda kazanan mesleğimiz olacaktır. Bunlar eczacı kimliği taşıyan herkesin beklentisidir ve önünde hiçbir engel yoktur.

Son olarak oldukça önemli olduğunu düşündüğüm bir hususu vurgulamak istiyorum.42 Büyük kongreyi değerlendirdiğim yazımın bir bölümünde MHP Milletvekili Sn Ecz. Nevin TAŞLIÇAY’dan bahsetmiş ve kendisinin kongreye katılmamasını dikkat çekici bulduğumu ifade etmiştim. Sayın TAŞLIÇAY’ın bu tavrının altında yatan nedenin, kendisinin kongreye davet edilişindeki teamüllere aykırı usül olduğunu ve Sayın TAŞLIÇAY’ın bu konudan ciddi anlamda üzüntü duyduğunu yakın çevresinden öğrenme şansına sahip oldum. Meslek örgütümüze ciddi emekler harcayan meslektaşlarımıza karşı daha özenli davranılması hususunun ihmal edilmeyecek kadar önemli olduğunu, bugün bu hassasiyeti göstermekten imtina edenlerin yarın benzer bir hassasiyeti kendilerinin de bekleyeceğini hatırlatmak isterim…


Son eklenen yazılar

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.
Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.