Fitokozmetikler-2

Uzm.Ecz.Sevil Ağalar ALTINEL

Son güncelleme: 17-01-2019

FİTOKOZMETİKLER DEVAM…

 

 

İlaçlardan farklı olarak günlük yaşamımımızda kozmetikler ile sürekli temas etmekteyiz.

Bugün kadın ve erkek her yaş gurubundan ve her sosyo-ekonomik sosyo-kültürel kesimden bireyler ihtiyaçları doğrultusunda birden fazla sayıda kozmetik ürün kullanmaktadır. Bir düşünün günde ortalama kaç değişik kozmetik ürünle temas halindeyiz? Yapılan araştırmalara göre günde ortalama 5-6 değişik kozmetik ürün kullanıyoruz. Bir önceki yazımdaki kozmetik ürünler içinde yer alan kimyasalları hatırlarsak, uzun süreli tekrarlayan kullanımlarda sağlığımızın tehdit altında olabileceğini kolayca anlayabiliriz.

Bitkiler ve bitkisel ürünlerin kozmetik preparatlar içinde kullanımı, binlerce yıllık geçmişe dayanmaktadır. Bitkisel içeriklerin kullanıcılarda istenmeyen etkisi, nispeten az görülmekle beraber doğada çok güçlü etkiye sahip bileşiklerin olduğu ve bu nedenle bitkisel ürünlerin bazen çok yararlı olabilecekleri gibi bazen de çok zararlı olabileceği de bilinmelidir.

2010 yılında yayınlanan Kozmetik Bileşimler Raporunda (CIR), yenilebilir yağların deri üzerinde kullanımının güvenilir olduğu belirtilmiştir. Bir gıdaya allerjisi olanlar, büyük olasılıkla gıdadaki proteine allerji geliştirirler. Bu protein yağda bulunmaz. Bu nedenle örneğin fıstık allerjisi olan biri muhtemelen fıstık yağına reaksiyon vermeyecektir.

Günümüzde “Kozmetikler de dahil pek çok konuda en doğal, en az kimyasal içeren ürünler aranmaktadır.’’ 

Kozmetik formülasyonlarında doğal orijinliler de dahil olmak üzere yaşlanma ve cilt değişimlerine karşı amaç; cildi iç ve dış etkenlere karşı korumak, lipid tabakasını ve cilt dengesini korurken nemlendirme sağlamaktır.

 

Doğal Kozmetik Ürünler Nasıl Olmalıdır?

·        Bileşiminde en az %95 doğal içerik taşımalıdır.

·        Bu içeriğin doğal olma özelliği kanıta dayanmalıdır.

·        Doğal kozmetik ürünlerin bileşiminde, yanlızca doğal kaynaklı madde veya karışımlar kullanılabilir. Sentetik esanslar, antioksidanlar kullanılmaz. 

·        GDO’lu ürün bileşenleri kullanılamaz. 

·        Sentetik uçucu yağlar ve kimyasal olarak modifiye edilmiş doğal maddelerin kullanımı doğru değildir.

·        Doğal kozmetikler /Fitokozmetikler de kullanılacak bitkisel ekstre, müsilajlar, sabit yağ veya uçucu yağların belli kriterlerde olması ve üretiminin de Sağlık Bakanlığının onayladığı üretim şartlarında gerçekleşmesi gerekmektedir.  

·        Fitokozmetiklerde kullanılacak bileşikler aktarlarda satılan bileşimler değil, içeriği farmakope standardı ve kalitesindeki bileşimlerden oluşmalıdır.

·        Fitokozmetiklerde kullanılabilecek bitkiler ve bitkisel maddeler saflıkları, güvenli oldukları ve uygun dozları, saptandıktan sonra kullanılmalıdır.

Fitokozmetikler içindeki bitkisel yağlar:

        Fitokozmetik ürünler içinde bitkisel yağlar geniş bir yer tutar. Aromaterapi ve cilt bakımı amaçlı kullanılan bu yağlar; aloe vera, avokado yağı, buğday ruşeymi yağı, çay ağacı yağı, jojoba yağı, kayısı çekirdeği yağı, kalendula yağı, keten tohumu yağı, susam yağı ve üzüm çekirdeği yağı şeklinde sıralanabilir.

        Cildimizin en dış tabakası olan epidermisin en üst tabakası olan Stratum Corneum’da suyun bağlanması azalır veya bozulur. Bu gibi durumlarda Stratum Corneumu kaplayarak emoliyen etki gösteren ve transepidermal su kaybını azaltabilen yağlı maddeler kullanılarak cilt kuruması engellenir.

        Cilt yaşlanmasına karşı (anti-aging) kullanılan doğal maddeler cildin dermis tabakasındaki dejeneratif değişimleri rejeneratif yönde değiştirmek üzere kolajen ve elastin liflerinin sentezini stimüle ederler.

 

 

       Uçucu yağların kozmetiklerde kullanılma nedenleri:

·        Uçucu yağlar cilt esnekliğini ve nemini arttırdığı gibi kozmetik karışımlara antioksidan, antienflamatuvar ve antibakteriyel özellikleri nedeni ile eklenmektedir.

·       Biberiye, ökaliptus gibi seçilmiş uçucu yağların antimikrobiyal ve antifungal etkileri nedeni ile krem, jel, merhem vb gibi kozmetik bileşimlerde bulunması durumunda ekstra bir kimyasal koruyucuya   gerek kalmamaktadır.

·       Uçucu yağlar lipofilik etkili, küçük ve non-polar moleküllerdir. Cilt bariyerinden hızla geçerek etki göstermektedir. Bazıları kan dolaşımını arttırırken bazıları ince çizgi ve kırışıklıklar üzerine etki etmektedirler.

·       Dökülme gibi saç problemleri, saç parlaklığı ve temizliğinde formüllere girmektedirler. 

·       Kozmetik preperatların terkibine güzel kokuları, doğal koruyucu (preservative) etkileri, limbik sistemi harekete geçirmeleri, cilt ve saç  üzerindeki iyileştirici ve düzenleyici etkileri nedeni ile tercih edilmektedirler.

·       Ayrıca formülasyonun istenmeyen kokularını bastırabilmektedirler.

·       Kozmetik formülasyonlarda sıkça tercih edilen uçucu yağlar: Gül, Lavanta, Papatya, Itır, Çay Ağacı, Biberiye, Yeşil çay, Neroli ve Nane’dir.

 

Doğada bulunan pek çok bitkiden eski çağlardan günümüze kadar kozmetiklerde yararlanılmış olmasına karşın, fitokozmetiklerde güvenle kullanılabilecek bitkileri Avrupa Konseyi Kozmetik Ürünler Uzmanlar Kurulu sınırlamaktadır.

 

        Avrupa Konseyi Kozmetik Ürünler Uzmanlar Kurulu:

Kozmetik preparatlarda yer alan bitkileri tespit ederek 300 bitkiden oluşan bir liste hazırlamıştır. Bu kurul kesin olarak doğru tanımlanmış bitkileri ve üretim tekniği iyi bilinen bitkisel ürünleri listesine alarak incelemiştir.  İnceleme sonucundaki verilere göre kurul, kozmetik preparatlarda kullanılan bitkileri 3 grupta toplamıştır.

 

         Kategori C: Kozmetik ürünlerde kullanılması önerilmeyen bitki ve bitkisel preparatlardır. Sağlık riski olanlar ve tavsiye edilmeyenler olarak sınıflanır.

         Kategori B:  Değerlendirilmesi mümkün olmayan bitkiler ve bitkisel preparatlar. Yeterli bilgi bulunmaması nedeni ile karar verilemeyen bitkisel ürünler bu grupta yer alır.

         Kategori A: Kozmetik ürünlerde kullanılan bitkiler ve bitkisel preparatlardır. Güvenli kabul edilenler, yeterli dataya sahip olanlar olarak tanımlanır. Bu grupta yer alan başlıca bitkiler;

Aloe vera, Aloe ferox, Anthemis nobilis, Matricaria chamomilla, Cucumis sativus, Fucus vesiculosus, Urtica dioica, Camellia sinensis, Salvia officinalis, Rosmarinus officinalis, Lawsonia inermis, Lavandula officinalis, Hedera helix, Melaleuca alternifolia, Vitis vinifera, Calendula officinalis, Centella asiatica, Hamamelis virginiana, Santalum album, Tilia cordata, Ginkgo biloba, Aesculus hippocastanum, Junglans regia, Mentha piperita’dır.

        Avrupa Konseyi Kozmetik Ürünler Uzmanlar Kuruluna göre kategorize edilen bitkiler ve bitkisel preperatlara bazı örnekler:

 

        Hodan- Borago officinalis: Kozmetik preparatlarda emoliyan etkisi nedeni ile kullanılmaktadır.  Konsey, bileşiminde pirolizidin alkaloidi olması sebebi ile karaciğer toksisitesine neden olabileceğinden Hodan yağını B grubu olarak kategorize etmektedir.

        Aynısefa –Calendula officinalis;  Emoliyan, yatıştırıcı, koruyucu etkileri nedeni ile irrite olmuş çatlamış cilt ürünlerinde ve bebek bakım preparatlarında tercih edilmektedir. Konsey bu bitkiyi A grubu olarak kategorize etmektedir.

 

        Yeşil çay – Camelia sinensis; Pürin bazları, polifenoller (kateşinler ), triterpen saponinler , fitosteroller içermektedir.  Kozmetik ürünlerde, kuru ve yaşlanmış ciltlerde koruyucu, nemlendirici, tonik ve astrenjan etkileri nedeni ile kullanılmaktadır.  Konsey, Yeşil çay A grubu olarak belirlemiştir.

 

        Rezene – Foeniculum vulgare; Bileşenleri uçucu yağ, flavonoitler, trigliseritler ve proteinler olan rezene, geleneksel olarak emülsiyonları göz çevresi ve ağız mukozası ürünlerinde kullanılmaktadır. Kozmetik ürünlerde amaçlanan etkisi ise tonik, yumuşatıcı, temizleyici ve koku vericidir.

Konsey, rezeneyi cilt ve solunum sistemi allerjik reaksiyonları nedeni ile C grubu olarak kategorize etmektedir.

 

        Papatya-Matricaria recutita; Uçucu yağ ve polifenol bileşikleri içeren papatya cilt temizleyici ve kaşıntıya karşı kullanılır. Uçucu yağ ve kamazulen anti-irritan olarak deri ve makyaj preparatları ve güneş ürünlerinin bileşimine girmektedir.  A kategorisindedir.

        Zeytin –Olea Europae; Bileşenleri trigliseritler, flavanoidler, sekoiridoitler, sabunlaşmayan kısımlar, vitamin E, proteinler

olan zeytin yağı hassas ciltler için emoliyan nemlendirici ve cildi yatıştırıcı olarak kullanılmaktadır. Güneş ürünlerinde yağı, emülasyonları ve lipo-jelleri kullanılmaktadır. Sabunlaşmayan kısımlar ise yumuşatıcı ve güneşten koruyucu olarak, ayrıca saç kremlerinin terkibine girmektedir. Konsey A grubu olarak sınıflandırmaktadır.

 

Bu liste oldukça uzayarak tek tek kozmetik ürün içeriklerine girebilecek bitkisel preparatları kategorize etmektedir. 

 

Doğal ürünler yüzyıllardır cilt tedavisinde ve problemlerinde, cilt enflamasyonlarında, psoriasis, atopik dermatit, egzema, fototoksisite gibi birçok deri problemlerinde çözüm olarak kullanılmıştır.

 

Günümüzde herşeyin doğalı istenirken kozmetiklerde de içeriği temiz ürünler aranmakta ve istenmektedir. Bu nedenle hergeçen gün farklı bitki ekstreleri, yağları kozmetik formülasyonların içeriğine eklenmektedir.

Biz eczacılar, fitoterapi ve besin takviyelerinde danışma merkezi olduğumuz kadar gelecekte doğru ve temiz fitokozmetikleri eczanelerimizde bulundurarak bilgi birikimimizi danışanlarımıza aktarabilmeliyiz.

 

 

Uzm.Ecz.Sevil Ağalar Altınel

 

www.naturenurture.com.tr

naturenurturetr    naturenurture.tr

 





Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim