’Cepten’ harcama artıyor

Yeni araştırma yayımlandı

Son güncelleme: 06-09-2018

Araştırma: ‘Cepten alınan ilaçlarda artış var’

Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu işbirliğinde gerçekleştirilen araştırma Türkiye’nin ilaç kullanım profilini ortaya koyuyor. Çarpıcı sonuçların yer aldığı raporda yerli ilaçlara daha çok ilgi duyulduğu belirtiliyor. Araştırma sonucunda kişisel harcamaların üzerinde dikkatle durarak cepten ödemelerin kalkması gerektiği vurgulanıyor

Güven Bektemür ve arkadaşlarının yaptığı çalışmanın amacı Türkiyede yaşayan vatandaşların kullandıkları ilaçlar için yılda yaptıkları kişisel harcama miktarları ve kullanılan bu ilaçların yerli/yabancı oranı ile ne kadarının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ödeme kapsamında olduğunu ortaya koymak. Ayrıca araştırma ekibi kullanılan ilaç çeşitliliğini saptayarak, hangi ilaç gruplarına daha çok kişisel ödeme yapıldığını araştırıyor.

Türkiye vatandaşlarının ilaç harcamaları, yerli-yabancı ilaç profilini araştıran çalışma İlaç Takip Sistemi verilerinden yararlanıyor.

Kişisel ödeme ile alınan ilaçlarda artış var

Kişisel ödemeyle satın alınan ilaçları inceleyen araştırma, her yıl oransal olarak bu ilaçların arttığını, buna paralel olarak SGK ve diğer kısımların oransal olarak azaldığını ortaya koyuyor. Kişisel ödeme ile alınan ilaçların oranının 2015 yılında yüzde 16,4, 2016 yılında yüzde 18,6 ve 2017 yılında yüzde 19,2 olduğu açıklanıyor.

SGK tarafından karşılanan ilaç oranın yıllara göre düştüğünü belirten çalışma raporunda oranlar 2015 yılında yüzde 82, 2016 yılında yüzde 80,2 ve 2017 yılında yüzde 79,6 olarak görülüyor.

Toplam satın alınan ilaç miktarının ise 2015 yılında 1.670.015.824 kutu, 2016 yılında 1.790.568.905 kutu ve 2017 yılında ise 1.898.870.351 kutu olarak saptanıyor. Araştırma çalışması kişisel alımlarda imal edilen ilaçların alınma oranının ithal edilen ilaçlardan her yıl ve toplamda kutu bazında daha fazla olduğunu ortaya koyuyor.

Kişisel alımlarda yerli ürüne talep daha fazla

Yapılan araştırma kişisel alımlarda Türkiye’de imal edilen ilaçlara yapılan ödemelerin, ithal edilen ilaçlardan her yıl ve toplamda daha fazla miktarda olduğunu ortaya koyuyor. Ancak araştırma ekibi fiyat/oran olarak kutu bazında olduğu gibi aralarında büyük bir fark olmadığını da vurguluyor.

İlaç talebinde geri ödemeli ilaçlara da değinen araştırma raporu gösteriyor ki; kişisel satışlarda geri ödeme kapsamındaki ilaçların kutu bazında satış oranı geri ödeme kapsamında olmayanlara göre yıl bazında ve toplamda daha fazla. Geri ödeme kapsamında olan ilaçların oranının ise 2015 yılında yüzde 92,7 2016 yılında yüzde 92,9 ve 2017 yılında yüzde 92,5 olarak kendini gösteriyor.

Muadil ilaç referans ilaca göre daha çok satılıyor

Araştırma çerçevesinde incelenen kişisel satılan ilaçların kutu bazında eşdeğer olma oranı referans ilaçlara göre bir miktar yüksek olarak görülüyor.  Kişisel ödeme ile alınan ilaçlardan eşdeğer olanların oranı 2015 yılında yüzde 51, 2016 yılında yüzde 52,5 ve 2017 yılında yüzde 52,3.

Araştırma raporunda kişisel satılan ilaçların değer bazında incelendiğinde; eşdeğer ilaçların referans ilaç oranları eşdeğer ilaçlardan daha yüksek olarak görülüyor.

Ürolojik, antienflamatuar, cinsiyet hormon ilaçları ilk 3’te

İlaç endikasyonlarına göre en çok talep edilen ilaçları inceleyen araştırmada toplam kutu miktarına göre; anti-enflamatuar/anti-romatizmal ilaçlar, ağrı kesici/ateş düşürücüler ve soğuk algınlığı/ öksürük ilaçları  ilk 3 sırayı alıyor. Toplam tutarlarına göre; ürolojik ilaçlar, cinsiyet hormon/genital sistem ilaçları ve antienflamatuar/anti-romatizmal ilaçlar ilk 3 sırayı alıyor. 

Araştırma, özellikle değer bazında en fazla para ödenen ürolojik ilaçlar, cinsiyet hormon/genital sistem ilaçları, anti-enflamatuar ve antiromatizmal grubu ilaçların reçete bilgisinin sisteme girilmesi bu ilaçların gelişigüzel kullanımından doğacak yanlış tedavi ve sağlık risklerinin de önüne geçilmesine yol açacağını belirtiyor.

Araştırma grubu; kişisel harcamalar üzerinde önemle dururken; kişisel harcamaların kişilerin ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerini alamamalarına, almak istediklerinde ise öngörülemeyen harcama riski ile karşı karşıya kalmalarına ve hatta yoksullaşmalarına neden olabileceğini vurguluyor.  Diğer ülkeler gibi sağlık sistemi finansmanında kişisel harcamaların neden olabileceği veya katkıda bulunabileceği olumsuz durumların dikkatle değerlendirmesi gerektiğinin altını çizen araştırma raporu: “Bu yöntemle yapılan harcamalar yoksul bireyleri daha fazla etkilediğinden bu bireylere yönelik tıbbi tasarruf hesapları, gelire dayalı ve bireysel risk planları hatta tam veya kısmi olarak cepten ödemelerin kaldırılması gibi finansal risk koruma programlarının oluşturulması düşünülmelidir” önerisinde bulunuyor.

Bu çalışma Journal Of Academic Research İn Medicine

Kaynak- Medimagazin


ECZACININ SESİ/ HABER


Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim