Çanakkale Kardeşlik Destanı

Son güncelleme: 18-03-2019

18 Mart Çanakkale Zaferimizi ve şehitlerimizi anma yıldönümünde yine hüzün, gurur, saygı ve selam bir arada…

Bu aziz vatanı, bu cennet ülkeyi bizlere hayatları pahasına hediye eden şehitlerimize, gazilerimize selam olsun…Ruhları şad, mekanları cennet olsun…

Onlara layık torunlar olmak ümidiyle…

ÇANAKKALE KARDEŞLİK DESTANI

Kim bilir nerden gelmiş, burda tüfek çatıyor.

Bazen yıldız misali, güneş gibi batıyor.

Geçilmez oldu çünkü, destan Çanakkale’ de,

Diyarbekir’den Şeyhmus, Muş’ tan Hasan yatıyor.

Sülüsü Erzurum’ dan almış, arslan dadaşım.

Aydın’ dan efe gelmiş, Eleziz’den gardaşım.

Okullar tabur olmuş, sınıflar ise bölük,

Yol vermemiş düşmana, bu yüzden diktir başım.

 

İstanbul’dan, Bingöl’den, Sivas’tan, Sakarya’dan.

Kosova’dan, Bağdat’tan, Hatay’dan, Trakya’dan.

Kopup gelen evlatlar  yan yana sonsuza dek,

Malatya’dan. Yozgat’tan, Samsun’dan, Kütahya’dan.

 

Elliyedinci alay, üçüncü taburdaydım,

Onbirinci bölükten Mehmetcik’tir ön adım.

Temel, Şamil, Haydar’ım, gidip geri dönmeyen,

Baran’ım, Ertuğrul’um, meçhul asker soyadım.

 

Seyit onbaşı biziz, Yahya çavuş özümüz.

Harcımız birdir bizim, tevhittir ön sözümüz.

Türküm, Kürdüm, Arabım, Lazım, Çerkezim sence?

Nedir paylaşılmayan, neden kördür gözümüz.

 

Nerede gönül dostu görürsen sor, ben oyum.

Selahaddin Eyyubi, Veys-ül Karan’dan soyum.

Hacı Bayram Veli’den, Yunus’ tan kültürümüz,

Pir Sultan’lar şahımız, Mevlana’dandır huyum.

 

Şafak vakti duruldu namaza hep beraber,

Yerle gök kucaklaştı, bayram gibiydi her yer.

Geri dönmek yok dedi gür sesiyle kumandan,

Mabud’a son yakarış dillendi, illa zafer.

 

Hücum ettik beraber, Allah Allah diyerek.

Çok zaman oruç tuttuk, boş iftar bekleyerek.

Ne mümkün karavana, kim bulmuş ki çorbayı,

Bazı gün kuru ekmek, çoğu gün şükrederek.

 

Erat, son tekmilini Rabbine verdi elden.

Cennet kokusuydu bu, gelen sabah yelinden.

Nuri paşa seslendi, hakkın helal et asker.

Melekler cevapladı, her birinin dilinden.

 

Toz, dumanla çökerken, Kanlıdere’ye gece.

Buradan sağ çıkmanın adı çok zor bilmece.

Başka başka olsa da türkümüz, ağıdımız.

Kelimeyi şahadet değil mi en son hece?

 

Mermi ve top sesleri, ninni gibiydi sana,

Gaziler selam durdu, şu kefensiz yatana.

Dursun gelmiş Rize’den, Halil ise Urfa’lı.

Kime yetmez bu toprak, kim sığmaz bu vatana.

 

Doktor Dimitri son kez seslendi kınalıya,

Ali çavuş, benim’çin dua edin Tanrı’ya.

Bana gavur demeyin, mezarım sizle olsun, 

Sinenizde kalayım, gömün Gelibolu’ya.

 

Şahlandı Anadolu’m, koştu mahşer yerine.

Minnettarız, kahraman neferin her birine.

Eller kalksın duaya, hepsine rahmet olsun.

Kadından erkeğine, komutandan, erine.

 

Bir daha yaşanmasın böyle zorlu savaşlar.

Ne acılar çekilsin ne de dökülsün yaşlar.

Mecbur olsak o başka, geliriz aynı ruhla,

Korkuyu korkutmuşuz, şahittir dağlar, taşlar.

 

Aynı bahçenin gülü, aynı renktir kanımız.

Tek başına biz dersek, eksik kalır yanımız.

Mühürdür Çanakkale, kardeşlik tesciline.

Ortaktır kaderimiz, ortaktır vatanımız.

 

 

 


Abdulkadir Nur GÖRDÜK


Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim