Çağın hastalığı: Obezite

Uzm.Ecz. Duygu Değirmen KIRBOĞA

Son güncelleme: 25-06-2019

ÇAĞIN SALGIN HASTALIĞI: OBEZİTE!

RAKAMLARLA OBEZİTE

 

Obezite her geçen gün sayıca artan ciddi bir halk sağlığı sorunu olup Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Yaşam Programı (2013) tarafından sağlığı bozacak ölçüde vücutta anormal veya aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir tanım ise; obezite alınan enerjinin, harcanan enerjiden daha çok olması nedeni ile vücudun yağ miktarının artmasıdır.

 

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre son 35 yılda dünyada obezite oranı ikiye katlanmıştır. Halen yeryüzünde yaşayan 7 milyar insandan 2 milyarı hafif şişman, 600 milyonu ise obezdir. Hastalığın kapsadığı insan sayısına bakınca dünya için obezitenin açlıktan daha büyük bir problem haline gelmiş olduğu görülmektedir.

Türkiye’ye bakacak olursak Avrupa’nın en şişman ülkesi olduğumuzu üzülerek paylaşmak isterim.

 

 AVRUPA GENELİ ORTALAMASI %23
 TÜRKİYE ORTALAMASI
%32

Ülkemizde her 3 yetişkinden biri hafif şişman, her 5 yetişkinden biri obezdir. Özellikle kadınlarda yaygın olmakla birlikte büyük tehlike oluşturmaktadır. Her 10 kadından 4’ü obezdir. Türkiye İstatistik Kurumu 2014 verilerine gore Türkiye’de erkeklerin %15’i, kadınların %25 ve toplam nüfusun ise %20’si obezdir. Ülkemizde 3 milyon vatandaşımızın morbid obez sınıfında oldugu ve tedavi için cerrahiye ihtiyaç duyduğu yapılan son araştırmalarla öngörülmektedir.

Dünya Sağlık Örgütünün BKİ (Beden Kitle Indeksi) Sınıflandırması

OBEZİTE NEDEN HIZLA YAYILIYOR?

·          Büyüyen porsiyonlar

·          Artan işlenmiş gıda tüketimi

·          İçeriği bilinmeyen formüller

·          Glisemik indeks patlması

·          Hızlı yemek, az çiğnemek

·    Modern yaşamın üstümüze yüklediği stress ile yemek yiyerek baş etmeye çalısmak gibi nedenler obezitenin toplumdaki yaygınlığını artırmış ve engellenmesi güç bir hal almasına sebep olmuştur.

 

Ayrıca Sosyo-ekonomik sıkıntılar, hormonal ve genetik bozukluklar ve psikojen yeme bozuklukları başlıca nedenlerden sayılabilir.

 

Obezite ve obez kişiler hakkında pek çok yanlış kanaat mevcuttur. Bunların başında, obezitenin kişisel bir motivasyon eksikliğinden veya irade zayıflığından kaynaklanan kozmetik bir sorun olduğu düşüncesidir. Oysa, obezite güçlü bir genetik yatkınlık zemini taşıyan, obezojenik çevre ve yaşam biçiminin eşlik ettiği çok faktörlü kronik bir hastalıktır.

Modern insanın giderek azalan fiziksel aktiviteleri ve değişen beslenme alışkanlıkları, benimsediği sedanter yaşam biçimi obezite epidemisinin en önemli nedenleri arasında yer alır. Obezite tedavisinde kullanılan diyet ve yaşam biçimi değişiklikleri kısa vadede her hasta için etkili olamayabilmektedir. Uzun vadeli başarıların görülebilmesi için hastaların yaşam biçimlerinde kalıcı değişiklikler yapmaları olmazsa olmazdır.

Obezitenin tıbbi tedavisi için son yıllarda çok sayıda preparat onay almış ve kullanılmaya başlanmıştır. Ancak söz konusu tedavi ajanlarının uzun vadeli güvenlik bilgileri ve etkinlikleri sınırlıdır. Bu gerekçeler nedeniyle obezitenin cerrahi tedavisi her geçen gün daha da artan bir ilgi görmektedir.

Cerrahi öncesi hastalar 6 ay boyunca bir endokrinolog tarafından takip edilmeli, bu süre dahlinde etkin ve yoğun cerrahi dışı obezite tedavisi uygulanmalıdır. Yeteri kadar kilo kaybı olanlarda cerrahi dışı tedaviye devam edilmeli ve hedef vücut kitle indeksine ulaşana kadar obez hastanın takibi ve tedavisi sürdürülmelidir

Günümüzde, bariyatrik cerrahi (BC)’nin obezite tedavisinde kullanılan en etkili ve kalıcı yöntem olduğu düşüncesi genel kabul görmektedir.

 

BARİATRİK CERRAHİ ETKİ MEKANİZMASI

Yiyecekler ve metabolizma arasındaki karmaşık ilişkiyi değiştirerek vücudun etkin ağırlık kontrolü yapabilmesi için resetlenmesine yardım eder. Yeni,düşük bir referans noktasının etkinleşmesine ve vücudun daha düşük yağ seviyelerine inmesine olanak sağlar.

Bu cerrahi yöntemler ile midenin ve/veya ince bağırsağın anatomisinin değiştirilmesi, hormonal sinyaller üzerinde etki göstererek iştahı azaltıp, doygunluk hissinin çabuk sağlanıp artırılmasını, metabolizmanın hızlanmasını ve sağlıklı yeme alışkanlıgının oluşmasını sağlar. Bu pozitif değişimler sayesinde vücut ağırlık kaybına hazır hale gelir ve tekrar yağ seviyesini yüksek değerlerde tutmak, kendini korumaya almak amaçlı bir mücadeleye girmez.

Bariatrik ve Metabolik Cerrahi, obezite ile ilişkili hastalıklarda anlamlı iyileşmeler göstermektedir.

 

 

KİMLERE OBEZİTE CERRAHİSİ UYGULANABİLİR?

18 ila 60 yaş aralığında olan beden kitle indeksi belirtilen aralıklarda olan ve diğer tedavi yöntemlerini en az 6 ay süreli denediği halde cevap alamamış olan hastalara uygulanır.

Bariyatrik cerrahi endikasyonları

1. Beden kitle indeksi ≥ 40 kg/m2 olan morbid obez hastalar:

Bu durumda obeziteye eşlik eden bir yandaş hastalık şartı yoktur; cerrahi tedavinin risk artışına neden olmaması gerekir.

2. Beden kitle indeksi ≥ 35 kg/m2 olan ve obezite ile ilişkili en az 1 yandaş hastalığın eşlik ettiği hastalar:

 Bu ilişkili durumlar şunlardır;

• Tip 2 diabetes mellitus

• Hipertansiyon

• Dislipidemi

• Uyku-apne sendromu

• Obezite-hipoventilasyon sendromu

• Pickwick sendromu (uyku-apne sendromu ve obezite-hipoventilasyon sendromunun

birarada olması)

• Alkol dışı (non alkolik) yağlı karaciğer hastalığı

• Gastro-özofagial reflü hastalığı

• Astım

• Venöz staz hastalığı

• İleri derecede üriner inkontinans

• Günlük yaşamı etkileyen artrit

 

Bu operasyonlar ölüm riski taşıyan kilolu insanlara yapılması gerekirken estetik kaygılar ön plana çıktığı için, güzellik ile zayıf olmayı eş değer gören insanlar tarafından da yoğun şekilde suistimal edilir hale gelmiştir. Sağlık Bakanlığı kriterleri dısında olan ekonomik ve estetik sebepler ile ehil olmayan hekimlerce yapılan obezite operasyonları ölüm ile sonuçlanabilmektedir.

Ölüm vakaları gün geçtikçe artınca Sağlık Bakanlığı duruma el koydu. Olumsuz olayları azaltmak ve kontrol altında tutmak isteyen bakanlık, sağlık kuruluşlarında obezite merkezleri kurulması için çalışma başlattı. Vücut kitle indeksi 30’un altında olan kişilerin ameliyata alınmasını genelge ile engelledi.

 

KİMLERE BARİATRİK CERRAHİ UYGULANAMAZ?

1.18 yaşından küçük veya 65 yaşından büyük olmak;

(Ancak ciddi bir komorbiditenin -Tip 2 diyabet, Hipertansiyon gibi- eşlik ettiği durumlarda yine de cerrahi çeşitli kurallar dahilinde uygulanabilmektedir.)

2. Tedavi edilmemiş ve obeziteye yol açan bir endokrin hastalığın bulunması (Cushing, hipotiroidizm, insülinoma gibi)

3. Tedavi edilmemiş bir yeme bozukluğunun bulunması (bulimia nervoza gibi)

4. Tedavi edilmemiş major depresyon ya da psikozun bulunması

5. Ciddi koagülopati varlığı

6. Anestezi almayı engelleyecek kadar ciddi kardiyak hastalığın bulunması

7. Alkol veya madde bağımlılığı

8. Hayat boyu sürecek vitamin replasmanı ya da kalori kısıtlayıcı diyet gibi beslenme önerilerine uyum sağlayamayacak olmak

9. Halen gebe olmak veya 12-18 ay içinde gebelik planı olması

10. Bilinen kanser hastalığının olması

11. Şiddetli gastroözofagiyal reflü hastalığı (GÖRH) (özelikle sleeve gastrektomi için)

12. Portal hipertansiyon

13. Crohn hastalığı olanlarda gastrik bypass cerrahisi

 

OBEZİTE CERRAHİSİNDE İDEAL YÖNTEM HANGİSİDİR?

Cerrahiye alınacak hastada hedeflenen kilo kaybı ortalama fazla kilonun %50-80 idir. İdeal yöntem; kilo kaybında etkili, mide ve barsak üzerine en az invazif, gereğinde geri döndürülebilir, morbidite ve mortalitesi düşük ve en önemlisi hastanın kilo verme ihtiyacına göre tekrar cerrahi işlem gerekmeden ayarlanabilir olmalıdır. Ancak günümüzde bu kriterlerin hepsini aynı anda barındıran, her hastada uygulanabilir altın standart bir yöntem yoktur. Bu nedenle cerrahiye alınacak hastanın beden kitle indeksi (BKİ), yandaş hastalıkları ve hedeflenen kilo kaybına yönelik hekim tarafından yöntem belirlenir.

NE KADAR SÜREDE SONUÇ ALINMAKTADIR?

Bariatrik cerrahi sonrasında ilk 6 ayda fazla kilonun ortalama %50’si kaybedilmektedir. İkinci altı ay içinde de %50 kilo kaybı sağlanmakla birlikte 1.yılın sonunda ortalama fazla kilonun %75’i verilmektedir. Morbid Obez hastanın hedeflenen beden kitle indeksine ve tartı ağırlığına 12 ila 18 ayda gelmesi öngörülmektedir.

 

BARİYATRİK CERRAHİ YÖNTEMLERİ

 

Kullanılan cerrahi yöntemler 3 ana başlıkta toplanmıştır.

1-Emilim Bozucu Yöntemler

Emilimin aktif olduğu ince barsak uzunluğunu kısaltarak, absorbsiyon yapılan alanın bypass edilmesi ve/veya emilimde rol oynayan biliopankreatik salgılarla karşılaşmayı engelleyerek kilo kaybına yol açan ameliyatlardır.

Biliopankreatik diversiyon-Duodenal Switch

2-Alımı Kısıtlayıcı Yöntemler (hacim küçültücü)

Mide hacmini küçültüp gıda alımını azaltarak kilo kaybı sağlayan ameliyatlardır. İnce barsağın absorbsiyon fonksiyonunda değişiklik olmaz.

Gastrik Band uygulaması ve Sleeve Gastrektomi (Tüp mide)

3-Kombine Yöntemler

 İlk iki yöntemin (emilim bozucu + alımı kısıtlayıcı) kombine edilmesiyle geliştirilen yöntemlerdir. Her iki etkiden de yararlanılır.

Roux-en Y Gastrik Bypass (RYGB)

Mini Gastrik Bypass

 

Devam edecek…


Eczacının Sesi/ Farmazi Akademi


Son eklenen haberler

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.