Ecz. Neşe Köysüren

Tarihte Salgınlar

22-04-2020


TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİREN SALGINLAR

 

Dünya tarihine bakıldığında insanların var olduklarından bu yana salgın hastalıklar ile savaştıkları görülmektedir. İnsanlık tarihinin ilk dönemlerinde de bu tarz hastalıklara maruz kalındığı düşünülmektedir. Fakat tarım devriminden önce insanlar küçük gruplar halinde yaşadıkları, sürekli yer değiştirdikleri ve bir şekilde gruba zarar verenleri grubun dışında bıraktıkları için bu hastalıkların büyük salgınlar şeklinde gelişmediği öngörülmektedir. Tarım devrimi ile yerleşik ve kalabalık hayata geçilmesiyle salgın hastalıklar insanlar için ciddi tehdit oluşturmaya başlamıştır.

Dünyada yaşanan tüm salgınların ortak özelliği, arkalarında ekonomik, kültürel ve sosyal değişimler bırakmasıdır. Büyük salgınlar, sonrasında çok güçlü hükümdarların veya devletlerin çöküşüne zemin hazırlayan yapıtaşları olmuşlardır. Bazen bu önlenemeyen salgınlar nedeniyle savaşlar erken bitmiştir. Ortaçağ gibi kiliselerin ve din adamlarının baskın olduğu dönemlerde salgınlardan sonra bu etkinin azaldığı zamanlar olmuştur.  Salgınların tarihteki etkisine bir örneği Napolyon yaşamıştır. 1800’ lerde Fransız lider Napolyon’un ordusu, Afrika kökenli halkın ayaklanmasına karşı başlattığı Haiti çıkarmasında, savaş meydanlarındaki başarılarına rağmen sarıhummaya yenik düşmüştür. Afrika kökenli hastalık nedeniyle çok sayıda ordu mensubunu kaybeden Napolyon Haiti’yi terk etmek durumunda kalmıştır.

Salgınların en önemli sonuçlarından birisi de kolektif bilinç aracılığıyla sonraki nesillere bırakılan korku kültürü olmuştur. İnsanlar her zaman salgınlardan korkmaktadır. İnsanların çoğu hiç görmese bile farelerden, yılanlardan korkar ve tiksinir. 

Dünya tarihine baktığımızda ise işte milyonları etkileyen büyük salgınlar: 

1- VEBA SALGINLARI

Veba ’Yersinia Pestis’ adındaki bakteri ile öncelikle vahşi kemirgenlere, oradan da diğer hayvanlara ve insanlara bulaşan bir hastalıktır. Lakabı ’Kara Ölüm’dür. Farklı şekilleri olmasına rağmen büyük kayıplar yaşatan salgınların Bubonik (Hıyarcıklı) Veba olduğu düşünülmektedir.

Tarih boyunca çok fazla veba salgını görülmüştür. Fakat etkisi büyük üç veba salgınından sözedilmektedir. 

                 1. Veba Salgını-Justinious Salgını: MS 451 yılında Konstantinopol’de görülen salgının 50 milyon üzerinde can aldığı tahmin edilmektedir. Bizans İmparatoru Justinious şehre giriş çıkışları yasaklamak gibi pek çok önlem almasına rağmen salgını önleyememiştir. Çünkü hastalığın taşıyıcısı olan fareleri gözden kaçırmıştır. İmparator da hastalığa yakalanmış fakat iyileşmiştir. 

                 2. Veba Salgını- Kara Veba: 1347-1351 yılları arasında Avrupa’da büyük bir yıkıma sebep olmuştur. Çin’de başlamıştır. Kırım’da bir Ceneviz ticaret merkezini kuşatan Moğol ordusu mancınıkla vebalı cesetleri kentin içine atmış ve böylece hastalık Avrupa’ya taşınmıştır. Bu olaydan bazı kaynaklarda ilk biyolojik silah kullanımı olarak bahsedilmektedir.

Karantina kavramı bu dönemde ortaya çıkmıştır. Veba salgını hızla yayılırken Venedik’te liman kentlere gelen gemilerin salgını hızlandırdığı fark edilmiştir. Bu nedenle Venedik’te gemilerle gelen yolculara 40 gün karaya çıkma yasağı uygulanmıştır. İşte o dönemde Venedik’çe kırk anlamına gelen ‘cuarantina’ yani ‘karantina’ kelimesi türemiştir.

                 3. Veba Salgını: 1852-1860 yılları arasında Çin’de başlayıp tüm dünyaya yayılan bir başka salgındır. 12 milyon civarında insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur.

 

2- SU ÇİÇEĞİ SALGINLARI

Suçiçeği, ‘Varicella Zoster’ virüsünün sebep olduğu, ateşli ve döküntülü bir hastalıktır. Tarihte sık görülen salgınlardandır.  Bu nedenle 20 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiği öngörülmektedir. Mısır uygarlıklarındaki mumyalarda çiçek lezyonlarına benzer kanıtlar bulunmuştur. MÖ 1156 yılında ölen Ramses V ’de de bu hastalığa dair kanıtlar görülmüştür.

Suçiçeği ile ilgili önemli bir anekdot ise 1721 yılında Avrupa suçiçeği ile savaşırken Osmanlı’da vakaların az olmasına dair İngiltere Büyükelçisi’nin eşi Lady Mary Montogu’nun ülkesine yazdığı mektuplarda, İstanbul’da çiçek hastalığına karşı aşı denilen bir şey (varilasyon metodu) yapıldığını hayretle anlatmasıdır.

18. yy.ın sonlarında İngiliz hekim Edward Jenner’ın suçiçeği aşısını bulmasıyla da aşı ile durdurulabilen ilk virüs suçiçeği virüsü olmuştur.

Amerika suçiçeği salgını ise 15 yy.da Avrupalıların Amerika’yı keşfetmesiyle başlamıştır. Avrupalıların beraberinde getirdiği suçiçeği Amerika yerlilerinin neredeyse %90’ ının ölümüne yol açmıştır. Bu salgının Amerika’nın kontrol altına alınmasında Avrupa’ya çok katkı sağladığı söylenir.


3-KOLERA SALGINLARI

Kolera ‘Vibrio Cholerae’ isimli bakterinin neden olduğu şiddetli bağırsak enfeksiyonu ile seyreden bir hastalıktır. Kolera, kalabalık ortamlarda yaşayan savaş, yoksulluk ve doğal afetlerden etkilenen topluluklarda kolayca yayılıp ölümlere yol açabilmektedir. 

19 yy. da Hindistan’da ortaya çıkmıştır. Sonraki yıllarda Japonya, Moskova, Berlin, Paris, Londra’da görülmüştür. 1912-1913 yıllarında Balkan Savaşları esnasında ciddi sonuçları olmuştur. Yedi büyük kolera salgınında 40 milyondan fazla insan hayatını kaybetmiştir.

Kolera ile mücadelede Dr. John Snow önemli bir isimdir. (Game Of Thrones karakteri Jon Snow’la ilgisi yoktur:) Dr. Snow, 1850’lerde Londra’da yaşanan kolera salgınında ölümlerin adreslerini harita üzerinde işaretleyerek meşhur ’1854 Soho Kolera Salgını Haritasını’ oluşturmuş ve ölümlerin belli bir bölgede toplandığı göstermesiyle hastalığın hava yolu ile bulaştığı düşüncesi geçerliliğini kaybetmiştir. Mahalleye su sağlayan pompaya en yakın bölgelerde ölümlerin çok olduğunu göstermiş, ısrarlarıyla pompanın kapatılmasını sağlamış ve kim bilir kaç ölümün önüne geçmiştir.

Dünyada hala su ve kanalizasyon problemlerini çözememiş az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kolera bir sorun olmaya devam etmektedir.

 

4- İSPANYOL GRİBİ 

1918- 1920 yılları arasında H1N1 virüsünün alt grubundan ortaya çıkmıştır.50-100 milyon arasında can kaybına neden olmuştur ki bu 2. Dünya Savaşı’nda ölen insan sayısından fazladır. 1. Dünya Savaşı’nın son aylarında çok etkili olduğu ve savaşın sona ermesinde etken olduğu söylenir.

Salgın İspanya’da başlamamasına rağmen İspanya Gribi denmesinin sebebi ise savaşa katılan ülkelerde askeri sansür sebebi ile basında salgından bahsedilemezken, 1. Dünya Savaşı’na katılmayan İspanya basınında salgının ilk kez gündeme gelmiş olmasıdır.

 

4- SARS SALGINI

2002 – 2003 tarihinde Hong Kong’da ortaya çıkmıştır. Bulaşıcılığı ve mortalitesi çok yüksek olan hastalığın etkeni SARS-CoV olarak adlandırılmış ve dünyanın pek çok yerine yayılmıştır. Sars- CoV yapısı farklı bir Coronavirüs’tür. Haftalar içinde Hong Kong’dan 37 ülkeye yayılmıştır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından ölüm oranı %10,9 olarak açıklanmıştır.

Bu listeye Avian İnfluenza (Kuş Gribi), Domuz Gribi, Sarıhumma, Tifüs gibi pek çok salgın daha eklenebilir. Dünya tarihinde salgın hastalıklar listesi oldukça uzun.  Günümüzde tüm hayatı durdurma noktasına gelen COVID-19 salgını da önümüzdeki yıllarda listelerde yerini alacak. Ve anlaşılan dünya devam ettikçe insanlar salgın hastalıklarla savaşmaya devam edecek.

En kısa zamanda sağlıkla huzurlu günlere kavuşabilmek dileğiyle…

 

Ecz. Neşe Köysüren

nesekutlu05@hotmail.com

 


Yazarın diğer yazıları

Yazıların tüm hakki Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.

Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.