1. Benim Açımdan
  2. Prof. Dr. Ekrem SEZİK
  3. ekrmsezik@gmail.com

29-01-2019


ZooFarmakognozi!

Yabani Hayvanlar Kendi Kendilerini Tedavi Edebiliyorlar!

ZOOFARMAKOGNOZİ! 

 

Yabani hayvanlar hayatlarını devam ettirebilmek için sağlıklı kalmaya mecbur.  

Sağlıklarını tehdit eden hastalıklardan kurtulmaları gerekmekte, bu yüzden kendi kendilerini tedavi ediyorlar. Konuya dikkati ilk yayınları ile Kyoto Üniversitesi Primat Araştırma Enstitüsü araştırıcıları çekmiş. Konu o kadar ilerlemiş genişlemiş ki isim bile verilmiş: Zoofarmakognozi! Hoca yine konuyu Farmakognoziye bağladı demeyin lütfen, ismi ben vermedim!

Bu yazımda bu bilgilerden kısaca bahsedeceğim. Yazı normal formatından biraz uzun oldu ama enteresan bilgiler var, inş. sizi sıkmaz, sonuna kadar okursunuz!

 

Genel Bilgi

Primatlar (İnsansılar) şunlar: Şempanze, goril, babun, gibbon, orangutan, bonobolar... 1985’ li yıllarda Tanzanya’daki bir milli parktaki şempanzelerin hayatları inceleniyor ve   yayınlanıyor. Bu ilk yayından sonra diğer araştırıcıların da dikkati ve dolayısıyla araştırmaları bu konu üzerinde yoğunlaşıyor. İşte, Zoofarmakognozi böyle doğmuş.

Araştırmacılar hayvanların, tedavi edici olarak kullandıkları bitkilerin normal veya tıbbi gıda olup olmadığı ve tedavi sonrası rahatsızlıklarının düzelip düzelmediğini de tespit ediyorlar. Tabii araştırmaların arkasındaki bir amaç da kullanılan bitki veya maddelerin insanlarda ilaç olarak kullanılmasının mümkün olup olmayacağı.

Konu çok çok geniş. Ayrıntıya girmeden bazı örneklerle yazımıza devam edelim.

Primatlarda endoparazit olarak tenya ve daha çok solucanlar görülmekte. Bunlar için 2 örnekle yetinelim:

Yaprak yutma

İlk defa Afrika’da şempanzelerde tespit edilmiş. Aspilia mossambicensis ve diğer türlerin yaprakları sindirilmemiş, bütün ve bükülmüş halde şempanzelerin dışkılarında bulunmuş. Daha sonra, Afrika’nın değişik bölgelerindeki şempanzelerin yanında bonobo ve gorillerde de aynı kullanımın bulunduğu tespit edilmiş.  

Şempanze ve diğer insansılar yaprakları olduğu gibi yutmakta. Yaprakların kıvrılarak olduğu gibi yutulması kolay olmamakta ama şempanzeler elleri ile iterek ve yutkunarak bunu başarmakta. Yaprak yutma günde birkaç defa tekrarlanmakta ve takip eden günlerde de devam edilmekte. Toplam 100 kadar yaprak yutmaktalar. Şempanzeler günün ilk yemeğine başlamadan yani mideleri boş iken yaprak yutmaya başlamaktalar! Daha enteresan bir sonuç Asya’daki insansılarda da benzer alışkanlık var! Afrika ve Asya’da kullanılan bitkilerin yapraklarının müşterek özelliği sert yapıda olması ve yüzeylerinde sert tüyler bulunması. Sert ve aşındırıcı tüyler silikat taşır ve hazmedilemez. Yaprakla yuvarlak kurt ve tenyaların bağırsaklardan adeta kazınarak dışarı atılması sağlanmakta.

 

Acı öz çiğneme

Şempanzelerin bir bitkinin (Vernonia amygdalina) genç etli köklerini, kabuk ve yapraklarını dikkatlice ayırıp çiğnedikleri görülmüş. Şempanzeler, köklerin içindeki sıvıyı emmekte, biraz da selülozik kısmı yutmakta. Uygulamayı bir defa yapmakta, aynı gün veya hafta tekrar kullandıkları görülmemiş yani TEK DOZ! Etki 20- 24 saat içinde görülüyor. Uygulama kurtların(solucan) daha fazla görüldüğü yağmur mevsiminde daha çok yapılmakta. Bitkiyi kullanan şempanze, grubun her zaman kullandığı beslenme yolundan sapıyor yani gruptan uzaklaşıyor ve uzakta dışkılıyor. Bulaşmayı önlemek için olsa gerek!

Bitkinin öz suyu incelenmiş, seskiterpenlaktonlar bulunmuş. Bu maddelerin antihelmentik, antiamiboik, antitümör etkilerinin olduğu anlaşılmış. Yani bitki seçimi doğru! Enteresan bir bilgi daha: Bu bitki Bölgede yetiştirilmekte ve   yerliler bitkinin yapraklarından hazırladıkları sulu ekstraktı parazitlere, ishale ve mide bozukluğuna karşı kullanmaktalar! ACABA BU MÜŞTEREK BİLGİ NASIL MEYDANA GELDİ? KİM KİMDEN ÖĞRENDİ?Çalışmalar ve dolayısıyla örnekler çok ama yerimiz sınırlı. Kısa kısa bazı örnekler verelim:  

 

  • o   Uganda ormanlarında yaşayan goril ve şempanzeler çok miktarda ölü ağaç odunlarını sodyum ihtiyaçları için yemekteler.
  • o   Gorillerin, değişik Cola türlerinin tohumlarını yedikleri tespit edilmiş.   Kafeinin uyarıcı etkisini insanlardan önce mi fark etmişler acaba?
  • o   Batı Tanzanya’da şempanzeler Enteda abyssinica adlı bitkinin kabuklarını yemekte. Gana’da aynı bitki yerliler tarafından ishale karşı ve kusturucu olarak kullanılmakta!
  • o   Gongronema latifolium bitkisinin kabukları şempanzeler tarafından yenmekte. Aynı bitki Gine’de yerliler tarafından kolik, mide ağrısı gibi rahatsızlıklarda kullanılmakta!
  • o   Kapuçin maymunları ve bazı primatlar vücutlarını uçucu yağ taşıyan narenciye meyveleri, Piper marginatum ve Clematis dioica yaprakları ile ovmakta. Amaç, derilerindeki ektoparazitlerden kurtulmak...
  • o   Venezuella’da Kapuçin maymunları, böceklerin ve dolayısıyla ısırmaların arttığı yağmur mevsiminde, kırkayak salgılarını postlarına sürmekteler. Kırkayak salgıları değişik yapıda benzokinonlar taşımakta. Benzokinonların iyi bir repellent olduğu bilinmekte!
  • o   Bazı küçük kuşlar yuvalarının etrafına defne yaprakları döşemekte. Defne yapraklarının pire larvalarının gelişmesini önlediği tespit edilmiş.

Liste çok uzun. Sarhoş filler ile tamamlayalım yazımızı.

 

Sarhoş filler

Afrika filleri marulla ağacı meyvelerini yiyorlar. Meyvelerde % 3 civarında alkol var. Filler, ağaçları sallayıp meyveleri döküyor, bir süre yerde bırakıyor (meyve fermente olup, alkol miktarı artıyor) daha sonra yiyorlar. Bir süre sonra, fillerde ve bunları yiyen diğer hayvanlarda tipik sarhoşluk görüntüleri ortaya çıkıyor. Google’da “drunken elephants” anahtar kelimesi ile arama yaparsanız, videolarını görmeniz mümkün.

SONUÇ

 

  • o   Yabani hayvanlar hayatlarını devam ettirebilmek için sağlıklı kalmaya mecburlar. Hayatlarını tehdit eden hastalıklardan kurtulmaları gerekmekte ve bu yüzden kendi kendini tedavi çok yaygın.
  • o   Tedaviler daha çok endo ve ektoparazitler diğer patojenler üzerinde yoğunlaşmış.
  • o   Kendilerini tedaviye ne zaman ihtiyaç duydukları ve nesilden nesile nasıl geçtiği hakkında karar verilemiyor. Bilgilerimiz henüz çok eksik.
  • o   Şempanze, goril, bonobolar, gibonlar gibi primatların bir yaprağı olduğu gibi yutmaları veya kökü emmeleri gibi bilgilerin nesilden nesile geçmesinin sebebinin, grup halinde yaşamaları ve sosyal bir düzene bağlı olmaları olabileceği düşünülmekte.

 AYNI BÖLGELERDE YAŞAYAN YERLİLERİN DE AYNI BİTKİLERİ BENZER AMAÇLAR İÇİNKULLANMALARI İSE BİR MUAMMA!

KİM KİMDEN ÖĞRENDİ?

 

Sağlık ve mutluluk dileklerimle…


Son eklenen yazılar

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.
Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim