Eczanedeki Suriyeliler-2

Son güncelleme: 25-11-2019

’Minnet Duyguları Azaldı’

Eczanedeki Suriyeliler-2

(Ecz. Hakan Gençosmanoğlu’ nun, Ecz. Bülent Köse ile yaptığı söyleşi/ röportajın 2. ve son bölümünü yayınlıyoruz.)

2. ve Son Bölüm

Yaser, işinin başına dönünce yine Bülent’ le başbaşa kaldık…

Devam etti:

Minnet Duyguları Çok Azaldı

“Biliyor musun, başlangıçta, ilk geldiklerinde ilaçlarını kendi paralarıyla alıyorlardı. Minnet duyuyorlardı, müteşekkirdiler. Bize, hükümete, Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkürler, dualar ediyorlardı. Sonra ilaçlarını ücretsiz almaya başlayınca işler biraz değişmeye başladı. Özellikle son 2 yıldır çok hızlı bir değişim oldu. “AB bizim paramızı veriyor, bu bizim hakkımız!” demeye başladılar. Başlangıçtaki minnet, teşekkür duyguları oldukça azalmış durumda.”

“Vermek Zorundasın”

“5 yıldır Suriyeli sığınmacıların reçetelerini karşılıyor, ilaçlarını veriyorum. İlk 3 yılda sesini yükseltene rastlamadım. Sonra bağıran çağıran olmaya başladı. Elinde ilaç görünüyor, raporsuz ödenmiyor, uzman gerekiyor vs. İlacı veremiyoruz. Bağırıp çağıranlar oluyor, “Doktor yazdı, vermek zorundasın!” diyorlar.”

 

Yalnızca İlaç Fiyat Farkı Ödüyorlar

“Bizim SGK’ lılar gibi muayene ücreti, katılım payı ödemiyorlar. Yalnızca ilaç fiyat farkı ödüyorlar. Ama itiraz edip vermek istemiyorlar.

Ama diğer yandan da, eczacıya çok saygılılar. Hatta doktordan önce eczacıya muayene olmak istiyorlar. Suriye’ de bu yaygın bir uygulamaymış. İlk önce eczacıya muayene olurlarmış. Doktora eczacı gönderirse giderlermiş. Mutlaka Arapça konuşan birini istiyorlar. Türkçe ve İngilizce konuşabilenler bile öncelikle Arapça konuşmak istiyorlar.”

 

 

Eşdeğere İtiraz Etmiyorlar

Eşdeğer ilaca hiç itiraz etmiyorlar. Suriye’ den alışkınlar. Hatta sürekli ilaç kullanan kronik hastalar diyorlar ki, “Biz zaten Suriye’ de aynı markayı üst üste 2 kez alamıyorduk ki…”.

 

Azalma Var

Araya girdim…

Son zamanlarda İstanbul’ dan gönderilenler oldu galiba?” dedim.

“Evet” dedi Bülent… Devam etti:

“Yakın zamanda, 2 aydan beri filan İstanbul’ da ikametgahı olmayanlar, ikametgah kaydı olan illere gönderildiler. Buradaki sayılarında belirgin bir azalma oldu.”

“Reçeteyi nasıl karşılıyorsunuz, ödemeler ne durumda?” diye sordum…

Çok Kesinti Oluyor

“Reçeteleri medula üzerinden karşılıyoruz. Tüm reçeteler (Raporlu, raporsuz vb.) tek grupta, göçmen başlığı altında sıralanıp fatura ediliyor. SUT’ un tüm kuralları geçerli. En büyük farklılık reçete kontrolde. Düzeltme için iade yok. Direkt kesinti yapılıyor. Örnekleme yok. Tüm reçeteler kontrol ediliyor. Düzeltme, iade yok. Bu nedenle çok kesinti oluyor. Doğru olan, mevcut SGK Protokolünün şartları ne ise sığınmacı reçetelerinde de o olmalı, aynısı uygulanmalı. Herkes açısından hakkaniyetin gereği bu.”

Ödemeler…

“Bir dönem ödemeler çok fazla gecikti. 8- 9 ayları buldu. Şu anda ödemeler SGK’ ya göre 2 ay daha gecikmeli oluyor. Ödemelerden %1 e yakın damga vergisi kesintisi oluyor. Kontroller Ankara Ertuğrul Gazi Sosyal Güvenlik Merkezi’ nde özel bir birimde yapılıyor. Bedelleri bağlı bulunduğun İl Göç İdaresi tarafından yapılıyor.”

Göçmen Sağlığı Birimi

Bülent’ le sohbetimiz bittikten sonra bölgedeki Toplum Sağlığı Merkezi/ Göçmen Sağlığı Birimi’ ni ziyaret edip, görmek istedim.

Göçmenler, birimin içerisi ve önünde kümelenmiş sessizce bekliyorlardı. Büyük çoğunluk kadınlar ve çocuklardı.

Öncesinde ilginç şeyler dinlemiştim. Örneğin, bir erkek görevli, Suriye’ li sığınmacı annenin kucağındaki çocuğa aşı yaparken, kolu annenin koluna değdi diye, kocası tarafından şiddete uğramış. Böyle bir sürü şey…

Birimde 3 doktor çalışıyor. 3 ü de Suriyeli.

Dr. A.H.

Birimde çalışan Suriyeli Doktor A.H. ile tanıştım ve ayaküstü bir süre sohbet ettik.

39 yaşında güleryüzlü, Türkçe konuşan biraz zorlanan, konuşması gereken sözcüğü bulamadığında elindeki akıllı telefona başvuran sıcak bir insandı. Arapça, Almanca, İngilizce, Rusça biliyor.

“Suriye’ de Çok İyiydim, Burada Geçinemiyorum”

“Türkiye’ ye 3 yıl önce geldim. Aslında Dahiliye Uzmanıyım ama pratisyen doktor olarak çalışıyorum. Türkiye’ ye Almanya’ dan geldim. T.C. vatandaşı oldum. Almanya’ da da çalıştım. Almanya’ da da Rusya’ da da oturma iznim var. Türkiye’ ye çocuklarım için geldim. Burada yetişsinler istedim. Evliyim, 4 çocuğum var. 1 i Türkiye’ de doğdu. Eşim Rus ama Almanya vatandaşı. Annem Türk. Benim gördüğüm savaş bitince Suriyeli’ lerin hepsi vatana dönmek istiyorlar.”

Devam etti:

“Hiçbir yerde mutlu olamıyorum. Suriye benim vatanım. Orada dairem, kliniğim var. Suriye’ de hemen herkesin evi var, kiracı çok az. Geçinemiyorum. Ailemde eşim ve çocuklarım dışında bakmak zorunda olduğum insanlar var. Suriye’ de çok iyi geçiniyordum. Günde 80 hasta bakıyorum, çok çalışıyoruz.” 

 


Hakan Gençosmanoğlu


Son eklenen haberler

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.